Aria ne demek? | Aria anlamı nedir? | Aria

Aria anlamı nedir?

Aria ne demek?

Aria anlamı nedir?

Aria | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aria

Türkçe Sözlük

(ARYA) (i. İ. müzik). Operalarda bir kişi tarafından söylenen uzun, dramatik şarkı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). arya, şan solosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s), (i) çok basit;(i) okumayı yeni öğrenen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s) tarımsal, zirai; tarlalara ait; (pol). çiftçilere yardım etmeyi ve tarımsal kâr sağlamayı amaçlayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sıtmaya karşı kullanılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). antika meraklısı, eski eserler uzmanı; (s). antika şeylere ait. an'tiquary (i). antika meraklısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). serbestlige imkan vermeden yöneten; (i). sıkı idare taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). kaba kimse, vahşi kimse, medeniyet görmemiş bir kimse; barbar; (s). zalim; gaddar; yabancı; medeni olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Bulgaristan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Bulgar, Bulgarca; s. Bulgaristan'a ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). Cesarean.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çanta çiçegi, (bot). Calceolaria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(s), (mat). aynı dikey çizgi üstünde olmayan iki noktadan sarkan bir zincir veya kordonun çizdiği eğri; (s). bu eğriyle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). yüz yıl yaşamış olan, yüz yıllık, yüz yıla ait;(i). yüz yaşındaki kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bileşikgillere ait bir bitki, (bot). Senecio cruentus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ask). Ievazım sınıfı; eskiden S.S.C.B.'nde siyasi örgüt; komiserlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Super Audio CD’lerin (SACD), yazılım üreticisine bağlı olarak üç türü bulunmaktadır: tek katmanlı SACD, çift katmanlı SACD ve hibrit SACD.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sert amir, disiplin taraftarı olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). siyasal ve sosyal eşitlikle ilgili; (i). siyasal ve sosyal eşitliğe inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). kan ve bağırsak parazitlerinden ileri gelen hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gramer uzmanı, dilbilgisi kitabı yazarı, gramerci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. insaniyetperver, hayır seven, insancı, insani; yardımsever kimse. humanitarianism i. hayırseverlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Macar; Macar dili; s. Macar, Macaristan halkından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Ege denizi (eski bir isim).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) değişmeyen, her zaman bir olan, sabit bir durumda kalan. invariabil'ity (i.) değişmezlik. invar'iably (z.) değişmeyerek; aynı şekilde, istisnasız; mütemadiyen, her zaman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) değişmesi imkânsız sabit; (i.), (mat.) sabit nicelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قارئه] bayan okuyucu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) at ve sığır tutmak için boyunlarına atılan ucu ilmekli ip, kement; at bağlama ipi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) özellikle dinde geniş düşünüşlü, mutaassıp olmayan (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bilhassa düşünce ve harekette serbestlik taraftarı kimse; hürriyet taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kütüphane müdürü, kütüphane memuru. librarianship i. kütüphanecilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayda yaşadığı farz edilen kimse; ayı inceleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıtma. malarial s. sıtmalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Meryem Ana muridi; iskoçya kraliçesi Mary'nin taraftan olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bininci, bin yıla ait; kıyametten evvel barış ve selâmetin hüküm süreceği farzolunan bin yıllık devreye ait; i. bu devrin geleceğine inanan kimse. millenarianism i. bin yıllık barış ve selâmet devresine inanış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Muzârî sigasının hâli, Arap gramerinde muzârt sigasının teşkil için asli harflerin başına giren: (ye, se, elif, nûn) harfleri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) doksanlık, doksan yaşına gelmiş; (i.) doksan yaşında kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) mezhebe bağlı olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) notere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) seksen yaşında, seksenlik (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. parya; en aşağı tabakadan biri; toplum dışı bırakılmış kimse. pariah dog Asya ve Afrika'da yaşayıp leşle beslenen adi sokak köpeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Paros Adasına ait; en iyi cins beyaz porselenle ilgili; i. en iyi cins beyaz porselen; Paros'lu kimse. Parian marble Paros Adasında çıkan güzel beyaz mermer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. planarya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. kadere mahsus; kadere inanan; i. kadercilik- yanlısı. predestinarianism i. kadercilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ücretle çalışan sınıftan; i. proleter, emekçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. avam; işçi sınıfı, proletarya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. kırk yaşında (kimse), kırk ile elli yaşları ara- sında (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. elli yaşında, elli yaşlarında olan (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. ışınlılardan bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. nehir kenarlannda bulunan; su kenannda büyüyen; i. nehir kenannda oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dördüncü yüz yılda Ren nehri sahillerinde ve Köln civannda yerleşmiş olan Franklara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Rotary kulüp üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cumartesi veya pazar gününü kutsal kabul eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (eski) Filistin'de bir şehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sağlığa veya sağlık kurallarına ait; i. sağlık uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağzının içi sarı, pullu bir belik (sciaena aquila).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sarışın yiğit. Ruhi Sarıalp’, Türk atlet ve yönetici.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Serçegi İlerden bir kuş (oriolus oriolus).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. sıracaotu familyasına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sekreterliğe ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. müdüriyet, müdüriyet personeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. mezhep veya fırkaya ait; i. bir mezhep veya fırkanın bağnaz üyesi. sectarianism i. fırka veya mezhep usulü veya aşırı taraftarlığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yetmişle yetmiş dokuz yaşları arasında kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) altmışa ait; (i.) altmış ile yetmiş yaşları arasındaki kimse, altmışlık kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., mit. ayak bileğine bağlı küçük kanatlar veya kanatlı sandallar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. totaliter, bütüncül; i. totaliter yönetim yanlısı. totalitarianism i. totalitercilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. teslis prensibine ait; i. teslis prensibine inanan kimse. Trinitarianism i. teslis prensibini kabul eden mezhep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bağırsaklarda kancalı kurt hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. teslis doktrinini kabul etmeyen kimse; b.h. teslis doktrinine karşı gelen inanca dayanan bir. Hıristiyan mezhebi üyesi; s., b.h. bu Hıristiyan mezhebine ait; birimsel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. ürtiker, kurdeşen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. faydacıl; i. faydacıl kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fels. faydacılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sıhhatsiz, devamlı hasta, müzmin hasta, zayıf mizaçlı (kimse); sağlığına aşırı düşkün (kimse), sıhhatine meraklı (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. değişir, değişken; kararsız, sebatsız; biyol. değişken i. değişen şey mat. değişken nicelik: astr. değişken yıldız: çoğ. okyanusta rüzgarların hafif ve sakin olduğu ekvatora yakın kısımlar. variabil'ity, variableness i. değişkenlik. variably z.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değişme, değişiklik; uyuşmazlık; çelişki, ihtilâf, ayrılık at. variance with çelişkili, tutarsız, aykırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. farklı, değişik: dönek; değişken; i. başka şekil; varyant; değişen şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değişken şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değişme, dönme dönüşme; değişme miktar, değişme derecesi; gram. çekim, tasrif; müz. çeşitleme, varyasyon; gökcisminin ortalama yörünge veya devrinin değişmesi; biyol. değişme. variation compass ibrenin en ufak değişikliklerini gösteren pusula. peri

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sesin bit değerini ayarlayan ve böylece daha az yer kaplayan ama daha iyi ses kalitesine sahip ses dosyaları yaratmaya yarayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. etyemez kimse, otobur; s. etyemez; yalnız sebzeden ibaret. vegetarianism i. etyemezlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papa veya piskopos vekilliği; vekilin yetki veya görevi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. salkım, bot. Wistaria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by