Anca ne demek? | Anca anlamı nedir? | Anca

Anca anlamı nedir?

Anca ne demek?

Anca anlamı nedir?

Anca | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: anca

Türkçe Sözlük

Onun gibi, onun kadar, o kadar, öylece.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freshly. ill. just. narrowly. scarcely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so much. that much.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Anti-Neutrophil Cytoplasmic Antibody Found as cANCA or pANCA The former is found in Wegener's granulomatosis whereas the latter is more non-specific. is an abbreviation for anti-neutrophil cytoplasmic antibody This is a type of antibody that is associated

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Antineutrophil cytoplasmic antibody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Airport Noise and Capacity Act of 1990, prohibits U S airports from adopting overly restrictive or outright punitive anti-noise ordinances.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Australian Nature Conservation Agency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alman dili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

german.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

German.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.) (Anca ve ancılayın gibi «an» suretini alan «o» işaret ismiyle «cak» edatından). 1. Tek, yalnız, sade, mücerret: İbâdete müstahak, ancak Cenâb-ı Hak’ tır. 2. Mahzâ, sırf hassaten: Ancak ilim öğrenmek ve terbiye için mektebe gidilir. 3. Tamamı tamamına, dara dar, güç hal ile: Bu iş ancak akşama kadar biter. Bu çuval ancak bir kile alır. 4. Lâkin, fakat, ama: Ava gidecektim, ancak hava müsaade etmedi. 5. O kadar, onun gibi, ancılayın: Kalenderlik ise ancak o kadar olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

only. barely. hardly. merely. purely. scarcely. however. on the other hand. but. nevertheless. yet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barely. but. hardly. only. merely. just. however.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

however. on the other hand. but. just. hardly. barely. only. solely. merely. bare. just about. nevermore. scarcely. simply. by the skin of one's teeth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sığırdili çeşidinden bir bitki.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kankan, hareketli bir Fransız dansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çobanlara mahsus veya lâyık bir surette.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turpgillerden yabanî bir bitki ve bunun torbayı andıran meyvesi (capsella pastoris).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfriendly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hostile. antagonistic. antagonistically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. forbidding. hostile. icy. oppugnant. venomous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İsmi söylenmek, istenilmeyen veya belli olmayan bir şahıs veya şeyi gösterip «falan» sözünden daha belirli gibi kullanılır: Falanca adam geldi diye haber vermeli, falanca yeı% gideceğim, dedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

so and so. such and such a.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Falanca: Falanca filanca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Francala.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flemish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Flemish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. frangiola’dan). Çeşitli şekillerde ve ekseri küçük yahut uzun ve dar has ekmek: Bira francalası = Kurabiye gibi küçüğü. Ay francalası = Hilâl şeklinde yumuşağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Francala yapan veya satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvan gibi, hayvan ca bir halde, akılsızlıkla, idrâksiz: Hayvanca oturuş, hayvanca muamele ediyor. Hayvancasına = Hayvan gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestial. brutal. bestially. rudely. stupidly. brutally. brutishly. brute. brutish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

like an animal. beastly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnsana yakışır, insanlığa uygun: İnsanca hareket ediyor. İnsan gibi, insana yakışır surette: İnsanca oturup kalkmasını biliyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanly. decently. with regard to human life. with regard to human life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). italyan dili. Latin dillerinin başlıcalarındandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

italian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heroic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heroic. heroically. valiant. valiantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ucu çengelli gönder: Kayıkçı, yangın kancası. Kancabaş = Karadeniz’in Anadolu sahiline mahsus bir çeşit gemi ki, başlıca kereste, odun ve kömür naklinde kullanılır, mec. Kancayı takmak = Yapışıp ayrılmamak, musallat olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barb. catch. crampiron. crook. grapnel. grapple. grappling hook. grappling iron. holdfast. hook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crook. hook. peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hook. grappling hook. grapnel. crampon. crook. dog. dog iron. gudgeon. peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kancayı atıp tutmak, takmak. 2. mec. Musallat olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hook. to grapple. to pester. to pick on. hook up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kancası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hooked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provided with a hook. hooked. barbed. crooked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hookworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. denizcilik). Aktarma, nakil. Kavança etmek = Aktarmak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

eskiden Akdeniz sahillerinde konuşulan İtalyanca'dan bozma dil; milletlerarası ticari dil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Yiyecek, yiyinti. Ar. taam. Kedi mancası = Ciğer, dalak, vesair parçaları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik). 1. Gemilerde büyük ve taşınabilir su anbarı. 2. Gemide bu anbarı n durduğu yer. Mancana direği = Esası o yerde olan direk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. islâm dini tarz ve usûlünde. 2. Doğru şekilde: Müslümanca söz, hareket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Olanın tamamıyle: Olanca hızıyla çarptı. Olanca parasını verdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «orta» dan). Ortada bulunan, vasati, üç şeyin ortasındaki, ikincisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrangea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

middle. middle child. hydrangea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the second child in a family which has three children. middle-sized thing. hortensia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Pek çok türü bulunan süs bitkisi. 2.Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasındaki kardeş. İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) Japonya asıllı bir çiçek, Japon çiçeği

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ahçı. gözleme; taş pudra; hav. uçağın yere düz olarak düşüşü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ispanakgillerden bir bitki ve bunun kalın etli kökü. Pancar kesilmek = mec. Pek ziyade kızarmak. Pek ziyade mahcup olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beet. beetroot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(beta vulgaris): Ispanakgiller familyasından; ince köklü, bir veya iki yıllık otsu bir bitkidir. Yem pancarı, sebzelik pancar ve şeker pancarı gibi çeşitleri vardır. Kırmızı pancarın kökleri toparlak bir yumru şeklindedir. Sebze olarak kullanılır. Şeker pancarının kökleri toparlak bir yumru şeklindedir. İçeriğinde sakaroz vardır. Kullanıldığı yerler: Kırmızı pancar, Karaciğer’in muntazam çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Kansızlığı giderir. Şeker hastalığı ve vereme karşı korur. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. Sinirleri yatıştırır. Vücudu kuvvetlendirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı sançmak’dan sançak). Ucu sivri demirden olup yere saplanan büyük bayrak, Ar. râyet, livâ: Sancak açmak, çekmek. 2. Eskiden her vilâyetin bölündüğü üç beş dairenin her biri ki, birkaç kazadan mürekkepti. 3. (denizcilik) Gemide, geminin başına doğru dönük durulunca, geminin sağ tarafı. Sol tarafa iskele denir. Sancak boğmak = Yardım sitemek için yapılan eski bir işarettir ki, sancak ortasınden boğularak asılırdı. Sancak beratı = Bir geminin tâbiiyetini belirten resmi vesika. İşaret sancağı = İşaret için çekilen dört köşeli sancak. Sancak-ı Şerif = Hz. Muhammed’in, mukaddes emanetler arasında bulunan sancağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starboard. flag. standard. banner. colors. oriflamme. starboard. sanjak. ensign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flag. standard. starboard. the turkish flag. banner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banner. ensign. flag. standard. starboard. colours.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

National ensign. pennon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flag officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flag man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sancak taşıyan kimse. Sancak taşıma görevlisi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Doğrusu: alemdâr). Sancağı tutan asker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İstihkâm, tabya.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Kısa kama. 2.Saplar, batırır, yen(Erkek İsmi) 3.Selçuklu sultanlarından birisinin adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demoniacal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sardonic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devilish. diabolic. diabolical. fiendish. satanic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fleshy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Portatif, küçük ateşli silâh. 2. Boya püskürtmede kullanılan tabanca biçiminde Alet. Tabanca boyası = Tabanca İle vurulmuş boya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pistol. gun. revolver. colt. equalizer. gat. heater. persuader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gun. pistol. revolver. rod. paint gun. spray gun. sprayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gun. pistol. revolver. spray gun. handgun. shooting iron. pea- shooter. rod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paint designed to be used in a spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Önü aydınlık kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir Türk raksı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tavşanca’lardan yapılmış Türk dans süiti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pullu esmer renkli, büyük bir balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yunan tarz ve usûlünde veya dilinde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

romaic. greek. romaic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greek. in greek. greek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zarar ve ziyana sebep olan.

Türkçe Sözlük by