Apse ne demek? | Apse anlamı nedir? | Apse

Apse anlamı nedir?

Apse ne demek?

Apse anlamı nedir?

Apse | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: apse

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Çıban.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abscess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A projecting part of a building, esp. of a church, having in the plan a polygonal or semicircular termination, and, most often, projecting from the east end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In early churches the Eastern apse was occupied by seats for the bishop and clergy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The bishop's seat or throne, in ancient churches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A reliquary, or case in which the relics of saints were kept. a domed or vaulted recess or projection on a building especially the east end of a church; usually contains the altar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abscess. gathering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A semicircular projection, roofed with a half-dome, at the east end of a church behind the altar Smaller subsidiary apses may be found around the choir or transepts Also known as an exedra The adjective is apsidal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A vaulted extension or projection, usually from a choir or chapel and generally circular or polygonal in shape; Rounded and usually of a chancel or chapel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Eastern end of a church, generally semicircular, in which the altar is housed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Semi-circular or polygonal recess at the end of a building, either projecting from it or subsituting one of the walls In churches it is normally part of the sanctuary In Rome they are traditionally richly decorated with mosaics or paintings In Eastern chu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A 180 degree, semicircular extension space, which traditionally projects from the eastern end of Christian churches, or from that end which contains the altar and faces the nave The space is usually covered by a 180 degree half-dome and the space provides

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A part of a building projecting outward, usually semicircular in shape When it is part of a church, it is located at the eastern end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A projecting part of a building that is usually semicircular in plan and vaulted. area of circular or polygonal shape, covered by a vault, which is located behind the altar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In architecture, a semicircular, projecting part of a building, usually domed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rounded and usually of a chancel or chapel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In a church, a semicircular or polygonal projection at the altar end, beyond the sanctuary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Ada Programming Software Enviroment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Ada Programming Support Environment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A semicircular and usually vaulted projection from a rectangular structure Origins of the word are classical, but it is most commonly used to describe an element of a Gothic church A recess, usually singular and semi-circular, at the east end of a Christi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Association for Persons in Supported Employment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An area of semicircular or multi-angled form, projecting from the ecclesiastical east end of the church and containing a number of chapels. a domed or vaulted recess or projection on a building especially the east end of a church; usually contains the alt

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), (mim). bir binada ve bilhassa bir kilisede ekseriyetle yarım daire şeklindeki çıkıntılı kısım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). İçine pelin katılarak kokulandırılmış sert bir içki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absinthe. absinth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absinth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). çökmek, göçmek, yıkılmak; katlanıp bukülmek, açılır kapanır olmak (iskemle, masa);birsonuca bağlamadan dağılmak (proje, plan); cesaretini kaybetmek; (balon) sönmek; (tıb). çökmek; ciğerlere hava gitmemek; çökertmek, ylkmak; (i). göçme, çökme, y

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. geçmek, akmak (zaman).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confinement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confinement. detainer. body execution. incarceration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be imprisoned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprisonment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

committal. committal to prison. commitment to prison. confinement. custody. detention. imprisonment. incarceration. repression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Haps.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprison. incarcerate. confine. shut up. shut in. detain. lock up. bar. cage. immure. intern. jail. mew. mew up. mure. pen. pen in. pen up. restrain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. confine. imprison. incarcerate. jail. to imprison. cast into prison. to detain. to immure in. to confine. to put in prison/jail. to jail. to goal. to lock in. to coop sb/sth up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to imprison. to jail. to lock up in. to confine. arrest. cage. commit to prison. to place under confinement. to take into custody. detain. distrain. gaol. immure. incarcerate. to take into remand. to take into safekeeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb put in jail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) geçmek, mürur etmek; ihmal veya vefat dolayısıyle başkasına intikal etmek; battal olmak, hükmü kalmamak; sapmak, dalalete düşmek; yanılmak, hata etmek ; bir zaman için inanç ve prensiplerinden vaz geçmek. lapse into silence sükuta dalmak, sessizli

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) geçme , mürur; yanılma; yanlış (söz veya yazı); kayma; sapma; günaha girme; adalette kusur; sukut (hukuk); ihmal yüzünden hak ve tasarrufunu elden kaçırma; battal olma, kullanılmaz hale gelme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., tıb. yerinden oynamak, sarkmak, düşmek; i. düşme, inme, sarkma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yeniden nüksetmek, tekrar fenalaşmak; tekrar kötü yola sapmak, yeniden dalalete veya günaha sapmak; i. nüksetme, yeniden hastalanma; tekerrür, kötü hale dönme. relapsing fever tıb. Borelia grubuna ait şiddetli ve bulaşıcı bir humma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyot. iki nevronun birleştiği yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by