Alçak Gönüllü ne demek? | Alçak Gönüllü anlamı nedir? | Alçak Gönüllü

Alçak Gönüllü anlamı nedir?

Alçak Gönüllü ne demek?

Alçak Gönüllü anlamı nedir?

Alçak Gönüllü | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: alcak gonullu

Türkçe - İngilizce Sözlük

meek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservative. humble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unassuming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (eski Türkçe’de yer, toprak demek olan «al» dan yahut «alt» tan;. 1. Yüksek karşılığı, aşağı, pes. 2. Boyu kısa, kısır, (mec.) 1. Karakteri ve nesli aşağı, kötü huylu, zelil, dûn. 2. Hasis, pinti, cimri. 3. Korkak, nâmerd. Alçak gönüllü = Mütevazı, kibirsiz. Alçaktan görüşmek = Kibir etmemek, tevazu göstermek. Yalımı alçak = Kibri olmayan, tevazu sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low. short. vile. cowardly. base. low-down. rascally. humble. baseborn. contemptible. dastardly. ignoble. lousy. lowrise. misbegotten. nefarious. no-good. recreant. scoundrelly. sneaking. sneaky. sordid. squat. villainous. low. blackguard. heel. no-g.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abject. base. bastard. contemptible. deep. ignoble. infamous. low. mean. rascal. scoundrel. scurvy. sordid. vile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low. mean. base. bass. contemptible. dastardly. despicable. ignoble. ignominious. inane. lorry. lousy. low- down. nefarious. recreant. reptile. scurvy. shabby. small. sneaking. sordid. vile. yellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservative. humble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unassuming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humbleness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modesty. affability. humility. submission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scoundrel. bugger. unredeemed blackguard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bas-relief. low-relief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low voice / tone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az alçak, pek yüksek olmayan. Alçaklıkla, zillet ve tenezzülle: Alçakça yalvarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despicably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kendisinden aşağı olanlara eşit muamele yapan. Kendi değerini olduğundan aşağı gösteren veya mütevazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humble. meek. modest. unpretentious. decent. demiss. frugal. lowly. meek-spirited. pudent. low. simple. simple-hearted. simple-minded. submissive. unassuming. unpresuming. unpretending. hat in hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lowly. meek. modest. unassuming. humble. modest mütevazı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common in hand. in hat. humble. low. lowly. meek. modest. prone. unpretending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Alçakgönüllü olanın hali veya bir alçakgönüllüye yakışacak davranış, tevazu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tahkir etmek, hor ve zelil nazariyle bakmak. Alçalmak ve yaltaklanmak, alçakça yaltaklanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). indirmek, azaltmak, alçaklaştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yükseklik karşılığı, pestî. 2. Boy kısalığı, (mec.) Zillet. 2. Mübalağalı hasislik, cimrilik. 3. Korkaklık, nâmertlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baseness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enormity. ignominy. infamy. turpitude. villainy. lowness. shamefulness. vileness. meanness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lowness. shamefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıç kabzasının siperi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kendi istek ve arzusıyle bir iş gören, mecburî olmayan. 2. Kur’a efradından olmadığı veya kur’ası çıkmadığı halde kendi arzusıyle asker yazılan: Gönüllü asker: Gönüllüler çok gayret ettiler, gönüllülerin talimine memur olmuştu. 3. Kibirli, kasıntılı: Kız gönüllüdür, onu kocalığa kabûl etmez. Alçak gönüllü = Kibirsiz, mütevazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

willing. voluntary. ready. volunteer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prepared. ready. voluntary. volunteer. willing. lover. of one's own accord. voluntarily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

volunteer. willing. ready. unsalaried clerk. voluntary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

readiness. willingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

readiness. willingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kalça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high minded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magnanimous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by