Arib ne demek? | Arib anlamı nedir? | Arib

Arib anlamı nedir?

Arib ne demek?

Arib anlamı nedir?

Arib | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: arib

Türkçe Sözlük

(i. A. «Arab» dan if.) (mü. Arîbe). Arap cinsiyetine mensup olan: Arab-ı Arîbe = Esasen ve hâlis Arap cinsiyetine mensup olan Arap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Yakından, çok geçmeden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yakın vakitten.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عن قریب] yakında, yakından, çok geçmeden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Karayib Denizi sahillerinde yaşayan kızılderili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Karayib Denizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kuzey Amerika'ya mahsus birkaç cins ren geyiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). diğerleri eşit olmak üzere; (kıs). cet. par.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «darb» tan) (mü. dârıbe). 1. Döven, darbeden, dayak atan: Dârıb ile madrubu (dövüleni) tevkif ettiler. 2. Dört işlemden darp’ta (çarpma) bir sayının kaç defa tekrarlandığını gösteren rakam. Dirıb-ı müşterek = İki rakamı küsursuz vermek şartıyle çarpan rakam: Dirıb-ı müşterek-! ekber, dirıb-ı müşterek-i asgar = Bir rakamı aynı çarpma neticesini vermek şartıyle çarpan rakamların en büyüğü ve en küçüğü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun okunur) (i. A. c.) (müfredi akreb dilimizde kullanılmaz). Yakın akrabalar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقارب] yakınlar, akrabalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غریب] gurbette yaşayan. 2.yabancı. 3.kimsesiz. 4.tuhaf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Yabancı, acaib. Kimsesiz, memleketinden uzak. Türk dil kuralları açısından “b/p” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Piyasa musikisinde Hümâyûn makamında olan bazı parçalara yanlış olarak verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). 1. Garip gibi, garipcesine. 2. Üzgün, elemli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Ar. garîb, Fars. nüvâhten = okşamak). Kimsesiz yabancıları koruyan, onlara yardım eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Ar. garîb = yabancı, kimsesiz, Fars. perverden = beslemek). Kimsesiz yabancıların imdadına yetişip kendilerini himaye eden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kolalı erkek gömleği biçiminde kadın bulüzü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wretch. poor-fellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. garâib). 1. İşitilmemiş hal veya olay, görülmemiş veya az görülmüş şey, görülmedik ve işitilmedik iş: Taşra gazeteleri hemen her nüshaya bir garibe basmayı vazife sanırlardı. Bazı tarihçiler garâib naklinin eserleri için rağbet kazandırdığını sanırlar, o adamın garâib-i ahvâlini naklede ede bitiremiyorlardı. 2. Tuhaf hikâye, Osm. rivâyât-ı acîbe: Bize bir garibe nakletti.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Garib).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غریب الدیار] gurbette.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hereb» den if.) (mü. hâribe). Kaçan, firâr eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هارب] kaçan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. harâib). Bir kimsenin geçineceği şey, rızık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curiously enough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. ckurb» dan smüs.) (mü. karîbe). 1. Mekân veya zamanca uzak olmayan, yakın: Bursa, İstanbul’a karîbdir. Bayram karîbdir. 2. Nesil, soy ve zürriyetçe veya münasebetçe insana yakın bulunan, akraba, komşu: İnsan yalnız kendini düşünmeyip karîbini de düşünmelidir. 3. Yakın, yaklaşık, hemen: Uç seneye karîbdir ki bu işle uğraşıyorum. Beş seneye karîb zaman geçti. An-karîb = Yakında, çok geçmeden: O iş an-karîb bitecektir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قریب] yakın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قریبا] yakında.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A. c.) (m. mağrib). Mağribler, batılar, batı ülkeleri, (bk.) Mağrib.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga ile) (i. A. c.) (m. mağribî). Mağribli, batıya ait. (bk.) Mağribî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محارب] savaşçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «harb» den if.) (mü. muhâribe) (tes. muhâribeyn, muhârebeteyn). 1. Biriyle kavga ve cenk eden, savaşan, savaşçı: Muharip devletler, düvel-i muhâribe. 2. İyi savaşçı, cesur, cengâver: Oranın ahalisi muharip adamlardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kurb» (mü. mukaribe). Birbirine yakın ve karîb olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «harb» den if.) (mü. mütehâribe) (tes. mütehâribeyn). Savaşan tarafların her biri: Düvel-i mütehâribe, tarafeyn-i mütehâribeyn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kurb» dan if.) (mü. mütekaribe). Yakın, birbirine yakın olan şeylerin herbiri. (edebiyat, Arûz’da) Bahr-i mütekaarlb = Her mısraında dört defa «feûlün» olan vezin, (matematik) Hutût-ı mütekaaribe = Bir noktaya doğru uzatılan çizgiler, Fr. convergent. (fizik) Eşi’a-i mütekaaribe = Bir noktaya toplanan ışınlar. Zıddı: mütebâid.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MUSTARİB) (I. A. «zarb»

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مضطرب] acı çeken, ızdıraplı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Paramaribo, Surinam'ın başkenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şurb» dan if.). İçen. Şlrlbü’l-leyli ve’n-nehlr = Gece gündüz içen alkolik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Şevârib). Bıyık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Gözde, ağtabakanın en hassas noktası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شارب الليل والنهار] ayyaş, gece demez gündüz demez içki içen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şârib). Şâribler, içiciler, (bk.) ŞArib.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Arab» tan mas.). Arap’ laştırma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tecrübe). Tecrübele’r. (bk.) Tecrübe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تجارب] tecrübeler, denemeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by