Addet | Addet ne demek? | Addet anlamı nedir?

Addet | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: addet

Türkçe Sözlük

(Add) (i. A.). 1. Sayı, sayma, tadad: Addolunmıyacak kadar çoktur. 2. Tutma, sanma, kabul etme, itibar etme, sayma: Terbiyesiz adamı insan addetmek câiz değildir: Mart ne kadar soğuk olsa yine bahar addolunur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عد] sayma, görme, değerlendirme, kabul etme. addedilmek sayılmak, görülmek, değerlendirilmek. addetmek/eylemek saymak, görmek, değerlendirmek. addolunmak sayılmak, kabul edilmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). öImüş bir kimseyi kilisece kabul edilen azizler listesine dahil etmek; takdis etmek, yüceltmek; muteber addetmek. canoniza'tion (i). azizlik mertebesine yükseltme.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yüklemek, tahmil etmek; doldurmak (tüfek, top, ocak vb); doyurmak; (havayı) gerginleştirmek; elek şarj etmek; emretmek, vazifelendirmek, itham etmek, mesul tutmak; mükellef addetmek; fiyat talep etmek; hücum etmek, hamle yapmak, saldırmak; hesaba kay

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). saymak, farz etmek, addetmek, zannetmek, kıyas etmek.

Türkçe Sözlük

(i. A. «ahz» den masdar). T. Edinme, kabûl etme: Bu kanunu ittihâz etmiştir; onu dost ittihâz etti: Dostluğa kabûl etti. 2. Addetmek, saymak, nazariyle bakma: Bunu kendisine kaide ittihâz etmiştir. 3. Kullanrwa, istimal etme: Şu iki odayı misafir odaları ittihâz ediyorum. 4. Düşünme, kurma, başvurma: Bunun önünü almak için bir tedbir ittihâz etmeli.

Türkçe Sözlük

(e. A.). 1. Madde ve cisim olarak: Bu, ondan maddeten daha büyük, daha ağırdır. 2. İşle, sözle değil, fiilen: Ben, söylediğimi maddeten isbat ederim.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) saymak, hesap etmek; tutmak, addetmek; sanmak, farzetmek, hükmünde tutmak; hesaba katmak; sayı saymak; hesap görmek; on ile itimat etmek, güvenmek; ABD, (h.dili) tahmin etmek, zannetmek, düşünmek. reckon with le hesap görmek; hesaba katmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) dikkatle bakmak, dikkat etmek; itibar etmek, saymak; hürmet etmek, riayet etmek; addetmek, kabul etmek; dinlemek, dikkatli bakmak, dikkat etmek. as regards hakkında, hususunda.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (thought, leh. thunk) düşünmek, tefekkür etmek, mütalaa etmek; düşünüp taşınmak, ölçünmek, teemmül etmek; zannetmek, sanmak; kurmak, niyet etmek, tasarlamak; tasavvur etmek, farz etmek; hatırlamak, hatıra getirmek; addetmek; bir fikirde olmak. think