Artış ne demek? | Artış anlamı nedir? | Artış

Artış anlamı nedir?

Artış ne demek?

Artış anlamı nedir?

Artış | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: artis

Türkçe - İngilizce Sözlük

increase. augmentation. rise. rising. raise. addition. climbing. explosion. accrual. advance. enhancement. increment. jump. step-up. up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boom. boost. buildup. gain. growth. increase. increment. leap. multiplication. rise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

increase. augmentation. remaining. accretion. accrual. build up. escalation. gain. rise. upswing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). esnaf, zanaatçı, endüstri işçisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Güzel san’atlardan birini iş edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. 2. Eğlence yerlerinde numara yapan kimse. 3. Sinema ve tiyatro oyuncusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

performer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actor. actress. performer. show-off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who practices some mechanic art or craft; an artisan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who professes and practices an art in which science and taste preside over the manual execution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who shows trained skill or rare taste in any manual art or occupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An artful person; a schemer. a person whose creative work shows sensitivity and imagination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actor. actress. performer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a person whose creative work shows sensitivity and imagination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of the individual or group who made the work that is the subject of the record e g Lawrence Beck for Punk Bear Spirit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A practicing fine artist who is not necessarily a resident of the Kansas City metro area Generally recognized by critics and peers as a professional of serious intent and ability The artist may not be a member of the project architectural firm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who practices an art in which imagination and taste presides over the execution This is not deemed to include the business of teaching the mechanics of the art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An attribute which may be used in the Recording and Source elements to specify the name of the recording artist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To be an artist is often to give yourself permission to do things which you think are not allowed Get inspired from people around you, share, make 'mistakes', look at what are others peoples doing, do something even if you don't have the perfect skills to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The artist is usually listed first i e Hunting scene by Henry Alken The artist painted or drew the original picture He or she may or may not have been involved in the print making process Sometimes the original might be redrawn- i e Hunting scene by Smith

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This term is used to apply to any practitioner in the arts, not limited to visual arts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In Europe, this refers to cards of actors and actresses In America, it refers to illustrators.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An artist is somebody who draws, paints or produces other works of art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who makes art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Entertainer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The traditional skills of fine artists like painters or sculptors in visually defining and describing objects is a core influence on the work of the designer for industry Designers in Britain in the early years of the 20th century were called commercial a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A waste of space.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sanatçı, sanatkâr, ressam, heykeltıraş; sahne sanatçısı; argo düzenbaz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sahne sanatçısı, dansöz, şantöz, aktör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sanat yönü olan, estetik güzellie sahip, sanatkârane, güzel sanatlara ait. artistically (z). sanatkârca, sanatkârane bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Güzel sanatların gerektirdiği hususiyetleri taşıyan, sanatlı, sanatça, sanatlıca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artistic. artistical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sanatkârlık, sanat kabiliyeti , sanat eserleri; güzel sanatlarla meşgul olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki tarafı da tutan, iki tarafı da temsil eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). 19 yüzyılda ingiltere'de siyasi reformcuların kurdukları partinin doktrin ve hareketleri. Chartist (i). bu ahmın taraftarı. chartography (bak). cartography.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sanat değeri olmayan; içinde sanat zevki veya kabiliyeti bulunmayan. inartistically z. sanatsız şekilde, zevksizce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition party.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) partiye bağlı olmayan; tarafsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. partizan, taraftar; ask. gerillacı, çeteci; s. partizanla ilgili. partisanship, partizanship i. partizanlık, taraftarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İsimlerin hareket vasfını belirten kelimeler olup nesneleri karşılar.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. participe

db. sıfat-fiil

Fiilden -en, -r , -ecek vb. eklerle türetilmiş ad ve sıfat görevinde kullanılan kelimeler.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

score.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

score.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ekşice; tersçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be discussed. to be disputed. to be argued.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tartılmamış, ölçüsüz: Kantarı olmadığından tartısız satıyor 2. mec. Dengesiz, düşüncesiz. Eli tartısız = İdaresiz, müsrif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unweighted. unbalanced. imponderable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

argument. discussion. dispute. quarrel. cross talk. altercation. argumentation. bickering. brawl. breeze. broil. bust-up. contention. contest. contestation. controversy. debate. disagreement. disputation. hassle. jangle. moot. parley. rap. row. set-t.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

argument. contention. controversy. debate. discussion. dispute. dustup. fray. hassle. tiff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arguing. debate. deliberation. discussion. argument. argumentation. barney. brawl. breeze. confab or conflab. contest. controversy. debating. disputation. free for all. fuss. hassle. parley. rixation. set to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arguer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arguer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bahis üzerine bir şeyi birlikte tartmak, konuşarak halletmek. 2. Münakaşe etmek. 3. Elele gelip çekişmek, bir mesele için dövüşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bat around. argue. discuss. dispute. debate. negotiate. wrangle. have words with smb. altercate. bicker. brawl. bust. canvass. contend. controvert. join issue with smb. take issue with smb. jangle. moot. have a row with. set to. have a set-to. spa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

argue. debate. deliberate. discuss. dispute. fight. haggle. reason. spar. to dispute. to discuss. to argue. to have words. to have a tiff. to have a row. to debate. to talk sth over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to discuss. to dispute. to argue. to deliberate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

controversial. polemic. contentious. explosive. moot. vexed. eristic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contentious. argumentative. controversial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

controversial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indisputable. beyond question.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without dispute. without arguing. as sure as eggs is eggs. beyond controversy. beyond debate. beyond dispute. noncontestable. on the nod. unargued. unquestioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by