Ayan ne demek? | Ayan anlamı nedir? | Ayan

Ayan anlamı nedir?

Ayan ne demek?

Ayan anlamı nedir?

Ayan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ayan

Türkçe Sözlük

(i. A.). Belli, açık. Ayan beyan: Besbelli, apaçık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ayn = göz. (bk.) Ayn) (O mânâ ile uyûn cem’i daha çok kullanılmıştır). 1. Bir memleketin ileri gelenleri, eşrâf, mûteberân: Ayân-ı memleket. 2. Senatör, Ayân meclisi üyesi: Ayândan filan zat (Bu da Azâ kelimesi gibi hem cem, hem müfred gibi kullanılır). Hey’et-i Ayân, meclis-i Ayin = Senato. 3. (Müfret gibi). Vaktiyle kaymakamlık vazifesini ifa eden idare memuru: Görice Ayânı. Falan yere Ayân tâyin olundu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عيان] açık, belli, aşikâr.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اعيان] ileri gelenler, eşraf, sosyete. 2.gözler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expository.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demonstrative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(T.-F.) [آغایان] ağalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشنایان] tanıdıklar, dostlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire resistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire door. fireproof. ovenproof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very clear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) -Saygı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Gözün ışığı, nuru.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ayan: Açık, belirli. Ayan’ın oğlu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaşlı ve vakarlı adama yakışır surette olan: Babayâne tavır, kıyafet = Yaşlı ve vakarlı adama yakışır bir surette: Babayâne giyiniyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بابایانه] babaca, babacan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Babayâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpretentious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Bir saygı ifadesi olarak kadınların öz veya soyadlarının başına getirilir: Bayan Fatma, Bayan Yücel. Adı bilinmeyen bir kadından bahsederken isim yerine kullanılır: Beni bir bayan aramış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lady. lady's. mrs. mrs. ms. ms. lady. madam. madame. missis. mistress. dame. woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lady. madam. miss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

19. yüzyılın sonra İstanbul’un belediye reislerinden Hüseyin Bey, kahvede iskambil oynamaya giden bir seyyar ekmekçiyi cezalandırmak için atının yerine bağlattı. Seyyar sırtındaki ekmek küfeleriyle bekledi.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sonsuz, tükenmez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی پایان] sonsuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Batakçı yeri, batakhane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sun’İ olarak köpürerek ve ses çıkararak akan su, sunî şelâle (Fr. cascade).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waterfall. fall. cascade. cataract. chute. linn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

falls. overfall. waterfall. cascade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cascade. waterfall. cataract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Titreşimlerden kaynaklanan veri okuma sorunlarını telafi ederek sürekli ve hatasız müzik çalımını sağlayan bir tampon hafıza.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Yasdanma, Ar. ittikâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

support. prop. rest. base. abutment. anchorage. fulcrum. ground. hinge. mount. pivot. shore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keynote. rest. shore. support. base. basis. substratum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

support. base. basis. baseline. bracing. resource. rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

premise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. post. mainstay. anchor. hinge. hold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supported by evidence / proofs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

predicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lean sth on sth. to make sth depend on sth. father on / upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oturulan yerde dayanmaya mahsus kısa değnek. Ar. ukkâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dayanan, dayanıklı. Ar. mütehammil, Fars. tâb-Aver.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Beka, devam, ömür. 2. Metanet, sebat, karşı durma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bekalı, devamlı, çok süren, ömrü olan: Dayanıklı çiçek, kumaş. 2. Sebatlı, metin, kuvvetli: Dayanıklı hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lasting. long lasting. enduring. durable. resistant to. proof. fast. for hard wear. heavy-duty. cast-iron. consolidated. firm. gritty. hard. hardy. impervious. impregnable. indestructible. invulnerable. keeping. nonperishable. patient. refractory. re.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable. firm. hardy. lasting. resistant. serviceable. solid. substantial. tough. hard-wearing. enduring sağlam. strong güçlü. metin. -proof. -resistant geçirmez.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enduring. lasting. stabilized. strong. tough. resistant. durable. stout. unfading. long wearing. solid. stable. proof. arduous worker. everlasting. fast. forbearing. hardy. perdurable. serviceable. sturdy. substantial. substantive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endurance. resistance. durability. strength. lastingness. toughness. fastness. fortitude. grit. hardihood. hardiness. hardness. indestructibility. reliability. solidity. staying power. sturdiness. substantiality. wear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endurance. fortitude. grit. resistance. stamina. strength. tolerance. toughness. wear. durability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endurance. firmness. tenacity. solidity. resistance. durability. fortitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Bekasız, devamsız, ömürsüz, çok sürmez. 2. Sebatsız, metanetsiz, gevşek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flimsy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flimsy. frail. weak. feeble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weak. not resistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. flimsiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be leaned on. to be based on. to be borne. to be tolerated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irresistible. unbearable. insufferable. beyond bearing. beyond all bearing. beyond endurance. past endurance. insupportable. intolerable. unendurable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruel. impossible. intolerable. irresistible. unbearable. insufferable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruel. devastating. insufferable. insupportable. intolerable. overpowering. passionate. unbearable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Dayanık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. endurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Dayanıklı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durability. toughness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interdependent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. sosyoloji). Bir bütünü meydana getiren kısımların, duygu ve düşünce birliğine dayanarak, birbirlerine karşılıklı bağlanmaları. Ar. tesanüd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooperation. interdependence. interdependency. solidarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solidarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solidarity. interdependence. public spirit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine dayanıp kuvvet kazanmak, birbirini kollamak, mütesanit olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act with solidarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act with solidarity. hang together. stick together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dayanmak işi. (bk.) Dayanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearing. endurance. resistance. tolerance. wear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endurance. leaning. state of leaning. resistance. dependence. patience. stay. sufferance. tolerance. wear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Arkayı veya vücudun diğer bir yerini bir şeye yükleterek durmak. Osm. istinâd etmek, yasdanmak: Duvara dayandım, oğlunun koluna dayanmıştı. 2. Güvenmek, itimat etmek: Ben, size dayandım. 3. Sebat ve mukavemet etmek, metanet göstermek, durabilmek: O mevkide iki gün dayandı. 4. Sürmek, yaşamak, bozulmamak, devamlı olmak: Bu bina, bu esvap, bu hayvan çok dayandı. 5. Sabır ve tahammül etmek: Soğuğa, sıcağa, acıya dayanmak: Ben artık dayanamam. 6. İyilikte, yardımda bulunmak, imdada yetişmek: Askerle, erzakla dayandı. 7. Arkasını vermek, altına girmek: Siz de dayanın, kaldıralım, hep birden dayanalım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stand the racket. last. endure. resist. go on. survive. hang on. hold on. stand. bear up. take. take it. tolerate. withstand. lean. lean upon. rest. rest against. rely on. rely upon. be based on. stand on. abut. bear up against. bear with. brook. con.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bear. brook. consist. endure. last. lean. lump. repose. resist. rest. stay. stomach. support. withstand. to lean. to be based on. to resist. to endure. to bear. to bear up. to stand. to put up with. to stomach. to withstand. to hold out. to last. to push.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lean against / on. to be based on. to rely on. to resist. to last. to stand up. to wear well. to endure. to bear. to put up with. to reach. to arrive at. to push. to shove. to carry. to stabilize. to lean. abide. abut. bear with sb. brook. c.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unequal. uneven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Çini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faience. tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faience. porcelain. wall tiling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wall tile. ceramic. faience. china. dutch / glazed tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.). Gedâlar, yoksullar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconspicuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Hava, sıcaklık ve neme bağlı olarak çevremiz sürekli bir değişim halinde olup bu disk kalitesini de etkilemektedir. Sony, temel sıcaklık değişimlerine dayanıklılık göstermesi için tasarlanmış benzersiz bir boya ve aşama değiştirme kayıt malzemeleri kullanır. Böylece, resimdeki bozulma ve hata oranları azaltılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Devedikeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Karakabarcık şarbon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. c.) (m. kasîde-serâ). Kaside söyleyenler, kaside yazanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süratli, şiddetli, dağdan sürat ve şiddetle inen sel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Akarsu sel. 2.Yassı, düz, kat kat oluşmuş taşlar. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kayan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Serçegillerden küçük bir kuş (motacilla).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony’nin Blu-ray Disc ortamında kullandığı güçlü performanslı sert muhafazası sayesinde, disk lekelere karşı dayanıklı olup her zaman mükemmel kaliteyi güvence altına alır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Görünür, aşikâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نمایان] görünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

görünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Son, Ar. Ahir, nihayet, gaaye: Bu iş pâyâna erdi. 2. Uç, kenar. Bî-pâyân = Sonsuz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پایان] son.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Son nihayet. Uç, kenar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prop. pit prop. buttress. support. shore. pier. pillar. plank. spur. standard. stock. strut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abutment. buttress. footing. prop. shore. strut. support. pile. bracing. bolster. backstay. propping. study. shorer. hanging. gib. leg. batter pile. pillar. stemple. skid counterfort. pier. stilt. stake. crutch. supporter. stiffener. falsework. cantilever

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Sabit, devamlı: Devlet ve ikbali pâyende olsun. 2. (Türkçe’de) Destek, dayak, yerinden oynamış bir şeyin düşmemesi için konulan destek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bolster. to stay. to prop. to support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propped. supported. stayed. buttress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sonsuz, nihayetsiz, tükenmez. 2. Uçsuz, kenarsız. Ar. nâmütenâhî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) sonsuz, bitmez tükenmez, engin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Münasip, lâyık, yakışır, yaraşır: Bu bize şâyân değildir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شایان] layık, yaraşır, yakışık alır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Uygun, yakışır, münasip, layık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaşmaya değer, şaşılacak, hayret edilecek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer) (y. k.). Bir tamlamada belirten.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genitival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

determinative. modifying. determining. defining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haunted. eerie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترسایان] Hıristiyanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yumurtlama yolu ile üreyen hayvanlar.

Türkçe Sözlük by