Alıl ne demek? | Alıl anlamı nedir? | Alıl

Alıl anlamı nedir?

Alıl ne demek?

Alıl anlamı nedir?

Alıl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: alil

Türkçe Sözlük

(i. A. «illet» den smüş.) (mü. alîle). 1. Hasta, marîz, sayru, üzgün. 2. Sakat, bedeninin bir uzvu kusurlu veya noksan: Zavallı alîldir çalışamıyor. 3. Kör, gözleri sakat, Amâ, gözü görmeyen: İki gözden alîl. 4. Kendisine musallat olup rahat bırakmaz sar’a gibi bir illeti olan, illetli: Alîl olduğu için askerlikten muaf tutuldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عليل] hasta, hastalıklı, illetli. 2.sakat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be americanized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

europeanization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Avrupalı bir hale gelmek. Avrupalılar’ın çalışma ve yaşayış tarzını benimsemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become europeanized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

white-collar workers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çalı ile dolu ve örtülü, fundalık: Çalılık bir yer. Çalı ile örtülü yer, çalı ormanı: Orada bir çalılık vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bushy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brush. bush. bushy. copse. heath. scrubby. shrubbery. thicket. brushwood. scrub. coppice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thicket. bushes. brushwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bigotry. parochialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grim determination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i Galile'li; eski devir lerde Musevilerin Hıristiyanlara verdikleri isim the Galilean Hazreti isa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i ingiltere'de buyuk kilise lerin antresinde bulunan oda veya avlu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wiggery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HALİL) (i. A.) (mü. halîle) (c. hullân, ahillâ). Dost, muhib, yâr: Halîlullah, Halil-ür-rahmân = Hazret-i İbrahim’in lâkabıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «helâl» den smüş.). Koca, zevc.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Samimi dost, Allah’ın dostu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. musiki). Zilsiz def ki, bilhassa bazı tarîkatlerde kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halâ!» den smüş.). Karı, zevce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. musiki). Halîle çalan san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın dostu. Hz.İbrahim (a.s.).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Eklembacaklılarla solucanları içine alan hayvan şubesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kıllet» ten smüş.) (mü. kaltle). Az, miktar veya sayısı çok olmayan, kesir zıddı, kem, noksan: Mâl-i kalîl; aded-i kalîl; müddet-i kalîle. izâfet yoluyla terkiplerde çok geçer: Kalil-ül-akl = Aklı az. Kalîl-il-himme Himmeti kıt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قليل] az.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Az olarak, azlıkla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being closed. indirection. obliqueness. obscurity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave in an overly familiar way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave in an overly familiar way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lâubâlî olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

familiarity. levity. sauciness. pertness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being too free-and-easy. frc- and-easiness. freedom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

familiarity. levity. sauciness. pertness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being too free-and-easy. frc- and-easiness. freedom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) kayıtsızlık, gamsızlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Memelileri, kuşları, sürüngenleri ve balıkları içine alan hayvan bölümü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pahalı hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase / to rise / to advance / to go up in price. to become dearer / more expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase / to rise / to advance / to go up in price. to become dearer / more expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eşyanın pahalı satılması hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness. dearness. preciousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. situation in which everything is expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness. dearness. preciousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. costliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensiveness. situation in which everything is expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baharatlı karışık turşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being covered by old age insurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «illet» ten mas.) (c. tâlîlât). illet, sebep ve bahane gösterme, (edebiyat) Hüsn-i tâlîl = Gerçek olmayan, fakat güzel düşen uydurma sebep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vali sıfat, vazife ve memuriyeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

governorship. proconsulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

governorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

governorship. governor's office. province. governor generalship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by