Amil ne demek? | Amil anlamı nedir? | Amil

Amil anlamı nedir?

Amil ne demek?

Amil anlamı nedir?

Amil | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: amil

Türkçe Sözlük

(i. A.) (bü. Amile) («amel» den if.). 1. İşleyen, yapan, fail: Bunun Amili filandır. Kimyevî Amiller. 2. Tesir eden, müessir. 3. Bir kaide veya nasihat vesaireyi fiil mevkiine koyup icra eden, onunla amel, yani ona göre hareket eden: İlmi ile Amil bir Alim. Halka ettiği vaiz ve nasihatla kendisi dahi Amildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Amâl). Araplar (Halifelik) zamanında idare memuru, vali, mutasarrıf: Hazreti Ömer tarafından Basra Amili nasb buyrulmuştu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. avâmil, edebiyat) (Arap gramerinde). Bir kelimenin i’râbını mucip olan kelime: Amil-i lafzî, Amil-i mânevî. (Cemi «amele» olan Amil, müfret olarak dilimizde kullanılmamıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

causa. factor. agent. reason. motive. course. element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antrieb. moment. faktor. ursache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عامل] yapan, işleyen. 2.faktör, etken. 3.vergi memuru. 4.vali.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Fail, yapan, işleyen. 2.İslam devletlerinde zekat, vergi tahsildarı veya valiler ve devlet memurlan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Botanik). Bir familyanın içinde bulunan ikinci derecedeki bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amylase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Amil). Amiller. (bk.) Amil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عوامل] etkenler, faktörler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Atık oluşturmadan kaçınma, buna karşılık kaynaklardan gerçekleştirilen üretimin niceliğini ve niteliğini arttırma çalışmalarını içeren koruma önlemi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. ailece, aile fertleri ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. «ermele» Türkçe’de kullanılmaz). Dul kadınlar, muhtaç kadınlar: Erâmil maaşları.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ارامل] dullar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). aileye ait, aileden geçmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). aşina, bilen, malûmatı olan, haberdar olan; tanınan, bilinen; teklifsiz,mahrem, samimi; Lâubalî, arsız; (i). teklifsiz dost, arkadaş; aile ferdi; hizmetçi; cin, ruh. familiar spirit bir insanın hizmetinde olduğu farz edilen cin veya ruh. get fa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). iyice tanıma, bilme, aşinalık, teklifsizlik, hususiyet, alışkanlık,ünsiyet; (gen.) (çoğ.) davranışlarda serbestlik,arsızlık, Lâubalîlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). alıştırmak, tanıtmak; tanımak, ilişki kurmak. familiarize oneself with poetry şiirle aşinalık peyda etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aile; zürriyet, kabile,akraba; çoluk çocuk, ev bark; fasile, cins,tür. family Bible bir ailenin önemli günlerini kaydettiği içinde boş sayfaları bulunan büyük boy Kitabı Mukaddes. family circle aile çevresi, aile muhiti; tiyatroda üst balkon. family

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). 1. Aile, hanedan: Büyük bir familyaya mensuptur, Hohenzolern familyası. 2. Zevce, karı: Bu kadın kimin familyasıdır? Familyası hasta imiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hami» den if.) (mü. hâmile). 1. Yüklü, yüklenmiş, üstünde bir yük bulunan. 2. Hâiz, üzerinde bulunan: Üçüncü rütbeden bir tane Osmânî nişanını hâmil bulunan. 3. Götüren, taşıyan, nakleden: Himil-i arîza = Mektup götüren. 4. Sahip, mutasarrıf. Tahvilâtın hâmilleri. 5. Gebe: Bu kadın hâmiledir; hâmile kısrak. 6. (hukuk) Uhdesinde bir poliçe bulunan. Kimya ve fizik terimlerinde Y. phore ve L. fere edatlarını tercüme ederek mürekkepler teşkil eder: Hâmil-i iş’Ar = pilifere ve hâmil-enâ = tecophore gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearer. holder. possessing. bearing. prop. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

holder. bearer. prop. support. possessing. bearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حامل] taşıyan. 2.hamile. 3.sahip. hâmil olmak; taşımak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Yüklü. Gebe. 2.Sahip, malik. 3.Taşıyan, gözeten. 4.Uhdesinde bir poliçe bulunan. 5.Hamil-i vahy: Cebrail (a.s.). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gebe kadın (Arapça’da hâmile değil, hâmil denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnant. expecting. with young. with child. big with child. in the family way. expectant. gone. gravid. heavy. heavy with child. in pod. preggers. impregnate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnant. in the club gebe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnant. big with child.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حامله] gebe, hamile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gravidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnancy. pregnancy gebelik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pregnancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Üstünde olduğu halde, taşıyarak, götürerek, naklederek: Mektubu hamilen geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hırsızlık, haydutluk, uğruluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. “kemâl” den İf) (mü. kâmile). 1. Bütün, tam, noksansız, mükemmel, kusursuz, kemale ermiş: Elf-I kâmil tarihinde = Tam bin yılında. 2. Kemal bulmuş, kemâle ermiş, olgun, olgun yaşta olan: Kâmil adam. 3. Genç olmayan, yaşını almış, hoppa olmayıp tecrübe görmüş, ciddi: Kızını kâmil bir adama vermek istiyor. 4. Olgun, hünerli, ahlâklı, bilgili kimse: Merd-i kâmil, insân-ı kâmil. 5. (matbaacılık) Katlanmamış bütün kâğıt üzerine basılmış (kitap). 6. (Arûz’da) tef ileleri «mütefâil» den ibaret bir bahir: Bahr-I kâmil.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ کامل] tam. 2.olgun. 3.bilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Bütün tam noksansız, eksiksiz. 2.Kemale ermiş olgun. 3.Yaşını başını almış terbiyeli, görgülü. 4.Alim, bilgin, geniş bilgili. - (bkz.Kemal).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Kamil).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bütün ve tam olarak, eksiksiz, noksansız, hep, Ar. tekmil, bütünü, cümlesi: Kitapları kâmilen ciltleteceğim; evini kâmilen boyatmış; hasta kâmilen İyileşmiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کاملا] tamamen, büsbütün, tümüyle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (c. mahmil). Mahmiller. (bk.) Mahmil.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadın aile reisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâmil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kemâl» den İf.). Tekâmül etmiş, gelişmiş, olgunlaşmış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متکامل] olgun, tam, gelişmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. askeri niteliği olan fakat orduya bağlı olmayan (kuruluş, örgüt).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. evin erkeği, aile reisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «şumûl» den if.) (mü. Şâmile). 1. Şumûlu olan, içine alan. 2. Umuma ait, umumî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شامل] kapsayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şümulü bulunan, içine alan, kaplayan, havi. Ünlü Kafkas Türk liderlerinden Dağıstan aslanı Şeyh Şamil.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kapsamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şamil).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. altfamilya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. üst familya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s .alışılmamış, mutat olmayan; yabancı, iyi bilinmeyen, aşina olmayan. unfamiliarity i. alışkın olmayış; bilinenlerden olmayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by