Ağrılı Aybaşı Hali ne demek? | Ağrılı Aybaşı Hali anlamı nedir? | Ağrılı Aybaşı Hali

Ağrılı Aybaşı Hali anlamı nedir?

Ağrılı Aybaşı Hali ne demek?

Ağrılı Aybaşı Hali anlamı nedir?

Ağrılı Aybaşı Hali | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: agrili aybasi hali

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.

Tedavi için gerekli malzeme : Kimyon, su

Hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynak suya; 1 kahve kaşığı kimyon konur. Ilındıktan sonra içilir. Günde, iki kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yaratan, yoktan vareden, yaratıcı Allah’ın kulu. - Halik, Allah’ın isimlerinden. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu, hikmetli Allah’ın kulu. - (bkz.Halim). Allah’ın isimlerinden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Aslı: Ağrıklı, ağrığlı). Ağrıyan, vecâlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aching. painful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aching. causing pain. painful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.

Tedavi için gerekli malzeme : Kimyon, su

Hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynak suya; 1 kahve kaşığı kimyon konur. Ilındıktan sonra içilir. Günde, iki kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. «ehl» lisanımızda başka şekilde kullanılır). 1. Bir memleketin yerlileri, bir memlekette oturanlar, yaşayanlar. Anadolu, Rumeli, İstanbul ahalisi. 2. Halk, umum, nâs: Ahali için, ahalinin rahatını düşünmeli, (bk.) Ehl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folk. population. inhabitants. people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the people. the inhabitants of. population. the public. community. resident community. resident population.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اهالی] halk, ahali, insan topluluğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı görme arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir: rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir. Aşağıdaki reçeteler aybaşı kanaması olduğu günler kullanılmaz.

Tedavi için gerekli malzeme : Bal, limon

Hazırlanışı : 2 Adet limon uzunlamasına kesilir. Suyu sıkılır üzerine üç kahve kaşığı süzme bal ilave edilir, içilir. Günde üç kere uygulanabilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

menstrual. menstruous. first days of a month. menstruation. period. flow. menses. the curse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

period.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı kanaması normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir görülen aybaşı kanaması, bazı hallerde vaktinden önce veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon dengesizliği veya bünye zayıflığı olabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Çörekotu, bal.

Hazırlanışı : Sabah, öğle ve akşam, tok karnına 2 kahve kaşığı çörek otu ile 3 kahve kaşığı süzme bal karıştırılıp, yenir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.

Tedavi için gerekli malzeme : İncir yaprağı, su.

Hazırlanışı : 4 su bardağı suya 4 adet taze incir yaprağı konur. 15 dakika kaynatılır. Sonra süzülür. Günde üç kere birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları, veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir. Aybaşı yokluğunun nedeni gebelik değilse aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su.

Hazırlanışı : Bir cezve suya bir kahve kaşığı kekik konur. Kaynatılıp süzülür. Ilık ılık içilir. Aynı işlem günde üç kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir. Yorgunluk ve sinirlilikten kaynaklanan gecikmelerde aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yumurta, elma kompostosu

Hazırlanışı : Hergün, 1 tane rafadan yumurta yenir. 3 su bardağı elma kompostosu içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Böğürtlen, su

Hazırlanışı : 2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür. Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Halk arasında.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). başa ait, kafa ile ilgili; baş gibi, kafa cinsinden. cephalic index kafatasının en uzun ve en geniş noktaları arasındaki oranın yüz ile çarpımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (şiir). kadeh; ayin esnasında kullanılan kadeh; kadeh biçiminde gonca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. dehliz). Holler, koridorlar, dehlizler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دهاليز] dehlizler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). doliko sefal, uzunkafalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اهالی] ahali, halk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat. beyne ait, dimaği. enceph'aloid s. beyin maddesine benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. beyin iltihabı, ansefalit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. hâliyye) (müzekkeri dilimizde «hâl» suretinde kullanılıyor, (bk.) Hal). Şimdiki, hâzır: Sene-i hâliyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halâ» dan if.) (mü. hâliye). 1. Boş, Fars. tehî, içinde bir şey olmayan: Hâlî bir ev, hâlî sandık. 2. Sahipsiz, ıssız, kimsesiz, tenha: Hâlî yer, hâlî sahralarda. 3. Bir şeyden Arî, müstesna, beri: Bu hareketi bir sebepten hâlî değildir; iki şıkkın birinden hâlî olamaz. 4. Meşguliyetsiz, uğraşılmayan, boş geçirilen: Hâlî bir vaktinizde; benim hiç hâlî vaktim yoktur: Eyyâm-ı hâliyede = Boş günlerde. 5. Açık, boş olan: Hâlî yer, memuriyet. ... den hâlî olmak, durmak = Yapmamak, etmemek: Çalışmaktan bir. gün hâlî olmaz, durmaz. Hâlî yerler, arazi-i hâliye = Sahipsiz, işlenmemiz arazi ve toprak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet. rug. floor covering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet. rug. carpeting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accusative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Turkish word meaning Carpet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Carpet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Turkish word for carpet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خالی] boş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) geri durmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ölkerli oda kilimi: Halı döşetmek: Uşak, Gördes halısı, halı seccade.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çapkın, edepsiz, açık meşrep.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حليب] süt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kalkana benzeyen yassı bir balık, (zool.) Hippoglossus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HALİÇ) (i. A.). 1. Koy, körfez. 2. Boğaz, kanal: Halîc-i Kostant’ıniyye = İstanbul’da, KAğıthane’ye doğru giden körfez: Halîc-i Fars -Basra Körfezi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

estuary. armlet. golden horn. firth. frith. mouth. sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

estuary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

golden horn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خليج] körfez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Bodrum, Halikarnas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük halı, kilim, seccade.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halı yapan ve satan veyahut döşeten. Halıcılar = Halıcı esnafı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet maker. carpet seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet maker / seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halı dokuma san’atı veya ticareti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpet business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the rug business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

18. yüzyılda Üçüncü Ahmet’in oğlu İehzade Mustafa’nın sünnet düğününde bir cambaz Haliç’i gemi direkleri üzerinde gerilen bir ipte geçti.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hulûd» dan if.) (mü. hâlide) (c. hâlidîn, hâlidât). Dâim dâimî, sürekli, Ar. sermedi. Ceziir-i hâlidât = Araplar’ın Kanarya adalarına verdikleri isim olup, o vakit bu adalar dünyanın en batı noktası kabul edilerek boylam dairelerinin başlangıcı sayılmıştı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خالد] sonsuz, ebedî.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sonsuz, daim, ebedi. 2.Bir yıldan çok yaşayan. 3.Türk dil kurallarına göre “d/t” olarak kullanılır. Halid b. Velid: Ünlü sahabi. Allah’ın kılıcı olarak anıldı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin sonsuzluğu ölümsüzlüğü.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (kim.) klor grupundan bir unsurla meydana gelen tuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Halid).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hulefâ). 1. Vekil, halef, birinin yerine geçen adam. 2. Peygamberimizin vekili ve halefi olan zat: Halîfe-i Resûlullah, halîfe-i islâm. 3. Eskiden BAbıâlî kalemlerindeki kâtiplere denirdi: Hacı halife = KAtib Çelebî’nin lâkabı (bu mânâ ile sonradan yalnız cem’i kullanılmıştır): Mektûbî-i sadâret hulefâsından = Başbakanlık hususî kalem kâtiplerinden. 4. (Türkçe: kalfa) (bk.) Kalfa. Hulefây-ı râşidîn = ilk dört Halîfe: Hz. EbûBekr, Ömer, Osman ve Ali. Ser-halîfe = Eskiden BAbıâlî kalemlerindeki kâtiplerin başı ve en kıdemlileri: Filân kalemde serhalîfe oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caliph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caliph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خليفه] halife. 2.kalfa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Halef, naib. 2.Hz.Peygamber’in vekili ve dünyadaki müslümanların başı olan kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Halîfenin görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caliphate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caliphate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

present. extant. present-day. the present time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the present time. the present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حال حاضر] şimdiki durum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at the present time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «helâk» ten if.) (mü. hâlike). Helâk olan veya olabilen, fânî, bekasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. halk’tan if.) (c. hâlikıyn). Yaratan, yaratıcı: Hâlık-ı Alem = Alemin yaratıcısı, Tanrı (esmây-ı hüsnâdan yani Allah’ın 99 adından biridir). Hayr-ül-hâlikıyn, ahsen-ül-hâlikıyn = Yaratıcıların en iyisi, en güzeli olan Tanrı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خالق] Yaratan, Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خالق] Tanrı. 2.yaratan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. halâik). Yaratılmış canlı, insan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خالقيت] yaratıcılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yaratıcılık, yaratmak hal ve sıfatı: Halıkıyyet yalnız Tanrı’ya mahsustur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HALİL) (i. A.) (mü. halîle) (c. hullân, ahillâ). Dost, muhib, yâr: Halîlullah, Halil-ür-rahmân = Hazret-i İbrahim’in lâkabıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «helâl» den smüş.). Koca, zevc.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Samimi dost, Allah’ın dostu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. musiki). Zilsiz def ki, bilhassa bazı tarîkatlerde kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halâ!» den smüş.). Karı, zevce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. musiki). Halîle çalan san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın dostu. Hz.İbrahim (a.s.).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hilm»den smüş.) (mü. halîme). Uysal huylu, yumuşak; sert ve hiddetli olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mild. lenient. gentle yumuşak huylu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حليم] yumuşak huylu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sakin, sessiz. 2.Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu. Allah’ın isimlerindendir. “Abd” takısı alarak kullanılması tercih edilir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

housebroken. meek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Yumuşak huylu olana yakışacak surette.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Halim). Peygamberimizin (s.a.s) süt annelerinden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hulûs» tan if.). (mü. hâlise). Karışık ve sahte olmayan, saf, temiz, doğru, hilesiz: Hâlis yağ, hâlis gümüş. Mahabbet-i hâlise = Hilesiz sevgi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pure. sheer. true. utter. unmixed. genuine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pure. unmixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خالص] katışıksız, saf, som.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Hilesiz, katkısız. 2.Karışmamış, katışıksız, saf, hilesiz. Temiz. 3.Yalnız, sadece. - (bkz.Muhlis).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Temizlik, doğrulukla, bir maksat altında olmayarak: Hâlisâne fikrimi söyledim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خالصانه] içtenlikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Halis).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hâlislik, saflık, temizlik, doğruluk, hilesizlik: Benim sözümün, kalbimin hâlisiyyeti açıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( HALİSÜ’D-DEM) (i. A.). Saf kan, kanına başka kan karışmamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. kimya). Birkaç şeyin karışmasından meydana gelen, karma, alaşım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alloy. mixture. admixture. aggregate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خليطه] karışım. 2.alaşım.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) pis kokan nefes.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şimdiki zamanda, şimdiki halde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حاليا] şimdi, şu anda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Boş olarak: Evi hâliyen bırakmışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Olduğu gibi. 2. Tabiî bir netice olarak: Bu şekilde çalışmakta devam edersen haliyle sınıfını geçersin.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

USB cihazlarının birbirleri arasında doğrudan veri aktarımı yapmasını sağlayan USB 2.0 özelliğini tamamlayan harika bir sistem.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) RAhatfezâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

human nature. human nature is just that way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

locative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: iştahlı). 1. Yemeğe isteği olan, boğazı, midesi açık: Bu hava ile insan daima iştihalı olur. 2. İstekli, arzulu: Lâkırdı söylemeye iştihalıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük halı, kilim, seccade, bk. Halı, kalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modest. unobstructed. unpretending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in chorus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. büyük kafalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mahleb). (bk.) Mahleb.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهالک] tehlikeli yerler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MUHALİF) (i. A. «halete» den if.) (mü. muhSİİfe). 1. Uymaz, karşı, zıt, aksi, benzemez: Bu iki renk birbirine muhaliftir. 2. Birbirinin aleyhinde bulunan, muvafakat etmeyen, zıt: Kendisi daima bana muhalif olur. 3. Siyasî iktidarın görüşlerine karşı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposing. oppositional. contrary. antagonistic. defiant. disaffected. dissident. hostile. opposite. repugnant. warring. dead against. dead-set against. opponent. adversary. antagonist. objector. anti. critic. dissenter. dissentient. dissident.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

averse. discordant. dissenter. dissident. opponent. opposing. contrary. cantradictory. adversary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adverse. against. contrary. dissenter. opponent. contrary to. in violation of. opposed to. opposing. of the opposition. conflicting. adversary. antagonist. anti. averse. dead set against. dissident. divergent. inimical. opposed. opposer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde şimdi kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «half» ten if.) (mü. mütehalife). Birbirine aykırı bulunan, birbirine uymayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «helâk» ten lf.) (mü. mütehâlike). Kendini tehlikeye atacak derecede arzu ve telâşla bir işe koşan, tehâlükle bir işe girişen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متخالف] birbirine uymayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. naftalin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fidan dallarından yapılan ve sofrada yemek sahanları altına konulan dairevî şey ki, sırmalı meşinden, madenden vs. den yapılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fidanlık, fidan yetiştirilen bahçe.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, orthocephalous s. kafatasının uzunluğu ile eni arasındaki oran orta derecede olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Fiyatı fazla olan, ucuz zıddı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensive. costly. high-priced. dear. pricy. pricey. precious. rich. sumptuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

costly. dear. exclusive. expensive. pricey. rich. sumptuous. swish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

costly. dear. expensive. high priced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pahalı hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase / to rise / to advance / to go up in price. to become dearer / more expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase / to rise / to advance / to go up in price. to become dearer / more expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eşyanın pahalı satılması hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness. dearness. preciousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. situation in which everything is expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness. dearness. preciousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. situation in which everything is expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large rug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tenhâ olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loneliness. isolation. solitude (of a place. seclusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), tic mark thalidomide

İngilizce - Türkçe Sözlük by