Akşam Piyasası ne demek? | Akşam Piyasası anlamı nedir? | Akşam Piyasası

Akşam Piyasası anlamı nedir?

Akşam Piyasası ne demek?

Akşam Piyasası anlamı nedir?

Akşam Piyasası | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aksam piyasasi

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Ak, F. şâm) (ahşam yazmamalı). 1. Güneşin batış vakti: Akşam oluyor. 2. Güneşin batması ile yatılacak vakit arasındaki zaman: Akşam geç vakte kadar oturduk. Akşam olmak = Gündüz geçip gece yakınlaşmak. Akşam üzeri, akşam üstü = Akşam vaktine yakın. Akşam etmek = Günü geçirmek. Akşamlar hayır ola, akşam şerifleriniz hayır olsun = Selâm ve iltifat tâbiri. Akşam günü = Günün öğleden sonraki kısmı. Akşam namazı = 5 vakit namazdan 4.’sü. Akşam yemeği = Akşam veya ondan sonra yenen yemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kısım). Kısımlar. (bk.) kısım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. ak, F. Şâm. Ahşam yazmamalı). 1. Güneşin batma zamanı: Akşam oluyor. 2. Güneşin batması ile yatılacak vakit arasındaki zaman: Akşam geç vakte kadar oturduk. Akşam olmak = Gündüz geçip gece yaklaşmak. Akşam üzeri, akşam üstü = Akşam vaktine yakın. Akşam etmek = Günü geçirmek. Akşamlar hayroIş, akşam-ı şerifleriniz hayrolsun: Selâm ve iltifat tabiri. Akşam günü = Günün öğleden sonraki kısmı. Akşam namazı = Beş vakit namazdan dördüncüsü. Akşam yemeği = Akşam veya ondan sonra yenen yemek. Güneşin batma vaktinde yahut ondan sonra: Her akşam geliyor. 3. Önümüzdeki akşam vakti: Akşam bize gelir misiniz? 4. Dünkü akşam vakti: Akşam nerede idiniz? Sabah akşam: Her sabah, her akşam, devamlı olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parts. portions. sections.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parts. spare parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vespertine. evening. night. eve. dark. dew-fall. eventide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening. last night. yesterday evening. tonight. this evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقسام] kısımlar, bölümler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening journal. evening paper. afternoon paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gloaming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dusk. gloaming. nightfall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nightfall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقسام سائره] diğer kısımlar, öbür bölümler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hitch. hobble. paralysation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. limping. hitch. hobble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

towards the evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all day long. without interruption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (Aslı ağsamak olup «ağmak» tan). Bir ayağın kısa veya sakat olmasından dolayı sekerek yürümek, topallamak. (mec.) Eksik kalmak, ilerlememek, iyi gitmemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limp. hitch. have a hitch. halt. hinder. hobble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to limp. to hitch. to have a hitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to limp. to have a hitch. to delay. to drag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Akşam erken yatan. 2. Her akşam belirli surette içkiye devam eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tippler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

habitual evening drinker. working in the evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a habitual drinker in the evenings. sb who works in the evenings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drinking habitually in the evenings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sarımsı pembe renkte olan. mec. ihtiyarlığın son demleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

that of the last night.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bütün günü bir işte veya bir yerde geçirip akşama ermek. 2. Akşam vakti bir yerde kalmak, akşamı orada geçirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stay until evening. to spend the evening (in a place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the evening. evenings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the evenings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Akşama erdirmek, akşama kadar oyalamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Akşam vakti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her akşam bir işe devam eden. Akşamlı sabahlı: Devamlı olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Akşama mahsus: Bu akşamlık yemeğimiz vardır. Daha bir akşamlık kömür kaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for an evening. enough for evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expecting at any moment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Akşam vakti, akşama doğru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nightfall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Bear Market)

Gelecek hakkında karamsarlığın ve fiyatların düşeceği beklentisinin hakim olduğu piyasalardır. Bu piyasalarda kişiler ellerindeki hisse senetlerini gelecekte daha düşük fiyattan satın alabilecekleri düşüncesi ile satarlar.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Bull Market)

Talebin arzdan daha çok olduğu ve borsada fiyatların tırmanışa geçtiği dönemi ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hesitation. hesitation tereddüt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hesitation. demur. hesitancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Durup tereddüt etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balk. falter. hesitate. waver. to hesitate. to falter. to waver tereddüt etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hesitate. blow hot and cold. demur. falter. haver. hum. oscillate. pause. vibrate. waver. whiffle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). 1. Iraksamak işi. 2. (fizik ve matematik) Iraksak olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir şeyin olacağını uzak görmek, olacağını tahmin etmemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital market. money market. capital / issue market. capital / money market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Foreign Capital Market Instruments)

Çıkarıldıkları ülke borsalarında alım satım konusu olan ve Kurulca niteliği belirlenen menkul kıymetler ile hak ve alacakları temsil eden diğer kağıtlardır.


Finansal Terim by