Asılı ne demek? | Asılı anlamı nedir? | Asılı

Asılı anlamı nedir?

Asılı ne demek?

Asılı anlamı nedir?

Asılı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: asili

Türkçe Sözlük

(i. «asmak» tan). 1. Asılmış duran, muallak, Avîhte. 2. Salb olunmuş, maslub, asılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «ası» dan). Ticaret. Kârlı, müfit, temettülü, nafî. (Çağatayca: Asığhğ).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Aşı vurulmuş, aşılama ameliyatı icra olunmuş adam.. 2. İyi bir cinsten kalem vurulmakla cinsi İslah olunmuş ağaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pendant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baggy. hanging. suspended. hanged. executed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

understandable. comprehensible. intelligible. clear. apparent. apprehensible. cognoscible. decipherable. direct. exoteric. inferable. lucid. pellucid. perceptible. unequivocal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparent. articulate. clear. decided. lucid. transparent. unequivocal. intelligible. comprehensible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decipherable. intelligible. tangible. understandable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İtaatsizlik, serkeşlik, Osm. bagaa, tuğyân. 2. Günahkârlık. 3. Haydutluk, şekaavet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebelliousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebelliousness. rebellion. disaffection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to disobey. to set authority at naught. to take the law into one's own hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Asılmak fiili, tarz ve sureti. mec. musırrâne talep veya teklif. Musallat oluş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Basılmış, damga ve kalıp vurulmuş veya tab’ olunmuş, basılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pressed. printed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

printed. pressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). bir kilise mimarisi üslübuna ait; (anat). bazilik, kolun üst tarafmln yüzeysel venlerinden iç yanda olanı; bilek damarıyla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mim). dik dörtgen şeklinde bina veya kilise; Romamn belli başlı yedi kilisesinden biri veya aynı imtiyazlara sahip diğer bir Katolik kilisesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Basılmak fiili ve tarzı. Bu, nasıl basılış?

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mit). şahmaran, nefes veya bakışında öIdürme gücü olduğuna inanılan ejderha; kertenkele gibi sürüngen; bir cins tropikal Amerikan kertenkelesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bektaşî tarikatı ve bu tarikata mensubiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir tabur askere kumanda eden subayın rütbe ve sıfatı: Falana binbaşılık verildi, binbaşılığa terfi etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank of major. majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Brasilia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) Hülâsa, sözün kısası: Hâsılı yolda epey uğraştık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in short.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) kısacası, sonuç olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. Fr.). Birçok çeşidi olan ve gerekli vasatı bulunca insanlarda çeşitli hastalıklara sebep olan bir bakteri cinsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probability. contingency. potentiality. possibility. chance. odds. eventuality. expectation. likelihood. plausibility. presumption. prospect. verisimilitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chance. contingency. eventuality. likelihood. odds. possibility. probability. prospect. eventuality ihtimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probability. chance. eventuality. liability. likelihood. lookout. odds. plausibility. prospect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaşı adamın veya gözün hâli: Şaşılık bazı çehrelere yakışır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross-eye. cast. squint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vasî hâli, vasinin gördüğü iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guardianship. wardship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir bölük askere kumandan eden subayın rütbe ve sıfatı.

Türkçe Sözlük by