Aktif Siyah Panel ne demek? | Aktif Siyah Panel anlamı nedir? | Aktif Siyah Panel

Aktif Siyah Panel anlamı nedir?

Aktif Siyah Panel ne demek?

Aktif Siyah Panel anlamı nedir?

Aktif Siyah Panel | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aktif siyah panel

Teknolojik Terim

Panelin iki yüzle kullanılmasını sağlayan benzersiz bir kafa birimi tasarımı. Ön panel (dev bir ekran içeren) açılarak kapsamlı kumandaları ortaya çıkartır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Normal şartlarda LCD TV’ler için kullanılan standart 8 bit paneller, 256 kademeli renk geçişi yeteneğine sahiptir. BRAVIA D3000 Serisi için kullanılan 10 bit panel, 1024 geçiş gölgesi sağlar. Bu özellik, ten tonlarından günbatımına her görüntüye canlılık katar ve yine gördüğünüz görüntünün aslına mümkün olduğunca yakın olmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

active. real. assets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

active. dynamic. assets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asset. assets. property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Panelin iki yüzle kullanılmasını sağlayan benzersiz bir kafa birimi tasarımı. Ön panel (dev bir ekran içeren) açılarak kapsamlı kumandaları ortaya çıkartır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capitalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to capitalize. carry asset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

TV/Monitör ekranını izlerken kolay düzenleme için kontrol panelini çıkartabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kullanıcının, en iyi güvenlik için ön paneli çıkartmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بحر سياه] Karadeniz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bölge Paneli Hizalama özelliği renk yönetimindeki boşlukları telafi eder. Ev sinema projektörünüzdeki SXRD™ panellerini hareket ettirmek hizalamayı geliştirir ve Bölge özelliği de ekranın çevresindeki kırmızı ve mavi anormallikleri sadece 0.1 piksel adımlarda çekebilmenizi sağlar. Sonuç ise daha keskin ve daha net bir görüntüdür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çok ince, nispeten hafif ve özellikle duvara monte edilebilen televizyonlar. Mevcut düz panel televizyonlarda plazma veya LCD teknolojisi kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. impanel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, empanel f. (-ed, -ing veya -led, -ling) huk. jüri heyeti listesine kaydetmek; bu listedeki isimlerden jüri heyetini seçmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. interactive

etkileşimli

Etkileşimi olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raven black.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Net Asset Value)

Belirli bir faaliyet dönemi sonunda (genellikle bir yıl) düzenlenen bilançodaki net aktif tutarının hisse senedi sayısına bölünmesi ile bulunan değerdir.


Finansal Terim by

Yabancı Kelime

Fr. panel

açık oturum

Seçilmiş bir konuşmacı grubu tarafından güncel, siyasal, sosyal ve bilimsel konuların veya sorunların herkesin izleyebileceği bir biçimde açık olarak tartışıldığı toplantı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A sunken compartment with raised margins, molded or otherwise, as in ceilings, wainscotings, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A piece of parchment or a schedule, containing the names of persons summoned as jurors by the sheriff; hence, more generally, the whole jury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A prisoner arraigned for trial at the bar of a criminal court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Formerly, a piece of cloth serving as a saddle; hence, a soft pad beneath a saddletree to prevent chafing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A board having its edges inserted in the groove of a surrounding frame; as, the panel of a door.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the faces of a hewn stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A slab or plank of wood upon which, instead of canvas, a picture is painted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A heap of dressed ore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the districts divided by pillars of extra size, into which a mine is laid off in one system of extracting coal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plain strip or band, as of velvet or plush, placed at intervals lengthwise on the skirt of a dress, for ornament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A portion of a framed structure between adjacent posts or struts, as in a bridge truss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To form in or with panels; as, to panel a wainscot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In a biplane the outer panel extends from the wing tip to the next row of posts, and is trussed by oblique stay wires. sheet that forms a distinct section or component of something a pad placed under a saddle a group of people gathered for a special purpo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

panel. panel discussion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A variation of the quantitative survey approach Where it differs however, is that participants become part of an ongoing process of regular consultation: as a member of a panel they may take part in several surveys or events over the course of a year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In house construction, a thin flat piece of wood, ply wood, or similar material, framed by stiles and rails as in a door or fitted into grooves of thicker material with molded edges for decorative wall treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A flat, rectangular piece of material that forms part of a wall, door or cabinet Typically made of wood, it is usually framed by a border and either raised or recessed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

On a comics page, the individual framed illustrations In some comics, the divisions between the panels is not always clear; panels can be borderless, they can run together, they can be meta-panels comprised of smaller inner-panels there are countless ways

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A group of individuals who are interviewed more than once over time in a longitudinal survey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A wood surface within a surrounding frame All panels have structural frames, the interstices of which are filled with sheets or fields called panels. material sized for fabrication of printed circuit boards Panels come in many, many sizes, the most common

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A list of jurors to serve in a particular Court, or for the trial of a particular action - denotes either the whole body of persons summoned as jurors for a particular term of Court or those selected by the clerk by lot. 1 In appellate cases, a group of j

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A group of individuals who are interviewed more than once over time in a longitudinal survey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A board set in a frame, it can either be below, or above, or flush with, the face of the frame itself Normally seen in panelled doors and furniture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The bar at the bottom of the KDE or GNOME desktop that provides quick access to tools and programs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In appellate cases, a group of judges assigned to decide the case The term is used to refer to a group of potential jurors for the jury selection process. [n] a flat rectangular piece of wood set in a frame Panels were popular on the sides of desks, sideb

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A section or division of a wall, ceiling or a flat piece of building material that forms the part of the surface of a wall, door or cabinet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A major component of a sliding glass door, consisting of a light of glass in a frame installed within the main frame of the door A panel may be sliding or fixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One page of a brochure, such as one panel of a rack brochure One panel is on one side of the paper A letter-folded sheet has six panels, not three.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any lay-in acoustical board that is designed for use with an exposed mounting system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A sunken compartment with raised margins, molded or otherwise, as in ceilings, wainscotings, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A piece of parchment or a schedule, containing the names of persons summoned as jurors by the sheriff; hence, more generally, the whole jury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A prisoner arraigned for trial at the bar of a criminal court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Formerly, a piece of cloth serving as a saddle; hence, a soft pad beneath a saddletree to prevent chafing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A board having its edges inserted in the groove of a surrounding frame; as, the panel of a door.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the faces of a hewn stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A slab or plank of wood upon which, instead of canvas, a picture is painted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A heap of dressed ore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the districts divided by pillars of extra size, into which a mine is laid off in one system of extracting coal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plain strip or band, as of velvet or plush, placed at intervals lengthwise on the skirt of a dress, for ornament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A portion of a framed structure between adjacent posts or struts, as in a bridge truss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To form in or with panels; as, to panel a wainscot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In a biplane the outer panel extends from the wing tip to the next row of posts, and is trussed by oblique stay wires. sheet that forms a distinct section or component of something a pad placed under a saddle a group of people gathered for a special purpo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

panel. panel discussion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A variation of the quantitative survey approach Where it differs however, is that participants become part of an ongoing process of regular consultation: as a member of a panel they may take part in several surveys or events over the course of a year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In house construction, a thin flat piece of wood, ply wood, or similar material, framed by stiles and rails as in a door or fitted into grooves of thicker material with molded edges for decorative wall treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A flat, rectangular piece of material that forms part of a wall, door or cabinet Typically made of wood, it is usually framed by a border and either raised or recessed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

On a comics page, the individual framed illustrations In some comics, the divisions between the panels is not always clear; panels can be borderless, they can run together, they can be meta-panels comprised of smaller inner-panels there are countless ways

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A group of individuals who are interviewed more than once over time in a longitudinal survey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A wood surface within a surrounding frame All panels have structural frames, the interstices of which are filled with sheets or fields called panels. material sized for fabrication of printed circuit boards Panels come in many, many sizes, the most common

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A list of jurors to serve in a particular Court, or for the trial of a particular action - denotes either the whole body of persons summoned as jurors for a particular term of Court or those selected by the clerk by lot. 1 In appellate cases, a group of j

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A group of individuals who are interviewed more than once over time in a longitudinal survey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A board set in a frame, it can either be below, or above, or flush with, the face of the frame itself Normally seen in panelled doors and furniture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The bar at the bottom of the KDE or GNOME desktop that provides quick access to tools and programs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In appellate cases, a group of judges assigned to decide the case The term is used to refer to a group of potential jurors for the jury selection process. [n] a flat rectangular piece of wood set in a frame Panels were popular on the sides of desks, sideb

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A section or division of a wall, ceiling or a flat piece of building material that forms the part of the surface of a wall, door or cabinet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A major component of a sliding glass door, consisting of a light of glass in a frame installed within the main frame of the door A panel may be sliding or fixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One page of a brochure, such as one panel of a rack brochure One panel is on one side of the paper A letter-folded sheet has six panels, not three.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any lay-in acoustical board that is designed for use with an exposed mounting system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed, -ing veya -led, -ling) aynalık tahta ile süslemek (kapı); iskoç., huk. resmen itham etmek. paneling i. aynalık tahtalan; kömür madenini bölmelerle ayırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kapı aynalık tahtası, kapı aynası; kadın etekliğini genişletmek için uzunluğuna konan kumaş parçası; üzerine resim yapılan ince tahta; pano, duvar panosu; semerin altına konan keçe, belleme; huk. jüri heyetinin isim listesi; huk. jüri heyeti. panel dis

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a member of a panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a member of a panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a member of a panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a member of a panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. açık oturumda konuşmacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Belirli BRAVIA TV’ler çarpıcı bir çok parlak siyah kaplama ile birlikte gelir. Tutkulu tasarım gelişmişliğinde ulaşılan zirve, herhangi bir oturma odasının tam kalbinde yer alır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Radyoaktifliği olan: Radyum, uranyum radyoaktif elemanlardır.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. radioactif

fiz. ışınetkin

Işın etkinliği olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radioactive. hot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radioactive. radioactive ışınetkin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radioactive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Düşük veya yüksek düzeyde radyasyon yayınlayan atık. Atomik çağın başlangıcından bu yana, radyoaktif atıklar çözülememiş ve büyüyen bir sorun oluşturmuştur. Nükleer silahlar üretilirken, kullanılan yakıtın işlemden geçirilmesi sonucunda ortaya yüksek düzey radyoaktif atık denilen bir atık çıkmaktadır. Bu atıklar genellikle sıvı, kimi zaman katılaştırmış biçimde saklanmakta ve binlerce yıl boyunca çevre için tehlike arz etmektedirler. Tıbbi ve endüstriyel faaliyetler sonucunda ortaya çıkan düşük düzey radyo aktiflerin de dikkatli olunmadığı takdirde, tehlikeli olabildikleri bilinmektedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.). Bir atom çekirdeğinin elektromanyetik ışınlar yahut zerrecikler yayarak çözülmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radioactivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. réactif

kim. ayıraç

Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reactive. reactive tepkin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (rû = yüz, siyah = kara). Kara yüzlü. mec. Rezil, mahçup.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Şemsiyeler ilk olarak 3400 yıl önce Mezopotamya’da, bir rütbenin, bir ayrıcalığın sembolü olarak kullanılmaya başlandı. Bu ilk şemsiyeler Mezopotamyalıları yağmurdan değil, yakıcı güneşten korumak için kullanılıyordu.

Şemsiyeler yüzyıllar boyu hep güneşten korunmak için kullanıldı. Bugün bile bazı Afrika kabilelerinde şefin arkasında yürüyen bir şemsiye taşıyıcısı görülmektedir. Hatta İngilizce’de şemsiye anlamındaki ‘umbrella’ kelimesi, Latince gölge anlamına gelen ‘umbra’ kelimesinden türemiştir.

Milattan önce 1200 yıllarına gelindiğinde şemsiye Mısırlılarda biraz dini bir anlam kazandı. Gökyüzünün Tanrının vücudundan yapılmış, dünyayı koruyan bir şemsiye olduğuna inanıyorlardı ve başlarının üzerinde taşıdıkları şemsiye yüksek ahlak sembolü idi.

Romalılar şemsiye kültürünü Mısırlılardan aldılar ama onu hep kadınsı bir sembol olarak gördüler ve erkekler tarafından hiç kullanılmadı. Yağlı kağıttan yapılan şemsiyelerin yağmuru da geçirmediği görülünce, kadınlar tarafından yağmurda da kullanılmaya başlandı. Artık antik tiyatrolarda, yağmurda kadınlar şemsiyeler altında rahat rahat otururlarken, erkekler sırıl sıklam ıslanıyorlardı.

Avrupa’da şemsiyelerin yaygın olarak kullanılmasına 1700’lü yıllarda başlanmıştır. Bu yıllarda şemsiyelerin yünlü kumaşlarının üstü bir çeşit yağ ile sıvanıyordu. Bu yağ kumaşa su geçirmez bir özellik kazandırıyor ve siyah bir renk veriyordu. Siyah renkli bu şemsiyeler erkekler tarafından da benimsendi ve güneş için olan beyaz şemsiyeler kadınların, yağmur için olan siyahlar ise erkeklerin vazgeçilmez aksesuarları oldu.

Bir çeşit yağ ile sıvanan siyah şemsiyeler gerçekten yağmuru hiç geçirmiyorlardı ama ömürleri de pek uzun sürmüyordu. Zamanla daha kaliteli şemsiyeler üretildi, ancak siyah renk su geçirmezliğin bir garantisiymiş gibi algılanmaya devam edildi. Günümüzde yazın şemsiye kullanma adeti pek kalmadı ama yağmurda erkekler siyah şemsiye taşımada hala ısrarlı. Kadınlar ise cıvıl cıvıl renklerdeki şemsiyelerle dolaşıyorlar.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jetblack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coal black. jet black.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jet black.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SİYAH veya SİYEH) (i. F.). Kara. ZOH-I »lySh = Karasaç; Bahr-i Siyâh = Karadeniz. Simsiyah = Kapkara = Zencî (bu mânâ ile «siyâhî»de denir.)

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black. sable. sooty. black. ivory-black. sable. nigr-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black. dark. negro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black. dark. negro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سياه] kara.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Petrol döküntüsü, petrol kuyusu veya orman yangını gibi nedenlerle atmosfere dağılan kurumun yağışla yeryüzüne inmesi. SU KİRLİLİĞİ: Suyun yararlı kullanımını etkileyecek miktarlarda kimyasal, fiziksel ya da biyolojik maddelerin katılmasıyla kalitesinin bozulması. Su kirlenmesinin en yaygın kaynakları; yetersiz evsel atık su arıtma tesisleri, endüstriyel atıkların boşaltılması, yüzeysel akış, madencilik faaliyetleri ve sulamadır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سياه بخت] karatalihli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zenci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black. negro zenci. fellah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black. negro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سياهی] siyahlık. 2.zenci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blackish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Siyaha çalan. -v

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kararmak, siyah olmak: Nikel siyahlanmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Karartmak: Sobacı duvarı siyahlattı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blacken. black.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to blacken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karaltı, kara renk: Siyahlığın zararı yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blackness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blackness. a black spot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by