Atıf ne demek? | Atıf anlamı nedir? | Atıf

Atıf anlamı nedir?

Atıf ne demek?

Atıf anlamı nedir?

Atıf | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: atif

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Eğme, çevirme, meylettirme, imale, tevcih: Nazar atfetmek. 2. Yükletme, birinin işi veya sözü olduğunu iddia etme, hamletme, isnat: Kendi yaptığı işi, söylediği sözü bana atfetmek istiyor; doktorlar halk sağlığının bu hâlini, havanın bozukluğuna atfediyorlar. 3. Bir kelime veya cümlenin önündeki kelime veya cümlenin hükmüne tâbi olmak şartiyle ona bağlanması: Bu ismi, bu cümleyi hangi isme, hangi cümleye atfedeceğiz? (Affolunan isim veya cümleye «mâtuf» ve diğerine «mâtuf-ı aleyh» denir). Harf-ı atıf, harf-i Atıf, hurOf-ı Atıfe = Atıf gösteren bağlama kelimeleri: Ve, dahi, ya, yahut, yoksa gibi. Atf-ı tefsir = Çok yakın mânâda olup sırf tasdik ve kuvvetlendirmek için «v» harfiyle benzeyenine atfolunan kelime: Ahz-ü girift, hüzn-ü keder gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «atıf» dan if.) (mü. Atıfe). 1. Yüzünü çeviren, meyleden, mâil, müteveccih. 2. Birine teveccühü, meyil ve muhabbeti olan, lutuf ve teveccühle bakan. 3. iki kelime veya cümleyi bağlıyan (kelime): Harf-i Atıf (harf-i atıf); vav-ı Atıfe; hurûf-ı Atıfe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ascription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attribution. reference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attribution. ascribing. reference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاطف] şefkatli. 2.meyleden. 3.bağlayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Çevirme, meylettirme, imale. 2.Yükletme, birinin işi veya sözü olduğunu iddia etme, hami, isnad. 3.Yüzünü çeviren, meyleden, mail, müteveccih. 4.Merhamet sahibi, şefkatli, acıyan. 5.Beğenen. Atıf Efendi (Mehmet Kuyucaklı. (-İst. 1847). Osmanlı matematik bilgini. Şam ve İstanbul kadılıklarında bulundu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Latif, güzel, yumuşak, hoş, nazik olan bütün olayların ve eşyanın inceliklerini bilen Allah’ın kulu. - el-Latif; Allah’ın isimlerindendi. (bkz.Latif).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. L.’den) (gramer). Bir isim hali, ismin uzaklaşma hali, ismin mekân, yer bildiren bir hail: Çarşıdan geldim misalinde çarşı kelimesi ablatif haline girmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ablatif

db. çıkma durumu

Ad soylu bir sözün taşıdığı kavramda çıkış bildiren, -dan / -den, - tan / -ten ekleri ile kurulan durum.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. L.’den) (gramer). Bir isim hali, ismin yapma ifade eden hali, ismin geçişli bir fiilin tesirinde olduğunu gösteren hali: Camı kırdı veya cam kırdı misallerinde «cam» akküzatif halindedir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. accusatif

db. belirtme durumu

Yüklemi geçişli bir fiil olan cümlede fiilin doğrudan etkilediği, -ı/ -i, -u/ -ü ekini almış ad.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. alternatif

1. seçenek, 2. almaşık, 3. fiz. dalgalı

1. Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem. 2. Almaşlı olarak işleyen. 3. Belli dalga boylarını alabilen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternate. alternating. alternative. alternative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternative. alternate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternative. disjunctive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Atıf).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. avâtıf). Teveccüh, meyil, iyi zan, merhamet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاطفت] şefkat gösterme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Birine iyi niyet ve sevgi ile yönelme, teveccüh, meyi. 2.Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, ihsan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F) [عاطفتکار] şefkat gösteren, gözeten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Atıfet). Atıfetler, lutuflar. (bk.) Atıfet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). takdis eden; mesut eden; neşe ifade eden. beatifically (z). mutluluk belirterek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). saadete ulaştırmak; Kat. öImüş bir kimseyi azizlik mertebesine çıkarmak. beatification (i)., Kat. öImüş birkimsenin ilk azizlik derecesine çıkarıldığının Papa tarafından ilân edilmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. gramer). Bir isim hâli. Fiilin yaklaştığını, yöneldiğini gösterir. —e, —a ekleriyle ifade edilir: Eve gitti.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. datif

db. yönelme durumu

Ad soyundan bir sözü yönelme kavramıyla fiile veya bir edata bağlayan -a / -e ekiyle kurulan durum.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Dekorasyonla alâkalı, dekorasyona mahsus.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decorative. ornamental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decorative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decorative. ornamental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). ismin bir hali.Benzerlik gösterir. Bence, karaca, delice gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. L. fizik). Elektroliz sırasında pozitif kutupta toplanan cisimler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) Federalizmle alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

federative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. figüratif

betili

İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel).


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Resim ve heykel sanatlarında, yalnızca gerçek varlık ve nesnelere gönderme yapan betileri kullanan sanat anlayışı. Soyut ya da nonfigüratif sanata karşıt bir yönelimdir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) memnuniyet, zevk, haz; zevk veren şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) memnun etmek, hoşnut etmek, tatmin etmek. gratifyingly (z.) hoşa gidecek surette, tatmin ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. hâtıfe). 1. Süratle geçerken birdenbire kapıp götüren. 2. Göz kamaştıran: Berk-ı hâtıf = Göz kamaştıran şimşek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hetf» den if.). 1. Bağıran, seslenen. 2. Gaibden işitilen ses (bu halde «hâtiften bir sadâ geldi» tâbiri doğru olamasa da, galat-ı meşhûr olarak başlıca bu suretle kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [هاتف] gaipten gelen ses.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - 1.Kuvvetli, sert ve tiz bir sesle tebliğ veya davet eden kimse. 2.Göz kamaştıran. 3.Göze görünmeyen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Hatif).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir şeyi daha önce kendisinin yapma kudreti, teşebbüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initiative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initiative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. innovative

yenileşimci

Değişen koşullara uyabilmek için toplumsal, kültürel ve yönetimsel ortamlarda yeni yöntemleri kullanmaya başlayan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(bk.) İnisiyatif.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (jeol.) başka tabakalar arasında tabaka olarak bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. qualitatif

nitel

Nitelik bakımından, nitelikle ilgili.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. quantitatif

nicel

Nicelik bakımından, nicelikle ilgili.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kadife. 2.Bir nevi çiçek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). İş birliğine dayanan ortaklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooperative. co-op.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooperative. a co-op. cooperative society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of a cooperative. manage of a cooperative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooperative trading system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a cooperative. to be organized on a cooperative basis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. creative

yaratıcı

1. Yaratma yeteneği olan. 2. Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak görülmeyen yeni bir şey ortaya koyan, yapan.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. cumulatif

kümeli

Birikmiş, katılmış.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cumulative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I ince) (aslı: LâTIYF) (i. A. «lutf» tan smüş.) (mü. latîfe). 1. Yumuşak, nâzik, hoş: Latif muamele. 2. Güzel, hoşa gidecek tatlı, şirin: Latif bir manzara, latif bir ses. 3. Cismânî olmayan, rûhânî. Cism-i latif = Melekler gibi cisimsiz varlıklar. 4. Esmây-ı Hüsnâ’dan yani Tanrı’nın 99 adından biridir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovely. nice. pleasant. elegant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovely. pleasant. pleasing. nice. amiable. agreeable. delicate. dainty. beautiful. delectable. gentle. sweet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لطيف] hoş, yumuşak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Allah’ın isimlerindendir. 2.Yumuşak, hoş, güzel, nazik. 3.Bütün inceliklere vakıf. -”abd” takısı alarak kullanılabilir. (Abdüllatif).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(LATİFE) (i. A.) (c. letâif). Güldürecek tuhaf ve güzel söz ve hikâye, şaka, mizah. Latife etmek = Bilhassa gülmek için söylemek. Latife anlamaz, latife bilmez = Latife için söylenilen söze alınan. «Latife» ile «hezel» arasında fark vardır: Latife güzel ve zarif söz olmakla beraber terbiye dâhilindedir; hezel ise az veya çok açık ve edepsizce olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joke. leg-pul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jest. witty remark. banter. chaff. fun. gag. giggle. hoax. joke. persiflage. pleasantry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joke. leg-pul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jest. witty remark. banter. chaff. fun. gag. giggle. hoax. joke. persiflage. pleasantry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لطيفه] şaka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Güldürecek, tuhaf ve güzel söz ve hikaye şa(Kadın İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) şaka yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Latife söyleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Latife söylemeyi seven ve bilen, şakacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witty. jocose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witty. jocose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [لطيفه گو] şakacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) büyük arazi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İsmin yer gösteren hâlidir. Fiilin cereyan ettiği yeri gösterir. Lokatif ekleri -da, -de, -ta, -te’dir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. locatif

db. bulunma durumu

Ad soylu bir sözün taşıdığı kavramda bulunuş bildiren, -da / -de, - ta / -te ekleri ile kurulan durum.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A. «atf.dan if.) (mü. mün’atıfe). Sapan, bu tarafa doğru dönen, Osm. in’itâf eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منعطف] çevrilmiş,yönelik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çevrilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). 1. (matematik) Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan sayı, pozitif karşıtı. 2. Gerçekteki karanlık ve aydınlık kısımları tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. négatif

1. olumsuz, 2. mat. eksi

1. Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan. 2. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negative. minus. negatory. negative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negative. minus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. gramer). İsmin yalın hâli: Ev, taş gibi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. nominatif

db. yalın durum

Ad soyundan sözün taşıdığı kavramı ek almadan bildiren durum.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Resim ve heykelde, gerçek varlık ve nesnelere gönderme yapan betileri kullanmayan sanat anlayışı. Non figüratif sanatta betiler gerçek birer nesne ya da varlık olarak tanınamazlar. Onlar yalnızca sanatsal gerçeklik düzleminde var olurlar. Nonfigüratif sanat yerine günümüzde soyut sanat terimi yeğlenmektedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir kaidenin kuvvetini, değerini, otoritesini haiz olan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. normatif

1. fel. ve top. b. düzgüsel, 2. düzgüsüz

1. Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan. 2. Düzgüye uymayan, düzgüsü olmayan.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. palliatif

1. geçici, 2. tıp geçiştirici

1. Kısa ve belli bir süre için olan. 2. Tedavi edici etkisi olmayan, ağrı ve sızıları geçici olarak azaltan, dindiren (ilaç vb.).


Yabancı Kelime by

Sağlık Bilgisi

Tifoya benzeyen, mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Paratifo mikropları paratifolu hastanın idrar, büyük abdest veya kanında bulunur. Lağım sularının karıştığı içme suları ve bu sularla yetiştirilen yiyeceklerle bulaşır. Hastalığın yaygınlaşmasında kara sinekler de önemli rol oynar.

Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Küçük düşürücü, küçümseyici (kelime, mânâ veya imâ).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Rumca’dan). Beş yapraklı bir cins çiçek, beş parmak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. yarıkları orta damara yakın gelen (yaprak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Taşınabilir, sökülüp, taşınabilen: Portatif gardırop. 2. Kolay taşınabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

portable. folding. collapsible. foldaway. knockdown. transportable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

portable. movable. collapsible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

portable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. préservatif

kaput

Cinsel ilişkilerle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının gebe kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir çeşit kılıf.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preservative. condom. rubber. sheath. french letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condom. rubber. sheath. prophylactic kaput.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condom. french letter. rubber. sheath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) tasdik etmek, onaylamak. ratifica'tion (i.) onaylama, onama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Bir musiki parçasında konuşur gibi bestelenen kısım.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. relatif

fel. göreceli

Varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı bulunan, mutlak olmayan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Bobin haldeki kâğıda baskı yapan matbaa makinesi. 2. Karları emip püskürterek yol açan yol makinesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rotary press.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. spéculatif

1. fel. kurgusal, 2. tic. saptırıcı

1. Kurgu ile ilgili. 2. İleride doğabilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak gelir sağlama.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., jeol. tabaka şeklindeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., (jeol.) tabakalar halinde tertip etmek. stratifica'tion i. kat kat veya tabaka tabaka oluşum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

producers'cooperative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by