Agu ne demek? | Agu anlamı nedir? | Agu

Agu anlamı nedir?

Agu ne demek?

Agu anlamı nedir?

Agu | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: agu

Türkçe Sözlük

(i.). Zehir, sem. Agu ağacı = Zakkum ağacı ki iki nevi olup birine ak ve diğerine karaağu denir. Ağu otu = Baldıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Ufak çocukları oyalarr.jğa mahsus bir hitap olup, ağucuk dahi denir (bugün «agu», «agguu» söyleyişi yerleşmiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gurgle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sıtma, malarya; sıtma nöbeti . aguish (s). sıtmalı, sıtma getiren, nöbetli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. F.). Kucak: Bir ananın agûs-ı şefkati. Derâgûş etmek — Kucaklamak. Hemâgûş = Kucak kucağa sarılmış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آغوش] kucak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Roma’nın birinci imparatorunun isminden gelir: Augustus). Kullandığımız takvimin sekizinci ayıdır. Asya’da Süryânîce’den alarak (Ab) derler. Ağustosböceği = Yazın çok öten çırlak böceği, (mec.) Çok söyleyen geveze adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aug. august.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the month of August.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cicada.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cicada.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Tek başına düşmana saldıran yiğit. 2.Eski Türklerde bir rütbe adı. 3.Eski Türklerde bir kurt adı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kanın pıhtılaşmasına engel olan ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski Atina-da Akropol'ün yanında bulunan bir tepe; o tepede toplanan yüksek hukuk meclisi. Areopagite (i). Aeropagus meclisi üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kuşkonmaz, (bot). Asparagus officinalis. asparagus fern perçemli kuşkonmaz. wild asparagus dişi kuşkonmaz, (bot). Asparagus acutifolius.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Eski Türklerde hekimlere verilen isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Değeri ölçülemeyen gül.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. muhasara etmek, kuşatmak, etrafını çevirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

tıb. hıyarcıklı veba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Buzağı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ -gi). eski Yunan korolarının şefi; herhangi bir festivalin idarecisi.choragic (s). koro şefiyle ilgili veya ona ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atın omuzlarının arası. (bk.) Cidav.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). pıhtılaştırmak; pıhtılaşmak .coag'ulant (s). pıhtılaştıran. coagula-tion (i). pıhtılaşma. coag'ulator (i) pıhtılaştıran madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çog -1a) pıhtı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). meslektaş, mesai arkadaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., eski, (foto). gümüşlü levha üzerine çekilmiş fotoğraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (der = zarf edatı, Ağûş = kucak — masdar mânâsıyle kullanılır). Kucaklama, sarma. Der-SğOş etmek = Kucaklamak, sarmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [دعاگو] duacı, dua eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Eda).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (anat.) yemek borusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Fatma).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گوناگون] rengarenk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

The (heyg) Lahey .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [هجاگو] hicveden, yeren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هم آگوش] sarmaş dolaş, kucak kucağa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sarmaş dolaş olmak, kucaklaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Moğol hükümdarı olup, İran’da Moğol hanedanının kurucusudur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jaguar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large and powerful feline animal , ranging from Texas and Mexico to Patagonia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is usually brownish yellow, with large, dark, somewhat angular rings, each generally inclosing one or two dark spots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is chiefly arboreal in its habits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Called also the American tiger. a large spotted feline of tropical America similar to the leopard; in some classifications considered a member of the genus Felis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a large spotted feline of tropical America similar to the leopard; in some classifications considered a member of the genus Felis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Amerika'ya özgü kaplan cinsinden yırtıcı bir hayvan, jagar .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Otomobile binildikten sonra kapı kollarını gizleyen sensör sistemi.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kavuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun ki, birkaç günlük kuzularından alınan kürkü pek beğenilir. bk. Karakul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Lağım çamurunun işlenmesinde kullanılan oksitleme havuzu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lagune

coğ. deniz kulağı

Açık denizden bir kum setiyle ayrılan veya kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini alan sığ koy veya körfez.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lagoon denizkulağı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lagoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çeşitli memleketlere göre değişen yaklaşık olarak 5 kilometrelik uzaklık ölçüsü; bir saatlik yol, fersah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) birleşme, ittifak; özel amaçlar için meydana getirilen birlik, cemiyet; spor lig; (f.) birleştirmek, ittifak etmek. League of Nations Milletler Cemiyeti. be in league with müttefiki olmak. Hanseatic League ortaçağlarda Almanya'da birtakım

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Managua şehri, Nikaragua'nm başkenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مدیحه گو] övgü şairi, kaside şairi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Nikaragua.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nicaragua.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nicaragua. nicaraguan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Nicaragua.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) esophagus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a landlocked republic in south central South America; achieved independence from Spain in 1811.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Paraguay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

) A theocratic mission which governed native Indians from 1605 to 1769 It started when Spain granted the Society of Jesus exclusive rights to rule an area in what is now Paraguay and which then was inhabited by 100,000 to 200,000 Guarani Indians The previ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Paraguay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Güney Amerika, Arjantin’in kuzeydoğusunda yer alır.

Coğrafi konumu: 23 00 Güney enlemi, 58 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Güney Amerika.

Yüzölçümü: 406,750 km².

Sınırları: toplam: 3,920 km.

sınır komşuları: Arjantin 1,880 km, Bolivya 750 km, Brezilya 1,290 km.

Sahil şeridi: 0 km (kara ile çevrili).

Denizleri: yok (kara ile çevrili).

İklimi: Subtropikalden ılımana değişiklik gösterir.

Arazi yapısı: Rio Paraguay’ın doğusunda çimenli ovalar ve ağaçlı tepelikler yer alır; Rio Paraguay’ın batısındaki Gran Chaco bölgrsi genel olarak alçaktır, nehrin bir yakasında bataklıklar, diğer tarafında ise seyrek ormanlar ve dikenli çalılıklar yer alır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Rio Paraguay kavşağı ve Rio Parana 46 m.

en yüksek noktası: Cerro Pero (Cerro Tres Kandu) 842 m.

Doğal kaynakları: Hidro enerji, kereste, demir, manganez, kireçtaşı.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %6.

daimi ekinler: %0.

Otlaklar: %55.

Ormanlık arazi: %32.

Diğer: %7 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 670 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Su baskınları, düzensiz akan nehirlerin ortaya çıkardığı çamurlar.

Coğrafi Not: Kara ile çevrili; Arjantin, Bolivya, ve Brezilya arasında yer alır.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 5,734,139 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %2.6 (2001 verileri).

Mülteci oranı: -0.09 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 29.78 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 73.92 yıl.

Erkeklerde: 71.44 yıl.

Kadınlarda: 76.52 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 4.11 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.11 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 3,000 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 220 (1999 verileri).

Ulus: Paraguaylı.

Nüfusun etnik dağılımı: melez %95.

Din: Roma Katolikleri %90, Mennonite, ve diğer Protestanlar.

Diller: İspanyolca (resmi), Guarani (resmi).

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %92.1.

erkekler: %93.5.

kadınlar: %90.6 (1995 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Paraguay Cumhuriyeti.

kısa şekli : Paraguay.

Yerel tam adı: Republica del Paraguay.

yerel kısa şekli: Paraguay.

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.

Başkent: Asuncion.

İdari bölümler: 17 bölge ve 1 başkent; Alto Paraguay, Alto Parana, Amambay, Asuncion, Boqueron, Caaguazu, Caazapa, Canindeyu, Central, Concepcion, Cordillera, Guaira, Itapua, Misiones, Neembucu, Paraguari, Presidente Hayes, San Pedro.

Bağımsızlık günü: 14 Mayıs 1811 (İspanya’dan).

Milli bayram: Bağımsızlık günü, 14 Mayıs (1811).

Anayasa: 20 Haziran 1992.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECLAC (Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IADB (Amerika Bölgesi Kalkınma Bankası), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı),


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Paraguay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paraguayan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Paraguayan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paraguayan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Paraguayan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. belâ musibet; taun, veba; k.dili baş belâsı, dert; f. uğraşmak, rahatsız etmek; eziyet vermek, başına bela kesilmek; belâsını vermek. Plague take it I Plague on it! Allah belâsını versin! black plague kara veba. white plague verem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili sıkıcı, baş belâsı olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Prag.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Dubrovnik şehrinin İtalyanca adı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ölünün iyiliklerini anarak ağlama, mersiye. Sağu sağmak — Mersiye okumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ölülere ücretle ağlayan erkek veya kadın.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Saygın, kutsal.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soğuk et ve ançüez beraberinde yumurta ve soğan ile yapılmış bir yemek; herhangi bir karışım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -gi) lahit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ثناگو] öven.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şeyda).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طاغون] azılılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ طاغوت] büyücü. 2.şeytan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tavukgillerden çok bilinen kümes hayvanı ki, erkeğine «horoz» ve yavrusuna «piliç» denir. Varna, İsveç ve yanlış olarak ispenç tavuğu = Güvercin kadar küçüğü. Beç tavuğu, Nemçe tavuğu = Tavuktan çok farklı benekli bir cins kümes kuşu ki, çirkin bir bağırması vardır. Dağ tavuğu = Yabanî tavuk, bednos. Tavuk ayağı yemiş = Boşboğaz. Tavukotu = Anagalis denen bir cins bitki. Karatavuk = Avlanıp eti yenen bir cins siyah kuş. Tavukkarası = Bir göz hastalığı. Tavuk kanadı = Tüyden ateş yellemeye mahsus süpürge. Tavukgötü = Siğil çeşidinden elde ve ayakta çıkan nasır. Tavukgöğsü = Tavuğun göğüs etini didikleyip süte karıştırarak yapılan bir çeşit muhallebi. Hinttavuğu = Hindi. Tavukyılı = Türk takviminde yılların onuncusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «buğz» dan). Gizli düşmanlık besleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Nezle.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. muphem, bellisiz, bulanık, şüpheli, karanlıkça, muğlak. vague'ly z. müphem şekilde, belli belirsiz. vague'ness i. müphemlik, belirsizlik, muğlaklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -vagi) anat. onuncu kafa siniri, akciğer-mide siniri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ülkene gül. İlken için yararlı ol.

İsimler ve Anlamları by