Amaç ne demek? | Amaç anlamı nedir? | Amaç

Amaç anlamı nedir?

Amaç ne demek?

Amaç anlamı nedir?

Amaç | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: amac

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mermilerin nişanı, hedef.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ardından koşulan, erişilmek istenen şey, gaye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goal. aim. target. ideal. intention. will. bourn. bourne. cause. consummation. design. destination. dream. drift. function. idea. intent. meaning. mission. object. objective. point. purpose. scope. sense. terminus. turn. use. view. wherefore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aim. cause. end. function. goal. intent. object. objective. point. purpose. sake. target. use. intention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purpose. aim. goal. objective. cause. design. end. intent. meaning. object. terminus. view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آماج] hedef. 2.nişan tahtası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Nişanın konduğu yer, hedef mahalli, nişangâh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آماجگاه] nişan alınan yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intend. aim at. fasten on. purpose. will. work up. zero in on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aim. to aim. to intend. to purpose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to aim at. to purpose. to intend. aim. plan on. will.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purposefully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purposeful. having a purpose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a specified goal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intentionality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aimless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aimless. blind. desultory. meaningless. purposeless. senseless. shiftless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purposeless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence of any goal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Tatlısı bol, kalın sac gözlemesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Su veya başka sıvıları taşımaya yarayan dar ağızlı, şişkin gövdeli çoğu hasırla sarılı veya sepetli büyük şişe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carboy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demijohn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demijohn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğrama işleriyle meşgul olan sanatkâr, binaların tahtadan yapılan kapı, pencere, çerçeve gibi işlerini yapan adam ki, dülger işinden ince ve marangoz işinden kaba işle uğraşır. Ar. neccar: Bu, doğramacı işidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cabinetmaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpenter. carpenter who makes woodwork. joiner. house carpenter. woodworker. rough carpenter. door maker. door fitter. furniture fitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğramacı işi ve san’atı, kapı ve pencere kanat ve çerçeveci gibi işler yapmak sanatı: Doğramacılık zahmetli bir iştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carpentry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joinery. woodwork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semaphorist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Top, tüfek tamircisi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Top kaması yapan ya da onaran kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sadece elbise, çamaşır ve ayakkabı gibi giyecek eşya satan esnaf: Bir kapamacıya yanaşıp üstünü başını düzeltmek (eski tâbir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çeşitli maddeleri altın ve gümüşten bir tabaka ile örtmek san’atını bilen ve yapan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metal plater. veneerer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a metal plater. the work of veneerer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kovalamak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing assocoate. commercial traveler. commercial traveller. drummer. saleslady. salesman. salesperson. saleswoman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing expert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marketing expert. marketing man. marketman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planner. town planner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir gölge veya hayal mahsulü bir düşmanla savaş; boş mücadele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handle. handfold. holder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dağa yamanmış ve yapıştırılmış gibi bayır yer: Dağ yamacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brae. brow. declivity. fall. hillside. shoulder. slope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

side. slope. side (of a mountain. fall. hillside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. 2.Yakın. 3.Bedel, karşılık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yama yapan, eskici, tamirci. 2. mec. Pek hasis ve cimri adam.

Türkçe Sözlük by