A Mensa At Thoro Anlamı Nedir? | A Mensa At Thoro Anlamı Nedir? ne demek? | A Mensa At Thoro Anlamı Nedir? anlamı nedir?

A Mensa At Thoro Anlamı Nedir? | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: mensa at thorodir

Türkçe Sözlük

(i.) (isim demek olan «ad» dan ayırmak için (t) si (d) ile değiştirilmez). 1. Binek, koşu ve yük için kullanılan mâruf uysal hayvan, beygir, Ar. feres; Fars. esb: Binek atı, koşu atı, yarış atı, Arap atı. 2. Bu hayvanın enememiş erkeği, iğdiş ve kısrak mukabili. At oğlanı, uşağı = Arabacı ve seyis yamağı, ispir. At oynatmak = Hüner göstermek. At pazarı = At vesair hayvanların alınıp satıldığı çarşı, yer. At balığı = Afrika’nın büyük nehirlerinde yüzen büyük hayvan ki, Yunanca’ da (Hipopotam) yani ırmak atı denilir. Balıkla benzerliği yoktur. Suaygırı denir. At sülüğü = Sülüğün işe yaramaz cinsi. At sineği = Hayvanlara yapışan sinek. At kafası = Ahmaklık, beyinsizlik. At kafalı = ahmak, beyinsiz. Atkulağı = Marula benzer bir bitki. Atkuyruğu = Bir cins bitki ki, Arapça’da emsuh derler. Atkestanesi = iri ve yenmez bir cins kestane, ki ağacı süs için bahçelerde ve yollarda dikilip, beyaz ve penbe çiçeklisi olur. Çağatayca «ad» yerine de «at» kullanılır.

Türkçe - İngilizce Sözlük

equine. horse. hack. steed. gee. gee-gee.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Primarily, this word expresses the relations of presence, nearness in place or time, or direction toward; as, at the ninth hour; at the house; to aim at a mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is less definite than in or on; at the house may be in or near the house.

Türkçe - İngilizce Sözlük

From this original import are derived all the various uses of at.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relation of direction toward an object or end; as, look at it; to point at one; to aim at a mark; to throw, strike, shoot, wink, mock, laugh at any one. 100 at equal 1 kip.

Türkçe - İngilizce Sözlük

a highly unstable radioactive element ; a decay product of uranium and thorium. 100 at equal 1 kip.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short for AT Attachment, a disk drive implementation that integrates the controller on the disk drive itself There are several versions of ATA, all developed by the Small Form Factor Committee ATA: Known also as IDE, supports one or two hard drives, a 16-

Türkçe - İngilizce Sözlük

Modem control language for asynchronous dial-up modems designed by Hayes Micro- computer Products. queue, examine or delete jobs for later execution.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Advanced Technology IBM's first 286-based PC, introduced in 1984 It was the most advanced machine in the PC line and featured a new keyboard, 1 2MB floppy and 16-bit data bus AT-class machines run considerably faster than XTs.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any IBM or compatible computer that contains an 80286 processor and 16-bit bus.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Accommodation Services, we use certain terms to describe our accommodation types, facilities and procedures To avoid misunderstandings, in particular if you are from overseas or other Universities where accommodation provision may differ, we recommend you

Türkçe - İngilizce Sözlük

Advanced Technology The IBM successor to the PC/XT with a 80286 CPU and 16-bit bus slots.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Assistive Technology.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Advanced trainer-- single or twin engine The AT 6 is an advanced trainer--shown in the photo.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Analog Access Trunk Expressed as AT-2, AT-4, or AT-8 to correspond to 2-, 4-, and 8-port gateways.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A period of active duty for training of 12 or 14 days each year, required of members as part of a Ready Reserve assignment.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Air Traffic. in the position of IT - neuter pronoun RE - a tone of the scale.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The model name of the second-generation, 80286-based IBM computer Many aspects of the AT, such as the BIOS, CMOS, and expansion bus, have become de facto standards in the PC industry The physical organization of the components on the motherboard is called

Türkçe - İngilizce Sözlük

Strain at a gnat Greek, di-aulizo, to strain off Here 'at' is an error, probably in the first instance typographical, for 'out ' 'Out' is given in the Bible of 1603, and has been restored by the Revisers.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Air Traffic Division.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The form factor used by most PC motherboards prior to 1998 The original motherboard for the PC-AT measured 12'x13' Baby AT motherboards are a little smaller, usually 8 5'x13'.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Strain at a gnat Greek, di-aulizo, to strain off Here 'at' is an error, probably in the first instance typographical, for 'out ' 'Out' is given in the Bible of 1603, and has been restored by the Revisers. antitank.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Access table; may be used in a business model or system model to define access rights to databases.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Assistive Technology. assistive technology.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Auxiliary Telescope.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ات] çoğul eki-ler,-lar.

İngilizce - Türkçe Sözlük

edat tarafında, -de, -da; -e, -a; üzere, halinde; başına, her birine, beherine; nezdinde ; yanında, evinde; ile meşgul; hususunda at all hiç, hiç bir suretle at and from den. sig. gerek limarda ve gerekse yolda(sigorta) at best nihayet, olsa olsa

Türkçe - İngilizce Sözlük

monthly. mensal. salary. stipend.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). aynı sofrada yemek yiyen;( zool). komensal; (i). sofra arkadaşı.

Türkçe Sözlük

(I. L. mensa). 1. Yemek yemeye, çalışmaya mahsus sıra: Masa başına geçti; yemek için bir masa ısmarladım. 2. (ticaret) İflâs eden tâcirin malı, alacaklılar arasında bölünülecek mal.