Atom Ağırlığı ne demek? | Atom Ağırlığı anlamı nedir? | Atom Ağırlığı

Atom Ağırlığı anlamı nedir?

Atom Ağırlığı ne demek?

Atom Ağırlığı anlamı nedir?

Atom Ağırlığı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: atom agirligi

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weigh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y.). 1. Hayvan, bitki ve insanların yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgisini inceleyen ilim, teşrih. 2. Vücut yapısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anatomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anatomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). anatomik, anatomi ile ilgili. anatomically (z). anatomik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anatomic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anatomical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who is skilled in the art of anatomy, or dissection. an expert in anatomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an expert in anatomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). teşrih,ci, anatomi bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(-ing). -mise (f). teşrih etmek, açımlamak, dikkatle tahlil veya tetkik etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., anatomi, hayvan (özellikle insan) yapısı, teşrih; teşrih edilecek şey; iskelet; inceden inceye tetkik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.) (fizik ve kimya). Bir elemanın bütün hususiyetlerini taşıyan en küçük parçası. Atom ağırlığı = Atomların birim olarak kabul edilen bir atomun ağırlığına nisbeten tayin edilen ağırlıkları. Atom bombası = Atom çekirdeklerinin parçalanmasıyle serbest kalan enerjiden faydalanarak yapılan bomba. Atom çağı = Atomun kontrollü olarak parçalanması tarihinden itibaren başladığı kabul edilen çağ. (İlk kontrollü nükleer parçalanma 2 aralık 1942’de Chicago Üniversitesinde başarılmıştır). Atom denizaltısı, yahut gemisi = Atom reaktörünün sağladığı enerjiyle çalışan denizaltı yahut gemi. Atom enerjisi = Atom çekirdeğinin serbest bıraktığı enerji. Bu enerjinin büyüklüğü Einstein’ ın madde enerji eşitliğini belirten E = mc2 formülü ile belirtilir. Atom pili yahut atom reaktörü = Atom çekirdeğinin parçalanmasından meydana gelen enerjinin patlamaya meydan vermeden kontrollü olarak kullanılmasını sağlayan cihaz. Atom saati = Atom veya molekül titreşimlerinin birim olarak kullanılmasıyla yapılan saat. Bu saatlerin 1270 yılda ancak bir saniye hata yapacağı sanılmaktadır. Atom sayısı = Bir atomdaki proton ve elektron sayısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An ultimate indivisible particle of matter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An ultimate particle of matter not necessarily indivisible; a molecule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A constituent particle of matter, or a molecule supposed to be made up of subordinate particles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of matter that can enter into combination; one of the elementary constituents of a molecule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Anything extremely small; a particle; a whit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To reduce to atoms. a tiny piece of anything the smallest component of an element having the chemical properties of the element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atom. particle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the smallest component of an element having the chemical properties of the element. a tiny piece of anything.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element that can exist either alone or in combination Composed of an electron cloud and a central nucleus. the smallest particles of an element that can exist either alone or in combination, considered a source of vast potentia

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle into which a chemical element can be divided and still retain the properties characteristic of the element; consists of a central core or nucleus composed of PROTONs and NEUTRONs, encircled by one or more ELECTRONs that move around t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest unit of an element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element that retains any of the properties of the element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A basic unit of matter It is the smallest particle of an element that still has the characteristics of that element Every atom has a positively charged central nucleus, surround by a number of negatively charged electrons More about atoms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest part of an element that has all the properties of the element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The basic building block of all matter The smallest particle of an element that has the same properties as the element It consists of a central core called the nucleus that is made up of protons and neutrons Electrons revolve in orbits in the region surro

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest unit of an element It consists of a nucleus containing one or more protons , surrounded by an equal number of electrons. the smallest indivisible unit of matter that retains the properties of an element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A building block of matter, the smallest particle that has the chemical characteristics of a particular chemical element It contains a nucleus of protons and neutrons surrounded by a cloud of electrons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element that can take part in a chemical reaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element that can exist either alone or in combination with similar particles of the same element or a different element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest component of an element having all the properties of the element 2.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A particle of matter indivisible by chemical means It is the fundamental building block of molecules It consists of a positively charged nucleus and orbiting electrons The number of electrons is the same as the number of protons in the nucleus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element having the chemical properties of that element; the fundamental building block of matter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle that retains all the chemical properties of a given element. the smallest particle of an element which can exist alone or enter into a chemical combination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element that cannot be divided or broken up by chemical means It consists of a central core of protons and neutrons called the nucleus Electrons revolve in orbits in the region surrounding the nucleus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element that cannot be divided or broken up by chemical means It consists of a central core of protons and neutrons, called the nucleus Electrons revolve in orbits in the region surrounding the nucleus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of matter into which an element can be resolved by chemical means; retains the same chemical properties as the original element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest unit of a chemical element that can still retain the properties of that element Atoms combine to form molecules, and they themselves contain several kinds of smaller particles An atom has a dense central core consisting of positively charged

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle that makes up all matter and yet retains the chemical properties of the element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The smallest particle of an element that still retains the characteristics of that element Every atom consists of a positively charged central nucleus, which carries nearly all the mass of the atom, surrounded by a number of negatively charged electrons,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atom , atomy , corpuscle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). atom, zerre, cevher; çok küçük miktar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atom bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atom bomb. atomic bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic age. nuclear age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic nucleus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Nükleer tepkime sırasında serbest kalan enerji. Nükleer enerji

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic energy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Kâinatın, atomların rastgele birleşmesi neticesinde meydana geldiğini kabul eden felsefe sistemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nuclear reactor. pile. atomic pile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s) atomik, atomal: çok küçük atomic bomb atom bombası. atomic energy atom enerjisi. atomic heat (kim). atomal ısı. atomic number (fiz). atomal sayı. atomic weight atomal ağırlık. atomics (i). nükleer fizik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir sıvı karışımındaki metal miktarlarını saptayan analiz yöntemi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). atomculuk. atomist (i). atomculuğu kabul eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing).-ise (f).atomlara ayırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ancak mikroskopla görülebilen tek hücreli bir çeşit deniz algi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (kim). iki atomdan ibaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. botanik). Silisli sert kabukları olan ve fosilleri kalın yer tabakaları meydana getiren bir alk familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski zamanlarda yüz öküzden ibaret kurban; büyük çapta kan dökümü, katliam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., kim. tek atomlu molekülü olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. atomdan küçük, atom içindeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Bir devlet tarafından, bir anlaşmazlık karşısında, diğer devlete yapılan son ve kesin ihtar ki, kabul edilmemesi savaşa yol açabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ultimatum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal notice. ultimatum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by