Asabi ne demek? | Asabi anlamı nedir? | Asabi

Asabi anlamı nedir?

Asabi ne demek?

Asabi anlamı nedir?

Asabi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: asabi

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. asabiye) (Asâbî dememeli). Sinirleri zayıf ve pek hassas olup küçük sebeple müteessir olan ve hiddete gelen, kızan: Asabi adam, asabî mizaçlı: Asabiyyül-mizâç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irritable. nervous. prickly. quick-tempered. short-tempered. hot-blooded. choleric. crusty. hot-headed. ratty. techy. testy. waspish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irritable. peppery. prickly. sinirli. neural sinirsel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nervous. irritable. neutral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عصبی] sinirli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sinirlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get nervous. to be irritated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sinir hastalıkları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nervous diseases. neurology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sinir hekimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nerve specialist. neurologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

short temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. irritability. pepperiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irritability. nervousness. frustration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عصبی المزاج] asabî mizaçlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kendi akraba ve yakınlarını veya vatan, din ve milliyetini müdafaa ve iltizam etmek gayreti, hamiyet, gayret: O adamın asabiyyeti vardır. Asabiyyet-i dîniyye, asabiyyet-i milliyyesi müsellemdir. 2. Asabî mizaçlı olma, sinirlilik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عصبيت] sinirlilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Hayır. Güneşte cildimizin renginin değişmesini sağlayan güneş ışığının içindeki ültraviyole (UV) ışınlarıdır ki bunlar camdan geçemez. UV ışınları görünmeyen, yüksek enerjili, kısa dalga boylu ve görebildiğimiz renk dağılımında mor rengin ötesinde yer alan ışınlardır. Bunun için çok güneşli bir havada, güneş tam karşıdan gelirken araba kullandığımızda yüzümüz değil de açık olan pencereye yaslı kolumuz kızarır.

Bizim bronzlaşma ve çok sağlıklı görünüyoruz diye beğendiğimiz, derimizin güneş altında rengini değiştirmesi olayı aslında ‘derma’ diye bilinen cildimizin ikinci tabakasındaki pigment hücrelerinin bir reaksiyonudur. Bu hücreler UV ışınlarına maruz kaldıklarında ‘melanin’ denilen daha koyu pigmentlerin miktarını artırırlar. Bu koyu pigmentler derimizin üst tabakalarına gelirler ve böylece derimizin rengi koyulaşır.

Melanin, UV ışınlarını emer, yani vücudun melanin üretimini artırması, vücudumuzu UV ışınlarının tehlikeli etkilerinden korumak içindir. Ama bir noktadan sonra bu da geçerli değildir. Güneşin altında ne kadar yanmış olursak olalım, derimizin rengi ne kadar koyulaşırsa koyulaşsın, yine de güneş ışığının içindeki UV ışınlarının yarısını derimiz içine almaya devam edebilir.

Aşırı UV ışınlarına maruz kalmak sonunda deri kanserine bile yol açabilir. Her yıl yarım milyon insanda bu hastalık görülmektedir. Özellikle gençler arasında giderek artmaktadır. Gerçi bu tür, genellikle başarı ile tedavi edilmektedir ama ciğere veya beyine yayılabilecek çok daha kötü türleri de vardır.

Çok güneşli havalarda UV ışınlarından korunmak, şapka ve gözlük takmak tavsiye edilir. UV ışınları gözlerimize de çok zararlıdır. Unutmayalım ki, vücudumuzdaki en ince deri göz kapaklarımızdadır. Güneşe çıkmak zorunda kalmayacaksa koruma faktörü yüksek krem ve yağlar kullanılmalıdır.

UV ışınları cisimlerden de yansır. Bu nedenle gölgede kalmak da çare değildir. İnsan gölgede de yanabilir.

Güneş enerjisi tahmin edilenden çok daha güçlüdür. Yeryüzünde 3 kilometrekarelik bir tarlanın bir gün boyunca güneşten aldığı enerji, Hiroşima üzerinde patlatılan atom bombasının salıverdiği enerjiye eşittir. Bombadan enerji bir anda boşaltıldığından, şok dalgaları oluşmuş ve ölümcül olmuştur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Hayır. Güneşte cildimizin renginin değişmesini sağlayan güneş ışığının içindeki ültraviyole(UV) ışınlarıdır ki bunlar camdan geçemez. UV ışınları görünmeyen, yüksek enerjili, kısa dalga boylu ve görebildiğimiz renk dağılımında mor rengin ötesinde yer alan ışınlardır. Bunun için çok güneşli bir havada, güneş tam karşıdan gelirken araba kullandığımızda yüzümüz değil de açık olan pencereye yaslı kolumuz kızarır.

Bizim bronzlaşma ve çok sağlıklı görünüyoruz diye beğendiğimiz, derimizin güneş altında rengini değiştirmesi olayı aslında “derma” diye bilinen cildimizin ikinci tabakasındaki pigment hücrelerinin bir reaksiyonudur. Bu hücreler UV ışınlarına maruz kaldıklarında “melanin” denilen daha koyu pigmentlerin miktarını arttırırlar. Bu koyu pigmetler derimizin üst tabakalarına gelirler ve böylece derimizin rengi koyulaşır.

Melanin, UV ışınlarını emer, yani vücudun melanin üretimini artırması, vücudumuzu UV ışınlarının tehlikeli etkilerinden korumak içindir. Ama bir noktadan sonra bu da geçerli değildir. Güneşin altında ne kadar yanmış olursak olalım, derimizin rengi ne kadar koyulaşırsa koyulaşsın, yinede güneş ışığının içindeki UV ışınlarının yarısını derimiz içine almaya devam edebilir.

Aşırı UV ışınlarına maruz kalmak sonunda deri kanserine bile yol açabilir. Her yıl yarım milyon insanda bu hastalık görülmektedir. Özellikle gençler arasında giderek artmaktadır. Gerçi bu tür, genellikle başarı ile tedavi edilmektedir ama ciğere veya beyine yayılabilecek çok daha kötü türleri de vardır.

Çok güneşli havalarda UV ışınları gözlerimize de çok zararlıdır. Unutmayalım ki, vücudumuzdaki en ince deri göz kapaklarımızdadır. Güneşe çıkmak zorunda kalınacaksa koruma faktörü yüksek krem ve yağlar kullanılmalıdır.

UV ışınları cisimlerden de yansır. Bu nedenle gölgede kalmak da çare değildir. İnsan gölgede de yanabilir.

Güneş enerjisi tahmin edilenden çok daha güçlüdür. Yeryüzünde üç kilometrekarelik bir tarlanın bir gün boyunca güneşten aldığı enerji, Hiroşima üzerinde patlatılan atom bombasının salıverdiği enerjiye eşittir. Bombadan enerji bir anda boşaltıldığından, şok dalgaları oluşmuş ve ölümcül olmuştur.


Genel Bilgi by