Ams (otomatik Müzik Sensörü) ne demek? | Ams (otomatik Müzik Sensörü) anlamı nedir? | Ams (otomatik Müzik Sensörü)

Ams (otomatik Müzik Sensörü) anlamı nedir?

Ams (otomatik Müzik Sensörü) ne demek?

Ams (otomatik Müzik Sensörü) anlamı nedir?

Ams (otomatik Müzik Sensörü) | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Çeşitli durumlarda «Adam sen del» diyerek omuz silkme, işleri benimsememe hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kimsesiz, yalnız, yakını ve yardımcısı olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without a servant / attendant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kimsesiz, yardımcısız olma hali.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Otomatik Odaklama Aydınlatıcı, zayıf aydınlatma koşullarında fotoğraf makinesinin otomatik odaklama işlemini gerçekleştirebilmesi için yeterli aydınlatma sağlamak için kullanılan, düşük güçte bir kırmızı ışık kaynağıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Kazanım Kontrolü, elle ayarlama gerektirmeden en iyi kayıt seviyesini belirleyen bir elektronik işlevdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). Ağlar gibi olmak, yalandan ağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Turkish music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kaseti otomatik olarak geçerli parçanın ya da bir sonraki parçanın başlangıcına getiren, tek dokunmalı bir kontroldür.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amsterdam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semantic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meaningless. insignificant. pointless. inexpressive. blank. empty. nonsense. absurd. insane. senseless. unreasonable. of no significance. nonsensical. purposeless. barren. for the birds. dead-pan. expressionless. frivolous. grotesque. inane. incohere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absurd. blank. facile. feeble. freakish. inane. incoherent. meaningless. nonsensical. pathological. pointless. purposeless. senseless. vacuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

null. meaningless. senseless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absurdity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absurdity. incoherency. meaninglessness. senselessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absurdity. inanity. insignificance. unreason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rahatsız, telâşlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rahatsızlık, telâş.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kasetin hızlı ileri/geri sarılması ya da CD/MiniDisc değişimleri sırasında otomatik olarak radyoya geçmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Ses Seviyesi Sınırlandırma sistemi, kulaklık ses seviyesinin çok yükselmesini engelleyerek işitme bozukluklarını ve yakındaki kişilerin rahatsız olmasını engeller.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contextual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.(bkz.Behram). 2.Gazne sultanı. 3.Kirman Selçukluları hükümdarı.. 4.Eyyubilerin büyük şairi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dirsekli makara mili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vitreous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

ClearVid CMOS sensörü, ışığı dijital sinyale dönüştüren video kameranın gözüdür. Daha fazla ayrıntı ve netlikle ve aralarında Kesintisiz Yavaş Kayıt, yüksek ışık hassasiyeti ve Çift Kayıt da bulunan daha gelişmiş işlevlerle daha yüksek kaliteli resme yol açar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). genç kız, küçük hanım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roofless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mürdümeriği, (bot). Prunus institia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Sürmeyen, çok sürmez, geçici, süreksiz. Osm. bakasız, muvakkat: Bu mevsimde soğuk devamsızdır. Dünya nimeti devamsızdır.

2.İşine devam etmeyen, sürekli çalışmayan, sebatsız: Elinden iş gelirse de devamsızdır.

3.Görevine hergün gitmeyen, daima işi ve vazifesi başında bulunmayan: Devamsız olmasaydı iyi yetişecekti.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discontinuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absentee. without continuity. inconstant. irregular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irregular. inconstant. without continuity. desultory. discontinuous. discrete. volatile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Sürmeme, süreksizlik: Dünya nimetlerinin devamsızlığı inkâr olunamaz.

2.Sebatsızlık, sürekli çalışmama: Devamsızlıkla insan hiç bir işte muvaffak olamaz.

3.Görevine hergün gitmeme, deima iş ve vazifenin başında bulunmama: O çocuğun devamsızlığı iyi yetişmemesine sebep oldu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discontinuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence. absenteeism. lack of continuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absenteeism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electronic / synthetic music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Boysuz, kısa boylu.

2.Biçimsiz, güzellikten mahrum.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Boysuzluk.

2.Biçimsizlik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrumental music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Işığı yakalayarak elektrik sinyaline dönüştüren bir yarı iletken çip. ‘Tamamlayıcı Metal Oksit Yarıiletken’ anlamına gelen CMOS sensörleri, daha az görüntü lekesi, daha geniş dinamik aralık ve daha düşük güç tüketimi sunar. Exmor™ teknolojisi çip üzerinde analog/dijital (A/D) sinyal dönüştürme ve kurursuz, temiz görüntüler iki aşamaları gürültü azaltma gerçekleştirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bir disk yerleştirildiğinde sistem otomatik olarak iki ses modundan birini seçer: Müzik Modu, CD kayıttan çalımı için en iyi bas ayarlarına önceden ayarlanmışken Film Modu DVD filmi kayıttan çalması için idealdir. Film / Müzik Modu, diğer karmaşık ses ayarlamalarınızı kolaylaştırarak müzik ve filmlerinizi hayata geçirir

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Su geçirmez, kauçuklu yağmurluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). V. Gamsız, üzüntüsüz, kedersiz.

2.Tasasız, aldırışsız.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

happy-go-lucky. carefree. light hearted. harum-scarum. lymphatic. gaily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. light-hearted. happy-go-lucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

happy-go-lucky. lighthearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefreeness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lightheartedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خمس] beş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A.).

1.Beş, 5: Bilâd-ı hamse, evkaat-ı hamse, havâss-ı hamse = Beş belde, beş vakit, beş duygu.

2.(edebiyat) Beş ayrı mesneviden mürekkep eserler külliyâtı: Nizâmî’nin Hamse’si, Nev’İ-zâde’ nin Hamse’si. Hamse-i Al-i Abâ = Peygamberimizin ev halkı. Hamse-i mübâreke = Beş parmak (el ile yemek yiyişle alay için kullanılır).


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خمسه] beş mesnevîlik eser.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Hamseci, hamse yazan, mesnevi şeklinde beş manzum uzun hikâye yazan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karadeniz’de bol çıkan bir cins küçük balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anchovy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anchovy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A.).

1.Elli, 50.

2.Kışın, «erbain» denilen kırk günündan sonra gelen elli günlük devre.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خمسين] elli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) iri avurtlarında yiyeceğini yuvasıma taşıyan sıçan türünden kemirici bir hayvan, (zool.) Cricetus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) (strung) (anat.) diz arkasmda bulunan iki büyük kirişten biri; (f.) bu kirişleri kesmek; sakatlamak, topal etmek; çalışamaz hale getirmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Hareket Sensörü, odada olup olmadığınızı algılayabilen akıllı bir vücut ısısı ve hareket dedektörüdür. Odadan çıktığınızda, sensör TV sesini açık bırakarak “ekran kapalı” enerji tasarrufu modunu etkinleştirir. Odaya geri döndüğünüzde ekran hemen açılır. Hareket saptanmazsa, set 30 dakika sonra otomatik olarak bekleme moduna geçer.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Birbirini tutmaz şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incoherent. inconsistent. discursive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incoherence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Usûlüne göre tertiplenmemiş olan; yoluna konmayıp karmakarışık halde bulunan, .düzensiz, nizam ve tertibi olmayan: intizamsız bir ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorderly. irregular. untidy. halting. wayward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Usûlünce dizilmemiş olan şeyin hali, düzensizlik, tertipsizlik, karmakarışık hal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorder. untidiness. lack of rules or a plan. disarray. disorderliness. litter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kızılötesi (IR) ve RF kulaklarda, kablosuz ağ menzili dışına çıkıldığında ya da verici ile kulaklıklar arasında bir engel meydana geldiğinde rahatsız edici bir cızırtı duyulabilir. Otomatik Susturma, alınan sinyal yeniden kabul edilebilir bir seviyeye gelinceye kadar bu gürültüyü susturur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Güç tasarrufu sağlayan yenilikçi ortam Işık Sensörü, belirli BRAVIA TV’lerde kullanıma sunulmuştur. ‘Ev’ ayarındaki sensör, bir odadaki ortam ışığını algılayarak görüntü parlaklığını gerektiği şekilde ayarlar. Daha rahat bir seyir sağlamanın yanı sıra, set ışık sensörü etkinleştirildiğinde güç tüketiminde %30 daha fazla düşüş elde edilebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Zem ve tenkid eden, kötüleyen, kınayan, tenkitçi, münekkid.

2.Eğlenen, müstehzi, alaycı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Her şeyi kötüye yoran; iyi bir gelişmeden ümidini kesen, bedbin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimistic. pessimist. dejected. depressed. downbeat. heavy-hearted. low. somber. sombre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimist. pessimistic. pessimist kötümser. bedbin. pesimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimist. low.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimism kötümsürlük. bedbinlik. pesimizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimism. qualm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceptual. conceptive. conceptional. notional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceptual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceptual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinesi, hareketli nesnelere net şekilde odaklanılması için ‘burst’ çekimi sırasında kesintisiz olarak otomatik odaklanmayı ayarlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hamsin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kıvamında olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not yet of the right consistency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Çekilen görüntünün, fotoğraf makinesi yatay ya da dikeyken çekilip çekilmediğini otomatik olarak algılayan bir cihaz. Görüntü daha sonra monitörde uygun yönlendirme ile gösterilir. Ayrıca her zaman doğru gösterimin çağrılmasını sağlamak için veri dosyasında doğru konum kaydedilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theoretical. theoretic. abstract. academic. academical. doctrinaire. hypothetic. hypothetical. notional. pure. speculative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academic. pure. speculative. theoretic. theoretical. doctrinaire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theoretical. hypothetical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. İ.) (musiki). Askeri orkestra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (I. A. ‘«zıyk» dan if.) (mU. muztka). Sıkan, darlaştıran, sıkıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr., Y.’dan). Musiki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music. track.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kayıtlı görüntüleri sırayla makinenin ekranında görüntüler. Slayt gösterileri görsel efektler ve fon müzikleri ile zenginleştirilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Müzik Kutusu, doğrudan Sony HDD/DVD kaydedicinizden dijital müziğe erişmenizi ve bu müziği dinlemenizi sağlar. Kullanımı kolay grafik kullanıcı arayüzünden (GUI) sevdiğiniz müziği seçerek, sürekli CD değiştirmek zorunda kalmadan tüm müzik kitaplığınızın keyfini çıkarabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli Pisagor (Pythagoras, M.Ö. 530-450) tarafından atılmıştır. Biz kendisini okul sıralarından o meşhur dik üçgen teoremi ile hatırlarız ama Pisagor günümüzde ulaştığımız bilim seviyesinin babasıdır. O kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim dalları yaratmıştır.

Pisagor bilimi, bilim için düşünüyor, bilimin uygulamaları onu ilgilendirmiyordu. Bu nedenle ‘bilgi seven’ anlamındaki ‘filozof sözcüğünü ilk olarak o kullanmıştır. Pisagor tüm evrenin sayılar ve aralarındaki ilişkilere göre kurulduğuna inanıyordu.

Pisagor’un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. Demirci ustasının, demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması Pisagor’un ilgisini çekmiş, dükkanı kapattırarak ustaya çeşitli aletler kullandırmış, çıkan sesleri incelemiş ve kayıtlar almış.

Batı müziğiyüzyılın başına kadar notalamadan habersizdi. Eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor, bu arada değişime uğruyor, zamanla unutulabiliyordu.yüzyılın ikinci yarısında ilk notalama sistemi ortaya çıktı.

Arezzo’lu Guido’nun (Gui d’Arezzo) notalama sisteminin seslerin yüksekliğini kesin olarak belirtmeye başlamasıyla büyük bir ilerleme kaydedildi.yüzyılda notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan “porte”nin kullanılmasıyla notaların yüksekliği (do, re, mi,....) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,....) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi.

Aslında müziğin dört parametresi vardır: Yükseklik, süre, şiddet ve tını. Bunlardan ilk ikisi zamanla genel kabul gören bir takım işaretler sayesinde kağıt üzerine dökülebilmiş, şiddet ve tını ise notanın yanında ek kelimelerle belirtilmişler ve kısmen de yoruma açık bırakılmışlardır.

Çeşitli sesleri belirtmek ve bunların birbirlerine karışmasını önlemek için sesleri temsil eden notalara özel isimler verildi. Do, re, mi, fa, sol, la, si. İngilizce’de ve Almanca’da ise notalar harflerle gösterildi(C=do, D=re, E=mi, F=fa, G=sol, A=la, B=si-ing.-, H=si-alm.-).

Nota isimlerinden ‘do’nun önceki ismi ‘ut’ idi. Sesli harfle başlayan bu isim, notaları sırayla söylerken tutukluk yaptırdığındanyüzyılda ‘do’ olarak değiştirildi. Almanya ve bazı ülkelerde ‘ut’ hala kullanılır.

‘Si’ hariç diğer notaların isim babası Gui d’Arezzo’dur. Arezzo bu adları Aziz lohannes Battista ilahesindeki mısraların birinci hecelerinden alarak takmıştır. Yedinci notanın adı uzun zaman ‘B’ olarak kalmış, sonradanyüzyılda Sanete lohannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen ‘si’ adını almıştır.

Notalamanın keşfi ve gelişimi müzik pratiğine olağanüstü bir gelişme ortamı yaratmıştır. Notalama, icracıyı ezberden kurtararak hem müzik parçalarının uzamasına hem de çeşitli dönemlere ve ülkelere ait notalanmış eserlerin katılmasıyla repertuarın zenginleşmesine ve çeşitlenmesine imkan vermiştir. Nota sayesinde bir müzisyen bilmediği bir müzik parçasını icra edebilmek için tek başına yeterli bir hale gelmiştir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli Pisagor (Pythagoras, M.Ö. 530-450) tarafından atılmıştır. Biz kendisini okul sıralarından o meşhur dik üçgen teoremi ile hatırlarız ama Pisagor günümüzde ulaştığımız bilim seviyesinin babasıdır. O kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim dalları yaratmıştır.

Pisagor bilimi, bilim için düşünüyor, bilimin uygulamak onu ilgilendirmiyordu. Bu nedenle ‘bilgi seven’ anlamındaki ‘filozof’ sözcüğünü ilk olarak o kullanmıştır. Pisagor tüm evrenin sayılar ve aralarındaki ilişkilere göre kurulduğuna inanıyordu.

Pisagor’un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkanının önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. Demirci ustasının demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması Pisagor’un ilgisini çekmiş, dükkanı kapattırarak ustaya çeşitli aletler kullandırmış, çıkan sesleri incelemiş ve kayıtlar almış.

Batı müziğiyüzyılın başına kadar notalamadan habersizdi. Eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor, bu arada değişime uğruyor, zamanla unutulabiliyordu.yüzyılın ikinci yarısında ilk notalama sistemi ortaya çıktı.

Arezzo’lu Guido’nun (Gui d’Arezzo) notalama sisteminin seslerin yüksekliğini kesin olarak belirtmeye başlamasıyla büyük bir ilerleme kaydedildi.yüzyılda notaların üzerine dizildiği beş çizgiden oluşan “porte”nin kullanılmasıyla notaların yüksekliği (do, re, mi,....) ve süresi (birlik, ikilik, dörtlük,....) kesin biçimde belirlenebilir hale geldi.

Aslında müziğin dört parametresi vardır: Yükseklik, süre, şiddet ve tını. Bunlardan ilk ikisi zamanla genel kabul gören bir takım işaretler sayesinde kağıt üzerine dökülebilmiş, şiddet ve tını ise notanın yanında ek kelimelerle belirtilmişler ve kısmen de yoruma açık bırakılmışlardır.

Çeşitli sesleri belirtmek ve bunların birbirlerine karışmasını önlemek için sesleri temsil eden notalara özel isimler verildi. Do, re, mi, fa, sol, la, si. İngilizce’de ve Almanca’da ise notalar harflerle gösterildi (C=do, D=re, E=mi, F=fa, G-sol, A=la, B=si-ing.-, H=si-alm.-).

Nota isimlerinden ‘do’nun önceki ismi ‘ut’ idi. Sesli harfle başlayan bu isim, notaları sırayla söylerken tutukluk yaptırdığındanyüzyılda ‘do’ olarak değiştirildi. Almanya ve bazı ülkelerde ‘ut’ hala kullanılır.

‘Si’ hariç diğer notaların isim babası Gui d’Arezzo’dur. Arezzo bu adları Aziz Iohannes Battista ilahesindeki mısraların birinci hecelerinden alarak takmıştır. Yedinci notanın adı uzun zaman ‘B’ olarak kalmış, sonradanyüzyılda Sanete Iohannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen ‘si’ adını almıştır.

Notalamanın keşfi ve gelişimi müzik pratiğine olağanüstü bir gelişme ortamı yaratmıştır. Notalama, icracıyı ezberden kurtararak hem müzik parçalarının uzamasına hem de çeşitli dönemlere ve ülkelere ait notalanmış eserlerin katılmasıyla repertuarın zenginleşmesine ve çeşitlenmesine imkan vermiştir. Nota sayesinde bir müzisyen bilmediği bir müzik parçasını icra edebilmek için tek başına yeterli bir hale gelmiştir.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Tüm programı ya da mevcut parçalara genel bakışı gösterir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mızıka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mızıka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musical. musical comedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musikiyi duyabilmek kabiliyeti ki, musiki icrâsında teknik kabiliyetin zıddı sayılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musician. teacher of music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

musician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). Çalgılı fantezi oyunlar gösterilen tiyatro.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki bilgini.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. musicologue

müzik bilimci

Müzik bilimi alanında araştırmalar yapan bilgin veya uzman.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki ilmi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. musicologie

müzik bilimi

Müzik konularını, bilimsel yöntemlerle inceleyen bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki delisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki deliliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music-loving. keen on music. music lover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

music lover. musical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Müzik nedir? Düz biçimde konuşarak söylenebilecek bir şeyin değişik ses dalgaları ile söylenmesinden niçin hoşlanırız? Müzik niçin keyif veya tam aksi hüzün duygusu verebiliyor?

Müzik aslında ses dalgalarının, belirli kurallar içinde bir düzene sokulmasıdır. Bilindiği gibi, ses dalgalar halinde yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses ‘Do’ notasıdır.

Bu şekilde 7 temel nota oluşur. Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si. Son notadan sonra, Do’nun titreşim sayısının bir katı kadar titreşimde daha ince bir Do gelir ki, bu iki Do arasına bir oktav denir. İşte bu oktav, gam, akort denilen matematiksel diziler, bir çeşit dizilerek müzik oluşturulur. Ancak tüm bunlar bize, bu matematiksel diziden bihaber, Afrika yerlilerinin, dağ başındaki çobanın enfes müziğini açıklayamaz.

Aslında kültürün müzik ve bundan alınan zevk üzerinde doğrudan ilgisi vardır. Doğu müziğinde yukarıda belirtilen matematik dizilerdeki perdelerin arasında karışık gezinilme, Afrika’da baş döndürücü ritimler, Avrupa’da ise notaların ideal düzeni öne çıkar. Ancak bunlar da, değişik müzik türlerine ilgi duyan bizlerin ve müziğin hoşlanılma nedenini açıklamaya yetmez.

Müzik ve dil yetenekleri birçok yönden birbirine benzemektedir. Bilimciler insanların müzik yeteneği kazanmalarının, konuşmaya başlamaları ile aynı zamanlara denk düştüğünü ileri sürüyorlar. Konuşma yeteneği şüphesiz daha iyi bir iletişim ve yaşama şansı avantajını getirmiştir ama müziğin hangi ihtiyacı karşıladığı hala meçhul.

Bebekler anlamlı kelimelere benzer sesler çıkarmaya başlarken aynı zamanda şarkı söyler gibi mırıldanmaya da başlarlar. Uzun ve karışık cümleler kurmayı becerdikçe, daha uzun ve karışık şarkıları söyleme yetenekleri de artar. Ancak beynin konuşmaya kumanda eden kısmında hasar olan hastaların konuşamamalarına rağmen müzik yeteneklerinin devam ettiği de görülmüştür.

Son zamanlarda, beynimizde müziği algılayan bir alıcı bulunabileceği tezi ileri sürülmektedir. Eğer bir gün bu alıcı bulunsa bile, bunun niçin beynimize konulduğunun sebebi yine anlaşılamayacaktır.

Öğretilme yoluyla bir çeşit dans yapabilen veya dans olarak algılanamayacak hareketleri olan canlıları saymazsak, doğada müzik ve ritim duygusu sadece insanda vardır. Bu özelliğin nedeni ise hala tam olarak açıklanamıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorganized. disordered. unsystematic. illegal. unlawful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorder. disorganization. lack of system or method. illegality. unlawfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Objektif kapağı açıldığında, fotoğraf makinesi otomatik olarak açılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Tamamen mekanik vasıtalarla çalışan: Otomatik pikap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. robot. self-acting. servo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. self-acting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. system in which electric lights are turned on manually and turned off autom. mechanical. self- action. self-driven. self-winding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yayın istasyonundan gelen kodlanmış bir sinyali aldığında TV’yi otomatik olarak 16:9 tam ekran moduna geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV ilk kez açıldığında, ekranda çıkan mesajlar, kullanıcıya TV’sinin tüm alınan kanallara göre ayarlanmasını isteyip istemediği sorulur. Evet yanıtı verilirse, tüm kanallar otomatik olarak ayarlanır. Hayır yanıtı verildiğinde, kullanıcı tek tuş ayarlama ya da el ile ayarlama işlevini kullanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Seçilen Sony DVD kaydedicilerde bulunan ve kaydedilmiş TV programının adını otomatik olarak DVD başlık listesine ekleyen, zaman tasarruflu ve kullanışlı bir özelliktir. Ad bilgisi yayıncının Teletekst hizmeti tarafından sağlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Programın sonunu kaçırırsanız, Otomatik Bekleme Modu özelliği, TV’yi bekleme modunda otomatik olarak 60 dakika geç geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CRT arkadan projeksiyonlu TV’nin ön panelinde bir düğmeye basıldığında, gerçek resim saflığını sağlayacak kırmızı, yeşil ve mavi CRT’lerin birleşimini otomatik olarak ayarlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, parçalar arasında otomatik olarak 3’er saniyelik boşluklar yerleştirilmesini sağlar. Bu özellik sayesinde AMS özellikli bir kaset deck’i, kayıtlı parçanın başlangıcını çok daha kolay biçimde bulacaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Etiket işlevi, ayrı ayrı istasyonlardan yayınlanan teletekst mesajlarından alınan ek bilgileri kullanır. Tanımlama etiketi, ön-ayarlı istasyonu otomatik olarak tanımlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geniş Ekran TV’yi, 4:3 ya da letterbox yayınlarda otomatik olarak gerekli zoom moduna geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gündüz aydınlatma koşullarında, arkasından ışık gelen nesneler için pozlama seviyesini otomatik olarak ölçer.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Freeze)

Bir menkul kıymet yada menkul kıymet grubununfiyat ve/veya işlem miktarının, belirlenen bi r süre içerisinde belirlenen bir parametreyi aşan bir değişim göstermesi durumunda, o menkul kıymetlere aitişlemlerin geçicibir süre için otomatik olarak durdurulmasıdır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Video kasetlerden en iyi sonuçları almak için video kafalarının kayıtlı video izi bilgisine en iyi şekilde temas etmesi gerekmektedir. Gelişmiş bir elektro mekanik sistem, bunun, el ile ayarlama gereksinimi olmadan yapılmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kaset her takıldığında video kafasını otomatik olarak temizler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kablolu yayın şebekenizde bu özellik varsa, TV’niz tüm kanal göstergeleri ve etiketleriyle birlikte otomatik olarak ayarlanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sadece ülkeyi seçerek, VCR’ın tamamen ayarlı ve programı hale getiren otomatik kurulum işlevi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düşük aydınlatmalı ya da karanlık ortamlarda doğru odaklamanın ve çerçevenin ayarlanması çok zordur. Parlak gün ışığından, tamamen karanlık ortamlara kadar her türlü aydınlatma koşulunda çekim yaparken AF aydınlatıcı nesneyi otomatik olarak aydınlatarak fotoğraf makinesinin doğru biçimde odaklama yapmasını sağlar. Bu durum aydınlatma koşulları ne olursa olsun net biçimde odaklanılmış, güzel fotoğrafların çekilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düşük ya da yüksek ışık koşullarında çerçevenin belirlenmesine yardımcı olmak için CCD kazanımı hafifçe artırılarak pozlamadan hemen önce LCD vizörde ekstra parlak görüntü sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Poz (AE) braketi özelliğiyle fotoğraf makinesi aynı resmi, üç farklı pozlama ayarında ayrı ayrı çeker: ayarlanan pozlamada, bir adım açık ve bir adım koyu (kullanıcı tarafından seçilebilir) çekilir. Kullanıcı hangisinin daha iyi olduğuna sonradan karar verebileceğinden, bu işlev özellikle zorlu aydınlatma koşullarında fotoğraf çekerken ya da fotoğrafı doğru çekmek için tek şansınız varsa çok işe yarayacaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony DVD kaydedicinizdeki, sahnede ya da ses düzeyinde belirgin bir değişiklik olma zamanına göre bir bölümü otomatik olarak işaretleyen akıllı bir özelliktir. Bölümler kullanımı kolay bir grafik kullanıcı arayüzünde (GUI) görüntülenir ve böylece en sevdiğiniz sahneleri hızlıca bulabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Boş giriş kısmını dinlemeden, seçimi tam başlangıcından başlatır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Surround modunda, uygun Dolby® Pro Logic® sinyaliyle yayınlanan bir program algılandığında Dolby® Pro Logic® dekoderi otomatik olarak devreye sokulur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

01.01.1998 ile 31.12.2100 arası tarihlerin kayıtlı olduğu saatli radyo. Bu, aygıtın tarihi bir kez ayarlandığında, bir kez daha ayarlama gerektirmeden (31 günden az olan aylar ve artık yıllar da dahil olmak üzere) her zaman doğru olacağı anlamına gelmektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Tarihi otomatik olarak kaydeder.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yanlış dönüş olması durumunda seyahatinizi otomatik olarak yeniden yapılandıran araba navigasyon sistemi

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Zamanlayıcıda standart oynatım moduna göre bir program yapılmışsa ancak kasetteki kalan süre program için yeterli değilse, tüm programın kaydedilmesi için kaset hızı otomatik olarak uzun oynatıma (Long play) geçirilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

ATP (Otomatik Tuner Belleği), tüm mevcut kanalları otomatik olarak belleğe alan bir işlevidir. ITP (Akıllı Tuner Belleği), bellekteki kanalları, kanal adına ve ShowView® numarasına göre sıralar ve ayrıca saati otomatik olarak ayarlar ve düzeltir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinenizi USB ile PC’nize bağladığınızda görüntülerin otomatik olarak aktarılmasını sağlayan PC görüntü transferi yazılımı.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

popular music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) pek viran, harap, yıkık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit hamur tatlısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Keskin kılıç.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Samson.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (doğrusu sansun). Vaktiyle düşmana saldırılmak üzere savaşta kullanılan iri köpek. (bk.) Sansun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden kavga köpeklerini İdare ve sevkeden erler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opaque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadın terzi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vapur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Çok noktalı otomatik odaklama, geniş açıdan makro çekimlere kadar tüm zoom aralığında müthiş net görüntüler elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fully automatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Adet görme, Ar. hayz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bir bütünü meydena getiren tekler için kararlaşmış bulunan sayı, Osm. aded-i mürettep.

2.Kesirsiz sayı, Osm. adet-l tam.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yük arabacısı; kamyon şoförü .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlevle, her parçanın başlangıcı kısaca çalınarak dinleyicilere kısa bir önizleme sağlanır. Oynatma zamanı, 10, 20 ve 30 saniye arasından seçilebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

staminal. vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital dirimsel. hayati.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by