Atık ne demek? | Atık anlamı nedir? | Atık

Atık anlamı nedir?

Atık ne demek?

Atık anlamı nedir?

Atık | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: atik

Türkçe Sözlük

(i. A. «atk» dan if.). 1. Azat olmuş, azatlı, itâk olunmuş (köle), müz. 2. Eski, kadîm. («Atik» daha çok kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çabuk davranan, çevik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i.A. «atık»dan smüş.) mü. atîka) (c. uteka). 1. Eski, kadîm, beyt-i atîk-ı kâbe-i şerife. Ahd-I atîk = Tevrât. Atîk, Sahâbelerin en eskisi olan Ebû Bekr’in lâkabıdır. 2. Azatlı, azat olmuş (köle). Asâr-ı atika = Eski zamanlardan kalan san’at eserleri: Asâr-ı atîka ilmi; Asâr-ı atîka müzesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Çevrede başkalaşmaya yol açacak miktarda çevreye boşaltılan, sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif istenmeyen her tür madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waste. waste. waste product. faecal matter. contaminant. fallout. fall-out. contamination. faeces. refuse. rejectamenta. rejection. throw-out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small churn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agile. lissom. nimble. nippy. swift. alert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agile. alert. nippy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عتيق] eski, antik. 2.asil. 3.özgür.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sırtın üst kısmı. 2.Berrak, saf, karışmamış, kıymetli. 3.Eski, kadim, kühen, dirin. 4.Azatlı, hür. 5.Güzel genç kız. 6.Çok hareketli, çevik, hızlı hareket eden. 7.Asil. 8.Hz.Ebubekir’in lakabı. Peygamber (s.a.s)’in “Sen ateşten kurtulmuş kimsesin” müjdesine kavuşmuş olmasından ötürü bu lakapla anıldığı söylenir.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Otomatik Odaklama Aydınlatıcı, zayıf aydınlatma koşullarında fotoğraf makinesinin otomatik odaklama işlemini gerçekleştirebilmesi için yeterli aydınlatma sağlamak için kullanılan, düşük güçte bir kırmızı ışık kaynağıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Kazanım Kontrolü, elle ayarlama gerektirmeden en iyi kayıt seviyesini belirleyen bir elektronik işlevdir.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عهد عتيق] Tevrat, Zebur ve Mezâmir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kaseti otomatik olarak geçerli parçanın ya da bir sonraki parçanın başlangıcına getiren, tek dokunmalı bir kontroldür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony’nin Blu-ray Disc ortamındaki güçlü performanslı sert muhafazası sayesinde, son derece düşük elektrostatik şarj bulunur, bu da statik enerji üretilmesini ve toz çekmesini zorlaştırır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Demokrasiye, halk idaresine aykırı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Soğuk, sevimsiz. ANTİPİRİN (Yunanca: Ateşe karşı, tıp). Sıtmayı kesmeye ve asabî ağrıları teskine yarayan bir ilâç, beyaz bir toz.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. antipathique

sevimsiz, itici, soğuk

1. Hoşa gitmeyen. 2. Soğuk, benimsenilmeyen, sevimsiz, sevilmeyen, beğenilmeyen. 3. Sevimsiz veya yersiz.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antipathetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antipathetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. aromatique

hoş kokulu

Hoş kokusu olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aromatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aromatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eski eserler, eski binalar (tarihî değeri olmalıdır).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kasetin hızlı ileri/geri sarılması ya da CD/MiniDisc değişimleri sırasında otomatik olarak radyoya geçmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Atığın toprak katmanları arasına gömülmesinden ibaret, katı atık tasfiyesinin en yaygın yöntemi; Atıkların gömüldüğü çukur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waste water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عتيقه] eski, antik. 2.asil. 3.özgür.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Atik). Atike: Kureyş kabilesinden Zeyd b. Amr’ın kızıdır. Hicretten önce İslamiyeti kabul etmiştir. Medine’ye hicret edenler arasındadır. Hz.Ebubekir’in oğlu ile evlenmiştir. Abdullah, Taif te şehid olunca Hz.Ömer’le O şehid edilince Zübeyr b. el-Avvam ile, o da şehid edilince Hz.Hüseyin ile evlendi. Ve Hz.Hüseyin de şehid olunca şehid zevcesi olarak anıldı.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عتيقيات] arkeoloji.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Otomatik Ses Seviyesi Sınırlandırma sistemi, kulaklık ses seviyesinin çok yükselmesini engelleyerek işitme bozukluklarını ve yakındaki kişilerin rahatsız olmasını engeller.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cash dispenser. cashomat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automated teller machine. automated teller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Batmış, çökük: Batık gözlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunken. submerged. submersed. ingrown. ruined. lagan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aground. sunken. sunk. submerged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunken. submarine / submerged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a dyed fabric; a removable wax is used where the dye is not wanted dye with wax; 'Indonesian fabrics are often batiked'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of applying dye to cloth which is covered in part with a dye resistant, removable substance such as wax After dying, the wax is removed, and the design appears in the original color against the newly colored background The cloth itself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Originated in Java; a method of dyeing textiles Wax is applied to sections of material which are to remain uncolored; the dyes do not penetrate wax Once dyed, the wax can be removed by various methods, one of which is boiling Repeated waxing and dyeing re

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A non-directional geometric type design with an East Indian influence The background has a tie-dyed appearance The word itself refers to a method of dyeing designs on cloth by coating with removable wax the parts not to be dyed. an Indonesian method of pr

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Technique using hot wax as a resist applied with a tjanting tool; a drawing instrument with a cup and spout from which molten wax is poured onto fabric in a design Dye is then applied in progressive layers over the wax Batik is traditionally done on eithe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Malay word, it refers to a method of creating designs by laying downwax on the parts of the surface not to be dyed. a traditional dyeing process in which portions of cloth are coated with wax and therefore resist the dye Batik fabrics are characterised

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A paste or wax resist dyeing technique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This fabric is dyed over wax resist in simple patterns. is a method of dyeing fabric by covering parts of the cloth with a wax design The cloth is dipped into cool vegetable dye which dyes the uncovered cloth, but does not melt the wax When the design is

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Centuries-old fabric dyeing technique that uses wax to resist dyes Original designs are hand traced, then hand painted on both sides of the fabric using brushes or droppers Hot wax is applied to the design in the areas where color is not required The fabr

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of dyeing cloth which involves the use of removable wax to repel the dye on parts of the design, where dye is not desired Batik originated in Indonesia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fabric dying process that uses wax as a resist, usually with layers of wax and colors applied, one over the other When the image is completed, the wax is removed to reveal the gradients of color in the image.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method of producing printed effects by resist- dying, developed in Java A design is drawn on both sides of a cloth and the parts not to be colored by the first dye are covered with molten wax, which on solidification resists dyeing The cloth is crushed

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An Indonesian method by which fabric is printed by coating with wax the parts of the textile that are not to be dyed; also, a patterned fabric created by such method. a dyed fabric; a removable wax is used where the dye is not wanted. dye with wax; 'Indon

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i batik, kuma51 boyama iSi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucratic. red-tape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucratic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucratic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Uçlarından bitişik, kavuşuk. 2. Birbirine kavuşmuş, bitişmiş, fasılasız: Çatık kaşlar. 3. Buruşturulup ekşitilmiş, abûs: Çatık çehre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fitted together. joined. stocked. frowning. sulky. carcass. construction. structure. skeleton. stack. frame. framework. studding. cage. truss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frowning brows.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Demokrasiye uygun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

democratic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

democratic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Dış siyasetle alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Dramatik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Dogmayla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dogmetique

fel. inaksal

Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dogmatic. dogmatic inaksal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dogmatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). 1. Dramla alâkalı. 2. Heyecan yahut üzüntü verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dramatic. stagey. stagy. theatrical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dramatic. tragic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dramatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dramatic art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. fizik) Cisimlerin sathındaki durgun elektrikle alâkalı hadiseleriinceleyen fizik kolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrostatic. electrostatics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrostatics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrostatics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Endüstriyel işlemler sonucunda ortaya çıkan atık, özellikle sıvı atıklar. Bu atıkların hava, toprak ve su üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. informatique

bilişim

İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Evlerin ve işyerlerinin oluşturduğu ve fabrikaların endüstriyel nitelik taşımayan pis sularının da dahil olduğu atık su.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Sağlığa ve çevreye yönelik tehlikenin azaltılması amacıyla atık suyun arıtılması işlemi; ilkin mekanik işlemlerin kullanıldığı, daha sonra bunu biyolojik ve kimyasal işlemlerin izlediği bütünsel bir süreç.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. fanatique

bağnaz

Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fanatic. fanatical. rabid. red-hot. roaring. fanatic. devotee. energumen. rooter. zealot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bigoted. fanatic. zealot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bigot. fanatic. gold buck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. füttâk). Her fırsatta adam öldüren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. fevâtik). Her fırsatta adam öldüren kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrostatics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrostatics. hydrostatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Aynı tesis içinde yeniden işlenip kullanılan atık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

computer science , computer sciences , informatics , information science , information technology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kızılötesi (IR) ve RF kulaklarda, kablosuz ağ menzili dışına çıkıldığında ya da verici ile kulaklıklar arasında bir engel meydana geldiğinde rahatsız edici bir cızırtı duyulabilir. Otomatik Susturma, alınan sinyal yeniden kabul edilebilir bir seviyeye gelinceye kadar bu gürültüyü susturur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Yerkürenin katı dış kabuğuna (litosfer) ait kimyasal özellkleri kapsar. (Çeşitli kimyasal bileşimdeki mineraller ve bunların ayrışma ürünleri olan kimyasal elementler.)

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. musiki). Klasik Türk musikisinde bir kâr çeşidi. Bu çeşit büyük ve uzun kâr’da, eserin güftesindeki makam adları geçtikçe o makam yapılır ve bu şekilde birçok makam dolaşılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Fransızca charismatique "Etkileyebilecek özellikte olan." anlamındaki bu söz için etkileyici karşılığı önerilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. charismatique

etkileyici

Etkileyebilecek özellikte olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charismatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charismatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekmek ile beraber yenilen şey, ekmeğe katılan peynir, yemek vs. Katıksız ekmek pek aç olmadıkça boğazdan geçmez. Katık bahası = Vaktiyle işçiye ve askere katık bedeli olarak verilen belirli para.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

something eaten with one's bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a food eaten with bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Müsemmen usûlüne bir zamanlar verilmiş uydurma ad. bk. Müsemmen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unadulterated. pure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solitary confinement with bread and water as food.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinesi, hareketli nesnelere net şekilde odaklanılması için ‘burst’ çekimi sırasında kesintisiz olarak otomatik odaklanmayı ayarlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. fizik). Mekanik ilminin cisimlerin hareketlerini, yörünge, hız ve ivme gibi hususlar bakımından inceleyen kolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kinematics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kinematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kinematics. kinematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir memleketteki diplomatların tamamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic corps. corps diplomatique. diplomatic body. consular corps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Yarım seslerin biribirini takip ettiği dizi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chromatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Sanat yapıtında “renkli” anlamında niteleyici olarak kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ekstra büyük, geniş LCD dokunmatik ekran güneşli açık mekanlarda bile mükemmel renk, kontrast ve ayrıntılara sahip net görüntüler sağlar. Fotoğraf makinesi ayarları doğrudan dokunmatik ekran üzerinden yapılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Lenfa sistemi normalden çok gelişmiş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lymphatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Madencilik çalışmalarının sonucunda, bitki örtüsünü ve su kaynaklarını kirletici etkiye sahip materyel, özellikle kaya ve maden artıkları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magmatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magmatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). 1.Aritmetik, cebir, geometri gibi müsbet ilimlerin ortak adı. 2.Eski Yunanca matesis kelimesi matematik kelimesinin köküdür ve ben bilirim anlamına gelmektedir. Daha sonradan sırasıyla bilim, bilgi ve öğrenme gibi anlamlara gelen μάθημα (máthema) sözcüğünden türemiştir. μαθηματικός (mathematikós) öğrenmekten hoşlanan anlamına gelir. Osmanlı Türkçesinde ise Riyaziye denilmiştir. Matematik sözcüğü Türkçeye Fransızca mathématique sözcüğünden gelmiştir. 3.Matematik insanlık tarihinin en eski bilimlerinden biridir. Çok eskiden matematik, sayıların ve şekillerin ilmi olarak tanımlanırdı. Matematik de diğer bilim dalları gibi geçen zaman içinde büyük bir gelişme gösterdi; artık onu birkaç cümleyle tanımlamak mümkün değil. Matematik bir yönüyle resim ve müzik gibi bir sanattır. Matematikçilerin büyük çoğunluğu onu bir sanat olarak icra ederler. Matematik, başka bir yönüyle bir dildir. Galileo Galilei tabiat matematik dilinde yazılmıştır der. Matematik başka bir yönüyle de satranç gibi entelektüel bir oyundur. Kimi matematikçiler de ona bir oyun gözüyle bakarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Matematikle uğraşan kimse.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Aslında çok eğlenceli olabilecek matematik bizlere katı formüllerle ve mantığın kolay kabul edemeyeceği ifadelerle öğretilince bir kabus olup çıkıyor. Artının artı ile, eksinin eksi ile çarpım sonucu artı iken artı ile eksinin çarpım sonucu eksi oluyor. Peki bunun mantıki izahı nedir? Yani -5 derece sıcaklıkla -8 derece sıcaklığı çarpınca sonuç +40 derece olup ortalık ısınıyor mu?

Tabii bu bir şaka, şaşırtmaca. Esas bilmemiz gereken (-2)x(-2)=(+4) diye bir eşitlik yazdığımızda, bunun sadece rakamların ve önlerindeki işaretlerin belirlediği mantıksal bir denklem olmadığı, bir beyan, bir ifade olduğudur.

Eğer sayıları bir çizgi üzerinde gösterirsek, ‘-1’ sıfırın eksi tarafındaki ilk sayı olarak düşünülebilir ama eşitlik içinde bu böyle değildir. Çizginin neresinde olursanız olun bir adım geri atmaktır. Yani çizgide ‘+4’ noktasında iseniz ve ona ‘-1’ ilave ederseniz, bir adım geri atarak ‘+3’e gelmiş olursunuz.

Toplama ve çıkartmada nispeten kolay olan bu açıklama, iş çarpmaya gelince biraz zorlaşıyor. Örneğin haftanın 5 günü işe otobüs ile gidip geliyorsunuz. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. 10 milyon tutarında 10 tane bilet aldınız. Her gün gidiş-geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri ‘-2’ dir. Siz bu işi 5 gün süresince yani 5 kere yaparsanız (-2)x(+5)=(-l0) olur ki biletler biter.

Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın perşembe ve cuma günlerine denk geldi ve tatil. Bu sefer yapmanız gereken hareketi yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz. İki kere negatif hareketi ‘-2’ bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x(-2)=(+4) bilet kalıyor.

Hala biraz karışık değil mi? Bir örnek daha verelim. Bir eşitliğin başına ‘-2’ yazdığınız zaman başlangıçta bu sizin sıfır noktasından iki kere geri sıçrayarak ‘-2’ noktasına ulaşacağınız anlamına gelir. Ama siz yapacağınız bu hareketin tam tersini yani negatifini iki defa yapıyorsunuz. Sıfırdan ‘-2’ye sıçrama hareketini iki kere ters yönde (-2) yapıyorsunuz ve sonunda ‘+4’ noktasına ulaşıyorsunuz. Ters bir kararın tersini yapınca doğruyu buluyorsunuz yani.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mıntaka). Mıntakalar, bölgeler, (bk.) Mıntaka.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مناطق] bölgeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «natk» dan if.) (mü. natıka). 1. Söyleyen, lâkırdı eden, nutka gelen. 2. Düşünen, zekâ sahibi. Hayvân-ı nâtık = İnsan. 3. Bir ifadeyi içine alan: Beş yüz lira alacağım olduğunu nâtık bir senet. Gayr-ı nâtık = Söz söyleyemeyen ve düşünemeyen, hayvan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ناطق] konuşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Söyleyen konuşan. 2.Düşünen. 3.Bildiren, bildirici.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Kuvve-i nâtıka = Düşünüp söylemek gücü. 2. Açık ve güzel söylemek kuvveti, cerbeze.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the faculty of speech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ناطقه] konuşma gücü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Natık).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Açık ve güzel konuşabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nâtıka kuvveti çok olan, açık ve güzel konuşan: Nâtıkalı adamdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ناطقه پرداز] düzgün ve etkili konuşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Objektif kapağı açıldığında, fotoğraf makinesi otomatik olarak açılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Tamamen mekanik vasıtalarla çalışan: Otomatik pikap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. robot. self-acting. servo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. self-acting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic. system in which electric lights are turned on manually and turned off autom. mechanical. self- action. self-driven. self-winding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yayın istasyonundan gelen kodlanmış bir sinyali aldığında TV’yi otomatik olarak 16:9 tam ekran moduna geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV ilk kez açıldığında, ekranda çıkan mesajlar, kullanıcıya TV’sinin tüm alınan kanallara göre ayarlanmasını isteyip istemediği sorulur. Evet yanıtı verilirse, tüm kanallar otomatik olarak ayarlanır. Hayır yanıtı verildiğinde, kullanıcı tek tuş ayarlama ya da el ile ayarlama işlevini kullanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Seçilen Sony DVD kaydedicilerde bulunan ve kaydedilmiş TV programının adını otomatik olarak DVD başlık listesine ekleyen, zaman tasarruflu ve kullanışlı bir özelliktir. Ad bilgisi yayıncının Teletekst hizmeti tarafından sağlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Programın sonunu kaçırırsanız, Otomatik Bekleme Modu özelliği, TV’yi bekleme modunda otomatik olarak 60 dakika geç geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CRT arkadan projeksiyonlu TV’nin ön panelinde bir düğmeye basıldığında, gerçek resim saflığını sağlayacak kırmızı, yeşil ve mavi CRT’lerin birleşimini otomatik olarak ayarlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, parçalar arasında otomatik olarak 3’er saniyelik boşluklar yerleştirilmesini sağlar. Bu özellik sayesinde AMS özellikli bir kaset deck’i, kayıtlı parçanın başlangıcını çok daha kolay biçimde bulacaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Etiket işlevi, ayrı ayrı istasyonlardan yayınlanan teletekst mesajlarından alınan ek bilgileri kullanır. Tanımlama etiketi, ön-ayarlı istasyonu otomatik olarak tanımlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geniş Ekran TV’yi, 4:3 ya da letterbox yayınlarda otomatik olarak gerekli zoom moduna geçirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gündüz aydınlatma koşullarında, arkasından ışık gelen nesneler için pozlama seviyesini otomatik olarak ölçer.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Freeze)

Bir menkul kıymet yada menkul kıymet grubununfiyat ve/veya işlem miktarının, belirlenen bi r süre içerisinde belirlenen bir parametreyi aşan bir değişim göstermesi durumunda, o menkul kıymetlere aitişlemlerin geçicibir süre için otomatik olarak durdurulmasıdır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Video kasetlerden en iyi sonuçları almak için video kafalarının kayıtlı video izi bilgisine en iyi şekilde temas etmesi gerekmektedir. Gelişmiş bir elektro mekanik sistem, bunun, el ile ayarlama gereksinimi olmadan yapılmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kaset her takıldığında video kafasını otomatik olarak temizler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kablolu yayın şebekenizde bu özellik varsa, TV’niz tüm kanal göstergeleri ve etiketleriyle birlikte otomatik olarak ayarlanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sadece ülkeyi seçerek, VCR’ın tamamen ayarlı ve programı hale getiren otomatik kurulum işlevi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düşük aydınlatmalı ya da karanlık ortamlarda doğru odaklamanın ve çerçevenin ayarlanması çok zordur. Parlak gün ışığından, tamamen karanlık ortamlara kadar her türlü aydınlatma koşulunda çekim yaparken AF aydınlatıcı nesneyi otomatik olarak aydınlatarak fotoğraf makinesinin doğru biçimde odaklama yapmasını sağlar. Bu durum aydınlatma koşulları ne olursa olsun net biçimde odaklanılmış, güzel fotoğrafların çekilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düşük ya da yüksek ışık koşullarında çerçevenin belirlenmesine yardımcı olmak için CCD kazanımı hafifçe artırılarak pozlamadan hemen önce LCD vizörde ekstra parlak görüntü sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Poz (AE) braketi özelliğiyle fotoğraf makinesi aynı resmi, üç farklı pozlama ayarında ayrı ayrı çeker: ayarlanan pozlamada, bir adım açık ve bir adım koyu (kullanıcı tarafından seçilebilir) çekilir. Kullanıcı hangisinin daha iyi olduğuna sonradan karar verebileceğinden, bu işlev özellikle zorlu aydınlatma koşullarında fotoğraf çekerken ya da fotoğrafı doğru çekmek için tek şansınız varsa çok işe yarayacaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony DVD kaydedicinizdeki, sahnede ya da ses düzeyinde belirgin bir değişiklik olma zamanına göre bir bölümü otomatik olarak işaretleyen akıllı bir özelliktir. Bölümler kullanımı kolay bir grafik kullanıcı arayüzünde (GUI) görüntülenir ve böylece en sevdiğiniz sahneleri hızlıca bulabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatic fuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Boş giriş kısmını dinlemeden, seçimi tam başlangıcından başlatır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik Surround modunda, uygun Dolby® Pro Logic® sinyaliyle yayınlanan bir program algılandığında Dolby® Pro Logic® dekoderi otomatik olarak devreye sokulur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

01.01.1998 ile 31.12.2100 arası tarihlerin kayıtlı olduğu saatli radyo. Bu, aygıtın tarihi bir kez ayarlandığında, bir kez daha ayarlama gerektirmeden (31 günden az olan aylar ve artık yıllar da dahil olmak üzere) her zaman doğru olacağı anlamına gelmektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Tarihi otomatik olarak kaydeder.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yanlış dönüş olması durumunda seyahatinizi otomatik olarak yeniden yapılandıran araba navigasyon sistemi

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Zamanlayıcıda standart oynatım moduna göre bir program yapılmışsa ancak kasetteki kalan süre program için yeterli değilse, tüm programın kaydedilmesi için kaset hızı otomatik olarak uzun oynatıma (Long play) geçirilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

ATP (Otomatik Tuner Belleği), tüm mevcut kanalları otomatik olarak belleğe alan bir işlevidir. ITP (Akıllı Tuner Belleği), bellekteki kanalları, kanal adına ve ShowView® numarasına göre sıralar ve ayrıca saati otomatik olarak ayarlar ve düzeltir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automatically.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bebeklere giydirilen hafif ayakkabı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baby shoe. bootee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

babyschuh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Keçi yolu, çoban çığırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footpath. track. pathway. path. walkway. alley. gate. lane. trail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alley. footpath. path. pathway. track. trail. trail keçiyolu. çığır.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pathway. trail. track. rough path. foot track. trackway. foot path. footpath. packway. trace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinenizi USB ile PC’nize bağladığınızda görüntülerin otomatik olarak aktarılmasını sağlayan PC görüntü transferi yazılımı.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Levreğe benzeyen bir tatlı su balığı (acerina cernua).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gemilere karantinadan verilen tezkere ki, gittiği yere onu göstermedikçe yolcu ve yük çıkarıp alamaz.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pragmatique

fel. yararcı

Yarar peşinde koşan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pragmatic. pragmatical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pragmatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pragmatics , pragmatism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Tatbikat. 2. Başarıya götürücü, yapılması kolay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical. handy. convenient. applied. businesslike. rough-and-ready. practice. praxis. experience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional. handy. practical. practice. pragmatic. applied. application. practical experience/skill/knowledge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical. pragmatic. capable of being put into practice in everyday life. handy. useful. applied. down-to-earth. sensible. application. putting into practice. practical experience / knowledge / skill. down- to-earth. functional. in- service training. pra

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pratique (a document. bill of health.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become practical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicality. practicability. gumption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. problématique

sorunsal

Doğru olma ihtimali bulunmakla birlikte, şüphe uyandıran, kesin olmayan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

problematic. problematical sorunsal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Düşük veya yüksek düzeyde radyasyon yayınlayan atık. Atomik çağın başlangıcından bu yana, radyoaktif atıklar çözülememiş ve büyüyen bir sorun oluşturmuştur. Nükleer silahlar üretilirken, kullanılan yakıtın işlemden geçirilmesi sonucunda ortaya yüksek düzey radyoaktif atık denilen bir atık çıkmaktadır. Bu atıklar genellikle sıvı, kimi zaman katılaştırmış biçimde saklanmakta ve binlerce yıl boyunca çevre için tehlike arz etmektedirler. Tıbbi ve endüstriyel faaliyetler sonucunda ortaya çıkan düşük düzey radyo aktiflerin de dikkatli olunmadığı takdirde, tehlikeli olabildikleri bilinmektedir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Satılmış, Buğra).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Sempati uyandıran. 2. İrademiz dışındaki hareketleri (kalb atışı, teneffüs vs.) idare eden sinirler: Sempatik sinirler.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sympathique

sıcakkanlı

Sevimli, cana yakın.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovable. likeable. likable. caring. congenial. engaging. outgoing. sympathetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

likeable. attractive. likable. congenial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

likable. attractive. sympathetic. outgoing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i, Y,), Hareketle alâkalı,

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kinematics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

systematic. systematical. scientific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

systematic. systematic dizgesel. dizgeli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

systematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Kalça sinirlerinin iltihabı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Üst bacağın arka kısmı, arka bacağın dış tarafı ve siyatik siniri boyunca yayılan ağrıya siyatik denir. Ağrı, bazen birdenbire gelir. Bazen de yavaş yavaş ilerler. Otururken, kalkarken, uzanırken hareketler zorlukla yapılır. Belkemiğinin aşağı bölgesi, hassastır. Ağrılar yürürken, öksürürken ve gerinirken daha da artar. Halk arasında sinir romatizması da denir. Nedeni, omurlar arasında kıkırdak disklerin yerinden oynaması, yani disk kayması, omurganın alt bölümünün iltihaplanmış veya zedelenmiş olması, dizkapağı iltihabı veya sinir iltihabıdır. Tedavinin ilk şartı yatak istirahatidir. Ayrıca yatak altına kalın bir tahta koymalı, iki yastıktan fazla da yastık kullanmamalıdır. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Andızotu.

Hazırlanışı : İki adet andızotu kökü dövülüp, ağrılı yerlere sürülür. 3 saat sonra ılık suyla yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sciatica.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. fizik). Bir kuvvetin denge şartlarını ve bununla ilgili olarak, cisimlerin hareketsiz hallerini inceleyen mekanik kolu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. statique

fiz. duruk

Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

static. statics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

static. statics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Çok noktalı otomatik odaklama, geniş açıdan makro çekimlere kadar tüm zoom aralığında müthiş net görüntüler elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fully automatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tatım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Dinin görüşüne dayanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theocratic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins çiçek, virane papatyası. Kızıl varatıka = Miskotu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Yaratılmış canlı varlık, mahlûk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alien. creature. criter. thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being. creature. thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by