Abir ne demek? | Abir anlamı nedir? | Abir

Abir anlamı nedir?

Abir ne demek?

Abir anlamı nedir?

Abir | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: abir

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. Abire) (c. Abirîn) «ubûr» dan if.). Geçen, ubûr ve mürOr eden: Mirîn ve Abirîn = Gelip geçenler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Anber.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عابر] yaya.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Her şeyin iç yüzünden, gizli ve saklılıklarından haberdar olan Allah’ın kulu. (bkz.el-Habir). Allah’ın isimlerinden.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آبرو] yüzsuyu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mausoleum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the tomb of Atatürk in Ankara. mausoleum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Anıtkabir, Atatürk’ün “Buradan Ankara ne güzel görünüyor” dediği Rasattepe’de 9 Eylül 1944 yılında atılan temel çalışmalarıyla başlamıştı. İnşaat çalışmaları sırasında yapılan kazılarda buranın Frigyalılar’a ait eski bir mezar alanı olduğu bulunan mezarlardan anlaşılmıştı. Ata’nın bu kabire nakli ölümünden ancak 15 sene sonra gerçekleşti.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kırık ve çıkıkları bağlayıp yerine koyan cerrah, kırıkçı, çıkıkçı (zorlayıcı mânâsiyle kullanılmaz).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جابر] zorlayıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - 1.Cebreden, zorlayan. 2.Galip gelen. 3.Aziz ve kuvvetli olan. Allah’ın hükümlerini uygulamada güç kullanan. 4.Kırıkçı, kırık sancı. Cabir b. Abdullah b. el-Ensari: Sahabedendir (603-697). Birinci Akabe Bey’atından sonra müslüman oldu. Rasulullah’ın bulun savaşlarına katıldı. Sahabenin bilginlerindendi. Kendisinden çok sayıda hadis rivayet edilmiştir.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Cabir).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبابره] zorbalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kebîr). Büyükler. (bk.) Kebîr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اکابر] büyükler, ileri gelenler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Rütbece, görgü ve faziletçe büyük olanlar, devlet ricali.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. gubûr’dan if.) (Arapça’ da) muzârî (geniş zaman) sigası. (bk.) Muzârî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haber» den smüş.). Haber ve malûmatı olan, bilgili, Osm. agâh, vâkıf, haberdar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خبير] haberli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Taze, haberli, bilgili, agah, vakıf. 2.Cenab-ı Hak.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sıcak memleketlerde bulunan bir çeşit leylek, (zool.) Jabiru mycteria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KABR) (i. A.) (c.’kubûr). Mezar, Ar. merkad, sin: Şeyh SAdî’nin kabri Şİrâz’dadır; kabirleri çiğnemek doğru değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tomb. grave. tomb sin. gömüt. mezar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grave. tomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An Indian mystic and poet , Kabir is revered by both Muslims and Hindus His poetry, beautiful and powerful, addresses God as both the all-pervading spirit in all and transcending all, and as the soul's eternal beloved known only by pure love One book of h

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A late-fifteenth- and early-sixteenth-century Indian poet, was considered one of the great mystical poets in the tradition of Sufism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قبر] mezar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endless questioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Eski Yunanca’da bir defa içine sirilince çıkış yolu son derece güçlükle bulunabilen bina. 2. Buna benzetilerek, çok karışık ve birbirini kesen, yol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labyrinth. maze. meander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labyrinth. maze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labyrinth. maze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معابر] geçitler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مقابر] mezarlar, kabirler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mâber). (bk.) MAber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. c.) (m. makbere). Makbereler, mezarlıklar, (bk.) Makbere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. minber). Minberler, (bk.) Minber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «haber» den if.) (mü. muhâbire). Biriyle haberleşen: Gazete, ticaret muhabiri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

correspondent. intelligencer. reporter. legman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reporter. correspondent. interviewer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

correspondent. reporter. item man. referendary. whistler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخابر] haberci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a reporter or correspondent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

berichterstattung.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پابرهنه] yalınayak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Rüya

Rüya tabiri, rüya türlerinden yalnızca “amaçlı rüyalar” ya da diğer adıyla “haberci rüyalar” grubuna giren, bir mesaj taşıyan rüyalardaki sembolizmi çözme çalışmasına verilen addır. Metapsişik araştırmalar ve rüya laboratuvarlarında sürdürülen araştırmalar, rüyaların bir kısmının psikofizyolojik nedenlerden kaynaklandığını ortaya koymuştur ki, “alelade rüyalar” da denilen bu rüyalar hiçbir mesaj taşımadıklarından yorumlanmayı da gerektirmez. Dolayısıyla, metapsişik araştırmacılara göre, rüyasındaki sembolizmi çözmek isteyen kişinin öncelikle o rüyasının haberci (amaçlı) bir rüya mı olduğunu, yoksa psikofizyolojik kaynaklı bir rüya mı olduğunu çözmesi gerekmektedir. Bu da her iki rüya grubunun arasındaki temel farklar hakkında bilgilenmekle ve deneyimle olanaklıdır. Büyük Rüya Tabirleri sitesinde birçok güvenilir kaynaklardan görülebilir, anlamlandırılabilir, anlatılabilir rüyalar ve tabirleri bulunmaktadır.

Rüya by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sabr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SABR) (i. A.). 1. Başa galen acıya karşı tellş ve Üzüntü göstermeyip dayanma, tahammül. 2. Gelecek ve olacak bir şey için acele ve tellş göstermeyip bekleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sabr» dan if.) (mü. slbıra) (c. sâbırtn). 1. Sabreden, tellş ve kuruntu etmeksizin bekleyen. 2. Bir zahmet ve acıya veya bir tecavüz ve haksızlığa karşı hiddet etmeyip sabır ve tahammül eden, sabırlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patience. forbearance. endurance. fastness. steadfastness. steadiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endurance. forbearance. fortitude. patience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forbearance. patience. sufferance. toleration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صبر] dayanma, kendini tutma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صابر] sabırlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sabreden, tahammül eden, Katlanan sabırlı. 2.Acele etmeyen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sabır).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patiently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enduringly. patiently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sabrı olan, sabreden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patient. tolerant. enduring. uncomplaining. long-suffering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patient. stoic. stoical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forbearing. patient. tolerant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Sabır ve tahammülü olmayan, acıya dayanamayan. 2. Bekleyemeyen, aceleci, tellşlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatient. agog. eager. on edge. rash. restive. solicitous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eager. impatient. testy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatient. eager. on edge. rash / adj ,. testy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sabırsızlık etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kick one's heels. strain at the leash. become impatient. look forward to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow impatient. to champ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow impatient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sebredemeyiş. 2. Bekleyememe, acele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatience. eagerness. headiness. restiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impatience. tut tut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Özü tıpta kullanılan bir bitki ki, en İyisi Sokotra adasında çıkar: Sarı sabr, sabır ağacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). 1. Zambakgillerden bir süs bitkisi (aloe). 2. Bu bitkinin yapraklarından çıkarılan, tıpta ve boyacılıkta kullanılan bir madde.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(azvay): Zambakgiller familyasından 180 kadar türü bulunan ve tropikal bölgelerde yetişen bir bitkidir. Bazan sapsız küçük bitkiler, bazan da dallı budaklı ağaçlar halinde bulunur. Yaprakları kalın ve etli olup, rozet şeklindedir. Çiçekleri yeşilimsi, sarı veya donuk kırmızıdır. Çoğu zaman üç renklidir. Yaprakları kesildiği zaman acı bir su çıkar. Pankima denilen bu su; hekimlikte kullanılır. Yurdumuzda da bulunur. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir. Mide hastalıklarında faydalıdır. Vücudu kuvvetlendirir. Yanıkların sebep olduğu sancıları keser. Sirke ile karıştırılıp, saç diplerine sürülürse, dökülmelerini önler. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Mesane ve rahim hastalıklarından şikayet edenlerin de kesinlikle kullanmaması gerekir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(TABİR) (i. A. «ubûr» dan) (c. tâbîrât). 1. ifade, beyan: Bunu nasıl tâbir ederler? 2. Bir mânâ ifade eden söz, cümle, terkip, fıkra: Güzel bir tâbir kullandı. 3. Istılah, terim: Tâbîrât-ı fenniyye. 4. Düş yorma, rüya tefsiri: Rüyayı tâbir ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expression. phrase. word. locution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

word. expression. phrase. idiom. interpretation. oneiromancy. term. interpretation of a dream or vision.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expression. idiom. term. interpretation. locution. parlance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تعبير] yorumlama. 2.terim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rüya tâbirlerine dair kitap.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تعبيرات] yorumlar. 2.terimler. 3.deyişler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rüya tâbir eden, Ar. muabbir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (musiki). Tanburlar. (bk.) Tanbur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tedbîr). Tedbirler. (bk.) Tedbîr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تدابير] çareler, tedbirler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by