5.1 Çok Kanallı Giriş /dolby ne demek? | 5.1 Çok Kanallı Giriş /dolby anlamı nedir? | 5.1 Çok Kanallı Giriş /dolby

5.1 Çok Kanallı Giriş /dolby anlamı nedir?

5.1 Çok Kanallı Giriş /dolby ne demek?

5.1 Çok Kanallı Giriş /dolby anlamı nedir?

5.1 Çok Kanallı Giriş /dolby | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: cok kanalli giris dolby

Teknolojik Terim

DVD ya da benzer bir kaynaktan 5.1 Surround Ses bilgisi alan bir giriş. 5.1 Surround Ses, iki ön kanal, iki arka kanal, bir merkez ve bir subwoofer kanallarından oluşmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD ya da benzer bir kaynaktan 5.1 Surround Ses bilgisi alan bir giriş. 5.1 Surround Ses, iki ön kanal, iki arka kanal, bir merkez ve bir subwoofer kanallarından oluşmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

8 kanallı doğrusal PCM, sıkıştırılmamış dijital ses verisinin 8 kanalını ifade eder. Örneğin bir film müziğinin en fazla 8 kanala kadar Blue-ray Disc® durumunda, her biri için 20 bit / 96kHz veri hızı mümkündür.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk oymaklarının (aşiretlerinin) çalı çırpıdan ve çitten meskenleri. Oba.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Araç müzik sisteminize Sony Network WALKMAN® gibi çeşitli taşınabilir ses cihazlarını bağlamanızı sağlar. Ayrıca araç içi video sisteminizin sesini, araç müzik sisteminize yönlendirmek için de kullanabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu, Sony’nin daha fazla depolama ve MP3’ten daha iyi ses kalitesi sunan benzersiz ses sıkıştırma teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Araba stereosunun ön tarafına yerleştirilmiş auxiliary girişi (3,5 mm mini jak). Hoparlör çıkışı aracılığıyla MP3 gibi taşınabilir ses cihazlarını bağlamak için kolay erişim sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bağırmak fiili ve tarzı, nâra, sayha: Bu bağırış nedir? (bk.) Bağrışma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shouting. clamour. holler. scream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Ultra kompakt bilgisayarlara ek arayüzler sağlamak için tasarlanmış bir donanım birimi.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir hayli, oldukça çok.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good few. a lot. multiple. various. manifold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

many. multiple. numerous. umpteen. various.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a lot of. diverse. not a few. many.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bağırma, haykırma, nidâ, sayha, yüksek ses. Fars. Bülend-Avâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Miktarı fazla olan, az karşılığı, bol. Ar. kesîr, vâfir. Fars. bisyâr: Çok kitabı vardır, bu yıl çok mahsul oldu. 2. Fazla, ziyade, lüzumundan artık: Bu yemek bize çoktur. 3. Pek, pek ziyade: Bu yemeği çok severim, çok iyi, çok üşüdüm, pek çok. 4. Her vakit, sık sık, pek sık: Bize çok gelirdi, bu hal bizde çok olur. 5. Büyük miktar, çokluk: Çoktan memnun olmayan azı da bulmaz. 6. Bir şeyin büyük kısmı, ekseriyyet: İnsanların çoğu gösterişe düşkündür, vaktimizin çoğunu boş işlerle geçiririz. 7. Çok vakit, uzun müddet, hayli zaman: O vakitten çok geçti, çok olmadı. Az çok = Ne kadar mümkün olursa, çok olmazsa az olsun, mümkün mertebe. Aza, çoğa bakmamak = Oluruna razı olmak. Çok çok = Sonunda, olsa olsa: Çok çok beş gün geçecektir. Çoktan = Hayli zamandan, eskiden. Çok şey = Garip şey, tuhaf şey. Çok kere, çok defa = Her vakit. Çok görmek = Çoksamak, çok sayıp yakıştırmamak, çekememek. «Ne var, ne çok» tâbirinde «yok» yerine kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awf

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiple meaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almighty. astronomical. enormous. exquisite. extreme. fierce. gargantuan. huge. insurmountable. monumental. mortal. overwhelming. resounding. roaring. royal. tremendous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colossal. enormous. fantastic. gargantuan. gigantic. immense. mighty. monumental. prodigious. profound. resounding. royal. terrific. thumping. thundering. tremendous. vast. walloping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dreadfully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at the most.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

much more than.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygamist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Multiple Price Continuous Auction Method)

Çok fiyat yöntemi; bir menkul değer için verilen alım satım emirlerinin fiyat ve zaman önceliği kurallarına uygun olarak teker teker karşılaştırılması sonucunda oluşan fiyatlarla alım satım işleminin gerçekleştirilmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by and by. soon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aspire. crave. itch. yearn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. yearn. yearn for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ultrashort wave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large amount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiparty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adore. to be dead nuts on sb. think the world of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

luckily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortunately. happily. thankfully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

finical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bir ila 4 yaşları arasındaki çocukların; geceleri 13, öğleden sonra da 2 saat olmak üzere, günde 15 saat uyumaları, sıhhatli büyümelerini sağlar. 5 ile 7 yaşları arasındaki çocuklara ise, geceleri 11-13 saat uyku yeterlidir. 8-14 yaşları arasında 9-11 saat; 15 yaşından sonra da 8 saat uyku yeterli gelir. 20 yaşını geçenlere 6-8 saat gece uykusu yeterlidir. Hiçbir hastalığı olmadığı halde normalden fazla uyumayı alışkanlık haline getirenlere aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kurutulmuş patlıcan.

Hazırlanışı : Öğle yemeklerinde kurutulmuş patlıcan yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatile. protean. well rounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

versatility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polyhedral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause havoc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut ÇUKA (i.). Mersine benzeyen siyah bir büyük balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zırh, cebe: At çokalı. 2. Sırlanmış çömlek, su ve şarap vesaire koymaya mahsus topraktan kulplu kap.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Köy zengini, çiftlik sahibi. 2.Eşkıya.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Eklembacaklı böceklerin, her ekleminde bir veya iki çift ayağı olan takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her taşın altından çıkan, her işe karışan, kurnaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

officious. pseud. knowing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az ziyade, ziyadece, oldukça: Çok yağmur yağdı, suyu çokça içtim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greatly. much.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good many.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.) Birkaç düzlemin kesişmesiyle meydana gelen açı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kok kömürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (k).dili kola cinsi içecekler; argo kokain.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Süzülüp suyun dibine duran çamur, lüleci ve çömlekçi çamuru, süzülmüş balçık. 2. Yağsız sütten yapılmış, çok tuzlu bir cins ham peynir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitation. sedimentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitation. sedimentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir miyar yardımıyla sıvının dibine çökmek, teressüp etmek (o sıvı içinde erimiş halde olan katı maddeler için kullanılır), (bk.) Çökünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to precipitate. subside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökel, çökelek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dregs. precipitate. sediment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitate. detritus. refuse parts. sediment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. kimya). Çökelmeye uğratmak, tersip etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çökelek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ÇÖKERTMEK (f.). Çöktürüp oturtmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökertmek işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ÇOKURTME, ÇÖKERTME (i.). Denizin dibine indirilip üstüne balıklar geldikten sonra köşelerinden tutulup birden kaldırılan ağ, çökertme ağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sap. to make kneel. to cause to collapse. to break in. to stave in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. precipitate. weight down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Yarış atlarını koşturmayı meslek edinen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jokey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (uyd. k.). Kenarları her taraftan doğru çizgilerle çevrilmiş satıh parçası. Ar. mudallâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygon. number polygon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polygon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji) (y. k.). Birden fazla hücreden meydana gelen.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., argo kokain tiryakisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökmüş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çökkün olma hali. Ar. inhifaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiunit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiplet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multimedia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şeyin çok olması. Ar. kesret, vefret, ziyâdelik, bolluk: Zahirenin çokluğu fiyatı düşürüyor. 2. Kalabalık, izdihâm. Nerede çokluk, orada... 3. Çok kere, çok defa, sık: O, bize çokluk gelmiyor, o mal bu memlekette çokluk bulunmuyor (bu mânâ ile başlıca menfî cümlede kullanılır). 4. (gramer). Cemi, (uydurması) çoğul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Kâinatın birçok varlıktan meydana geldiğini, bunlarda birlik aramanın, zihnî bir temayülden ibaret olduğunu ileri süren doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiplicity. multitude. plentifulness. muchness. crowd. affluence. ampleness. amplitude. commonness. considerable. fullness. fulness. heaviness. host. multeity. plenitude. plenty. plethora. plurality. superfluity. throng. vastness. lashings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abundance. mass. multitude. plenty. wealth. majority çoğunluk. mostly. usually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abundance. a large number of. majority. amplitude. host. mass. muchness. multiplicity. overmeasure. plenitude. plethora. plurality. quantity. surfeit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Derin kazmak (çukur bundandır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çomak ve çoman.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Topuz, gürz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İri ve toparlak başlı topuz, kalın cenk çomağı. 2. (halk ağzında: çomar). İri başlı çoban köpeği. 3. Boynuzsuz koyun nevi. Çomar, çoman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Çökmek işi. 2. (jeoloji) Toprak, bina vs.’nin alttan yıkılarak yerle bir olması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. collapse. sedimentation. subsidence. settlement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. sag. slump. breaking down. disintegration. deposition. settlement. settling slip. sedimentation. precipitation. failure. declination. squat. decline. deflation. shrinkage. cave-in. depression. breakdown. bust up. cave in. decadence. descent. dow

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. inmek, konmak, havada veya suda bulunan toz vs. dibe oturmak. 2. Çukurlaşmak, düşmek, batmak, inmek: Doldurulan toprak, rıhtım çöktü. 3. Basmak, kaplamak: Sis, duman, pus çöktü. 4. İhtiyarlayıp zayıflamak, kuvvetten düşmek. Üstüne çökmek = Altına almak. Bel çökmek = Bel iki kat olmak, ümitsizlik, bezginlik, yılgınlık getirmek. Diz çökmek = Diz üstüne’ oturmak, dizleri yere koyup öyle durmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. decline. droop. fall. sag. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to collapse. to fall in. to break down. to sit down suddenly. to fall. to go downhill. to settle. to precipitate. to disintegrate. to deposit. to sink. to slump. to founder. to decline. to cave. deflate. to squat. cave in. crash. crumble. crump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaynar kazan gibi çokur çokur etmek takırdamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (çoksumak). Çok görmek, kabûl etmemek. Osm. istiksâr etmek, kıyamamak. 1

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ve ÇOKSUNMAK (f.). Çok görüp kendi nefsinden esirgemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tek sesli olmayan musiki eseri. (bk.) Çokseslilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide aynı anda birden fazla sesin duyulması esasına dayanan sistem. Polifoni. Teksesli musikinin zıddı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (bk.) Çoksamak ve çoksanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çoksamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çoksanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

already. long. a long time ago. for a long time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

already. long time ago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long since.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. felsefe). Birden fazla tanrının varlığı düşüncesini benimseyen inanış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Artı veya eksi işaretleriyle birbirine bağlı birçok terimlerden meydana gelen cebir ifadesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (bk.) Çökürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overbear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çarşaflık çözmeli pamuk bezi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çekiç (çekiç dediğimiz Aletin asıl ismi «çöküç»tür). (bk.) Çekiç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çökmüş, batmış, çukurlaşmış, eğilmif, batık: Çökük göz, bel, omuz. Çökük kuşu = Bir cins kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapsed. sunken. dent. graben. rift valley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken down. hollow. saggy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nehirlerin taşıdığı ve ovalarda bıraktığı tortu, çöküntü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Aşağı inmek, duruşmak, tortulaşmak. 2. (deve) Diz çökmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I). Dibe çöken şey, tortu. Ar. rüsûb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. debris. depression. sag. collapse. sinking. subsidence. wreckage. sediment. deposit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precipitate. ruin. debris. wreckage. sediment. deposit. subsidence. depression. collapsing. settlement. slip. residue. crash. deposition. landslide. residual. slump. cup hole. sedimentary. cave in. dent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (deveyi) Diz üstüne düşürmek, ıhlamak. 2. Vurup oturtmak. kakıp yerleştirmek. 3. İndirmek: Başına yumruk çökertmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çökmek fiili ve tarzı, (bk.) Çökmek. 2. ihtiyarlayıp kuvvetten düşme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. ruins. decline. fall. breakup. decadence. decay. descent. downfall. smash-up. sunset. twilight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collapse. decay. decline. downfall. decadence. fall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fall. collapse. decline. decadence. downgrade. ebb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Her taraftan birden gelip çökmek, toplanıp inmek: Kuşlar tarlaya çöküştüler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more. rather. worse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. more. rather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özelliğe sahip kaydediciler, Euro AV üzerinden Pay-TV Dekoderlerine bağlanmaya hazır halde sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu bağlantı, koaksiyel Dijital Giriş/Çıkış’a sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız koaksiyel dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital giriş/çıkışa sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital girişe sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

5.1 hoparlör sistemiyle bütün ses efektlerinin ve frekansların ayrı ayrı hoparlörlerden dağıtımı için Dolby firması tarafından geliştirilmiş ses sistemidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kaset kaydedicilerde düşük parazitli kaydetme/çalma için kullanılan parazit giderme sistemleri.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® B/C ve S, kaset kaydedicinin sinyal-parazit performansını geliştirmek için tasarlanmış ses paraziti giderme sistemleridir. Dolby® HX Pro (Kafa Alanı Uzatması – Headroom Extension) erken kaset doygunluğundan kaynaklanan bozulmayı önleyerek performansı artırır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu biçimde kaydedilen film sesleri, beş ayrı surround ses kanalına ve özel efektler için bir ek subwoofer kanalına çözümlenebilir (5.1 çok kanallı surround ses).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Digital Plus, Dolby® Digital tabanlı yeni bir ses kodeki olup Blue-Ray ve HD-DVD gibi gelecek nesil diskler için kullanılacaktır. Dolby® Digital Plus, veri hızını 3 Mbps ve daha fazlasına genişletmeyi teklif ediyor. Ayrıca gelecekte geleneksel 5.1 kanal modelinin ötesinden 7.1 ayrı kanallara ya da daha fazlasına kanal genişletilmesine izin verme esnekliğine sahiptir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Digital 5.1 Surround Ses Oluşturucu, uyumlu cihazda oynatıldığında surround sesle anılarınızı tamamen üretmenize olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

6.1 Çoklu kanal surround sesi için fazladan bir orta kanal ekler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Örneğin DVD oynatıcıdan gelen Dolby® Digital ya da DTS® biçimi dijital ses sinyallerini, dijital surround ses için çok kanallı (5.1) sinyallere dönüştürme yeteneği sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Stereo sinyalleri, dört kanal (2 ön, 1 orta, 1 arka mono) kullanılan analog surround sese kodlama/çözme olanağı sunar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Pro Logic® II, Dolby® Pro Logic®’in gelişmiş halidir ve ön (sol/sağ) ve arka (sol/sağ) sinyalleri tam frekans aralığı performansında ve gelişmiş kanal ayrımıyla çözer.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Pro Logic® II x dekoder, sizde bulunan stereo – ya da 6.1- veya 7.1 için 5.1 kanal ses – kanal oynatımını genişleten ilk ve tek teknolojidir. Bu, dinleyicinin kendisini eğlence deneyiminin içinde bulmasını sağlayan, kusursuz, doğal surround ses ortamı oluşturur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Üç boyutlu ses efektlerinin oluşturulmasını sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Surround şarkı üretildiğinde dört ses bilgisi kanalı iki ses parçasına kodlanır. Daha sonra bu iki parça, evdeki video kasetleri ve TV yayımları gibi stereo program kaynaklarına getirilerek burada orijinal dört kanallı surround ses deneyimi oluşturmak üzere Dolby® Pro Logic® Dolby® Digital tarafından şifresi çözülür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® TrueHD, yüksek tanımlamalı disk tabanlı medya için geliştirilmiş gelecek nesil kayıpsız teknolojidir. Bit bit en yüksek çözünürlüklü stüdyo ustalarının aynısı niteliğinde ses sağlar. Dolby® TrueHD, sekiz adete kadar tam aralık kanalları destekler

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Döner çok açılı objektif, çok sayıda yaratıcı çekim açısına izin verdiğinden, kendi fotoğraflarınızı ve zor fotoğrafları çekmeyi kolaylaştırmaktadır.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Dünyada şimdiye kadar en çok söylenmiş, halen de söylenmekte olan şarkı hangisidir diye sorulsa hemen akla gelmeyebilir. Bu şarkı herkes tarafından çok tanıdık, müziği ezbere bilinen bir şarkıdır. ‘İyi ki doğdun -isim-’ veya ‘mutlu yıllar sana’ şeklinde söylenen doğum günü şarkısı.

Bu şarkı yaratılırken doğum günlerinde söyleneceği kimsenin aklına gelmemişti. 1893’de ABD’de, Kentucky’de öğretmen iki kız kardeşin, öğrencilerinin sabahları söylemeleri için besteledikleri bu şarkının orijinal adı da ‘Good Morning to All’ yani ‘Herkese Günaydın’ idi.

Kardeşlerden şarkının müziğini yapan Mildred Hill aynı zamanda kiliselerde org, konserlerde piyano çalıyordu. Şarkının sözlerini ise Mildred’in dokuz yaş küçük kız kardeşi Patty yazmıştı. Mildred 1916’da 57 yaşında öldükten birkaç yıl sonra bestelediği şarkı ‘Happy Birthday’ (Mutlu doğum günü) adı altında söylenmeye başlanacaktı.

Hill kardeşler şarkının telif haklarını 1893 yılında almışlardı. Ancak Robert Coleman isimli biri, şarkının bestesini kullanarak sözlerini ‘Happy birthday to you’ olarak değiştirdi. Şarkı zaman içinde o kadar yayıldı ki bestecileri bile unutuldu.

Ne zaman şarkı doğum günü formatında Broadway’de, bir müzikalde kullanılmaya başlandı, o güne kadar sesi çıkmayan üçüncü kardeş Jessica mahkemeye başvurdu. Bestenin gerçekten kendilerine ait olduğunu ispat etti ve şarkının tüm haklarına ailesinin sahip olmasını sağladı. Bundan böyle şarkının ticari amaçla kullanıldığı her yerde Hill ailesine telif hakkı ödenmesi gerekecekti. Bu haber tüm dünyayı şok etti. Telefonla yarım milyon insana doğum günlerinde melodiyi dinleten tanıtım ve pazarlama şirketleri bundan vazgeçtiler, müzikaller bu parçayı ya repertuarlarından çıkarttılar ya da şarkı şeklinde değil de düz okuma veya şiir şeklinde söylettiler.

Onlar telif hakkı ödememek için yollar ararken Dr. Patty Hill, 78 yaşında, uzun bir hastalıktan sonra ama şarkısının dünya çapında bir doğum günü adeti olduğunu gördükten sonra öldü.

Günümüzde bu şarkının telif hakkı Warner/Chappel Müzik Şirketi’ne geçmiştir. Ticari amaçla kullanıldığı her yerde şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır. Bu miktarın yılda l milyon dolara yakın olduğu tahmin edilmektedir. Doğum günü kutlayacakların bilgilerine sunulur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyada şimdiye kadar en çok söylenmiş, halen de söylenmekte olan şarkı hangisidir diye sorulsa hemen akla gelmeyebilir. Bu şarkı herkes tarafından çok tanıdık, müziği ezbere bilinen bir şarkıdır. ‘İyi ki doğdun -isim-’ veya ‘mutlu yıllar sana’ şeklinde söylenen doğum günü şarkısı.

Bu şarkı yaratılırken doğum günlerinde söyleneceği kimsenin aklına gelmemişti. 1893’de ABD’de, Kentucky’de öğretmen iki kız kardeşin, öğrencilerinin sabahları söylemeleri için besteledikleri bu şarkının orijinal adı da ‘Good Morning to All’ yani ‘Herkese Günaydın’ idi.

Kardeşlerden şarkının müziğini yapan Mildred Hİll aynı zamanda kiliselerde org, konserlerde piyano çalıyordu. İarkının sözlerini ise Mildred’in dokuz yaş küçük kız kardeşi Patty yazmıştı. Mildred 1916’da 57 yaşında öldükten birkaç yıl sonra bestelediği şarkı ‘Happy Birthday’ (Mutlu doğum günü) adı altında söylenmeye başlanacaktı.

Hill kardeşler şarkının telif haklarını 1893 yılında almışlardı. Ancak Robert Coleman isimli biri, şarkının bestesini kullanarak sözlerini ‘Happy birthday to you’ olarak değiştirdi. İarkı zaman içinde o kadar yayıldı ki bestecileri bile unutuldu.

Ne zaman şarkı doğum günü formatında Broadway’de, bir müzikalde kullanılmaya başlandı, o güne kadar sesi çıkmayan üçüncü kardeş Jessica mahkemeye başvurdu. Bestenin gerçekten kendilerine ait olduğunu ispat etti ve şarkının tüm haklarına ailesinin sahip olmasını sağladı. Bundan böyle şarkının ticari amaçla kullanıldığı her yerde Hill ailesine telif hakkı ödenmesi gerekecekti.

Bu haber tüm dünyayı şok etti. Telefonla yarım milyon insana doğum günlerinde melodiyi dinleten tanıtım ve pazarlama şirketleri bundan vazgeçtiler, müzikaller bu parçayı ya repertuarlarından çıkarttılar ya da şarkı şeklinde değil de düz okuma veya şiir şeklinde söylettiler.

Onlar telif hakkı ödememek için yollar ararken Dr. Patty Hill, 78 yaşında, uzun bir hastalıktan sonra ama şarkısının dünya çapında bir doğum günü adeti olduğunu gördükten sonra öldü.

Günümüzde bu şarkının telif hakkı Warner/Chappel Müzik İirketi’ne geçmiştir. Ticari amaçla kullanıldığı her yerde şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır. Bu miktarın yılda l milyon dolara yakın olduğu tahmin edilmektedir. Doğum günü kutlayacakların bilgilerine sunulur.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

DV Giriş/Çıkış terminali, DV-kaydedilmiş verilerin, bağlı DV cihazlara dijital sinyal olarak gönderilmesine izin verir. DV Giriş/Çıkış terminali kullanılarak , video/audio, dizin verileri ve dublaj sesler tek bir kablo bağlanılarak aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DV Giriş/Çıkış terminali, DV-kaydedilmiş verilerin, bağlı DV cihazlara dijital sinyal olarak gönderilmesine izin verir. DV Giriş/Çıkış terminali kullanılarak , video/audio, dizin verileri ve dublaj sesler tek bir kablo bağlanılarak aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yarim kadrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

best. full. most. outside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maximum. furthest. most.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Münakaşa etmek, vızıltı ile kavga etmek: Bütün gün gırgırlaşıyorlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Girmek işi ve tarzı. Ar. duhul: Onun kapıdan girişi insanı korkutur. 2. Girilecek yer ve taraf. Ar. medhal: Binanın en ziyade girişine dikkat etmeli. Girişi gösterişli olmalı. 3. Başlangıç, Ar. Şürû, mübâşeret, ibtidâr: Söze, bahse girişi. Giriş çıkış = Bir çeşit ufak çocuk oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead-in. entry. entrance. admittance. input. inlet. intake. introduction. checkin. access. adit. admission. ante. door. doorway. entree. exordium. induction. inflow. influx. ingress. lead in. pass. port. preamble. prelude. proem. vestibule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

access. admission. door. doorway. entrance. entry. foyer. inlet. input. intake. introduction. preamble. preliminary. prologue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preamble. input. introduction. entry. access. entrance. gate. inlet. intake. going in. adit. admission. arrivals. hall. matriculation. frontispiece. preface. participation. approach. elementary. entree. prelude. prologue. vestibule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

threshold gate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrance / front door. entrance / entry door.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entry card. car of admission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD üzerindeki her parçanın başlangıcı çalınır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admission fee. entrance fee. admission. charge for admittance. entrance rate. entry / entrance fee. cost of entry. entrance. entry fee. attendance fee. door money. gate money. payment for administration. price of admission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intricate. complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Herhangi biri girişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be meddled. to be undertaken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik) (y. k.). iki titreşim hareketinin birbirini yok etmesi hadisesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interference. enterprise. undertaking. go. approach. attempt. bid. effort. essay. fist. initiative. ploy. shot. show. step. trial. venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attack. attempt. bid. enterprise. fling. go. move. shot. show. step. try. undertaking. interference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interference. enterprise. initiative. attempt. crack. shot. smack. undertaking. venture. whirl. business venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. entrepreneurial. go-ahead. entrepreneur. entrant. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur. contractor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship. enterprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Daima teşebbüs hâlinde olan, müteşebbis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. pushful. aggressive. sociable. companionable. full of pep. clubable. clubbable. clubby. pushing. up and coming. up-and-coming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggressive. enterprising. pushing. pushful. energetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. energetic. aggressive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprisingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showing / having enterprise / initiative. gumption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Girme, geçme, zıvanalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Naz, işve, yan bakış, göz ve kaş ile yapılan işaretler, cilve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embarkation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Karşılıklı biribirlne girmek. 2. Başlamak: Bu işe girişmem lâzım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attempt. to meddle. interfere. to attempt. to enter into sth. to pitch into sth. to have a bash at. to go at sth. to knuckle down. to pitch into sth. to begin to beat. to beat sb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to meddle. to interfere. to mix up in. to attempt. to undertake. to set about. to get tangled up. to be intertwined. to get into a fight or quarrel. embark. enter. essay. get down to. make. mount. plough plow with sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatör, sinyalleri doğrudan kafa biriminin hoparlör çıkışlarından alabilir. Bu, kafa biriminde özel bir pre-amp çıkış olmasa bile yüksek güç çıkışı sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Line level seviyesinde çalışan bir giriş türü.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MICROMV ürünlerinde, dijital video görüntüsünün transfer edilmesi için i.LINK™ terminali kullanılır. Farklı bir veri sıkıştırması teknolojisi kullanıldığından DV ya da Digital8 biçimleriyle uyumlu değildir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Motorlu giriş seçici, CD, radyo ve kaset giriş sinyallerinin yüksek kaliteli, kayıpsız değiştirilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Yapılan istatistik çalışmalarına göre dünya genelinde kadınlar erkeklerden daha uzun bir hayat süresine sahiptirler. Tarihte 60 - 70 yıl ve daha öncesine gidersek iki unsur öne çıkıyor: Savaşlarda ölenlerden dolayı azalan erkek nüfusu ve yalnız erkeklerin çalışabileceği yıpratıcı işlerden dolayı erkeklerin ömürlerinin kısalması.

Zamanımız için artık bu iki unsur da çok geçerli değil. Dünya savaşları dönemi bitti, yerel savaşlarda askerler kadar kadın ve çocuklar da ölüyor. Kadın ile erkek arasında iş güçlüğü kalmadı. Uzun yıllar aynı ortamda aynı işi yapanlar incelenmiş ve kadınların yine erkeklere göre daha uzun süre yaşadıkları tespit edilmiştir.

Aslında pek çok canlının dişisi erkeğine göre daha uzun ömürlüdür. Kadın vücudu zarif, yumuşak ve güzeldir. Erkeğin ki ise daha geniş, iri, bol kaslı ve kuvvetlidir. Bu nedenle erkek daha hızlı koşar, daha fazla ağırlık kaldırır yani fiziken daha güçlüdür.

Ancak zarafet ve çekiciliğin altında kadın büyük bir biyolojik üstünlük gizler. Dişiler daha anne karnında iken bile daha dayanıklıdırlar. Ceninlerde, erken doğumlarda, bebeklerde, kızların ölüm oranı erkeklere göre daha azdır. Büyüme çağında kızlar oğlanlardan daha çabuk gelişir ve belli bir yaşa kadar da daha çabuk büyürler.

Kadınların daha sağlıklı ve uzun ömürlü olma avantajlarının ardında insan türünün evrimsel devamlılığı ve gelişimi de vardır. İnsanlar oldukça yavaş ürerler. Kadınların gebeliği 9 ay gibi hayli uzun sürer ve sonucunda genellikle tek bir çocuk doğar. Neslin devamı için erkekten çok kadına iş düştüğünden, kadının verimlilik süresince birbiri ardına çocuk doğurabilmesi için kendisine doğa tarafından bu gizli güç ve dayanıklılık avantajı verilmiştir.

Günümüzdeki bilimsel araştırmalar üç noktada yoğunlaşıyor. İnsan dünyaya geldiği zaman hücrelerinde 23 çift kromozom taşır. Bunlardan yirmi üçüncüsü, yani cinsiyet kromozomu kadınlarda iki tane ‘X’ iken erkeklerde ‘XY’dir. ‘Y’ kromozomu ‘X’ den daha küçük olup, içindeki genler yüzde 3-6 daha azdır. Renk körlüğü, hemofili gibi hastalıklar sadece erkeklerde görülürken kadının fazla genleri bu hastalıkları önlemede rol oynar.

İkinci husus ise kadınların ‘estrojen’, erkeklerin ise ‘androjen’ diye bilinen cinsiyet hormonlarını daha fazla salgılamalarıdır. Estrojen hormonu kandaki yağ miktarını azaltmakta bu nedenle kadınlarda kalp ve damar hastalıkları daha az görülmektedir.

Kadınlarda üçüncü uzun ömür mekanizması, hemen her türlü bakteriyel enfeksiyonlara karşı dayanıklılıktır.

Bütün bunlara ek olarak kadınların uzun ömürlü olma oranları yıllar geçtikçe daha da artmakta, ortalama yaşam süresi uzadıkça kadın ile erkek ömrü süresi arasındaki fark daha da açılmaktadır.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

NTSC (National Television Standards Committee) Video Girişine sahip TV’ler, NTSC Video Kameralara, Video Disk oynatıcılara ve sabit video kaydedicilere bağlanabilirler.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

PC’nin, video grafik adaptörüne gerek duyulmadan doğrudan TV’ye bağlanabilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good number of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enormously. far. galore. vast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a great many. quite a few. a lot of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

S-Video, parlaklık ve renk bilgilerini ayrı ayrı aktararak gelişmiş bir video görüntüsü sağlar. Bu standart, değiştirilebilir bir SCART konektörü ya da ek bir 4 pimli jakla kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bunlar, dijital fotoğrafçılıkta kullanılan farklı Otomatik Odaklama yöntemleridir. Sürekli AF, deklanşör düğmesi kullanıldığından doğru odaklama sağlar. Normal olarak deklanşör düğmesine yarım basılması, görüntü odağını ‘kilitler’. Sürekli AF modunda, doğru odaklama elde edilene kadar odaklamaya devam eder. Çok Noktalı AF, çekim alanı kameranın merkezinde olmasa dahi mükemmel olarak odaklanırken, odak kilidi yapmanız gerekmez ve daha yaratıcı olabilirsiniz. Merkez Ağırlıklı AF, odaklama için görüntünün merkezini kullanır.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz destanına göre sol kolda bulunan 12 Oğuz boyuna verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya’da Turiri’de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti. Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981’de ABD’de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988’de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanılmasına rağmen 90’lı yıllarda sadece ABD’de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.

Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar. Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine zincirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur. Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.

Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.

Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. Şüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.

Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya’da Turiri’de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti.

Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981’de ABD’de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988’de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanmasına rağmen 90’lı yıllarda sadece ABD’de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.

Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar. Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine incirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur. Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.

Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.

Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. İüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.

Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Yalnızca iki ön hoparlörü kullanarak Dolby® Surround Ses efekti sağlar.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Yağmur yağarken koşanların daha çok ıslanacağını ileri süren, insanı yağmurda sallana sallana dolaşmaya iteleyen bir görüş ile hiçbir şey fark etmeyeceğini iddia eden bir başka görüş ortada dolanıp durmaktadır.

Hiçbir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin görüşüne göre vücudunuzun bir dikdörtgen olduğunu ve yağmur damlalarının yere dik düştüğünü farz edelim. İster bir yüz metreci gibi hızlı koşun, ister sallanarak yürüyün bir şey fark etmez. Hızınıza bağlı olmadan vücudunuza düşen yağmur tanesi sayısı aynı kalır. Koştukça ön tarafınıza bir saniyede daha çok yağmur tanesi isabet edecektir ama süre kısaldığından toplam sayı ve sonuç değişmeyecektir.

‘Yağmurda yürüyünüz’ diyenler ise koşma durumunda yağmur damlalarının aynı sürede daha çok sayıda birikeceğini ve buharlaşmaları için daha az zaman olduğundan üzerimizin daha ıslak olacağını, aerodinamik tesirleri hesaba katarak, düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların, koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini, yürürken başımıza düşen damla sayısının koştuğumuz sırada düşenden fazla olamayacağını ileri sürerek ‘ahmak ıslatan’ diye de tabir edilen hafif yağışlarda yürümeyi öneriyorlar. Tabii burada unutulmaması gereken şey yavaş yürürken bacaklarımızın da çok yağış alacağı.

‘Koşunuz!’ görüşüne göre ise, yağmurda koşmakla yürümek arasında, vücudumuza düşen yağmur tanesi miktarı açısından bir fark olmayabilir ama önemli olan başımıza düşen miktardır. Bu nedenle koşarsak süre kısalır ve başımıza düşen yağmur miktarı azalır.

Yapılan bir deneyde, yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağıyorken, bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğunda 131 damla, 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek, koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.

Şüphesiz bu Önermeler yapılırken, rüzgarın yönü, üzerimizdeki giysilerin şekli ve cinsi ve en önemlisi kapalı alana ulaşılacak mesafe göz önüne alınmamış ve değerlendirmeler kısa mesafelere göre yapılmıştır. Uzun mesafelerde hiç şansınız yok, koşabildiğiniz kadar koşun ama en doğrusu yağmur geçene kadar kapalı bir yerde oyalanın.


Genel Bilgi by