Adalet-penah ne demek? | Adalet-penah anlamı nedir? | Adalet-penah

Adalet-penah anlamı nedir?

Adalet-penah ne demek?

Adalet-penah anlamı nedir?

Adalet-penah | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: adalet penah

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Adâletli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) آب عدالت adalet suyu; 2.doğruluğun bereketi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hak elde etme ve herkesin haklarına tamamiyle riayet, adi, madelet, dâd, insaf: IcrS-yı adalet, adâlet icra etmek, adâlet mûcib-i saadettir, saadeti mûciptir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

justice. equity. fairness. equitableness. reason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equity. justice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

justice. equity. act of justice. jus. law. reason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عدالت] adalet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) /(Erkek İsmi) - 1.Hakka riayctkarlık, hak tanırlık, haklılık, doğruluk. 2.Haksızlıktan uzaklaşma. 3.Düzenli ve dengeli davranma. 4.Hakkaniyet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

court of justice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Adâletlicesine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Court of Justice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Adil, adâletli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Adâletli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عدالتکار] adil, adaletli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. T.). Adâlete uygun düşen veya adâletli olan: Adâletli bir hüküm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

right. just. equitable. fair. judicious. clean adil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just. equitable. fair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i! A. T.). Adâlete aykırı düşen veya adâletli olmayan’ Adâletsiz karar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iniquitous. unjust. inequitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unjust. inequitable. oppressive law. unfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hak ve insafa mugayir hareket, adalet ve insaf eksikliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injustice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injustice. inequity. unjust act. iniquity. travesty of justice. unfairness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Adâletin barındığı yer, adâlete sığınan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Alem = cihan, F. penah = melce). Cihanın sığındığı (yer veya saha): Pâdişâh-ı Alempenâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sığınılacak yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Alemin dayandığı, insanların sığındığı. Büyük hükümdarlar için bu unvan kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. din = din, F. penâh = melce). Dinin dayandığı, dîne esas ve dayanak hükmünde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ululuğun sığındığı makam, başvurulacak en büyük makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Fetvâya sığınan. Osmanlı devletinde şeyhülislâmlara denirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hilâfet = halifelik, Fars. penâh = dayanacak yer). Hilâfetin dayanak yeri, halîfe: Hilâfet-penâh Efendimiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Halîfeye ait: Zât-ı Hazret-i Hilâfetpenâhî, Atebe-i Seniyye-i Cenâb-ı Hilâfet-penâhîlerine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). ismetli, ismet-meâb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Sığınma. 2. Sığınacak yer: Allahtan başka melce ve penâhım yoktur. 3. (Fars. sıfat terkiplerinde) Bir şeyin melcei, hâmîsi. Risalet-penâh = Hz. Muhammed. Hılâfet-penâh = Halîfe. Nezâret-penâh = NAzır. Adâlet-penâh — Adil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پناه] sığınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Sığınacak yer, Ar. melce, müttekâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پناهگاه] sığınacak yer, sığınak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (sıfat terkibine girer). Bir şeyin koruyucusu olan kimse ile alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پناهی] sığınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. risâlet = peygamberlik, Fars. penâh = sığınak). Peygamberimiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Peygamberimiz’e ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. riyâset = reislik, Fars. penâh = sığınak). Reislik makamında bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Reise, reislik makamında bulunana alt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. sadâret = başkanlık, Fars. penâh = sığınak). Sadrâzamlara verilen bir unvan ve saygı hitâbı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sadârete ve sadrâzama ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صدارت پناه] sadrazam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Osmanlı hükümdarlarına ait: Atebe-i seniyye-i şevketpenâhîlerine.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شوکت پناه] yüce padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social justice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Pâdişâhın vekili olan sadrâzam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sadrâzamlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [وکالت پناه] sadrazam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by