Akib ne demek? | Akib anlamı nedir? | Akib

Akib anlamı nedir?

Akib ne demek?

Akib anlamı nedir?

Akib | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: akib

Türkçe Sözlük

(ka kalındır) (i. A. «akeb»den smüş). Bir şeyin ardından gelen, arkası sıra giden, akîbinde: Arkası sıra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. avâkıb). I. Son, Ahir, pâyân, nihayet, encam: Bu çapkının Akıbsti ne olacak? Akıbetini düşünmek. 2. Netice. Akıbeti hayırdır. Nihayet, bilâhere: Akıbet benim dediğimin doğruluğunu anladı. Akıbet benim dediğime geleceksiniz. Akıbet-ül-emr = İşin sonunda, nihayetü’l-emr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

end. result. outgrowth. aftermath. curtains. denouement. event. issue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doom. fate. end. consequence. outcome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

end. outcome. attendant. denouement. event. fate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاقبت] son.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. akıbet, son, F. = endişîden = Düşünmek). Her işin sonunu ve neticesini evvelden düşünen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir işin sonu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Akıbet, son, F.: dîden: Görmek). Her işin sonunu evvelden gören, uzak görüşlü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عاقبت بين] sonu gören, ileri görüşlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عاقبت اندیش] sonunu düşünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاقبت الامر] sonunda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c._) (m. Akıbet). Akıbetler, neticeler, (bk.) Akıbet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عواقب] sonuçlar. 2.sonlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. kevkeb). Kevkebler, yıldızlar, bk. Kevkeb.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کواکب] yıldızlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. menkabe). Menkabeler. (bk.) Menkabe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مناقب] menkıbeler, övgüye değer özellikler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merkeb). 1. Binilecek şeyler. 2. Merkepler, eşekler, (bk.) Merkep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mevkib). (bk.) Mevkib.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مراقب] denetçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ardı sıra, arkası sıra, arkasından: Şiddetli yağmuru müteakiben sıcak bir güneş çıkınca ortalık kurudu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «rükûb» dan if.) (mü. müterâkibe). Kiremit gibi birbiri üstüne binmiş olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متعاقب] ardından.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «nakabet» ten) (c. nukabâ). 1. Bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili. Nakıybü’l-eşrâf = Osmanlı devrinde seyyid ve şeriflerin başı olan din adamı. 2. Bir tekkede kıdemli derviş veya dede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نقيب] şeyh yardımcısı. 2.reis vekili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili. Bir tekkede, şeyhin yardımcısı olan ve en eski derviş veya dede.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.İnsan ruhu. 2.Akıl.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «rekabet» den) (c. rukabâ) (F. c. rakıybân). 1. Diğeriyle aynı şeyi isteyen, bir sevgiliyi seven Aşıkların birbirlerine nisbeten herbiri. 2. Bir iş, san’at, ilim veya sporda meslektaşlarıyla yarışıp onları yenerek ilerlemek isteyen: Birbirine rakîb iki doktor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rükûb» dan if.) (mü. râkibe). 1. Binici, binen, binmiş, Fars. süvâr. 2. Hareket edip giden bir şeye, bir nakil vasıtasına giren veya girmiş olan: Gemiye, arabaya râkib olmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رقيب] rakip.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ راکب] binen. 2.binici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Herhangi bir alanda üstünlük sağlamaya çalışan taraflardan herbiri. Koruyucu. “Görüp gözeten” Allah’ın isimlerinden.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

binmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Bindiği, binmiş olduğu halde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [راکبا] binerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sakb» dan if.) (mü. sâkıba) (c. sevâkıb). 1. Bir yandan bir yana delen, delik açan, delip geçen. 2. Pek parlak. Necm-i sâkıb = Parlak yıldız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثاقب] delici. 2.parlak yıldız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Delen, delik açan. 2.Çok parlak. - Türk dil kuralı açısından “b/p” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Parlak, ışıklı. 2.Delen, delik açan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâkıbe). (bk.) SAkıbe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

izlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TA’KİBAT) (ka ile) (i. A. c.) (m. tâkıyb). Kovuşturma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proceedings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prosecution kovuşturma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proceedings. legal action. prosecution of a case.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subsequent to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

following. after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تعقيبا] takip ederek, izleyerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. terkîb). Terkipler. (bk.) Terkib.

Türkçe Sözlük by