Aşlama ne demek? | Aşlama anlamı nedir? | Aşlama

Aşlama anlamı nedir?

Aşlama ne demek?

Aşlama anlamı nedir?

Aşlama | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aslama

Türkçe Sözlük

(i.). Aşılama, (bk.) Aşılama. Aşlama kiraz. Aşlama su (içine buz konarak soğutulmuş su).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «aş» dan). Yemek yedirmek, Osm. it’Am etmek. (bk.) Aşılatmak, aşılamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başlayış, bir işe girişme. m

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commencing. inceptive. starting. connecting. start. begin. starting. go-off. inception. initiation. kickoff. launching. onset. outbreak. throwoff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attack. commencement. start. beginning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starting. beginning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «baş» tan). Başlamak. İşe, derse, yemeğe başladı. Daha başlamadık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

begin. start. commence. get going. come on. cut along. enter into. enter on. enter upon. fall to. get. get to. go. go off. inaugurate. introduce. kick off. knuckle down to. launch. launch out. launch out into. lay down. get a move on. open. set about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

begin. come. commence. initiate. originate. start. undertake. to begin. to start. to commence. to come on. to enter into. to fall to. to get cracking. to originate. to accede.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to begin. to start. to commence. come into being. come on. embark. fire away. get down to. go ahead. inaugurate. introduce. lead off. to get a move on. open. rise. set in. set out. set out on. start off / out. take up. to get under way. weigh in. wire awa

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Haşlamak işi. 2. Sade suya haşlanmış et: Hastaya haşlamadan başka bir şey yedirmiyorlar. (bk.) Haşlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boiled. meat. boiling. scalding. stewed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boiling. boiled. scolding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kaynar suya daldırmak veya üstüne kaynar su dökmek: Çay, yumurta, makarna haşlamak. 2. istemeyerek kaynar su döküp yakmak: Kolumu fena halde haşladım. 3. Karınca ve böcek gibi haşarât ısırıp yakmak: Karıncalar ensemi haşladılar. 4. Fazla tekdir etmek, azarlamak, şiddetle paylamak: Kendisini fena halde haşladı. 5. Büyük zarar ve ziyana uğratmak; batırmak: Ortağım olacak adam beni haşladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call smb. over the coals. boil. scald. scold. give smb. a talking-to. baste. bawl out. berate. carpet. seethe. upbraid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boil. scald. scold. to boil. to scald. to scold. to tell sb off. to blow sb up. to give sb a rap on/over the knuckles. to tear sb off a strip. to haul sb over the coals. to tick sb off. to bawl sb out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to boil. to cook in boiling water. to scold. bawl out. berate. to give sb a bit of one's mind. let rip. rap. scald. seethe. to jump down one's throat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yüzük taşını halkaya takmak, yüzüğe taş takmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison. comparing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison. comparing. analogy. making an analogy. benchmarking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Karşılaştırmak, mukayese etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compare. check against. class with. equate. parallel. set against.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. to compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compare. to make an analogy. deem. parallel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çaprazlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutting with scissors. shear. shearing. scissors kick. diagonally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diagonally. scissors kick. blue pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Orta ve işaret parmakları arasına alıp sıkıştırmak. 2. Kesmek, makas vurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mob. swab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mob. swab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tesadüf etmek, rastgelmek: Bugün filâna rastladım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cover with sawdust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Taşlamak işi. 2. (edebiyat) Hicviye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stoning. satire. lampoon. epigram. burlesque. squib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burlesque. lampoon. satire. stoning. grinding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lampoon. satire. stoning. satirizing. removing the stones from of stones. making a critical allusion. burlesque. satirical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendinde olmayan şeyi var gibi görünmek: Yiğitlik taslıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Taşa tutmak, taşla vurmak. 2. Taş atmak, söz atmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make others think one is (sth one is not. to act as if one were (sth one is not. affect. play act. pretend. profess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satirize. stone. to stone. stone to death. to malign. to grind. to satirize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stone. to throw stones at. to satirize. to lampoon. to have. to pave with stones. to get in a dig at. to make a critical allusion about sb. lapidate. pelt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to terrace (a slope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smooth away the rough edges on. to plane. to bore sb to death with a lot of talk. crop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flatten. lean. prop. prop up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burrow. nestle. rest. to lean. to prop. to rest. to recline. to support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. justify. to lean / to prop one thing against another. prop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decelerate. ease off. slack up. slacken. slow. slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slow down. to become slow or mild. to become soft. to lose force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slowdown. to slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to recommence. to renew. to restart. to resume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by