Amin ne demek? | Amin anlamı nedir? | Amin

Amin anlamı nedir?

Amin ne demek?

Amin anlamı nedir?

Amin | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: amin

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Hususiyetleri ve yapıları bakımından amonyaka benzeyen Çeşitli amipler cisimlerin cins adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.) (ibranîce’den). Öyle olsun, Rabbim kabûl et!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amen. amine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آمن] amin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prepared in a minute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prepared to order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Amîn okuyan, bir şeyi tamamiyle tasdik eden: Cümlesi Amîn-hân oldular.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Gönlü emin, kalbinde korku olmayan. - Peygamber’in (s.a.s) annesinin adı. (bkz.Emine).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آمنا] emin olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kim). amino asidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amino acid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). amfetamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

denote. imply. mean. signify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

connote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). antıhistamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). vitaminsizlikten ileri gelen hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. aselbent..

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., K.M. Yakub'un küçük oğlu; israil'de bir kavim; ailenin en küçük oğlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yakub peygamberin en küçük oğlu.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (min). tutya taşı. calamine lotion kalamin losyonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Hayır. Güneşte cildimizin renginin değişmesini sağlayan güneş ışığının içindeki ültraviyole (UV) ışınlarıdır ki bunlar camdan geçemez. UV ışınları görünmeyen, yüksek enerjili, kısa dalga boylu ve görebildiğimiz renk dağılımında mor rengin ötesinde yer alan ışınlardır. Bunun için çok güneşli bir havada, güneş tam karşıdan gelirken araba kullandığımızda yüzümüz değil de açık olan pencereye yaslı kolumuz kızarır.

Bizim bronzlaşma ve çok sağlıklı görünüyoruz diye beğendiğimiz, derimizin güneş altında rengini değiştirmesi olayı aslında ‘derma’ diye bilinen cildimizin ikinci tabakasındaki pigment hücrelerinin bir reaksiyonudur. Bu hücreler UV ışınlarına maruz kaldıklarında ‘melanin’ denilen daha koyu pigmentlerin miktarını artırırlar. Bu koyu pigmentler derimizin üst tabakalarına gelirler ve böylece derimizin rengi koyulaşır.

Melanin, UV ışınlarını emer, yani vücudun melanin üretimini artırması, vücudumuzu UV ışınlarının tehlikeli etkilerinden korumak içindir. Ama bir noktadan sonra bu da geçerli değildir. Güneşin altında ne kadar yanmış olursak olalım, derimizin rengi ne kadar koyulaşırsa koyulaşsın, yine de güneş ışığının içindeki UV ışınlarının yarısını derimiz içine almaya devam edebilir.

Aşırı UV ışınlarına maruz kalmak sonunda deri kanserine bile yol açabilir. Her yıl yarım milyon insanda bu hastalık görülmektedir. Özellikle gençler arasında giderek artmaktadır. Gerçi bu tür, genellikle başarı ile tedavi edilmektedir ama ciğere veya beyine yayılabilecek çok daha kötü türleri de vardır.

Çok güneşli havalarda UV ışınlarından korunmak, şapka ve gözlük takmak tavsiye edilir. UV ışınları gözlerimize de çok zararlıdır. Unutmayalım ki, vücudumuzdaki en ince deri göz kapaklarımızdadır. Güneşe çıkmak zorunda kalmayacaksa koruma faktörü yüksek krem ve yağlar kullanılmalıdır.

UV ışınları cisimlerden de yansır. Bu nedenle gölgede kalmak da çare değildir. İnsan gölgede de yanabilir.

Güneş enerjisi tahmin edilenden çok daha güçlüdür. Yeryüzünde 3 kilometrekarelik bir tarlanın bir gün boyunca güneşten aldığı enerji, Hiroşima üzerinde patlatılan atom bombasının salıverdiği enerjiye eşittir. Bombadan enerji bir anda boşaltıldığından, şok dalgaları oluşmuş ve ölümcül olmuştur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Hayır. Güneşte cildimizin renginin değişmesini sağlayan güneş ışığının içindeki ültraviyole(UV) ışınlarıdır ki bunlar camdan geçemez. UV ışınları görünmeyen, yüksek enerjili, kısa dalga boylu ve görebildiğimiz renk dağılımında mor rengin ötesinde yer alan ışınlardır. Bunun için çok güneşli bir havada, güneş tam karşıdan gelirken araba kullandığımızda yüzümüz değil de açık olan pencereye yaslı kolumuz kızarır.

Bizim bronzlaşma ve çok sağlıklı görünüyoruz diye beğendiğimiz, derimizin güneş altında rengini değiştirmesi olayı aslında “derma” diye bilinen cildimizin ikinci tabakasındaki pigment hücrelerinin bir reaksiyonudur. Bu hücreler UV ışınlarına maruz kaldıklarında “melanin” denilen daha koyu pigmentlerin miktarını arttırırlar. Bu koyu pigmetler derimizin üst tabakalarına gelirler ve böylece derimizin rengi koyulaşır.

Melanin, UV ışınlarını emer, yani vücudun melanin üretimini artırması, vücudumuzu UV ışınlarının tehlikeli etkilerinden korumak içindir. Ama bir noktadan sonra bu da geçerli değildir. Güneşin altında ne kadar yanmış olursak olalım, derimizin rengi ne kadar koyulaşırsa koyulaşsın, yinede güneş ışığının içindeki UV ışınlarının yarısını derimiz içine almaya devam edebilir.

Aşırı UV ışınlarına maruz kalmak sonunda deri kanserine bile yol açabilir. Her yıl yarım milyon insanda bu hastalık görülmektedir. Özellikle gençler arasında giderek artmaktadır. Gerçi bu tür, genellikle başarı ile tedavi edilmektedir ama ciğere veya beyine yayılabilecek çok daha kötü türleri de vardır.

Çok güneşli havalarda UV ışınları gözlerimize de çok zararlıdır. Unutmayalım ki, vücudumuzdaki en ince deri göz kapaklarımızdadır. Güneşe çıkmak zorunda kalınacaksa koruma faktörü yüksek krem ve yağlar kullanılmalıdır.

UV ışınları cisimlerden de yansır. Bu nedenle gölgede kalmak da çare değildir. İnsan gölgede de yanabilir.

Güneş enerjisi tahmin edilenden çok daha güçlüdür. Yeryüzünde üç kilometrekarelik bir tarlanın bir gün boyunca güneşten aldığı enerji, Hiroşima üzerinde patlatılan atom bombasının salıverdiği enerjiye eşittir. Bombadan enerji bir anda boşaltıldığından, şok dalgaları oluşmuş ve ölümcül olmuştur.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hardal familyasından bir bitki çesidi acı tere, (bot). Cardamine amara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kuyu bileziği; çatı deliği yan pervazı; (çoğ)., (den). ambar ağzı veya kaporta çerçevesi, mezarna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bulaştırmak; geçirmek (hastalık, mikrop, pislik); lekelemek, kirletmek. contamina tion (i). bulaştırma; pislik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sorguya çekmek, sıkıştırmak; (huk). dava esnasında bir avukatın öbür tarafın şahidine sual sorması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (kim). bir bileşikten amino gurubunu çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir cisim veya bölgeyi zararlı kimyasal maddelerden arıtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Pamuk, keten veya ipekten seyrek dokunmuş bir çeşit kumaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coarse muslin. etamine. etamin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coarse muslin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a soft cotton or worsted fabric with an open mesh; used for curtains or clothing etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sınav, imtihan, yoklama, muayene, teftiş, tetkik; (huk.) sorgu. examination paper imtihan kâğıdı. give an examination imtihan etmek, sınav yapmak. pass an examination imtihan vermek, sınavı geçmek. postmortem examination otopsi. take an examination i

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) bakmak, dikkatle gözden geçirmek; muayene etmek; teftiş etmek; sınava tabi tutmak, imtihan etmek, yoklamak; sorguya çekmek. examinee' (i.) imtihana giren kimse, imtihan olan kimse. exam'iner (i.) imtihan eden kimse, mümeyyiz, ayırtman; muayene eden k

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kıtlık, açlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flamingo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flamenco. flamingo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The flamingoes have webbed feet, very long legs, and a beak bent down as if broken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Their color is usually red or pink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The American flamingo is P. ruber; the European is P. antiquorum. large pink to scarlet web-footed wading bird with down-bent bill; inhabits brackish lakes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large pink to scarlet web-footed wading bird with down-bent bill; inhabits brackish lakes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. -gos, goes) (zool). flamingo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). delikliler takımından bir deniz hayvanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gamlı, kederli, üzgün, Ar. mükedder, mağmûm.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i kimsesiz ve başıboş dola şan çocuk

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i kumarbazlık, kumar oy nama

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akşam karanlığı, ortalığın kararması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ota benzer, ot gibi, ota ait. graminiv'orous (s.) ot yiyen, otla beslenen .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hanım nine sözünün bozulmuş şekli, büyük anne.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). histamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. banotundan çıkarılan bir alkaloit, musekkin olarak kullanılan bir ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yasemin, (bot.) Jasminum officinale. yellow jasmine sarı yasemin, (bot.) Gelsemium sempervirens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. jasmine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kümün» dan İf.) (mü. kâmine). Gizli, saklı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. i.). Küçük boy ispirto ocağı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. ae) ince levha, safiha, varak, tabaka. laminable (s.) varak şekline konulabilir. laminar (s.) safiha şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (f.) yaprak şeklinde, yaprak biçimine sokulmuş; (f.) yaprak halinde ince tabakalara ayırmak, haddeden geçirerek safiha haline koymak. lamina'tion (i.) safiha haline girme veya konulma; safiha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Nur saçarak parlayan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir cins plastik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (mü. meymenet), Meymenetler, uğurlar, (bk.) Meymenet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. maymûn). Maymunlar, (bk.) Maymun.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مضامن] kavramlar. 2.incelikler. 3.semboller.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on behalf of. in behalf of. in the name of. per pro. per procurationem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for. in the name of. on behalf of sb. on sb's behalf. in behalf of sb. in sb's behalf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on behalf. on behalf of. on account of. in the name of. in the name and behalf of. per uprocuration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) adına.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

NightFraming, karanlıkta fotoğraf çekebilmek için üç işlevi (NightShot, Hologram AF ve Flaş öncesi pozlama kontrol) birlikte kullanır. NightShot ile çerçevenin belirlenmesi: Kızılötesi teknolojisini kullanarak, tamamen karanlıkta bile çekilecek nesneyi görüntüler. Hologram AF ile odaklama: Deklanşöre yarım bastığınızda, fotoğraf makinesi Hologram AF ile çerçevedeki görüntüye odaklanır. Bir lazer, nesnenin kenarlarını algılar ve fotoğraf makinesinin buna düzgün biçimde odaklanabilmesini sağlar. Ön Flaş ile Kayıt: Deklanşör düğmesine tam basıldığında ön flaş yanar. Pozlama belirlenir ve ana flaş yanar; böylece mükemmel biçimde odaklanılmış, çerçeve içine alınmış ve pozlanmış görüntü çekilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. protamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) tekrar sorguya çekmek. reexamina'tion (i.) tekrar edilen sınav; yeniden değerlendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. roaming

dolaşım ortaklığı

Müşterilerine yurt dışında da hizmet verebilmek için cep telefonu firmalarının başka ülkelerin iletişim firmalarıyla kurduğu iş birliği.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(si. A. «semân, semâniye» den if.). Sekizinci, yedinciden sonra gelen: Bâb-ı sâmin = Sekizinci kısım, bölüm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثامن] sekezinci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sekizinci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(si. A.): Sekizinci olarak, sekizinci derecede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثامنا] sekizincisi, sekizinci olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ecza skopolamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. haykıran, bağıran, çığlık atan; göze çarpan, frapan (renk); kahkahalarla güldüren. screamingly z. çok gülünç bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendi kendini inceleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

STAMINA, enerji besleme süresini artırmak, pil performansını geliştirerek fotoğraf makinelerinin verimini artırmak için Sony tarafından geliştirilmiş olan mükemmel bir teknolojidir. Elde edilen daha uzun kayıt süresi sayesinde, daha fazla resim çekebilir, kendinizi özgür hisseder ve pil yerine çekeceğiniz fotoğraflara yoğunlaşırsınız.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dayanıklılık, tahammül, kuvvet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony InfoLITHIUM şarj edilebilir pil birlikte verilmektedir: diğer teknolojilerde yaşanan ‘bellek etkisi’ içermeden, olağanüstü pil kullanım süresi sağlar. Dahili mikro işlemci, fotoğraf makinesiyle iletişim kurarak, kalan çekim süresini bir dakikalık hata payıyla gösterir. Dünyanın her yerinde kullanılabilecek voltaj uyumluluğuna sahip Sony elektrik adaptörleri de sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

İki Sony STAMINA NiMH (Nikel Metal Hidrit) şarj edilebilir pil birlikte verilmiştir: olağanüstü pil ömrü sunar. Dünyanın her yerinde kullanılabilecek voltaj uyumluluğuna sahip Sony pil şarj cihazı da sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

STAMINA, her bir bileşenin güç tüketimini en aza indiren, tüm süreçleri dijitalleştiren ve birden fazla yongayı bir yongada birleştiren benzersiz bir Sony güç yönetimi özelliğidir. Güç tüketiminin önemli ölçüde azalması ve daha yüksek kapasiteli lityum iyon pillerin kullanılmasıyla, tek bir pil şarjıyla 17 saate varan çekim süresi elde edilebilmektedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kuvvet veya dayanıklılığa ait; bot. stamene ait veya stamenlerden ibaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. ercikli, stamenli, bilhassa dişilik uzvu olmayıp yalnız erkeklik uzvu olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. saman gibi, samana benzer, saman renkli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kara dut ağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tetkik edilmemiş; eleştirilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir Digital8/MiniDV ve MICROMV Video Kamera ve Image Mixer yazılımıyla, video dosyalarının kameradan doğrudan PC’ye aktarılması mümkündür. MPEG ya da JPEG biçimlerine dönüştürülen fotoğraf ya da video dosyaları, elektronik tebrik kartları olarak atılabilir ya da web sayfası tasarımında kullanılabilir. Kamera, Internet üzerinden video iletişiminde bir webcam olarak da kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamin. vitamine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any of a group of organic substances essential in small quantities to normal metabolism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an organic substance that acts as a coenzyme and/or regulator of metabolic processes There are 13 known vitamins, most of which are present in foods or supplements; some are produced within the body Vitamins are crucial for many bodily functions including

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Organic molecules essential in small amounts for normal metabolism, growth and development of the body See also Micronutrient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Literally, vital amines A wide range of compounds that are either water-soluble or fat-soluble and are necessary components of the diet of higher organisms, such as mammals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any organic substance that is essential to human health, and which the body cannot make for itself, at least not in sufficient quantities Vitamins are added to foods to increase their nutritional value.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Chemicals produced by plants or animals that are required in our diets in very small amounts to maintain normal health development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A substance necessary for growth and good health, found in many foods They help to nourish the body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Organic molecules essential for survival that humans cannot metabolize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any of many organic substances that are vital in small amounts to the normal functioning of the body Vitamins are found in food, produced by the body, and manufactured synthetically; along with minerals, they are known as micronutrients.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A group of organic micronutrients, present in minute quantities in natural foodstuffs, that are essential to normal metabolism. one of the six types of nutrients needed to sustain human life Vitamins help form blood cells, hormones, and genetic material V

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An organic compound essential in small quantities for normal physiologic and metabolic functioning of the body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any of various organic substances essential in small quantities to the nutrition and normal metabolism of most animals Vitamins are found in minute quantities in food, in some cases are produced by the body, and are also produced synthetically. any of a g

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vitamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with vitamins.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitamined. vitaminized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avitaminosis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zamân» dan) (mü. zâmine). Kefâlet eden, kefil: Bu parayı vereceğinize size kim zâmin olur?

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضامن] tazmin eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by