Adıl ne demek? | Adıl anlamı nedir? | Adıl

Adıl anlamı nedir?

Adıl ne demek?

Adıl anlamı nedir?

Adıl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: adil

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. adîle) («adi» den). Müsavi, eşit, benzer, eş, akran. Nazîr ve adîli yoktur, bî-adîl = Emsalsiz, benzersiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. Adile) («adi» den if.). Adalet sahibi, adalet icra eden, hak dağıtan: Adil Amir, Adil hükümet. Şâhid-i Adil == Adalet üzere, doğru söyleyen şahit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clean. fair. impartial. just. righteous. scrupulous. equitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just. equitable. fair. impartial. kosher. on the level. right. righteous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عادل] adaletli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عدیل] eşit, denk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Doğruluk gösteren. Doğru. 2.Eşit, eş, müsavi. 3.Adaletli davranan. Kur’anî bir isimdir. Allah’ın emirlerini hakkıyla uygulayan anlamına gelir. Raşid halifelerin 2.cisi Ömer b. el-Hattab’ın meşhur lakabı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Kırım ve-liahtı. (1548- Kazvin 1579) Devlet Giray’ın oğlu. Osmanlı-İran savaşında Osmanlılara yardımcı oldu. İkinci Şa-mah savaşını kazanan İranlılarca tutsak edildi ve Kazvin’de öldü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Adalet sahibi bir adama yakışır surette: Adilâne hüküm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

justly. with justice / equity. fairly. impartially. equitably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عدلانه] adilce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Doğruluk gösteren. 2.Doğru- Her işinde adalet, doğruluk bulunan hükümet. 3.Adile Sultan; Osmanlı döneminde Bağdat’ta valilik yapan Süleyman Paşa’nın hanımı. Adına bir cami bir de kervansaray yapılmıştır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulgarization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulgarization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulgarize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Adil yönetici.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bayağılık, aşağılık: Onun Adîliği kıyafetinden bellidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commonness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turpitude. commonness. inferior quality. vulgarity. baseness. dirty trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inferiority. commonness. meanness. baseness. pettiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mother tongue. native language. native tongue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vernacular. primitive language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mother tongue. native language. original language. vernacular language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). Güney Amerika'da bulunan ve zırh gibi kabuğu olan, kertenkele cinsinden iri hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witchcraft. bad temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witchcraft. magic. spell. cantankerousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to show a bad temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çocuğa bakan kadının sıfat ve görevi: O kadın dadılık ediyor, dadılık zor bir vazifedir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دریادل] gönlü zengin. 2.büyük himmetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönlü geniş, herşeyi hoş gören.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. efdai). Efdallar, en fâzıllar, en faziletliler, (bk.) Efdal.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Pek mümtaz olanlar, çok bilgilil(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Fâzıl).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Fazıl).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bir çeşit çarkıfelek çiçeğinin meyvası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kadı unvan ve vazifesi, Ar. kazâ: Kadılık pek mes’uliyetli bir vazifedir. 2. Bir kadı’nın dairesi, bir kadı’nın hükmü geçen yer, kaza: Orası bir kadılık yeridir (şimdi: kaymakamlık, ilçe).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قاضی القضات] başkadı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. kandil). Kandiller. bk. Kandil.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kaktüs): Atlasçiçeğigiller familyasından; bir çeşit bitkidir. Nopal zamkı elde edilir. Kullanıldığı yerler: Dizanteri ve ishali keser.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A. «adi», muâdeie’den if.) (mü. muâdile). Beraber, müsavi, eşit, ölçü, cisim veya değerce bir olan sayı. Bîmuâdil = Emsalsiz, örneksiz, benzersiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equivalent. equal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equivalent. alike. similar. of equal standing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معادل] denk, eşdeğer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Mübadele olunmuş; başkasıyle değiştirilmiş. 2. Türkiye’ deki Rumlar’la değiş edilerek Yunanistan’ dan getirilen Türkler: Bir mübâdll kafilesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «adûl» den if.) (mü. mün’adile). Doğru yoldan sapmış, Osm. adûl etmiş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bedel» den if.) (mü. mütebâdile). 1. Bir birinin yerine geçebilen, nöbetle değişen. 2. (matematik, geometri) Karşılıklı. Zâviyetân-ı mütebâdiletân = Karşılıklı iki açı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafif suç, kabahat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. sedilia) kilisede papazlara mahsus iskemle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TADİL) (i. A. «adi» den masdar) (c. tadîlât). I. Adalete uydurma, doğru etme, doğrultma. 2. Fazla aşırılıktan kurtarıp lüzumu derecesinde bulundurma, itidal kazandırma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amendment. changing. altering. moderating. tempering. modulation. qualification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alteration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design conversion. remodeling. modifications. alterations. change.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amendment. amendments. modifications. alterations. changes. reform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creation. nature. temperament. physical constitution. make-up. disposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creation. nature. temperament. making. natural disposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by nature. naturally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by