Ahır ne demek? | Ahır anlamı nedir? | Ahır

Ahır anlamı nedir?

Ahır ne demek?

Ahır anlamı nedir?

Ahır | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ahir

Türkçe Sözlük

(i. A. «ahr» dan if.) (m. Ahire). 1. Son, sonraki: Ahır nefes = Son nefes. Ahır zaman = Son zaman. Ahır zaman peygamberi = Hazret-i Muhammed. 2. Biten, son bulan: Ahır oldu, bitti. (c.). Evâhir = Son zaman, nihayet: Evâhir-i ömründe, evâhir-i muharremde. Bir adamın evvel ve Ahırı = Başlangıçtaki ve sonraki hali. Min evvele ilâ Ahire = Başlangıcından nihayetine dek. Sonra, en sonra. Akıbet: «Eyledin zülfün gibî Ahır perişan hâlimi» (RÜhî). Evvel ve Ahır = Başlangıç ve son, her vakit. Ahırül-emr — En nihayet, akıbet (c.). Ahırîn = Sonrakiler. Evvelin ve Ahırın = Öncekiler ve sonrakiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). (Aslı Türkçe olup, Farsça’ya dahi geçmiştir). Hayvanların barındırıldığı dam, Istabl. Mîrâhûr = Hükümdar hayvanlarının idaresine memur adam, Istabl-ı Amire müdürü. Has Ahûr = Hükümdarın hayvanlarına mahsus ahır ve bu ahırın memurlarının ikametine mahsus idare, Istabl-ı Amire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. ahîre). Sonraki, en sonra vaki olan, son: Meclisin karar-ı ahiri = Son kararı, iş’Ar-ı ahîre değin = Sonra vaki olacak iş’ar zamanına kadar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stable. shed. barn. byre. cowhouse. cowshed. crib. stabling. stall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barn. stable. stall. shed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stable. shed. barn. crib. stall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آخر] son, en son.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delillerle belli olan Allah’ın kulu. - ez-Zahir, Allah’ın isimlerindendir. (bkz.ez-Zahir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.), (bk.) Ahır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آخر کار] sonunda. 2.sonuç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [آخربين] ileri görüşlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آخره] son.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). En sonra, şimdiki zamandan az evvel: Ahiren alınan emre göre. («ahiren» ile «muahharen» arasında fark vardır. Birincisi şimdiki zamana nisbetle kullanılıp ona yakınlığı bildirir, ikincisi ise diğer bir hal ve vakanın zamanına nisbetle kullanılıp ondan uzaklığı gösterir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recently. lately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اخيرا] geçenlerde, son zamanlarda, son olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

future life. hereafter. eternity. after-life. afterdeath. beyond. underworld. the unseen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life to come.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آخرت] öbür dünya.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ahretlik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) 1.ahiret kardeşi. 2.evlat edinilen öksüz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. Ahır), (bk.) Ahır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [آخرین] sonuncu. 2.sonrakiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (sâhir’in c.). Büyücüler, büyüleyiciler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [آخرکار] sonunda, nihayet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (Hayvan) ahırda çok yatıp hamlamak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آخرالامر] sonunda, işin sonunda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk Musikisi’nde TAhir makamının eski adı. (bk.) TAhir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mübâhire). 1. Zâhir, açık, görünen: Asâr-ı bâhire = Açık eserler. Alâmât-ı bâhire = Açık alâmetler. 2. Parlak, güzel.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Deniz, derya. 2.Yalancı, ahmak, alık. 3.Ekin sulayıcı, sulayan. 4.Belli, besbelli, açık, apaçık. 5.Işıklı, parlak, güzel. Bahir (Abdurrahman) İst. 1688-1746). Osmanlı dönemi kadılarından. Şair, bestekar.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kulağı yarık dişi deve veya koyun. Hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi olduğu zaman hayvanın kulağı kesilerek belirtilirdi. - Kur’an-ı Kerim, bu adetleri kaldırmıştır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Işıklı, parlak, güzel. 2.Dikenli ağaç. 3.Açık, apaçık. 4.Çok koşan cins deve. 5.Vapur.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [باخرد] akıllı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. cumhur). Cumhurlar, topluluklar, (bk.) Cumhûr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جماهير] cumhuriyetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. cevher). Kıymetli taş, elmas: Cevâhir takmak, cevâhirle donatmak. Elmastan yapılmış veya elmasla süslü, cevâhir yüzük. Cevâhir yumurtlamak = Münasebetsiz sözler söylemek. (bk.) Cevher.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewellery mücevher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewelry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جواهر] mücevherler. 2.mücevher.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Cevherler, elmaslar, kıymetli taşlar. 2.Mayalar, özl(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Mücevherci, elmas vesair kıymetli taşlar ve bunları hâvî tezyinat yapan ve satan adam: Cevâhircilerde aramalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cevahirci sanat ve ticareti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Cevâhirci, elmas alıp satan, kuyumcu, mücevher taciri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pigsty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Ahır). Son günler, son zamanlar: Ağustosun evâhırinde, evâhır-i ömründe, (bk.) Ahır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اواخر] sonlar, son günler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اول آخر] alt tarafı, önü sonu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. fahr’den if.) (m. fâhire). 1. Kıymetli, ağır, güzel, parlak: Libas-ı fâhir = Kıymetli elbise. 2. İftihar eden övünme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فاخر] değerli. 2.şerefli, onurlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Övünülecek, iftihar edilecek. 2.Şerefli, kıymetli. 3.Parlak, güzel, mükemmel.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Fahir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. harhara). (bk.) Harhara.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) İlâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kahr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kahır» dan if.) (mü. kahire). 1. Kahreden, zor ve cebreyleyen, mahveden: Kuvve-i kaahire, satvet-i kaahire. 2. Üstün gelen, galip, muzaffer. 3. Def ve izâle den: Kahir-üs-sümûm = Panzehir: Mısr-ı Kahire ve Kahire = Mısır’ın başkenti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grief. sorrow. remorse. distress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grief. deep sorrow. great distress. unjust treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قهر] yok etme. 2.çok üzülme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قاهر] kahreden, yok eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Allah’ın sıfatlarındandır. Kur’an-ı Kerim’de iki yerde geç(Erkek İsmi) 2.Kahredici, zorlayan. 3.Yok eden. 4.Ezici kuvvet. Kahir Billah: Abbasi halifesi. (Ebu Mansur Muhammed el-Mutezid). Muktedir’in kardeşi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overwhelming majority. crushing majority. whooping majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kahretmek, çok üzülüp teessüf etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Zorlama, zorla bir iş yaptırma, Ar. cebir, icbâr. 2. Galip gelip batırma, mahv ve helâk etme, yok etme, tenkil: Düşmanlarını kahretti; kötü adamları Allah kahreder. 3. (Türkçe) Bir mahrumiyet ve mağduriyetten dolayı kendisini yiyecek surette keder etme, böyle bir keder ve infialden müteessir olma, keder içine işleme: Çalışmasının mükâfatını görmediğinden kahretti; kahrından telef oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mahâret» ten if.). (mü. mâhire, c. mehere). Elinden iş gelir, becerikli, üstad, usta, maharetli, hâzık: Pak mahir operatör, san’atında pek mahirdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expert. skilful. proficient becerikli. usta.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expert. skillful. dexterous. great. great at. handy. proficient. subtle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماهر] becerili, maharetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Maharetli, hünerli, elinden iş gelir, becerikli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Maharetle, ustalıkla: Mâhlrâne bir şekilde konuştu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Mahir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Maharet, ustalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mefharet). Mefharetler, övünmeler, bk Mefharet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفاخر] övünülecek şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - İftihar edilecek, övünülecek şeyl(Erkek İsmi) Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. meşhûr). Meşhurlar, ünlüler, (bk.) Meşhur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشاهير] ünlüler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mazhar). (bk.) Mazhar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fahr» dan if.) (mü. mufâhire). Mufaharet eden, akranına üs-, tün çıkmaya çalışarak övünen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mufâhir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Övünen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Fahreden, övünen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hı ile) (i. A. «fahr» dan if). Tefâhür eden, övünen, kurulan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zahr» dan masdar). Birinin tarafını tutan, yardım eden.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zahir olan, arka çıkan, yardım eden, koruyan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Ayın ilk günü ya da son gecesi.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نصف اخير] son yarısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rebî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sihr»den if.) (mü. sâhire). 1. Büyü eden, büyücü, sihirbâz. 2. mec. Aşırı güzelliği ile herkesi büyüleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sehr» den if.) (mü. sâhire). Uykusuz, gece uyuyamayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ساحر] büyücü. 2.büyüleyici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Gece uyumayan, uykusuz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Büyülercesine, büyüler gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yeryüzü.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Geceleri uyumayan, uykusuz. 2.Büyücü, büyüleyici güzel.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şerefle çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde bir basit makam. Nevâ makamının inici şeklidir. Lâ (dügâh) perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tahâret» ten if.) (mü. tâhire). T. Temiz. 2. Abdesti bozan şeylerden temiz olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طاهر] temiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Temiz, pak. 2.Türk musikisinde basit bir makam. 3.Her türlü günah ve ayıptan arı olduğundan Rasulullah (s.a.s)’a bu isim verilmiştir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde buselik beşlisi ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Tahir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Denizaltı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحت البحر] denizaltı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zuhûr.dan if.) (mü. zShire). 1. Meydanda olan, açık, Aşikâr: Bu. zâhir bir iştir. Zâhir olmak = Zuhur etmek, meydana çıkmak. 2. Bir şeyin meydanda ve açıkta olan şekil, dış yüz. 3. Elbette, şüphesiz: Zâhir yarın gelecektir, öyledir zâhir (bu mânâ ile halk ağzında «zağar»),

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. evident. outer appearance. apparently. it seems that. certainly. of course.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ظاهر] ortaya çıkan, görünen, zuhur eden. 2.belli, açık, aşikâr. 3.sanırım. 4.görünüş, dış yüz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Parlak, parlak yıldız. Allah’ın isimlerindendir. Kur’an-ı Kerim’de Hadid suresi 3.ayette geç(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ortaya çıkmak, görünmek, zuhur etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ظاهربين] sadece görünüşe bakan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. zahâir). Vaktinde sarfolunrnak üzere tedarik edilip depolanan yiyecek maddeleri: Zahire tedarik etmek, zahire anbarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

store of grain. cereals. store of provisions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provisions. stock of grain. stack of foodstuffs. stores. cereal. corn. produce. purveyance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذخيره] depolanmış erzak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Zahir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Meydanda olarak, Aşikâr bir şekilde, görünüşte: Zâhiren dost görünüyorsa da, aslında düşmandır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظاهرا] görünüşte, görünüşe göre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. zâhiriyye). Zâhirde olan, dıştan görünen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظاهری] dış görünüş ile ilgili, görünüşteki.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Dış görünüşler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ظاهرپرست] sadece dış görünüşe bakan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zevâhir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظواهر] dış yüzler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. zâhire Türkçe’de kullanılmamıştır). Bir şey veya şahsın meydanda olan ve görünür tarafları, dış görünüşü.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Parlak yıldızlar. 2.(bkz.Zahir). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by