Ağan ne demek? | Ağan anlamı nedir? | Ağan

Ağan anlamı nedir?

Ağan ne demek?

Ağan anlamı nedir?

Ağan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: agan

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Akanyıldız, ağma

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Saf, temiz, duru insan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A.) (m. agniye) Şarkılar, (bk.) Agniye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik). Laçka veya yısa edilen bir halatı sıkıca tutma.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Cesur, yiğit, kahraman.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Hediye, peşkeş, tuhfe, bergüzar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gift. present. bestowal. bounty. gratuity. presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gift. present. present hediye. award. prize ödül.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gift. present. anniversary volume. box. buying incentive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) 1.Hediye, peşkeş, tuhfe, bergüz(Erkek İsmi) 2.Birinin gördüğü işe veya başarısına karşılık olarak verilen şey, mükafat.3.Bir ilim adamını tanıtmak veya çalışmalarından ötürü mükafatlandırmak maksadıyla adına çıkarılan ilmi es(Erkek İsmi) (Köprülü Armağanı). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yulafa benzer bir nebat. Yaban arpası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Kafkasya’daki Astrahan şehrinin adından). Anasının karnından doğmadan çıkarılan kuzunun kıvırcık ve parlak postu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrakhan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrakhan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hadde ermeden düşen yavru, düşük, cenîn, sâkıt. 2. Olü doğan kuzunun derisi. (Bundan nakledilerek F. bağane).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Bilge). Bilge Kağan (683-734). Göktürk hakanı. İkinci Göktürk hanedanlığının kurucusu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Buram buram dönerek kar veya yağmurla karışık esen şiddetli rüzgâr, fırtına: Bir borağana tutulduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuluçka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karpuz biçiminde kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalın ve sağlam deve kösteği.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Bayram, şenlik.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çengi defçiği, bir nevi çalpara.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Körfez, liman.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz yengeci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). 1. Isıran. 2. Azgın (köpek), çıyan. Çalagan otu = Isırgan otu. 3. Atmaca.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چراغان] aydınlatma, donatma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Perişan, dağınık, çok dağılmış: Dardağan sarık. Daha mübalâğa için (darma dağan) denilir. Dardağan darısı = Uğursuzluk için lânetleme niyetiyle saçtıkları darı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yer değiştirmeyen, sabit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inert. constant. stable. immobile. immutable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immobile. stable. stationary. fixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stagnant. fixed. stationary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stagnant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). israf,aşırılık, ifrat, taşkınlık, delilik, saçmalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tutumsuz, müsrif, aşırı, müfrit, çok pahalı, mübalâğalı, fazla. extravagantly (z). tutumsuzca, aşırı olarak,mubalâğa ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). fantezi, zarif ve hayal gücüne dayanan müzik veya piyes.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hâkan kelimesinin aslı. bk. Hâkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hâkan, han unvanlarının eski şekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

khan. ruler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

khan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Hakan, imparator. 2.Kükremiş, öfkelenmiş, kükreyen, öfkelenen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kağan tarafından yönetilen ülke, Türk imparatorluğu. 2. Kağan olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapraklı, yani tabakalara bölünmüş bir çeşit taş ki döşeme için ve yazı taşı yerine kullanılır, Fr. artoise.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Yaprak yaprak ayrılabildiği için evlerin damlarını örtmekte kullanılan yumuşak ve koyu mavimtırak bir taş, arduvaz. Bu taş üzerine yazı yazılan taş tahta yapmakta da kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Serçegillerden, gagası oldukça geniş, bir kuş ki, hayvan sürülerinin etrafında uçuşan böcekleri avlamakla geçinir (caprimulgus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük yumru, veba uru. Kırlağan sürüsü = Zararlı insanlar topluluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit dolama, etyaran, domuzburnu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (huk.) deniz dibine batmış olup yeri şamandıra ile belli edilen şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yokel. yahoo. lout. hick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yokel. yahoo. lout. hick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boruçiçeği, patlıcançiçeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Olan, olabilen, tabiî: Olağan işlerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usual. regular. ordinary. normal. common. everyday. commonplace. mediocre. mundane. run-off-the-mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frequent. mundane. natural. normal. ordinary. simple. usual. common. everyday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

normal. usual. common. natural. mundane. petty. regular. run of the mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preternatural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

off- beat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Olağandışı, fevkalâde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extraordinary. extreme. supernatural. supernormal. incredible. exceptional. remarkable. spectacular. terrific. breathtaking. classical. dreamy. exceeding. extra. fantastic. fantastical. glorious. huge. marvellous. marvelous. miraculous. necromantic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptional. extraordinary. magnificent. phenomenal. prodigious. remarkable. singular. spectacular. tremendous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extraordinary. unusual. wonderful. abnormal. dreamy. fantastic. marvellous. miraculous. preternatural. prodigious. rare. remarkable. superior. unaccountable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state of emergency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phenomena.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Paganizme mensup olan kimse, putperest.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who worships false gods; an idolater; a heathen; one who is neither a Christian, a Mohammedan, nor a Jew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to pagans; relating to the worship or the worshipers of false goods; heathen; idolatrous, as, pagan tribes or superstitions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a person who does not acknowledge your God. not acknowledging the God of Christianity and Judaism and Islam. pay-gan; There is much debate as to the proper definition of this word My definition is 'a Nature-oriented religion' Pagan is derived from the lat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pagan is someone who practices a religion other than Christianity, Judaism or Islam, especially the polytheistic religions of the ancient Romans and Greeks Paganism also refers to a group of practices originating from pre-Christian Europe, which include

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This word has many unrelated meanings Some definitions are: Wiccans and other Neopagans sometimes use Pagan as a synonym for Neopagan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

From the Latin 'Paganus' meaning country dweller Country folk were the last people to be converted to Christianity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A religion which isn't Christian, Jewish or Muslim based Nature worshipping religion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who follows non christian or other socially established faiths They are usually of an earth based faith or religion This includes family's taught practices that might including witch craft, psychic gifts and the like. 1 A follower of paganism 2 S

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who is not a Christian, Muslim, or Jew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

According to Webster's if you are a pagan, you are a non-Christian, non-Moslem, non-Jew - heathen If you were to look up the word heathen in the dictionary you would discover that you are an uncivilized, unenlightened or irreligious person. a practitioner

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who is not a member of a widely held religion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An umbrella term to describe most earth based religions, with worship of God and Goddess as equals an intrinsic part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Nintendo64 emulator for Win32.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who worships false gods; an idolater; a heathen; one who is neither a Christian, a Mohammedan, nor a Jew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to pagans; relating to the worship or the worshipers of false goods; heathen; idolatrous, as, pagan tribes or superstitions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a person who does not acknowledge your God. not acknowledging the God of Christianity and Judaism and Islam. pay-gan; There is much debate as to the proper definition of this word My definition is 'a Nature-oriented religion' Pagan is derived from the lat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pagan is someone who practices a religion other than Christianity, Judaism or Islam, especially the polytheistic religions of the ancient Romans and Greeks Paganism also refers to a group of practices originating from pre-Christian Europe, which include

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This word has many unrelated meanings Some definitions are: Wiccans and other Neopagans sometimes use Pagan as a synonym for Neopagan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

From the Latin 'Paganus' meaning country dweller Country folk were the last people to be converted to Christianity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A religion which isn't Christian, Jewish or Muslim based Nature worshipping religion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who follows non christian or other socially established faiths They are usually of an earth based faith or religion This includes family's taught practices that might including witch craft, psychic gifts and the like. 1 A follower of paganism 2 S

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who is not a Christian, Muslim, or Jew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

According to Webster's if you are a pagan, you are a non-Christian, non-Moslem, non-Jew - heathen If you were to look up the word heathen in the dictionary you would discover that you are an uncivilized, unenlightened or irreligious person. a practitioner

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who is not a member of a widely held religion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An umbrella term to describe most earth based religions, with worship of God and Goddess as equals an intrinsic part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Nintendo64 emulator for Win32.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. putperest kimse; kâfir veya münkir kimse; s. putperestlikle ilgili; dinsiz, putatapan, kâfir. paganism i. dinsizlik; putperestlik. paganize f. dinsizleştirmek, putperestleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Hıristiyanların politeizmin ilk yüzyıllarına verdiği isim: Paganizm Roma imparatorluğunun sonlarında ortadan kalktı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. paganisme

top. b. çok tanrıcılık

Birçok tanrının varlığı düşüncesini benimseyen inanç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i i papagallo’dan). Dudu kuşu. mec. Söylediğini bilmeden, anlamaksızın ezberleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parrot. polly. popinjay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parrot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parrot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). Herhangi bir düşünceyi yaymak, başkalarını da kendi tarafına katmak için söz, yazı veya başka vasıtalarla geniş halk kitlelerine tesir etme.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İt. propaganda

yaymaca

Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propaganda. canvassing. agitprop. publicity. boost. build-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propaganda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A congregation of cardinals, established in 1622, charged with the management of missions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The college of the Propaganda, instituted by Urban VIII. to educate priests for missions in all parts of the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hence, any organization or plan for spreading a particular doctrine or a system of principles. information that is spread for the purpose of promoting some cause.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

professional expenditure. propaganda. publicity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

information that is spread for the purpose of promoting some cause.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Control of information, ideas, facts, or allegations spread deliberately to further one's cause or to damage an opposing cause.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A way of presenting a belief that seeks to generate acceptance without regard to facts or the right of others to be heard Propaganda often presents the same argument repeatedly, in the simplest terms and ignores all rebuttal or counter-argument It is esse

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Persuasive communication designed to influence political behaviour, usually on a large scale. generation of more or less automatic responses to given symbols.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any information, ideas, doctrines, or special appeals spread to influence the opinions, emotions, attitudes, or behavior of any specified group to benefit the sponsor, either directly or indirectly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Written or spoken pieces that are intended to influence the reader or listener strongly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In the military context, the deliberate effort to advance one's own cause by spreading information or disinformation which will damage the enemy's cause Propaganda is not a function of Army public affairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information given to show something or someone in a biased way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advertisement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. propaganda; herhangi bir prensibi yaymaya çalışan teşkilât. propagandist i. bir prensibi yay- maya çalışan kimse, propagandacı. propagandize f. propaganda yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propagandist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propogandist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a propagandist. propagandizing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. propagandiste

tanıtıcı

Piyasaya yeni çıkarılmış ilaç, kitap vb. şeyleri tanıtan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who devotes himself to the spread of any system of principles. a person who disseminates messages calculated to assist some cause or some government of or relating to or characterized by propaganda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a person who disseminates messages calculated to assist some cause or some government. of or relating to or characterized by propaganda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propagandist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sağnak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drench. shower. heavy shower. rainfall. downpour. squall. down pour. flurry. hail. soak. soaker. spate. spatter. torrent. waterspout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloudburst. downfall. downpour. flurry. shower. spate. spatter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

downpour. shower. cloudburst. thunderstorm. cloud burst. rainfall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sağan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Alaca kargaya benzeyen ve ondan küçükçe siyahlı beyazlı bir kuş ki, testere ile tahta yarar gibi sürekli garip bir ötmesi ve sıçrayarak yürümesi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magpie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magpie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Akan, akıntılı: Şarlağanlı göz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Susam yağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Akan, akıntılı, şırlağanlı göz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yardımcı (piskopos).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gınâ.dan). 1. Zenginleşme. 2. Muhtaç olmama. 3. Makamla okuma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تغنی] zenginlik. 2.makamına göre şarkı söyleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şarkı söylemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Perişan, dağınık: Dardağan sarık. Daha mübalâğa için «darmadağın» denilir Dardağan darısı = LAnetleme niyetiyle saçılan darı. (bk.) Dardağan, darmadağın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Karaib dilinden) (coğrafya). Birkaç kasırganın karşılaşmasıyle meydana gelen fırtına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurricane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Yağmur, kar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yataghan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yatağan; saldırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زغن] çaylak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şahin cinsinden bir kuş, çağanoz.

Türkçe Sözlük by