Aklık ne demek? | Aklık anlamı nedir? | Aklık

Aklık anlamı nedir?

Aklık ne demek?

Aklık anlamı nedir?

Aklık | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aklik

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Beyazlık, beyaz renk. 2. Düzgün. Yüz aklığı = Lekesizlik, namus, iffet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whiteness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Budalalık, akılsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idiocy. stupidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foolishness. idiocy. stupidity. folly. imbecility. tomfoolery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Topallık, arc.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lameness. hitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malfunction. lameness. lopsidedness. hitch. defect. disorganization. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. fault. trouble. limp. interruption. delayed. defect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yükseklik karşılığı, pestî. 2. Boy kısalığı, (mec.) Zillet. 2. Mübalağalı hasislik, cimrilik. 3. Korkaklık, nâmertlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baseness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enormity. ignominy. infamy. turpitude. villainy. lowness. shamefulness. vileness. meanness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lowness. shamefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Asalak olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parasitism. the character of as ponger. greasing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşünmeksizin her işe atılıp karışan adamın hal ve sıfatı, mülâhazasızlık, savrukluk, cür’et, mec. Yiğitlik, cesaret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

temerity. rashness. recklessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boldness. intrepidity. forwardness. recklessness. impulse. mettle. temetry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çabuk aldanır adamın hali. Alıklık, şaşkınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gullibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Canbaz nalını. 2. Sütün kaidesi, kürsü taşı, (Fr. piidestal).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Canbaz nalını. 2. Sütün kaidesi, kürsü taşı, (Fr. piidestal).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stilt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedal. stilt. treadle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedal. tradle. place to step on. footing. footrest. stilt. treadle. trestle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idleness. unemployment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idleness. being without any real job. lounge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not to work. loaf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İki kızkardeşls evlenmiş iki adam arasındaki münasebet ve akrabalık.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Affiliate Company, Subsidiary)

İşletmenin doğrudan veya dolaylı olarak en az % 50 oranında oy hakkına veya en az bu oranda yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olduğu iştiraklerdir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i). Vaktiyle sultanların tahsisatı, has arpalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Batak yeri, batılan yer, çamurluk ve pek sulak yer. Orada bir büyük bataklık vardır. Sıtmanın önünü alıp havayı ıslah için bataklıkların kurutulması lâzımdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boggy. swampy. bog. fen. quicksand. marsh. quagmire. quag. everglade. morass. moss. sink. slough. swamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bog. fen. flat. marsh. marshy. morass. ooze. quagmire. quicksand. slough. swamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guagmire. bog. marsh. moor. morass. slough. swamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marsh gas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marsh gas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bulanık olmayıp saf ve açık olan su veya havanın hali: Bu suyun, bugünkü havanın berraklığı ne kadar güzel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clearness. limpidity. clarity. definition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dotage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dotage. senility. dementia. second childhood. secondary childhood. senile dementia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Gemilerde direklerin başlarına doğru yapılan taraçamsı yer ki, bâzı hizmetlere mahsustur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crow's-nest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crack. stupidity. craziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çıplaklık. 2. Tüysüzlük, dazlaklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çıplak olanın hâli, giyinmemiş veya soyunmuş olma. Osm. üryanlık, bürehnelik. 2. Süs veya takımdan uzak olanın hâil, sadelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bareness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nude. nudity. nakedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nakedness. nudity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çırak olma hali; çırağın yaptığı iş. 2. Çırağa verilen ücret, (bk.) Çırağlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprenticeship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprenticeship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kol veya el sakatlığı yahut eksikliği. Ar. şellel, cezm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çorak yer. Fars. şûrezâr, kıraç yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aridity. barrenness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foolishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dayak cezasını hak etmiş: Dayaklık bir kabahat değildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tellâklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

EX Kulaklıklar, derin bas sesler ve gerçek bir konfor sunmak üzere tasarlanan, kompakt ve hafif Sony kulak içi kulaklık serisidir.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Real Estate Investment Trusts)

Gayrimenkuller ve gayrimenkule dayalı sermaye piyasası araçlarından oluşan portföyü işleten ve gayrimenkule dayalı projelere yatırım yapan sermaye piyasası kurumlarıdır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(General Finance Corporations)

(Corresponding Special Purpose Vehicles in Securitization) Alacakların temellükü ve bu alacaklar karşılık gösterilerek düzenlenen varlığa dayalı menkul kıymetlerin ihracı ve halka arzı amacıyla kurulan anonim ortaklıklardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Publicly-Held Corporation)

Hisse senetleri halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıklardır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Kızılötesi (IR) ve RF kulaklarda, kablosuz ağ menzili dışına çıkıldığında ya da verici ile kulaklıklar arasında bir engel meydana geldiğinde rahatsız edici bir cızırtı duyulabilir. Otomatik Susturma, alınan sinyal yeniden kabul edilebilir bir seviyeye gelinceye kadar bu gürültüyü susturur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I.). Uzaklık, ayrılık, mesafe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Suya bulaşmış olan şeyin hâli, nemlilik, Ar. tebellül, tartîb: Bu elbisede bir ıslaklık vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kaçma hâli, firar, firârîlik: Asker kaçağı olduğu haber alınıp yakalandı. 2. Gümrükten veya resimden kaçırılmış olma: Bu tütünün kaçaklığı bellidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalpak İmâline yarayan: Kalpaktık astragan veya taklidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prostitution. moral turpitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kapak taşı.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kapalı kulaklıklar, tüm kulağın kulaklıkla kapandığı, dolayısıyla kulaklığın akustik özelliklerinin çok yakından kontrol edilebildikleri kulaklıklardır. Sonuçta dış sesler neredeyse tamamen ortadan kaldırılırken, özellikle baslar olmak üzere çok yüksek bir ses kalitesine ulaşılır. Kapalı kulaklıklar özellikle HiFi kullanım için idealdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Kavak ağaçları olan yer: Orada bir kavaklık vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poplar grove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slipperiness. unreliability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

machismo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

litheness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

briskness. alertness. agility. fluency akıcılık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

energy and alertness. neatness. lilt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Esirgememe, merhametsizlik, gaddarlık: Onun kıyaklığı emsalsizdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being swell or super.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Döşeme tahtalarının altındaki kirişler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joisting. floor framing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu kulaklıklar, sesi iletim istasyonundan kulaklıklara aktarmak için kablosuz kızılötesi sinyalini kullanırlar. Bir iletim istasyonu aynı sinyali birden fazla kullanıcıya aktarabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

general partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commandite partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Korkan adamın hâli. Ar. havf. 2. Cesaretsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cowardice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cowardice. timidity. cowardliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cowardice. fearfulness. timidity. cold feet. pantophobia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act cowardly. cop out. to show the white feather. funk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Soğuktan korumak için kulağa geçirilen kumaştan kılıf. 2. Portatif radyoların, telefon veya telsiz cihazlarının kulağa tutulan kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headphone. headset. earpiece. earphone. deaf-aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earphone. earflap. earlap. headphones. headset. hearing aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headphone. earphone. earflap. earlap. earpiece. hearing aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuruluk, yağmursuzluk, rutubetsizlik. Ar. yubûset: Bu kuraklık bir müddet daha devam ederse ekinler yanacak. 2. Yağmursuzluktan ileri gelen kıtlık: Hindistan’da kuraklık olduğu söyleniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Belirsiz zamanlarda meydana gelen ve canlıların (özellikle bitkilerin) yaşamını tehlikeye düşürecek veya onları zarara uğratacak kadar azalmış bulunan su kıtlığıdır. Bu tanımlamadan anlaşılacağı üzere, belirli bir iklimin karakteristiği olarak belirli mevsimlerde su kıtlığı ” kuraklık” değildir. Herhangi bir yılın, herhangi bir mevsiminde meydana gelen alışılmışın dışındaki su noksanlığıdır. ( Trockenheit/drought, dryness )

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drought. dryness. dry. aridness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aridity. drought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limited partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolute temperature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Mutfağın ateş yanan yeri: Mutfak ocağı. 2. Duman çıkması için çatıda açılmış büyük baca. 3. İri kereste, temel direği. 4. Osmanlı devrinde devletin irsi olarak verdiği mâlikâne: Ocağa ait. Ocaklık demir = Cankurtaran demiri, büyük lenger.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şirket: Ortaklık, ticaretin ruhudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partnership. association. company. community. coparcenary. copartnership. joint adventure. joint undertaking. joint venture. participation. privity. tie-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

association. incorporation. partnership. society. firm company. partnership iştirak. müşareket. firm. company. corporation şirket. kumpanya.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partnership. company. consortium. copartnership. corporation. firm. interestedness. joint partnership. participating state. participation. partnership firm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partnership agreement. deed / contract of partnership. contract of copartnery / partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partnership agreement. deed / contract of partnership. contract of copartnery / partnership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

changefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

volatility. frivolity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

changefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

volatility. frivolity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pâk olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Parlak olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brightness. brilliancy. brilliance. luster. lustre. glossiness. radiance. shine. splendor. splendour. effulgence. flamboyance. flame. flashiness. glazing. gleam. glitter. gorgeousness. incandescence. irradiance. lambency. liveliness. lucency. lumines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire. gloss. glow. irradiation. light. luminance. luminescence. luminosity. lustre. polish. radiance. sheen. shine. sparkle. splendour. varnish. brilliance. brightness. luster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brightness. gleam. gloss. glow. irradiation. radiance. refulgence. resplendence. shine. brilliance. greatness. light. lustre. briliancy. glossiness. radiancy. luminosity luminescence. bloom. glitter. polish. luminance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

LCD panel parlaklığı, yüzeyde bir nokta bırakan ışık miktarıyla ölçülür. Parlaklık kandela birimiyle (bir mumun yaydığı ışık) hesaplanan uç nokta parlaklık seviyeleri sayesinde, iyi aydınlatılmış odalarda veya pencere gibi diğer ışık kaynaklarının yanında bile canlı renk netliği ve resim doğruluğu elde edilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Tahta veya demir sıra çubuklardan ibaret bölme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rail. railing. bar. guardrail. balustrade. banisters. grating. grill. grille. fence. fencing. grid. hurdle. paling. palisade. rack. trellis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balustrade. fence. grid. parapet. rail. railing. guard. banisters. grating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fence. palisade. balustrade. railing. grill. window-guard. baluster. baluster railing. banister. bar. barrier. rail. grate. lattice. handrail. handrailing. picketing. guard rail. life guard. lurdle. paling. grille. guardrail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silliness. stupidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half-wittedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shakiness. unsteadiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hararet, ısı: Sobanın sıcaklığı uzaktan hissolunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heat. warmth. temperature. fervor. fervour. pyro-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glow. heat. warmth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warmth. caldarium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

left handedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

left-handedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tabak koymaya yarayan raf. 2. Tabak kurutmaya yarayan mutfak Aleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dresser. tanning sepi. sepicilik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk ağzında tellaklık (ka ile)). Hamamda müşterileri ovuşturup kese süren ve yıkayan kimsenin hâl, sıfat ve vazifesi: Hamamda tellâklık ediyor.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kulak kepçelerini belirli frekanslarda havalandırarak İçindeki küçük kompakt hoparlörün etkisini artıran teknoloji.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Harp esirliği, esaret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

captivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

captivity. captivity esaret. esirlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

captivity. bondage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçüklük: Ufaklığın zararı yoktur. 2. Ufak para: Üstümde ufaklık yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pint-sized. pint-size. little one. shorty. shortie. tiny. kid. kiddy. bantling. fractional currency. smallness. tot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smallness. littleness. change. little one. small change. child. kid. boy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fractional coins. smallness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uşağın işi ve hâli (mec. aşağılayıcı mânâda da kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serrility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Mesafe veya zamanca yakın olmayış: Çarşının uzaklığı sebebiyle bu ev bize gelmez. 2. Fark, uymazlık: Bu iki mal arasında çok uzaklık vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distance. space. breadth. remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distance. space. breadth. remove. span.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displacement. distance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Volatility)

Bir menkul kıymetin fiyatının veya piyasanın genelinin kısa bir zaman aralığı içerisinde gösterdiği dalgalanma özelliği. Oynaklığı yüksek bir menkkul kıymetin fiyatında hızlı değişim ve aşırı dalgalanma özellikleri görülür.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Foreign Company)

Türk Parasını Kıymetini Koruma mevzuatında tanımlanan dışarıda yerleşik kişilerden ilgili ülke mevzuatına göre yabancı sermaye piyasası araçlarını çıkaran ortaklıklar ile yatırım ortaklıklarıdır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Dalkavukluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılışıklık.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Şimdiye kadar dünyamızda tespit edilebilen en düşük sıcaklık güney kutbunda eksi 89.6 derece ile Antarktika Vostok istasyonunda ölçülmüştür. Sanılmasın ki güney kutbu devamlı kar yağışı aldığı için dünyanın en soğuk yeridir. Antarktika daima karla kaplı olmasına rağmen dünyanın en az yağış alan çöllerinden daha kuraktır. Soğuk hava çok uzun aralıklarla da olsa düşen her yağışı dondurup, koruduğu için sürekli kar ve buzlarla örtülüdür.

Ortalama sıcaklık olarak güney kutbu eksi 49 derece ile kuzey kutbundan 2 derece daha soğuktur. Çünkü güney kutbu deniz seviyesinden daha yüksektir, güneşten daha az ışık alır ve güneşin gittiği zamanlarda bu ışığın getirdiği ısıyı süratle kaybeder. Dünyadaki buzların yüzde 90’ı güney kutbundadır, buzlar denizin altında 600 metre derinliğe kadar iner. Yaşam ancak buz parçalarının kıyılarında penguen ve fok sürüleri olarak görülür.

Kuzey kutbu, altında hiçbir kara parçası olmaksızın, denizin üstünde yüzen bir buz kütlesidir. Kuzey kutbunda bulabileceğiniz her taş mutlaka göktaşıdır.

Dünyamızda ölçülebilecek en düşük soğukluk eksi 273 derecedir. Bundan daha düşük sıcaklıkta moleküller hareket edemeyeceği için buna ‘mutlak sıfır’ denilir.

Dünya üzerindeki ortalama sıcaklık 5-10 derece artsa Grönland ve Antarktika’daki buzullar erir, okyanuslardaki su düzeyi 100 metre artar ve tabii dünya haritası da önemli bir şekilde değişirdi.

Dünyada bugüne kadar saptanabilen en yüksek sıcaklık gölgede 58 derece olarak 13 Eylül 1922 tarihinde Libya’da El-Azizia’da ölçülmüştür.

Tabii en yüksek sıcaklık insanı en fazla rahatsız eden sıcaklık anlamına gelmez. Burada havadaki nemin, yani rutubetin çok önemli bir rolü vardır. Göremeyiz ama havanın içinde su da, daha doğrusu su buharı da vardır. Atmosferde bulunan su miktarı toplanabilseydi, dünya yüzeyini 2,5 santimetre kalınlığında bir su tabakası kaplardı.

Ancak havanın içine alabileceği su miktarının bir sının vardır. Bu suya doyma seviyesine gelince hava artık içine su alamaz. İnsanlar terleyince ter buharlaşıp havaya karışamaz ve artık terleyemezler, rahatlayamazlar. Çok kuru bir havada 35 derecede terleyebildiğiniz için fazla bir rahatsızlık duymaya bilirsiniz de, nemli, suya doymuş havada 25 derece bile bunalma hissi verebilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

İimdiye kadar dünyamızda tespit edilebilen en düşük sıcaklık güney kutbunda eksi 89.6 derece ile Antartika Vostok istasyonunda ölçülmüştür. Sanılmasın ki güney kutbu devamlı kar yağışı aldığı için dünyanın en soğuk yeridir. Antartika daima karla kaplı olmasına rağmen dünyanın en az yağış alan çöllerinden daha kuraktır. Soğuk hava çok uzun aralıklar da olsa düşen her yağışı dondurup, koruduğu için sürekli kar ve buzlarla örtülüdür.

Ortalama sıcaklık olarak güney kutbu eksi 49 derece ile kuzey kutbundan 2 derece daha soğuktur. Çünkü güney kutbu deniz seviyesinden daha yüksektir, güneşten daha az ışık alır ve güneşin gittiği zamanlarda bu ışığın getirdiği ısıyı süratle kaybeder. Dünyadaki buzların yüzde 90’ı güney kutbundadır, buzlar denizinaltında 600 metre derinliğe kadar iner. Yaşam ancak buz parçalarının kıyılarında penguen ve fok sürüleri olarak görülür.

Kuzey kutbu, altında hiçbir kara parçası olmaksızın, denizin üstünde yüzen bir buz kütlesidir. Kuzey kutbunda bulabileceğiniz her taş mutlaka göktaşıdır.

Dünyamızda ölçülebilecek en düşük soğukluk eksi 273 derecedir. Bundan daha düşük sıcaklıkta moleküller hareket edemeyeceği için buna ‘mutlak sıfır’ denilir.

Dünay üzerindeki ortalama sıcaklık 5-10 derece artsa Grönland ve Antartika’daki buzullar erir, okyanuslardaki su düzeyi 100 metre artar ve tabii dünya haritası da önemli bir şekilde değişirdi.

Dünyada bugüne kadar saptanabilen en yüksek sıcaklık gölgede 58 derece olarak 13 Eylül 1922 tarihinde Libya’da El-Azizia’da ölçülmüştür.

Tabii en yüksek sıcaklık insanı en fazla raatsız eden sıcaklık anlamına gelmez. Burada havadaki nemin, yani rutubetin çok önemlibir yolu vardır. Göremeyiz ama havanın içinde su da, daha doğrusu su buharı da vardır. Atmosferde bulunan su miktarı toplanabilseydi, dünya yüzeyini 2.5 santimetre kalınlığında bir su tabakası kaplardı.

Ancak havanın içine alabileceği su miktarının bir sınırı vardır. Bu suya doyma seviyesine gelince hava artık içine su alamaz. İnsanlar terleyince ter buharlaşıp havaya karışamaz ve artık terleyemezler, rahatlayamazlar. Çok kuru bir havada 35 derecede terleyebildiğiniz için fazla bir rahatsızlık duymaya bilirseniz de, nemli, suya doymuş havada 25 derece bile bunalma hissi verebilir.


Genel Bilgi by

Finansal Terim

(Investment Trusts)

Sermaye piyasası araçları ile ulusal ve uluslararası borsalarda veya borsa dışı organize piyasalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek üzere anonim ortaklık şeklinde ve kayıtlı sermaye esasına göre kurulan sermaye piyasası kurumlarıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uniformity. monotony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monotony. monotone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ductility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

softness. mildness. gentleness. flexibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leniency. softness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Yumuşak olanın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yuvarlak olan şeyin hâli ve şekli: Bunun yuvarlaklığı muntazam değildir.

Türkçe Sözlük by