Aşınma ne demek? | Aşınma anlamı nedir? | Aşınma

Aşınma anlamı nedir?

Aşınma ne demek?

Aşınma anlamı nedir?

Aşınma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: asinma

Türkçe Sözlük

(i.). Sürtmekten yenmek, kazılmak ve silinmek hali. Sürtünmekten oyulmuş veya silinmiş (şey).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Genellikle kimyasal etkiyle, bir maddede zamanla oluşan yıpranma. Aşınmaya yol açan etki maddeleri içinde en çok bilinenleri sülfür oksitleri ve klor, fluor vb. bileşikleridir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detrital. abrasion. corrosion. erosion. attrition. wear. amortization. detrition. dilapidation. fret.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abrasion. corrosion. erosion. wear. amortization. depreciation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

erosion. wear. waste. corrosion. abrasion. attrition. fret. obliteration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amortization. depreciation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «aş»tan). Çok sürtünmekten oyulup çukurlanmak veya üstündeki çıkıntılar silinmek, yenmek: Kuyunun taş bileziği ipten aşınır; aşınmış akça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrode. erode. fray. to be worn away. to be worn out. to corrode. to erode away. to depreciate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be worn off. to wear away. to be eaten away. to corrode. to etch away. abrade. erode. waste. wear. wear out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «baş» tan). Karşı durmak, dik gelmek, direnmek, inantçılık etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolve a problem. think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kaşınmak ihtiyacını duyma: Yine kaşınması tuttu. 2. Kendi vücudunu kaşıma: Bu adamın da bu kadar kaşınması çok tuhaf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

itching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Darlaşmak, (giyecek) sonra darlaştırılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kaşınmak ihtiyacını duymak: Elim, başım kaşınıyor. 2. Tırnakla veya diğer sert bir şeyle kendi vücudunun gidişen yerini oğmak: Uyuz olmuş gibi devamlı kaşınıyor. Kaşınmak için tırnaklarını uzatmış. 3. mec. Kavga veya diğer bir şeye bahane aramak, kendi aleyhinde olan bir şeye sebep vermek: Dayak yemek için kaşınıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become cramped. to contract spasmodically. to act high and mighty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

itch. scratch. itch for trouble. ask for trouble. ask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

itch. to itch. to ask for trouble. to look for trouble. to make a rod for one's own back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to itch. to scratch an itchy place. to be itching for a beating or scolding. to be asked for it. scratch. trail one's coat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nakil, göç Düşünüp taşınma = Etraflı düşünme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moving. move. flit. remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

removal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moving from one place to another. being carried. flit. moving in. moving out. shift. transport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eşyasını kaldırıp başka yere naklolunmak, göç etmek: Bu yaz yalıya taşınacağız. 2. Bir yere çok gitmek, pek sık gidip gelmek: Bütün gece tuvalete taşındı. Düşünüp taşınmak = Etrafıyla düşünmek. 3. Üstte bulundurulmak: Şehrin içinde silâh taşınmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

move. move out. move in. move house. relocate. flit. remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

move. remove. transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to move to / to remove to a new place of residence or business. to be carried to. to be transported to. to be borne. to be supported. to take lodgings with sb. move. move away. move in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immovable. unmovable. real.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immovable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

real property. immovable property. immovable. real chattels.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

real property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by