Algı ne demek? | Algı anlamı nedir? | Algı

Algı anlamı nedir?

Algı ne demek?

Algı anlamı nedir?

Algı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: algi

Türkçe Sözlük

(i.). Afyon toplamakta kullanılan kaşık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) idrâk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception. sense. sensation. feeling. apprehension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception. perception idrak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perceptional. perception. sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perceive. sense. comprehend. pick up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perceive. to perceive. to sense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sense. to perceive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Güçlü, iyi, güzel, sıcakkanlı, sevimli. 2.Sevdalı, aşık, vurgun. 3.Hızlı akan su. 4.Renksiz, cılız, zayıf.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ağrı kesici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Bal’a doymuş. 2.Çok tatlı, bal gibi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. «çalmak» tan. Eski Türkçe’si: çalav). 1. Musiki Aleti, saz: Piyano güzel bir çalgıdır. 2. Musiki, Ahenk, nevâ: Çalgı çalmak, çalgıyı sever misiniz? 3. Musiki takımı, saz takımı, hânende ve sâzendeler: Filân evde çalgı vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument. musical instrument. music instrument. ax. axe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument. musical instrument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musical instrument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çalgı çalan, bir saz çalmayı sanat edinen adam, sâzende, mutrıb. Çalgıcı otu = Turpgillerden bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir saz çalan adamın sanatı, sâzendelik, mutrıblık: Çalgıcılıkla geçiniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (tıb). kalp ağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mercan, inci vesaire avlamak veya denizin dibine düşmüş şeyleri çıkarmak için denizin dibine dalmaya alışık adam: Denizin dibine dalgıç indirmek, dalgıç daldırmak. Dalgıç kuş = Balık tutmak için suyun içine dalıp yine çıkan kuş çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diver. frogman. plunger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diver. plunger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diving suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grebe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aqualung.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dalmış, kendinden geçmiş adamın hâli. Osm. bîhûşluk, medhûşluk, istiğrak: Sıtmadan sonra bir dalgınlık geldi. 2. Alıklık, unutkanlık: Küçükken zeki idi, sonra kendisine bir dalgınlık geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent-minded. plunged in thought. absent. vacant. lost. far-off. dreamy. woolgathering. abstracted. deep. distrait. engrossed. faraway. glassy. meditative. moony. pensive. preoccupied. reflective. ruminant. ruminative. self-absorbed. thoughtful. unh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. abstracted. contemplative. dreamy. faraway. pensive. vacant. woolgathering. absent-minded. preoccupied. distracted. lost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent-minded. lost in thought. abstracted. contemplative. forgetful. glassy. lost. moony. pensive. wistful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be lost in thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstractedness. absence. absence of mind. abstraction. woolgathering. kef. pensiveness. reverie. thoughtfulness. vacancy. vacuity. wandering. absent-mindedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence. oblivion. oversight. woolgathering. absent-mindedness. absence of mind. abstraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent-mindedness. abstraction. contemplation. detachment. distraction. study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DALIŞ) (i.). Suyun altından yüzme, dalma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karın ağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bedenin ve özel likle başın bir tarafının ağrıması, yarım baş ağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıcak mevsimde buharın çukurca ovalara yaslanıp uzaktan su gibi görünmesi, serap (İstanbul şivesinde kullanılmamıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kalkımak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(.). Sıçramak, fırlamak, hoplamak, şaha kalkmak: At, balık kalkıdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sıçratmak, fırlatmak, şahlatmak: Seğirtip atını kalkıtan şehsüvar. Çobankalkıtan = Bir bitki, Fr. tribulus.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalkıyanotu = Kolgan dahi denilen bir cins diken.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kas ağrısı, kasınç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., böbrek sancısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. şiddetli sinir ağrısı, nevralji. neuralgic s. nevraljiye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) özlem; vatan hasreti, sıla hastalığı. nostalgic (s.) vatan hasreti kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) diş ağrısı. odontalgic (s.) diş ağrısına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kulak ağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji) (y. k.). Vücuttaki bezler tarafından yapılarak kana veya başka organlara salınan sıvı madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secretory. secretion. excretion. discharge. humor. humour. juice. liquor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secretion. slime. secretion ifraz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secretion. ejection. excretion. humour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secretion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secrete. to secrete. to excrete.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to secrete. excrete.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), t. Salar, hücum eder: Salgın köpek. 2. Herkese kolaylıkla geçen, salgın hastalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contagious. epidemic. rife. epidemic. epidemical. outbreak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outbreak. contagious. epidemic. invasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epidemic. outbreak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epidemic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epidemic disease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Menegokok adı verilen bir çeşit mikrobun; beyin zarına yerleşmesi ve orada iltihaplanmalar meydana getirmesi sonucu ortaya çıkan bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır. Hastalık, boğazlarında mikrop taşıyan hastalar veya kendileri hasta olmadıkları halde boğazlarında menenjit mikrobu taşıyan sağlam kimseler tarafından bulaştırılır. Hastalık çoğu kere üşüme, titreme ve ateşin birdenbire yükselmesiyle başlar. Halsizlik, başağrısı, ve kusma görülür. Dudak ve burun deliklerinin kenarlarında uçuklar belirir. Gözlerini açmakta zorluk çeker. Bir süre sonra, ensesi sertleşmeye ve başını öne eğememeye başlar. Hiç vakit geçirmeden tedaviye başlamak şarttır. Aksi halde, ölümle sonuçlanabilir. Bu günkü tedavi yöntemleri sayesinde hastanın sağlığına kavuşması mümkündür. Salgın menenjit salgını sırasında sağlıklı kimseler hastalarla görüşmemelidir. Kalabalık yerlere gidilmemelidir. Bütün vücudun, özellikle ağız ve burunun temiz tutulması gerekir.

Sağlık Bilgisi by

Teknolojik Terim

Senkronize algılama, AM istasyonlarındaki kısılma ve parazitleri azaltmak için kullanılan bir demodülasyon yöntemidir. LW, MW ve SW bantlarını en iyi koşullara ayarlar.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Üşütmekten meydana gelen keyisizliği gidermek amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Toz şeker, karabiber, su.

Hazırlanışı : Bir tatlı kaşığı toz şeker ile 1 tatlı kaşığı toz karabiber karıştırılır. 1 bardak suda eritildikten sonra içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catarrh. chill. cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold. common cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string instruments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Elektromanyetik enerjinin bulunmasıyla sözgelimi havadan fotograf çekme gibi, fiziksel özelliklerle ilgili uzak mesafelerden bilgi toplama yöntemi. ( Remote sensing )

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

percussion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serap.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Serap, ılgın. 2.Alev.

İsimler ve Anlamları by