Ahen ne demek? | Ahen anlamı nedir? | Ahen

Ahen anlamı nedir?

Ahen ne demek?

Ahen anlamı nedir?

Ahen | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ahen

Türkçe Sözlük

(i. F.). Demir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهن] demir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). («Ahen» demir, «rübûden» kapmak). Demiri kapan, mıknatıs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهن دل] acımasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنگ] uyum, ahenk. 2.eğlence.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ahenkli, uygun düzenli, yumuşak hareketli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آهنگ اصوات] ses uyumu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنگدار] uyumlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنگر] demirci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنگ گذار] uyumlu, ahenkli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Çoksesli musikide seslerin yürümesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. «Ahen» den). Demirden yapılmış. Demir gibi sağlam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنين] demirden. 2.demir gibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنين دل] katı yürekli. 2.yiğit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Armoni karşılığında Osmanlıca’da bir müddet musiki terimi olarak kullanılmıştır. (bk.) Armoni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kasıt, niyet: Aheng-i sefer. 2. Düzen, sesler arasında uygunluk, makam. 3. Çalgı takımının icra ettiği eser. 4. Çalgı ile eğlence, tarab. 5. Sesler, renkler vesaire arasında uygunluk. 6. Turan dillerinde kelimeleri terkip eden heceler arasında uygunluk. (Fr. Harmonie). Ahenk etmek = Eğlenmek. Çalgıya Ahenk vermek = Düzen vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low pitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmony. unison. harmony uyum. accord. agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmony. agreement. concord. accord. drinking bout. rhythm. concinnity. accordance. chime. concordance. congruence. consistency. consonance. music. rapport. tune. unison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنگ] ahenk, uyum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Uygun, uyum düzen, armoni. 2.Renkler arasında uygunluk. Sesler arasında uygunluk, düzen, makam. 3.Çalgılı eğlence-Saz takımınca icra edilen beste. 4.Kasıt, niyet.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنگ دار] uyumlu, ahenkli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهنکش] miknatıs.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harmonize. to bring in accord / agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Düzenli, makamlı. 2. Sesler veya renkler arasında uygunluk bulunan, uygun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in accord. harmonious. tuneful. in order. cadenced. canorous. coherent. concordant. congruent. congruous. consonant. euphonic. euphonious. harmonic. homophonic. melodic. melodious. sweet. symphonious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tuneful. harmonious. in tune uyumlu. amusing. entertaining eğlenceli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmonious. in agreement. rhythmic. melodic. melodious. congruent. consistent. consonant. harmonic. musical. sympathetic. tuneful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmoniousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Düzensiz, makamsız. 2. Sesler veya renkler arasında uygunluk bulunmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cacophonic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inharmonious. not in accord / agreement. discordant. unrhythmic. not in tune. tuneless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cacophony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of harmony / agreement. discord. unrhythmic sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهن ربا] miknatıs.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهن سای] törpü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.b.i.) (Kadın İsmi) - Ünlü bir çeşit lale.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هم آهنگ] uyumlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. hemâheng.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Kendisi istemediği halde, isteği dışında, zorla, cebren: Ikrâhen oruç bozana günah yoktur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اکراها] tiksinerek, iğrenerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İzâhât yolu ile.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ایضاحا] açıklayarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «dehn» den masdar). Şahsi menfaat İçin birini yüzüne karşı övme, koltuklama, dalkavukluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şahsi menfaati için birini yüzüne karşı öven, ikiyüzlü, koltuklayan, dalkavuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yüze karşı övmeye ve ikiyüzlülüğe ait: Müdâhenell söz, muamele.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مداهنه] yağcılık, yardakçılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناهنجار] doğru olmayan, uygun olmayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dişi tavus. pea jacket göğsü çift düğmeli kalın yünden kısa gemici ceketi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gömlek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيراهن] gömlek, mintan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شاهنشاه] şahlar şahı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAhinşah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SER-AHENG) (i. F. ser = baş, Aheng = çalgı). Çalgı takımının başı, orkestra şefi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ağızdan, yazı ile olmayarak, söylemekle: Kendisine emrinizi şifahen söyledim. Zıddı: Tahriren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viva voce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verbally. orally. viva voce. by word of mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شفاها] sözlü olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüfekçilik, sllâhendâz görevi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mat. çıkan, bir sayıdan çıkarılacak sayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yüz yüze, yüzüne karşı, Ar. muvâceheten, gıyâben mukabili: Vicâhen muhakeme oldular, vicâhen söyledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

face-to-face.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجاها] yüzleşerek, yüzüne karşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by