Anıt ne demek? | Anıt anlamı nedir? | Anıt

Anıt anlamı nedir?

Anıt ne demek?

Anıt anlamı nedir?

Anıt | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: anit

Türkçe Sözlük

(y. k.) (i.). Büyük bir olayı gelecek nesillere hatırlatmak için meydana getirilen, dikkati çekecek büyüklükte yapı, Abide.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monument. memorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorial. monument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monument. memorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cenotaph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mausoleum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the tomb of Atatürk in Ankara. mausoleum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Anıtkabir, Atatürk’ün “Buradan Ankara ne güzel görünüyor” dediği Rasattepe’de 9 Eylül 1944 yılında atılan temel çalışmalarıyla başlamıştı. İnşaat çalışmaları sırasında yapılan kazılarda buranın Frigyalılar’a ait eski bir mezar alanı olduğu bulunan mezarlardan anlaşılmıştı. Ata’nın bu kabire nakli ölümünden ancak 15 sene sonra gerçekleşti.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a monument status.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monumental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monumental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Hıristiyanlık; Hıristiyan dini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şehrin herkesin oturduğu banliyösünden daha uzak ve daha muteber yerinde oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

granite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

granite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) granit, pek sert bir çeşit kaya. granite porphyry porfir ile karışık granit, graniteware (i.) emaye kaplar. granit' ic (s.) granit cinsinden; granite ait. granitoid (s.) granite benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. insaniyetperver, hayır seven, insancı, insani; yardımsever kimse. humanitarianism i. hayırseverlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. insan, beşer; insanlık, beşeriyet, beniâdem; insaniyetperverlik, merhamet, şefkat. the humanities klasik Yunan ve Latin edebiyatları üzerinde çalışma; konusu insan olan ilimler, hümaniter bilimler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gıdasızlıktan ileri gelen zafiyet; boşluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i anlamslzllk, anlamse söz; boşluk

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sağlığa zararlı, pis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bir binanın temizlik ve tamir işleriyle meşgul olan memur; kapıcı, odacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kunût» tan if.). 1. Emre uyan, itaatli. 2. Tanrı emirlerine itaat eden, Ar. müttakt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proof. evidence. argument. convincing proof. supporting document. averment. case. confirmation. demonstration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confirmation. evidence. pledge. proof. witness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proof. proving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proving. proof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prove. verify. show. be contented with. substantiate. attest. attest to. aver. certify. demonstrate. document. establish. evidence. shore. stamp. stand. make smth. stick. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attest. establish. prove. substantiate. testify. witness. to prove. to demonstrate. to attest. to establish. to substantiate ispat etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prove. argue. attest. bring home. show. substantiate. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be proved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supported by evidence / proven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accept sth as evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i kökleşmiş bedhahlk, kötülükçülük; şiddetli nefret, derin düşmanlık; öldürucü şey; eza, cefa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir manganez filizi; dört değerli mangandan oluşan tuz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit yankasiclllk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerika'daki kızılderili kabilelerinden birinin inancına göre hayat ve doğayı idare eden ruhlardan biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sözle hürmetsizlik, ağız bozukluğu, küfür.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sağlığa veya sağlık kurallarına ait; i. sağlık uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. sanatorium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sağlıkla ilgili, sıhhi sanitary napkin kadınların adet zamanında kullandıkları ve hazırlanmış olarak eczanede satılan pamuk. sanitary regulations sağlık kuralları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sanitation

tıp sağlıklama

Halk sağlığını korumak ve hastalıkları önlemek için tasarlanan önlemler ve bunların uygulanması.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıhhi şartları geliştirme, hıfzıssıhha; sağlık teskilâtı; halk sağlığını koruma tedbirleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sıhhi hale getirmek, sterilize etmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akıllılık, aklı başında olma, makul düşünüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dış mahallede oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proof. evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proof. piece of evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introductory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introductory. introducer. presenter. advertiser. promotional. informative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

identifier. sth which gives knowledge about sb / sth. advertiser. initiatory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tanıtmak işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be introduced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display. introduction. presentation. introducing. promotion. publicity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introduction. advertisement. publicity. promotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introduction. presentation. advertising. advertisement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demonstration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be proved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overview.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introduction. presentation. publicity. presentation takdim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introduction. presentation. advertising. dash. publicity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

previous notice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

identification card.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salesman. sales representative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bildirmek, kim olduğunu anlatmak: Onu bana siz tanıttınız; kendisini tanımıyordum, kimse de tanıtmadı. 2. Kabûl ve tasdik ettirmek, İtiraf ettirmek: Bize Allah’ın birliğini tanıtan Peygamberimiz’dir («tanıttırmak» yanlıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introduce. present. acquaint. familiarize. hold out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advertise. establish. familiarize. introduce. popularize. present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquaint with. to introduce to. to present and explain sb / sth to sb. to advertise. to introduce. to present sb to a group. establish. familiarize. make known.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prospectus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. karında gazdan ileri gelen şişkinlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. timpan zarı iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kanuni Sultan Süleyman zamanında okçulardan ok satın alan ünlü Kemankeşler soyundan 80 yaşındaki Ahmet Ağa’ya bir okçu çırağı, “baba sende kiriş gerecek kuvvet varmı ki ok alıyorsun ?” diye laf attı. Bu sözlere çok öfkelenen Ağa, at üstündeki ihtiyar çarşının kapısından sarkan zincirlere kolları ile sarılıp aynı anda bacaklarını altındaki atın karnına doladı. Kendini yukarı çektiğinde altındaki atı da havaya kaldırdı. Ağa’nın bu harekete etrafındakileri şaşkına çevirdi.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. uranit, uranyum fosfatlarından bileşik bir mineral. uranitic s. uranite ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nezaket, naziklik, kibarllk, çelebilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kibirlilik, kendini beğenmişlik, fazla gurur; gösteriş, caka; boş şey, abes şey, beyhudelik. vanity case makyaj çantası. Vanity Fair gösteriş dünyası; moda ve eğlence dünyası. vanity publisher yazarın bütün masrafları karşılaması kaydıyle kitap ya

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ebonit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

response.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answer. reply. respond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answer. meet. respond. to answer. to reply cevaplamak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to answer. to reply to. make a response.

Türkçe - İngilizce Sözlük by