Attan Inmek ne demek? | Attan Inmek anlamı nedir? | Attan Inmek

Attan Inmek anlamı nedir?

Attan inmek ne demek?

Attan inmek anlamı nedir?

Attan inmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: attan inmek

Türkçe - İngilizce Sözlük

to come off horse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to come off horse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yorgan yerine veya yorganın üstünde kullanılan kalınca örtü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blanket. wrap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blanket. rug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blanket. bedclothes. cover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Malûm olmak:” Bu işin nasıl olduğu bilinmiyor. 2. Tanınmak, maruf olmak: Bu adam buraca bilinmiyor. 3. Makbûle geçmek, takdir edilmek: Benim hizmetim bilinmedi. Dünyada iyilik bilinmiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transpire. to be known.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be known.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bir hayvanın üstüne çıkmak, Osm. rükûb etmek, süvâr olmak: Ata, katıra, deveye binmek. 2. Gemi ve araba gibi bir taşıta girmek, Osm. râkib olmak: Arabaya, gemiye, trene bindi. 3. Bir şeyin üstüne çıkmak: Duvarın üstüne bindi. 4. Bir hal ve suret almak: iş inada bindi. Dalına binmek = Kışkırtmak, musallat olmak. Küplere binmek = Çok hiddetlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mount. board. get on. hop on. ride. sit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mount. ride. to get on. to get into. to board. to mount. to ride. to overlap. to be added.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get up on. to board. to mount. to ride. to travel. to overlap. to be added to. to go aboard. enter. get on / onto. hop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bicycle. bike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ride a bicycle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaçınmak, Osm. ictinâb ve ihtirâz etmek: Kendisi gitmek istiyorsa da, söz olmasın diye çekiniyor, filândan çekiniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keep clear of. get cold feet. have cold feet. chicken out. hesitate. fear. hold back. beware. shy. boggle. dread. flee from. flinch. funk. hang back. hold off. shrink. shun. wince. withdraw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstain. fear. forbear. refrain. shun. shy. to avoid. to abstain. to shun. to refrain. to draw back. to beware of. to shrink. to hesitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hesitate to do. to recoil from doing sth. to be timid of. abstain. blench. boggle. eschew. forbear. hold back. scruple. shrink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Öteye beriye koşup dolanmak. Fars. tek ü pû etmek (tekâpû).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Temas etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

touch on. touch upon. refer. speak to. advert. deal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to touch on. to mention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to touch on. to mention. brush. deal with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Delik peydâ etmek. Delta delikli olmak: Kova delindi. Çıban daha delinmedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puncture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be worn through. to be pierced. to be punctured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wear through. to get a hole. to be pierced. to be punctured. to be perforated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to move.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çok çalışıp çabalamak, gayret etmek, çok zahmet çekmek durmaksızın çalışmak: Çok didindi çalıştı sonunda emeline ulaştı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to work hard. to toil. to slog. to drudge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to work hard. to wear oneself out. fag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Durmak, kesilmek, sona ermek. Osm. sükûnet bulmak: Yağmur, rüzgâr dindi. 2. Rahatlanmak, istirahat etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pass. rage. to cease. to stop. to die down. to calm down. to go down. to let up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cease. to stop. to get better. to become easier. pass off. quit. stow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make friends.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Edinme fiili, kendisini sahip kılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obtain. acquire. get. fall into. come by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acquire. gain. obtain. procure. to obtain. to acquire. to gain. to get. to contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adopt. to get. to acquire. to obtain. come by. invest in sth of one's own. procure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tenbellik etmek, vücudu erimiş gibi gevşeyip tenbel olmak, tenbellikten esneyip gerinmek, üşenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (hayvan). Ayağıyle yeri kazımak, def’i-hâcet veya kaşınmak veya yem aramak için tozu, toprağı karıştırmak: Kedi, tavuk eşinmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adopt. adopt a child.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (mide) Bayılmak, baygınlık hissetmek: Midem eziniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Nafakasını tedarik edip yaşamak. Osm. taayyüş etmek, idare olunmak: Alnının teriyle, çalışmasıyla geçiniyor. 2. Başkasıyla birlikte iyi yaşamak. Osm. muâşeret, imtizâc etmek: İki elti pek güzel geçiniyorlar. O, ahlâk sahibi bir adamdır, herkesle geçiniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make both ends meet. get along. get along with. getting on with. go along. make a living. earn a living. manage. handle. subsist. support oneself. make out. rub along.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to live (on. to subsist (on. cotton. exist. fare. manage. subsist. support oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gelmek, vaki olmak, Osm. vürûd edilmek: Bu vakitte gelinir mi? Oraya bir saatte gidilip gelinir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take a ship. to go / to set aboard. board a ship. to take ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to consider necessary. to feel the necessity of. to need.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Şiddetle basmak: Horoz tavuğa gerginmek. 2. Sıkı sıkı sarılmak: Kertenkele ağaca gerginmek. 3. Ağır balta ile vurup kökünden kesmek (şimdi kullanılmıyor).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kolları ve başka organları çekip uzatarak esnemek: Gerinip durma. Sıtmaya tutulmuş gibi geriniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretch. to scretch oneself. to stretch oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stretch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dolaşmak, kendi kendine gezip vakit geçirmek: Denizin kenarında geziniyordum. 2. mec. Def-i hâcet için dışarı çıkmak, su dökmeye gitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bat around. walk about. walk around. wander about. wander. stroll. hang around. hang about. get around. mosey. perambulate. promenade. roam. rove. rove about. stray. go for a stroll. take a stroll. go for a walk. take a walk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promenade. ramble. range. roam. stroll. walk. to wander about. to get about. to get around. to stroll. to ramble. to roam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wander about without a definite purpose. to walk about. to roam. to walk. to lounge. to promenade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çamaşır, esvap vesaireyi üstüne alıp vücudu örtmek, Osm. iktisâ, telebbüs etmek: Yeni yataktan kalkıp daha giyinmemişti. Yataktan kalkar kalkmaz giyinirim. Kalk giyin de çıkalım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dress. put on. groom. tog oneself up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dress. to get dressed. to dress oneself. to put on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dress oneself. to put on. don. dress. garb. rig out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sıkışma, burkulma vs. sonunda, görünürde bir değişiklik olmadan (bir organ) ağrıyarak, bir zaman için zahmet vermek. 2. mec. Gönlü kırılmak.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Herhangi bir eklemin, burkulması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Çoğunlukla ayak, el bileklerinde veya diz kapağında görülür. Eklem; incindiği zaman, kısa süren bir ağrı hissedilir. Sonra eklemin bulunduğu yerde şişme, zonklama, morarma görülür. Yapılacak ilk iş, incinen yeri sargı bezi ile sarmak ve üzerine soğuk su dökmektir. İncinen yerde kırık, çıkık yoksa aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yumurta, tuz.

Hazırlanışı : 2 adet çiğ yumurtanın sarısı, bir kaba dökülür. Üzerine, 1 tatlı kaşığı sofra tuzu konup, karıştırılır. Sonra temiz bir sargı bezine dökülüp, her tarafına yayılır. İncinen yere sıkı sıkı sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be hurt. be injured. hurt. be cut up. gall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurt. smart. to be hurt. to be injured. to be bruised. to be sprained. to be offended.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be hurt. to be injured. to be strained. to be offended by. cut up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Aşağı gelmek, Osm. nüzul, hübût etmek: Gökten indi. Hayvanlar dağdan iniyor. 2. Düşmek, Osm. sukut etmek: Damdan inen su. 3. Azalmak, Osm. tenâkus, tenezzül etmek, çıkmak mukabili, fiyatı düşmek: Ekmek fiyatı indi, kahve indi. 4. Düzleşmek, düşmek, kabarmak mukabili: Şiş indi. 5. Sakin hale gelmek, Osm. teskin olunmak: Sıtma, ateş indi. Hiddeti indi. 6. (hayvan veya arabadan) Yere ayak basmak: Yolda sabahtan akşama kadar hiç inmedik. 7. Konmak, misafir olmak, menzil tutmak: Bu akşam nereye ineceğiz? Gelen misafirler kimin evine indiler? 8. Gerilemek, alçalmak, Osm. Tedennî ve tenezzül etmek. 9. Düşmek, yıkılmak: Duvar indi. 10. Nüzul isabet etmek: Yüreğine indi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go down. come down. alight. climb down. descend. fall. get off. step down. step out. decrease. sink. dismount. ease off. fall away. light. step off. subside into. take off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alight. dip. fall. to go down. to come down. to climb down. to descend. to get off. to get out of. to alight. to dismount. to go down. to reduce. to land. to attack. to strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to go down. to come down. to descend. to get off. to get out of. to dismount. to land at. to put up at. to move down to. to recede. to diminish. to decrease. to die down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a habit of. to get into the habit of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çentilmek, gedik ve nişan olunmak: Bu tahtanın kenarı çok kertinmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kendine elbise yaptırmak: Bir kat elbise kesinmiş. 2. mec. Eğlenmek, alay etmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Manhattan adası; viski ve vermutla yapılmış bir içki. Manhattan District atom bombası. planının şifreli ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) benekli hintkamışı, (bot.) Calamus rotang.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevinç duymak: Bu haberden çok sevindi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rejoice. be happy. be glad. crow. glory. laugh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rejoice. to be happy. be glad. to be pleased. to be delighted. to be glad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel glad. to feel happy. to rejoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Anlayıp ses çıkarmamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fool around. to waste time. to pass the time doing nothing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Suyu alınıp kurumak: Eller, yüz, ter silindi. 2. Islak bezle ve sünger vesaire İle ovularak temizlemek: Bu çocuğun yüzü, burnu silinmedi; tahtalar silinecektir. 3. Kazınmak, aşınmak: Bu paranın yazısı silinmiş; bu kitabın bir çok yerleri silinmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be wiped. dry oneself. rub off. rub out. evanesce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wipe oneself dry clean. to be wiped up / wiped away. wiped / dried / cleaned / erased / rubbed out. blow over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şiddetle sarsılıp üstündeki toz toprak vesaireyi düşürmek: Kumun üzerine yatmıştı kalkıp silkindi. mec. Kalkınmak, kendine gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shake oneself. to cast off. to jerk oneself out of a somnolent state. shy. toss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çukura, deliğe sokulmak, batmak, gizlenmek. 2. Hazmolunmak: Sizsiz yediğim içime sinmedi. 3. Geçmek, nüfûz etmek: Bu kumaşa bir ağır koku sinmiş. 4. Toprağın içine girmek. Yağmur sine sine yağdı. 5. Korkup büzülmek: Bir köşeye sindi. 6. (şiş) inmek, dağılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cower. crouch. shrink. to crouch down. to be hidden. to be humiliated. to pervade. to permeate. to cower. to cringe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crouch down (in order not to be seen. to be cowed. cower. cringe. quail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (argo). Kabarıp yüksekten bakar gibi bir hâl göstermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tepinme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stamp. to stamp its feet. to kick and stamp (with anger or range. to jump for joy. to dance about with joy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Giderilmek, teskin olunmak: Yangın tepsindi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tiksinme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abhor. abominate. loathe. revolt. to be disgusted. to detest. to loathe. to abhor. to abominate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be revolted by. to feel sick at the thought or sight of. to find sb / sth repugnant. abhor. to hold in abhorrence. abominate. detest. disrelish. hate. loathe. nauseate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tiksinmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pişman olmak, teessüf etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.). Bir şeyi kendisi için yeter bulmak, Osm. iktifa etmek.

Türkçe Sözlük by