Analı ne demek? | Analı anlamı nedir? | Analı

Analı anlamı nedir?

Analı ne demek?

Analı anlamı nedir?

Analı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: anali

Türkçe Sözlük

(i.). Anası olan. Analı kuzu, kınalı kuzu deyimi, annesi hayatta olan çocukların mutluluğunu anlatır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Ana hal ve sıfatı, validelik. 2. Ana yerini tutan kadın, ahret anası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maternity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maternity. motherhood. stepmother. foster-mother.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maternity. motherhood. step mother. adoptive mother. woman acting as a mother to a child. maternal love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be mother to a child.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. analyste

çözümleyici

Çözümleme yapan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. analytique

çözümlemeli

Çözümlemeye dayanan, çözümle ilgili.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analytic. analytical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analytical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analytical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tahlil.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. analyse

fiz. çözümleme

Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analysis. anatomy. breakdown. decomposition. post-mortem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analysis. analogous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anatomist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. analyseur

çözümler

Analiz yapan cihaz, aygıt veya organ.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyzer. analyser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyzer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Baküs şenliği; (k).(h). içki âlemi, içki meclisi. bacchanalian (s). içki eğlencesi kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Badanalı. Badana sürülmüş, kireç veya aşı boya şerbetiyie boyanmış: Badanalı duvarlar sıhhate elverişlidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whitewashed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). kanalcık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kanal açmak, çıkıs yolu açmak; kanallara sevketmek; (tıb) kanal açarak cerahati akıtmak. canaliza'tion (i). kanal açma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Belirli bir arazinin topografik, hidrolojik, jeolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin incelenmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

value analysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Ghanian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air duct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air passage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

through the channel of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Lâğım sistemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drainage. drain. gully drain. sewage. sewerage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drainage. sewerage system. sewers lağım döşemi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewer system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. canalisé

yönlendirilmiş

“Yönlendirmek, bir düzene koymak” anlamındaki kanalize etmek, “yönlenmek, bir düzene konulmak” anlamındaki kanalize olmak birleşik fiillerinde geçer.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a mother-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Mânâsı olan. 2. Mânâsı güzel ve derin olan. 3. Dolayısıyla bir şeye delâlet eden: Mânâlı söz; mânâlı bir bakış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meaningful anlamlı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expressive. meaningful. significant. something which has a meaning. full of meaning. knowing. pregnant. suggestive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. psychanalyse

ruh. b. ruhsal çözümleme

Freud’un geliştirdiği, insanın uyumlu veya uyumsuz davranışlarının kaynağı sayılan, bilinçaltı çatışma ve güdüleri araştırıp bilince çıkararak davranış sorunlarını çözme yöntemi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychoanalysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychonalysis. psychoanalysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tantana ile, tantana sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pompous. grand. grandiose. sumptuous. tumid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Technical Analysis)

Geçmişte piyasada oluşmuş çeşitli verilerin, bilgisayar ve grafikler yardımıyla geleceği tahmin etmede kullanıldığı bir değerleme yöntemidir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Zıvanası olan. Zıvanalı sigara = Bir ucunda zıvana bulunan sigara.

Türkçe Sözlük by