Atlanmak ne demek? | Atlanmak anlamı nedir? | Atlanmak

Atlanmak anlamı nedir?

Atlanmak ne demek?

Atlanmak anlamı nedir?

Atlanmak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: atlanmak

Türkçe Sözlük

(f.). 1. At gibi kalkmak, şahlanmak. 2. At edinmek, atlı olmak, ata binmek. 3. Geçirilmek, ununtulmak: Bu yazıdan bir satır atlanmıştır. Atlanan atlanana = Kaçan kaçana.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get expensive. to go up in price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be proved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kalafat edilmek. (gemi ve kayığın) Kaplama tahtalarırının araları tıkanıp üstüne zift sürülmek: Kayık iyi kalafatlanırsa birkaç sene sürer. 2. mec. Sahte bir suretle süslenmek, düzgün veya boya sürmek: Bu kadın, genç görünmek hevesiyle iyice kalafatlanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Uçmaya başlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kanat çıkarmak (küçük kuşların) kanadı çıkmak, uçacak hâle gelmek: Güvercin palazları daha kanatlanmadı. Çekirgeler kanatlanınca çok zararlı olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wing. to develop wings. to take wing. to be overjoyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to develop wings. to become powerful. to sprout wings. to take to itself wings. wing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kat kat olmak, bükülmek, eğilmek: Beli katlanmış, bu kumaş iyi katlanmış. 2. Çaresiz kabûl etmek, isteyerek veya istemeyerek râzı olmak, çekmek: İnsan evlâdı için her şeye katlanır. Bükülmek, eğilmek: Mukavva kırılmadan katlanmaz, saç zor katlanır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take one's medicine. stand the racket. endure. take. take it. tolerate. accept. digest. bear. undergo. go through. abide. brook. crease. do with. double. face. face up to. grin and bear it. last out. lump. lump it. put up with. sit down under. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abide. bear. collapse. endure. fold. stomach. tolerate. to fold. to bend. to put up with. to bear. to stand. to endure. to tolerate. to abide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be folded. to bear. to tolerate. to endure. to put up with. to resign. abide. brook. eat crow. face. fold. stomach. support. take it. take lying down. undergo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Rahat etmek, müsterih olmak, dertsiz olmak: Gailesinden kurtulup rahatlandı. 2. Dinlenmek, yorgunluk almak, istirahat etmek: Çok yoruldum, bir, İki saat rahatlanacağım. 3. Sükûnet bulmak: Ortalık rahatlandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sakat hâle gelmek. 2. Kusurlu ve yanlış olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become disabled. to become mutilated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become physically disabled. to become crippled. to become maimed or mutilated. to be spoiled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tatlı olmak, tadı artmak: Üzümler tatlanmaya başladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get sweet (owing to ripening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be slapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by