Afil ne demek? | Afil anlamı nedir? | Afil

Afil anlamı nedir?

Afil ne demek?

Afil anlamı nedir?

Afil | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: afil

Türkçe Sözlük

(i. A.) (uföl’den). 1. Ufûl eden, gurûbeden, batan (güneş, yıldız). 2. Görünmez olan, kaybolan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آفل] batan. 2.görünmez olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Uful eden, gurub eden, batan (güneş, yıldız). 2.Görünmez olan, kaybolan

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Afi ile yapılan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. anaphylaxie

fiz. aşırı duyarlık

Organizmaya giren yabancı bir madde yüzünden canlı varlıklarda oluşan aşırı tepki.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. esfel). Esfeller, en alçaklar, (bk.) Esfel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Halkın en aşağı, en bayağı tabakası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Hindistan’ da paryalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. gaflet’den if.) (mü. gafile). Yapacağını önceden düşünmeyen, başına geleceği önceden düşünmeyip ihmal eden, gaflette bulunan, gafletli, ihtiyatsız, dikkatsiz, habersiz: Gafil bulundum, beni gafil avladı, gafil davranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unaware. inattentive. unwary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unaware (of. remiss. unguarded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غافل] habersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. F.). Gafletle olunan, gaflette bulunan adama yakışır surette, dikkatsizlikle, habersizce gafilâne hareket ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (İbrânîce’den). Dört büyük melekten biri ki, kıyâmet gününde sûr üflemekle görevlidir: SÜr-ı İsrâfîl.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dört büyük melekten sura üfürme görevi verilen melek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kefâlet» den if.) (mü. kâfile). 1. Bir işi yüklenen, üstüne alan, müteahhit: Cenâb-ı Hak kullarının rızkına kâfildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.) (c. kavâfil). 1. Birlikte yolculuk eden atlılar takımı, kervân: Hacılar kafilesi. 2. Bir lokomotifle harekete geçirilerek birlikte giden yük, eşya vagonları, katar: Demiryolu idaresi, falân yer için günde iki kafile çıkarır. 3. Takım takım gönderilen evrak ve eşya vesairenin beher takımı: Askerî birliklerin sekizinci kafilesi dün yola çıktı. 4. Sıra ile biyografileri yazılan ünlüler dergisi: Kaafile-i şuarâ. Kaafile-sâlâr, sâlâr-ı kaafile = Bir sınıf adamların reisi, en önlerinde bulunanı, serdârları: Kaafile-sâlâr-ı üdebâ = Ediplerin en başta geleni, ünlüsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravan. convoy. group. cortege. procession. train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convoy. procession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

procession. company. band. a number of vehicles travelling together. convoy. caravan. packtrain. a portion of a shipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قافله] kervan. 2.topluluk, kafile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (mü. kaafile). Kafileler, bk. Kafile.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قوافل] kafileler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mahfil). Mahfiller, (bk.) Mahfil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ محافل] mahfiller. 2.toplantı yerleri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâfil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NAFİLE) (I. A.) (c. nevâfll). 1. Mecburiyet altında olmayarak kılınan namaz vesaire: Nafile namazı. 2. (i.) (Türkçe) Faydasız, boş: Nafile zahmet, nafile masraf. 3. (Türkçe) Boşuna, faydasız, beyhude.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useless. vain. futile. unavailing. in vain. to no end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useless. futile. uselessly. in vain. it's no useuseless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

futile. useless. vain. fruitless. to no end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نافله] boşuna. 2.nafile namazı, farz dışında kılınan namaz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Mal, ganimet, ihsan bağış.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. C.) (m. nâfile). Nafileler, boş şeyler, (bk.) NAfile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sefl»den if.) (mü. sâfile). Aşağı bulunan, alçak, sefil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سافل] aşağı, aşağıda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok ince filtre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by