Akd ne demek? | Akd anlamı nedir? | Akd

Akd anlamı nedir?

Akd ne demek?

Akd anlamı nedir?

Akd | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: akd

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عقد] düğümleme, bağlama. 2.nikah. 3.kararlaştırma. 4.kurma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Himaye altında olan cariye, kadın, köle.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kadeh). Kadehler. (bk.) kadeh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقداح] kadehler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kadem). Kademler. (bk.) Kadem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقدام] ayaklar. akdedilmek yapılmak, uygulanmak, icra edilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kader. Kaderderler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conclusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Kadîm» den itaf.). t. Daha kadîm, daha ve pek eski, mukaddem : O, berikinden akdemdir. 2. Daha önde, daha ileri, daha ehemmiyetli, tercihe şayan, mukaddem : Bu iş ondan akdemdir. Once: Bundan akdem, bundan evvel, mukaddemâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقدم] önce, önceki.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

evvelce, az önce, yakında: Akdemce yazmış olduğum üzere.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the mediterranean. mediterranean sea. mediterranean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mediterranean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Mediterranean. mediterranean sea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Kudüs» dan) Daha veya pek ve en mübarek ve mukaddes, kudsiyete en yakın: Zât-ı akdes-i cenâb-ı risâlet penâhî = Peygamberimiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقدس] en kutsal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - En kutsal.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(A. Türkçe). —Mukavele, muahede, ittifak, içtima gibi bağlaşma veya toplaşma mânâsı taşıyan Arapça kelimelerle — Yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negotiate. to make. to contract. to draw up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to conclude. to enter into. to make. to execute. to covenant. to contract. to sign. strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) eylemek yapmak, uygulamak, icra etmek, imzalamak, antlaşma yapmak, sözleşme yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meyvaları müshil olan dikenli bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(Gemeiner Kreuzdorn, Nerprun Alaterne, Common Buckthorn): Mayıs-Haziran aylarında, sarı-yeşil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir ağaçtır. Orman ve koru kenarlarında bulunur. Dalları karşılıklı, uçları diken halindedir. Yaprakları karşılıklı ve saplıdır. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmıştır. Küre şeklinde ve bezelye büyüklüğündeki meyvası evvela yeşil, olgunlukta morumsu-siyah renk alır. Türkiye’de yetiştiği yerler: Bolu ve Trabzon civarıdır. Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmı taze meyvalarıdır. Meyvalerında yağ, renkli maddeler, şeker ve glikoz vardır. İyi bir müshildir. Şurubu yapılır. Müshil ilacı olarak kullanılır. Bunlardan başka meyvalarından yeşil bir boya da hazırlanır. Memleketimizde yetişmekte olan bir Akdiken çeşidi de “Cehri” adıyla anılır. Bu cins sadece memleketimizde yetişir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İyi, doğru, güzel konuşan kişi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gerfalcon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Doğan).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Doruğu bulutlu dağ.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

or else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

else. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the contrary. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عرقدار] terli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yol arkadaşı, yoldaş, Fars. hempâ. 2. Arkadaş, Ar refik, aynı meslekten olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Ci.). 1. Yol arkadaşı, yoldaş, Fars. hempâ. 2. Arkadaş, Ar refik, aynı meslekten olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [بيدقدار] bayraktar, sancaktar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i bozulma, durma (makina); asap bozulması, çökme; teferruatlı hesap; analiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yokluk, bulunmama, (bk.) Fıkdân.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فقد] yokluk, yoksunluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ke ile) (i. F.). Toprak yeri, dünya, arz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labor contract. employment contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kudüm» dan masdar). Dönme, dönüş, gelme, geliş. Makdem-i bahar = Baharın gelişi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مقدم] gelme, geliş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kudret» ten masdar). Zor, güç, kudret, iktidar, kuvvet: Ona makderetim yetişmiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kadh» tan imef.) (mü. makdûha). Makbûl olmayan, ayıp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kader» den imef.) (mü. makdûre). Kader icabı olan. Tanrı’ ca takdir olunan, (i. A. c. mekadir). 1. Kader. 2. Kudretin yettiği derece ve miktar, elden gelen: Sarf-ı makdûr etmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مقدور] güç. 2.elden gelen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نقد] nakit. 2.madeni para.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (c. nukûd). 1. Para. 2. Paradan ibaret olan mal ve servet. 3. Peşin para. Nakd-i cin = Pek kıymetli şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Para olarak, para hâlinde. 2. Peşin, elden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نقدا] peşin olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. nakdiyye). Paraya ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in cash. pecuniary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pecuniary. monetary. in the form of money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(isim) "ekonomi"

Para bakımından değer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intangible value.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security given or possessed in the form of ready money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

financial / pecuniary aid / assistance. cash / monetary assistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Arapça nakd’den). 1. Hazır ve peşin para. 2. Kıymetli mal.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پاک دامن] iffetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Irz, namus, iffet sahibi olma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [رونقدار] revnaklı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAKDİM) (i. A.) (c. takdîmât). 1. Öne geçirme, ileriye sürme, bir şeyi diğerinden önce bulundurma. Takdîmü’l-ehemmü ale’i-mühim = Daha mühim olan işi mühimminden önce yapmak. 2. Birinin ve bilhassa bir büyük zâtın huzûruna bir şey götürme, verme: Sadrâzama bir hediye takdim edildi. 3. Bir adamı diğer birinin huzûruna çıkararak görüştürme, tavsiye etme: Yarın geliniz sizi hoşlanacağınız bir zâta takdim edeyim. Takdim ve te’hîr = Bir cümlenin bazı yerlerini yukarıya alıp diğerlerini aşağıya alarak yer değiştirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation. introduction. presenting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introduction. offer. presentation. presentment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation. presenting. offering. introducing sb to sb else. introduction. offer. presentment. submission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تقدیم] sunma, sunuş. 2.öne alma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sunulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to introduce. to offer. to present. to submit / to tender. extend. feature. herald. lay before. lodge. prefer. send in. weigh in with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sunmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a master of ceremonies. emceeing. compèring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «takdim» gibi masdar). Uste takdim olunan, sunulan şey, verilen hediye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تقدمه] sunuş. 2.armağan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAKDİR) (i. A.) (c. takdîrât). 1. Kader, ilâhî ve ezeli hüküm: Tedbir daima takdire uygun gelmez. 2. Kıymet biçme, fiyat tâyin etme. 3. Bir adamın değerini anlayıp itiraf etme, kadir bilirlik. 4. Beğenme. 5. Farz, ihtimal, itibar, çare. 6. Bir mânânın zihinde canlandırılması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciation. admiration. recognition. estimation. approbation. commendation. discretion. estimate. opinion. regard. tribute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admiration. appreciation. approbation. commendation. estimate. estimation. tribute. predestination. fate. understanding. case. prearrangement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciation. estimation. recognition of the worth / merit / importance of sb / sth. assessment. understanding fully. approval. commendation. applause. distillation. critical appraisal. discretion. estimate n. evaluation. fate. front. plaudit. predestinat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تقدیر] değerlendirme. 2.beğenme. 3.Tanrı’nın isteği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Beğenme, değer verme. 2.Allah’ın isteği, Allah’ın yazdığı. İnsan için tesbit edilen hayat çizgisi.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.değerlendirilmek. 2.beğenilmek. 3.değer biçilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admire. appreciate. commend. esteem. recognize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to estimate. to appreciate. to recognize the worth / merit / importance of sb / sth. to understand fully. to approve. to appraise. to assess. to distill. consecrate. get the hang of. ordain. to carry a tribute. upbear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.değerlendirmek. 2.beğenmek. 3.değer biçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

judicial discretion. right to exercise judicial discretion. discretionary right.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

judicial discretion. discretionary authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Beğenilen bir işe karşı verilen yazılı kâğıt.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Takdir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admirable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Değer biçerek: Hizmetini takdîren terfiine karar verdiler. 2. Takdir şekliyle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقدیرا] takdir ederek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. takdîriyye). Takdire ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) Beğenen, takdir eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

testimonial. certificate of merit. letter of appreciation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certificate / letter of commendation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تقدیرنامه] başarı belgesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. takdîsât). 1. Mukaddes tutma, kudsiyyet verme: Bütün Müslümanlar KAbe’yi takdîs eder. 2. Hamdetme, şükretme: Cenâb-ı Hakk’ı takdîs etmek. 3. mec. Pek fazla saygı gösterme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanctification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benediction. blessing. sanctification. consecration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blessing. conservation. sanctification. hallowing. glorifying. benediction. consecration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقدیس] kutsama, ululama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bless. to consecrate. to sanctify. to hallow. to glorify. dedicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by