Adel ne demek? | Adel anlamı nedir? | Adel

Adel anlamı nedir?

Adel ne demek?

Adel anlamı nedir?

Adel | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: adel

Türkçe Sözlük

(A. Adil’den). Adâletli, çok doğru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peerage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Ölümden sonra dirilme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soyluluk, asâlet, necâbet, kişizadelik. mec. Müsriflik, düşüncesizce hareket, hoppalık.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hisar, kale; harp gemisinde zırhlı bölme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extraordinariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

singularity. being extraordinary or exceptional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

struggle for life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gönderilenden gönderene iletilmek üzere imzayla alınan taahhütlü mektup mânâsındaki iadeli taahhütlü mektup deyiminde geçer, ladesi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reply paid. reply-paid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reply-paid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reply paid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth carry a meaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İrade sahibi. 2. İsteyerek yapılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong willed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong-willed. resolute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong-willed. resolute. forceful. volitional. voluntary. moral action. strong minded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kârlı, kazançlı: İstifadeli bir iştir. 2. Faydalı, bilgi veren: istifadeli bir kitaptır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Kabuğu kolayca kırılan bir badem çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at short date. at short sight. short timed / date.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Asalet, soyluluk. 2. Terbiye, centilmenlik, çelebilik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معدلت] adalet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «adi» den mestar-ı mîmî, «hareket ismi»). Adi, adalet, hakkaniyet, zulüm ve cevr zıddı: Mâdelet icrâ etmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. ercikleri filamentlerle birleşmiş, monadelf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «adi» den masdar) (c. muâdelât). 1. iki şey arasında hacim, ölçü veya değerce beraberlik, müsavat, muvazene, eşitlik, denge. 2. (matematik, cebirde) Aralarında ilgi ve eşitlik bulunan karşılıklı iki cebir kemiyetinden ibaret topluluk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معادله] denklem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aynı değerde olma, eşitlik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معادلت] denklik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «bedel» den masdar). İki kişi arasında bir şeyin diğer bir şeyle değiştirilmesi, değiş tokuş, trampa: Para, bir mübadele vasıtasıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exchange. barter değiş. değiş tokuş.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barter. exchange. interchange. permutation. trade. swapping. bonification. commutation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜCADELE) (i. A. «cedel»den masdar). Atışma, tutuşma, anlaşmazlık, kavga, vuruşma: Aralarında mücadele ediyorlardı, bir mücadele olmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contestation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

struggle. strife. contention. fight. battle. contest. crusade. combat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fight. struggle. fray. contention. combat. conflict. contest. controversy. encounter. hassle. strife. tussle. war. warfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Uğraşma, savaşma, çatışma. 2.Kur’an surelerinden birisinin adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

combative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighter. contender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. misket üzümü; misket şarabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مبادله] değiştokuş, alışveriş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مجادله] savaşım.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become simple / plain / unaffected. to become simpler / purer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to simplify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sth / to become simple / plain / unaffected. to simplify / to purify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ساده لوح] saf, temiz yürekli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sade olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simplicity. simpleness. plainness. homeliness. austerity. frugality. severity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simplicity. plainness. simpleness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simplicity. plainness. unaffectedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iltifat. I have a tradelast for you. Siz benim hakkımda duyduğunuz bir iltifatı söylerseniz, ben de size hakkınızda duyduğum iltifatı söylerim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deferred. forward. future.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a fixed term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposit account.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forward account. time deposit. forward s account.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Derivatives Markets)

Standartlaşmış vadeli işlme sözleşmelerinin işlem gördüğü, takası bir takas kurumu tarafından garanti edilen ve Borsa bünyesinde işleyen piyasalardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Futures Contracts)

Sözleşmenin taraflarına bugünden, belirlenen ileri bir tarihte üzerinde anlaşılan fiyattan, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı veya kıymeti satın alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşmedir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

time deposit. deposit for fixed period. term deposits. time deposits. fixed deposits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sale on credit terms. sale for the settlement. sale on account. forward sales. futures / forward sale. forward s sale. futures sale. put and call. time sale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Asalet, sovluluk. 4. mec. Hoppalık.

Türkçe Sözlük by