Aşçı ne demek? | Aşçı anlamı nedir? | Aşçı

Aşçı anlamı nedir?

Aşçı ne demek?

Aşçı anlamı nedir?

Aşçı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: asci

Türkçe Sözlük

(Halk ağzında ahçı) (i.). 1. Bir ev veya konakta yemek pişirmekle vazifeli adam, (A.). Tabbâh: Erkek, kadın aşçı, frenk aşçısı, aşçıbaşı, aşçı yamağı. 2. Hususî bir yerde yemek pişirip bedel karşılığında halka yediren ve satan, Adî lokantacı: Aşçı dükkânı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cook. fryer. gippo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Usta aşçı. 2. Birkaç aşçının çalıştığı yerdeki aşçıların Amiri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chef. head cook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head cook. chef.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bir kere kafalarına bir şeyler giymeleri zorunludur. Yoksa saçları yiyeceklerin içine düşebilir. Ama aşçıların bu kafanın üzerinde silindirik bir şekilde yükselen, ucu da balonumsu şekilde kıvrımlarla biten beyaz şapkaları giymelerinin asıl nedeni başkadır.

Bu tip şapkalarda, özellikle mutfakların çok sıcak ortamlarında, hava şapkanın içinde rahatlıkla dolaşabilir ve aşçının kafasını serin tutar, terlemeyi önler. Mutfağın kalabalık ve hareketli yaşamında, aynı tip giysiler içindeki aşçılar arasından aşçıbaşını ilk görüşte ayırt edebilmek için onun şapkası biraz daha uzun ve ucu kıvrımlıdır.

Bu şapkaların beyaz, yani boyasız olmalarının nedeni ise beyaz kumaşın, boyalı kumaşa göre daha hijyenik olarak kabul edilmesidir. Beyaz renk her yerde insanlarda temizlik, saflık, iyi niyet ve barış duyguları uyandırır. Muharebe sırasında barış mesajı göndermek isteyen birliklerin beyaz bayrak çekmelerinin nedeni de budur. Gelinliklerin beyaz olması ise barıştan ziyade saflığı ve masumiyeti simgeler.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bir kere kafalarına bir şeyler giymeleri zorunludur. Yoksa saçları yiyeceklerin içine düşebilir. Ama aşçıların bu kafanın üzerinde silindirik bir şekilde yükselen, ucu da balonumsu şekilde kıvrımlarla biten beyaz şapkaları giymelerinin asıl nedeni başkadır.

Bu tıp şapkalarda, özellikle mutfakların çok sıcak ortamlarında, hava şapkanın içinde rahatlıkla dolaşabilir ve aşçının kafasını serin tutar, terlemeyi önler. Mutfağın kalabalık ve hareketli yaşamında, aynı tip giysiler içindeki aşçılar arasından aşçıbaşını ilk görüşte ayırt edebilmek için onun şapkası biraz daha uzun ve ucu kıvrımlıdır.

Bu şapkaların beyaz, yani boyasız olmalarının nedeni ise beyaz kumaşın, boyalı kumaşa göre daha hijyenik olarak kabul edilmesidir. Beyaz renk her yerde insanlarda temizlik, saflık, iyi niyet ve barış duygulan uyandırır. Muharebe sırasında barış mesajı göndermek isteyen birliklerin beyaz bayrak çekmelerinin nedeni de budur. Gelinliklerin beyaz olması ise barıştan ziyade saflığı ve masumiyeti simgeler.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(Halkağzında: Ahçılık) (I.). 1. Aşçı sanatı, hal ve sıfatı: Aşçılık zannolunduğu kadar kolay bir sanat değildir. 2. Yemek pişen yer, aş-hane, mutfak, aşevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cookery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cookery. cuisine. cooking. culinary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cookery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., tıb sıskalık, karında istiska, karına su dolması, karında sıvı toplanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atlasçiçeğigillerden bir bitki. Yaprakları yayvan ve dikenli olan atlas çiçeği, güzel ve parlak çiçekler açar. Pek çok çeşidi vardır. Kaktüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İkiçeneklilerden bir bitki familyası. Bu familya bitkileri sıcak ve kurak ülkelerde yetişir, gövde ve yaprakları etli ve dikenlidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Koyun ve kuzu başlarını pişirip satan adam, bunların satıldığı dükkân. 2. İşin başında bulunan, Amir: Bin işçi bir başçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Çiçeklerin erkeklik organlarında bulunan ve çiçek tozunu taşıyan torbacık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elmas vesair mücevherat yapan ve satan adam, cevahirci.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. -ciae) (anat). kas ve iç organları saran veya bağlayan ve deri altında bir tabaka meydana getiren liflerden oluşmuş bağdoku; (zool). geniş ve belirli renkli hat; şerit, kemer, sargı; (mim). mustevi bant, yatay bant.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şeritli, kemer veya sargı ile bağlı; (bot). bir çok dalların birleşmesinden meydana gelmiş ve yassılaşmış; renk renk çizgileri olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). küçük demet, salkım, fasikul, cüz, kısım. fascicular (s). salkımlı; kısım kısım, bolümleri olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). büyülemek, teshir etmek; meftun etmek, hayran bırakmak. fascinating (s). cazip, çekici, büyüleyici, meftun edici. fascina'tion (i). büyüleme, teshir, cazibe. fas'cinator (i). büyüleyici veya çekici şey; bir çeşit eşarp.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ask). harpte bazı hafif istihkamlarda kullanılan çalı demeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). faşizm. fascist (i)., (s). faşist,faşist parti üyesi veya taraftarı; (s). bu parti ile ilgili, faşist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.), iltimas yapan, yaptıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

favo u ritism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kolay öfkelenir, sinirli, huysuz, ters tabiatlı. irascibil'ity (i.) kızgınlık, huysuzluk. iras'cibly (z.) sinirli bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

racism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalem yontmaya mahsus uzun saplı Alet yapıp satan san’atkâr: Eskiden kalemtıraşçılarla kâğıt makası yapan makasçılar da, hattatlar gibi hüner sahiplerinden sayılıp en ustalarının biyografileri yazılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wool l en drapery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) şehvetli; şehvete düşkün; şehvet uyandırıcı. lasciviously (z.) şehvetle. lasciviousness (i.) şehvet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Demiryollarında makasları açıp kapayan işçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kendisine miras kalan kimse, Ar. vâris.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heir. heritor. inheritor. devisee. distributee. remainderman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beneficiary. heir. inheritor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heir. inheritor. legatee. recipient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Savaşan, Ar. muhârib. 2. iyi savaşan, çok savaşan, cengâver.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighting. combatant. warlike. belligerent. bellicose. martial. trigger-happy. fighter. warrior. combatant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

combatant. fighter. martial. militant. warlike. warrior. bellicose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yapı vesaire için ocaktan çıkarıp satan. 2. Mermer vesair taşları yontarak çeşitli şeyler yapan. Taşçı kalemi = Bu işçinin kullandığı çelik kalem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stonemason. knapper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stonemason. quarryman. quarrier. stonecutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ocaktan taş kırıp çıkararak satanın işi. 2. Mermer vesair taşları yontup işleyerek çeşitli şeyler yapanın işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quarrying. stonecutting. stonemansory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Traşçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who likes to pull people's legs. very boring and excessively talkative person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by