Aksi Takdirde ne demek? | Aksi Takdirde anlamı nedir? | Aksi Takdirde

Aksi Takdirde anlamı nedir?

Aksi Takdirde ne demek?

Aksi Takdirde anlamı nedir?

Aksi Takdirde | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aksi takdirde

Türkçe - İngilizce Sözlük

or else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

else. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the contrary. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. abstraction

fel. soyutlama

Bir nesnenin özelliklerinden veya özellikleri arasındaki ilişkilerden herhangi birini tek başına ele alan zihinsel işlem, gerçeklikte ayrılamaz olanı düşüncede ayırma.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. abstractionisme

fel. soyutçuluk

Soyutlamalara, somut gerçeklerinkine eşit değer verme, amaç olarak soyutu alan tutum.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Ahlâkı bozuk, kötü ahlâklı : pek ahlâksız bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immoral. dissolute. corrupt. uncleanly. low-down. wicked. loose. unmoral. abandoned. characterless. debauched. depraved. dirty. frail. ill. impure. mean. profligate. purple. rascally. reprobate. unclean. unprincipled. unregenerate. unscrupulous. vici.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amoral. bad. corrupt. depraved. dissolute. immoral. improper. impure. loose. nasty. naughty. outrageous. profligate. smutty. unprincipled. unsavoury. unscrupulous. unsavory. debauched. debauchee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immoral. vicious. corrupt. mean. of ill-repute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immorally. corruptly. indecently. obscenely. perversely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kötü ahlâk sahibi olan adamın hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immorality. vice. depravity. debauchery. uncleanliness. corruption. debauch. depravation. dissoluteness. indecency. rascality. turpitude. moral turpitude. viciousness. wantonness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorality. corruption. impropriety. impurity. turpitude. vice. immorality. depravity. debauchery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immorality. corruption. vice. wickedness. perverseness. perversity. debauchery. depravation. indecency. profligacy. turpitude. moral turpitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğuştan gerekli boya maddesinden mahrum olduğu için derisi, kılları beyaz olan (insan ve hayvan). Çapar, albinos.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «akis» ten imen. ise de doğru Arapça değildir). 1. Ters, zıt, muhalif, aykırı. 2. Uğursuz, ters, iyi gitmeyen: Aksi iş. 3. inatçı, kötü huylu, kimseye uymaz: Pek aksi adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cantankerous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellicose. cantankerous. churlish. contrary. cranky. cross. crotchety. crusty. disagreeable. evil. fractious. grumpy. moody. morose. opposite. peevish. perverse. reverse. shirty. tart. ugly. unfavourable. untoward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposite. contrary. unlucky. adverse. peevish. perverse. acerbic. bloody minded. churlish. contra. contradistinction. converse. counter. crab. crabbed. crabby. cranky. cross. crusty. disagreeable. disobliging. dour. fractious. fretful. grumpy. inverse. mo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عکسی] inatçı. 2.ters, zıt. 3.huysuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

or else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

else. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the contrary. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ters davranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terslik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

misfortune. ill luck. mishap. rotten luck. trouble. hitch. perversity. crossness. awkwardness. bile. contrariety. contrariness. contretemps. dourness. fractiousness. gruffness. hardness. misadventure. moodiness. petulance. recalcitrance. reverse. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bile. matter. mishap. mood. reverse. misfortune. hitch. peevishness. crossness. obstinacy. perversity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peevishness. obstinacy. misfortune. set-back. diversity. pitch. perverseness. perversity. contrariety. distemper. mischance. mishap. mood. setback. tantrum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be obstinate. to raise difficulties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Temiz, doğru, dürüstsün.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Az ak, akımsı.2.Derisinde, kıllarında ve gözlerinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı beyaz olan (insan, hay- van). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Tersine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. contrarily. contra. in contradistinction to. in contradistinction for. contrariwise. by contrast with. conversely. crisscross. per contra. unlike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. counter to sth tersine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. contrary to. in opposition to. at variance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ikşîrâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aksırmak işi, hapşırık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sneeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sneezing. sneeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Solunum kaslarının birdenbire ve şiddetle kasılmasıyle ağız ve burundan hızlı ve gürültülü bir şekilde nefes boşaltmak, hapşırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Aksırık. Aslı: Ansırmak, ansırık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sneeze. to sneeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sneeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birinin aksırmasına sebep olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb sneeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ses dalgalarının dik bir satha çarpıp geri dönmesi sonunda duyulan ikinci ses.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kutlu uğurlu. 2.Ak. 3.Güneş, nur, aydınlık. Akşit Muhammed b. Tugac: İhşidiler devletinin kurucusu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y ). Mütearife.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. axiome

man. belit

Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

axiom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

axiom. axiom belit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

axiom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Action). Şirket ve ticaret hissesi, sehim (karşılığı olduğu için lüzumsuzdur. Hele hissedar mânâsiyle «aksiyoner» demek büsbütün lüzumsuzdur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

share. action. event. stock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

action. plot development. share. stock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. anaphylaxie

fiz. aşırı duyarlık

Organizmaya giren yabancı bir madde yüzünden canlı varlıklarda oluşan aşırı tepki.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. tıp). Vücudun hareket faaliyetlerindeki intizamsızlık.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. apraxie

tıp beceri yitimi

İnme veya duyusal bir bozukluk olmaksızın belirli bir amaca yönelik hareketi yapamama durumu.


Yabancı Kelime by

Genel Bilgi

Sağ elini kullanan insanlar, ayakla yapılan hareketlerde de, sağ bacaklarını Öncelikle kullanırlar. Bu nedenle de sağ bacakları daha güçlüdür.

Sola kavis çizerek koştuklarında, sağ ayak dışarıda kalır. Özellikle kısa mesafe koşularında, pistin köşelerinde koşucular hafif içe meylederek koştukları için sağ ayağa daha çok yük biner ve koşucu bu kuvvetli ayağı ile sola doğru daha rahat koşar.

İnsanların çoğu sağ ellerini kullanırlar. Erkeklerin sadece yüzde 5’i, kadınların ise yüzde 3’ü solaktır. Çoğunluğun rahatı düşünüldüğü için de atletler pistte saat yönünün aksi yönde koşarlar. Tabii bu durumda ve özellikle 400 metre koşularında solakların şansı biraz azalmış oluyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Sağ elini kullanan insanlar, ayakla yapılan hareketlerde de, sağ bacaklarını öncelikle kullanırlar. Bu nedenle de sağ bacakları daha güçlüdür.

Sola kavis çizerek koştuklarında, sağ ayak dışarıda kalır. Özellikle kısa mesafe koşullarında, pistin köşelerinde koşucular haifif içe meylederek koştuları için sağ ayağa daha çok yük biner ve koşucu bu kuvvetli ayağı ile sola doğru daha rahat koşar.

İnsanların çoğu sağ ellerini kullanırlar. Erkeklerin sadece %5’i, kadınların ise %3’ü solaktır. Çoğunluğun rahatı düşünüldüğü için de atletler pistte saat yönünün aksi yönde koşarlar. Tabii bu durumda ve özellikle 400 metre koşularında solakların şansı biraz azalmış oluyor.


Genel Bilgi by

Yabancı Kelime

Fr. attraction

eğlendiri

Gazino, bar vb. yerlerde müşterileri oyalamak, eğlendirmek amacıyla yapılan ilgi çekici gösteri.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

show. big draw. number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Ayakları olmayan kurbağagiller takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloii). Ayakları olmayan kurbağagiller takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bacakları ve boyu kısa, boysuz. Ar. kasîr-ül-kaame.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having no legs. short-legged. who tries sth he / she is too young to do. pint- sized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kısa boyluluk, kısa boy.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ. T. A). Türk musikisinde «fasıl» denen klasik koronun başın da yapılan saz solosu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Bektaşî Raksârı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Budakları olmayan (ağaç). 2. Budak yerleri ve ukdeleri olmayan düz (tahta ve kereste)

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işe yaramaz (tabanca ve tüfek). Şimdi kullanılan kimyevî kibrite vaktiyle bu isim verilmişti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. ince kumaşlı uzun bir çeşit şalvar. 2. Kuşların ayağındaki tüy.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çakşır denilen şalvarı giyen. 2. Ayağı tüylü güvercin vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Çanak gibi, çanağı andıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Kırınım.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. diffraction

fiz. kırınım

Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi olayı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unstopped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

non-stop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. échopraxie

ruh b. yansıca

Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Bir eksen doğrultusunda ya da bir eksene göre oluşturulmuş kompozisyonları nitelemek için kullanılır. Örneğin, Rönesans resimleri eksensel bir düzen gösterir.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Taşınabilir CD ve MiniDisc çalarlara, bellek kapasitesini artırmadan darbelere karşı müthiş bir direnç kazandırır. Ses sinyalleri, veri akışı darbe ya da titreşim sonucunda kesilmese bile sürekli olarak okunur. Olası veri hataları hafızada düzeltir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Aynen basma, bir metni fotokopi vs. yolu ile aynen basma, (y. k.) tıpkıbasım, (bk.) Basım.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. fac-similé

tıpkıbasım

Bir yazı, desen, tablo vb.nin fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılan aynı basımı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

facsimile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

facsimile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. phototaxie

bit. b. ışığa göçüm

Bir hücrelilerde birdenbire aydınlanma sonucu görülen tepkime.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. fraction

top. b. 1. bölüntü, bölüngü, 2. hizip

1. Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup. 2. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. galaxie

gök b. gök ada

Milyarlarca yıldızdan, yıldız kümelerinden, bulutsu ve gaz bulutlarından oluşmuş, Samanyolu gibi bağımsız uzay adası.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galaxy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galaxy. galaxy gökada.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galaxy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glottal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حق شناس] haktanır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حق شناسی] haktanırlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hakşinâs olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fair play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Doğru olmayan, bâtıl, çürük: Bu sözünüz, bu fikir haksızdır. 2. Bir dâva veya meselede doğruyu tutmayan, eğri ve çürük tarafı tutan: Siz haksızsınız; o, haksız çıktı, (hal): Doğruya, adalet ve insafa uygun olmayarak. Haksız söylüyorsunuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unjust. unfair. false. wrong. unjustified. undeserved. unearned. ill-gotten. wrongful. gratuitous. inequitable. iniquitous. insupportable. invidious. raw. tortious. uncalled-for. unequal. unmerited. unrighteous. unwarranted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invidious. uncalled-for. unwarranted. wrong. wrongful. unjust. unjustifiable. unfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unjust. wrong. in the wrong. unjustifiable. not cricket. fluky. ill. inequitable. iniquitous. injurious. shabby. unequal. unfair. ungenerous. untitled. unwarranted. wrongful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eğrilik, doğru olmayış. 2. Adaletsizlik, insafsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrongness. injustice. wrong. inequity. iniquity. invidiousness. raw deal. tort. unjustness. unrighteousness. wrongdoing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injustice. wrongfulness. unfairness. wrong. a raw deal. a rough deal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

injustice. wrongfulness. grievance. inequity. iniquity. injury. partiality. unfairness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wrong. to do injustice. injure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unintelligent. dull-witted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stupidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maladjusted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of adjustment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyuşamama, Osm. adem-i muvâfakat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kapağı olmayan, açık, Ar. mekşûf: Kapaksız tencere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lidless. coverless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir iletkenin diğer iletkenin tam ortasında yer aldığı ve her iki iletkenin de öncelikle dijital veya televizyon sinyalleri gibi yüksek frekansların aktarımı için ± sinyalini taşıdığı kablo.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. contraction

dil b. büzüşme

Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pineal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji” ve psikoloji). Bir elektrik akımının tenbih meydana getirebilmesi için gereken kısa müddet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kulağı kesik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maxi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maxi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kısm» dan im.). 1. Bir şeyin dallara ve kısımlar ayrıldığı yer. 2. Suyun taksim, bölünme yeri, maslak, savak.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. maximale

en çok, en büyük, en yüksek

“En çok, en büyük, en yüksek” anlamlarında kullanılır.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. L. matematik). Bir şeyin ulaşabileceği en yüksek nokta, azamî.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. maximum

en çok, en büyük, en yüksek

Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek olan (sınır).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maximum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full. maximum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maximum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Maximum Lot)

Hisse senedi bazında belirlenen ve alım satım sistemine limit fiyatlı emir olarak bir defada girilebilen en yüksek miktardır


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Merakı olmayan. Anlamak, öğrenmek gereğini duymayan. Alâka çekici olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent. uninterested.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who is not inclined to worry. unworried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayıtsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lanceolate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Gönül resmi, gönül süsü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Güçlükle okunabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unreadable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegible. unreadable. cramped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impossible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Unable. impossible. no go.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impossibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony DVD oynatıcılarda İki set analog ses çıkışı terminalinin yanı sıra, koaksiyel ve optik dijital ses terminalleri bulunur. Bunlar, her türlü MPEG-2/Dolby® Digital işlemciyle kalite kaybına yol açmayan bağlantılar kurulmasına izin verir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Türk musikisinde bir usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Türk musikisinde raksetmeye mahsus güfteli veya güftesiz eser.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. réaction

1. tepki, 2. kim. tepkime

1. Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel. 2. Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reaction. reaction tepki. tepkime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reaction. retroaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

writing. compiling. compilation. editing. editorial staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

editing. preparaing a piece of writing for publication. redaction. editing work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Almanya’nın Sachsen = Saksonya devletinin adından). Kışın soba ve limonluk içine alınan çiçek, ağaç vs. bitkilerin dikilip yetiştirildiği toprak, tahta, porselen vs. kap: Saksıda karanfil, portakal yetiştirmek. Saksıgüzeli = Kaya koruğuna benzer bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flowerpot. pot. chump. crock. jardiniere. noodle. sconce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flower pot. flowerpot. planter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çiçek veya portakal, limon vesaire saksılarını sıralama mahsus raf. 2. Kışın çiçek vesaire saksılarını koymaya mahsus yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jardiniere. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. chimiotaxie

biy. kimya göçümü

Bir hücreli varlıklarda, kimyasal maddelerin etkisi altında yanaşma veya uzaklaşma biçiminde görülen yer değiştirme durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kusurlu davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y.). Taksimetresi olan ve müşteri taşıma maksadıyla piyasada çalışan otomobil.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. taxie

biy. göçüm

Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxi. cab. taxicab. hack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cab. taxi. taxicab. taxi-cab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cab. taxi. taxicab. carfare. motor cab. motorcab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAKSİM) (i. A. «kısm» dan mas.) (c. taksîmât). 1. Bölme, parçalara ayırma. 2. (matematik) Bölme işlemi. 3. (musiki) Saz ve söz ile irticâlî olarak solo yapmak. Taksîm-i guremâ = Bir borçlunun malının alacaklılar arasında taksimi. Taksîm-i meyâh = Akar suların ayrıldığı yer. 4. Bir binanın bölmeleri, dairelere bölünmesi: Bu evin taksîmâtı çok iyidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shareout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

division. partition. distribution. an instrumental improvisation. improvisation. instrumental solo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

division. dividing sth up. slash mark. slash. partition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تقسيم] bölme. 2.bölüm. 3.bölü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bölünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bölmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Taksim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scale. divisions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divisions. sections.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقسيمات] bölümlendirme, bölme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Taksilerde kullanılan ve ödenecek parayı gösteren sayaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taximeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taximeter. speedometer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Tahsin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. taksîrât). 1. Kısaltma. 2. Bir işi eksik yapma, kusur işleme. 3. (hukuk) Kabahat, suç ve günah: Benim taksîrâtım nedir? Hep bizim taksîrâtımızdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curtailing. negligence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تقصير] kısaltma. 2.kusur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sins. negligences. fate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقصيرات] kusurlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crime committed by imprudence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAKSİT) (i. A. «kist» tan mas.) (c. tekaasit). Ödenecek paranın her dilimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hire-purchase. instalment. installment. hire purchase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instalment. installment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instal lment. payment. instal l ment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقسيط] borç parçası, taksit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a sum due payable on the installment plan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tırnağa benzer.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. traction

fiz. çekim

Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mesleksiz, devamsız, sebatsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unrhymed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yahşi, yahşi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foliaceous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flaky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aphyllous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by