Aybaşı Kanamasının Uzun Sürm ne demek? | Aybaşı Kanamasının Uzun Sürm anlamı nedir? | Aybaşı Kanamasının Uzun Sürm

Aybaşı Kanamasının Uzun Sürm anlamı nedir?

Aybaşı Kanamasının Uzun Sürm ne demek?

Aybaşı Kanamasının Uzun Sürm anlamı nedir?

Aybaşı Kanamasının Uzun Sürm | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aybasi kanamasinin uzun surm

Sağlık Bilgisi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Böğürtlen, su

Hazırlanışı : 2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür. Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.

Tedavi için gerekli malzeme : Kimyon, su

Hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynak suya; 1 kahve kaşığı kimyon konur. Ilındıktan sonra içilir. Günde, iki kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı görme arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir: rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir. Aşağıdaki reçeteler aybaşı kanaması olduğu günler kullanılmaz.

Tedavi için gerekli malzeme : Bal, limon

Hazırlanışı : 2 Adet limon uzunlamasına kesilir. Suyu sıkılır üzerine üç kahve kaşığı süzme bal ilave edilir, içilir. Günde üç kere uygulanabilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

menstrual. menstruous. first days of a month. menstruation. period. flow. menses. the curse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

period.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı kanaması normal olarak 2-7 gün sürer. Normal olarak 28 günde bir görülen aybaşı kanaması, bazı hallerde vaktinden önce veya sonra da görülebilir. Nedeni; asabi krizler, hormon dengesizliği veya bünye zayıflığı olabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Çörekotu, bal.

Hazırlanışı : Sabah, öğle ve akşam, tok karnına 2 kahve kaşığı çörek otu ile 3 kahve kaşığı süzme bal karıştırılıp, yenir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.

Tedavi için gerekli malzeme : İncir yaprağı, su.

Hazırlanışı : 4 su bardağı suya 4 adet taze incir yaprağı konur. 15 dakika kaynatılır. Sonra süzülür. Günde üç kere birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları, veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir. Aybaşı yokluğunun nedeni gebelik değilse aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su.

Hazırlanışı : Bir cezve suya bir kahve kaşığı kekik konur. Kaynatılıp süzülür. Ilık ılık içilir. Aynı işlem günde üç kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir. Yorgunluk ve sinirlilikten kaynaklanan gecikmelerde aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yumurta, elma kompostosu

Hazırlanışı : Hergün, 1 tane rafadan yumurta yenir. 3 su bardağı elma kompostosu içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Böğürtlen, su

Hazırlanışı : 2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür. Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.


Sağlık Bilgisi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Tüzün).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abortion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abortion. miscarriage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Dokuz derecesinde olan, sekizinciden sonra gelen. Ar. tâsî: Dokuzuncu gün; on dokuzuncu; yüz dokuzuncu vesaire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşürmek işi. (bk.) Düşürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dropping. reducing. abortion. lowering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). T. Aşağıya bırakmak, indirmek. Osm. ıskat etmek: Kâseyi elinden düşürüp kırdı. Ağaçtan meyve düşürmek. 2. Düşmesine sebep olmak: Bu çocuğu kim düşürdü? O beni düşürdü. 3. Tesadüf ettirmek, rast getirtmek. Osm. İkaa etmek: Talih büyük ikramiyeyi bana düşürdü, itibardan düşürmek = İtibarını kırmak. Çocuk düşürmek = Ana rahminde ölen cenini vücuttan çıkarmak. Sırasını düşürmek = Münasebet getirmek. Küçük düşürmek = Mahcûb etmek, karşılık vermekten Aciz bırakmak, utandırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drop. cause to fall. beat down. lower. reduce. mark down. let down. let fall. curtail. deflate. depress. flop. knock off. overthrow. precipitate. pull dawn. put down. roll back. scale down. send down. sink. slim down. spill. step down. take from. thr.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crash. dip. dump. fell. lower. reduce. topple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to drop. to let fall. to reduce. to abort. to get sth at a bargain. to remove from power. to overthrow. bring down. fell. overshadow. spill. topple. undermine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feel. handle. touch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pincher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ziyade, fazla, çok: Cenâb-ı Hak ömrünü füzûn (efzûn) eyleyel

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pek çok, son derece fazla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Ziyadelik, çokluk, bolluk, artma. Ar. kesret: Cenâb-ı Hak füzûnî-i ömr ihsan buyursun I

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gündüz vakti. Ar. nehâren: Gündüzün uyumayı sevmem. Sıcak yerlerde gündüzün yolculuk olamaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by day.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güz vaktinde, sonbahar mevsiminde, Osm. Fasl-ı harîfte = Güzün ekilecek tohumlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prevail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obtain. ride. to be rife. rule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahzân). Keder, gam, acı: Bu hava, bu ses insana hüzün veriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hüzn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. sadness. melancholy. gloom. gloominess. doldrums. dole. dolefulness. dreariness. ruefulness. shadow. somberness. sombreness. spleen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. dumps. gloom. melancholy. shadow. sorrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadness. melancholy. blue. blues. depression. grief. lament. murk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hüzün duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad. to grieve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gloomy. melancholic. cheerless. sad. blue. depressing. doleful. downcast. dreary. elegiac. funereal. glum. rueful. somber. sombre. sorrowful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blue. dejected. down. funereal. glum. heavy. lugubrious. melancholy. mournful. plaintive. sad. wistful. woebegone. woeful. sorrowful. heartsick. pensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sad. melancholic. dolorous. leaden. mournful. tragic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allege. propose. propound. submit. weave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allege. adduce. assert. bring forward. contend. to bring forward s. maintain. make out. offer. propound. put forward. set forth. set up. submit. suggest. urge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yenilemez, geçilemez, başa çıkılmaz, üstün gelinemez. insurmountably z. yenilemeyecek derecede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abase. degrade. demean. disgrace. humiliate. mortify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to humiliate sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sıradan 80 dakikalık MiniDisc’in kapasitesini, maksimum 320 dakikalık dijital müzik alacak hale genişleten yeni bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam, yiğit. 2.Yumuşak huylu, sakin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Öksürük hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coughing. cough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ciğerde olan balgam veya gıcıktan dolayı elinde olmadan sesli bir nefes vererek onu çıkarmaya çalışmak: Hasta çok öksürdü. 2. Öksürüğe tutulmak, öksürüğü olmak: Çocuklar öksürüyor, dışarıya çıkarmamalı. 3. Yapmacık bir öksürükle işaret veya alay etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cough. to cough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cough. to have a cough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yellenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart. break wind. poop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart. to break wind. to fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break wind. to fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Zamanlayıcıda standart oynatım moduna göre bir program yapılmışsa ancak kasetteki kalan süre program için yeterli değilse, tüm programın kaydedilmesi için kaset hızı otomatik olarak uzun oynatıma (Long play) geçirilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Yirmi dokuzdan sonra gelen, otuz derece ve mertebesinde bulunan: Ayın otuzuncu günü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

El parmaklarımızın her birinin uzunlukları değişiktir ve bu uzunluklar belirli bir sıra izlemezler. Genellikle üçüncü parmak en uzunu iken yüzük parmağımız işaret parmağımızdan daha uzundur. Ayaklarda ise başparmaktan başlayıp gittikçe kısalan bir dizi vardır. Bunların nedenleri, parmaklarımızın görevleri ve geçirdikleri evrim ile açıklanabilir.

Aslında bütün memeli hayvanların parmakları vardır. Evrim sürecinde bunların çoğunun sayılan ve şekilleri değişmiştir. Örneğin, atın sadece bir parmağı ve tırnağı kalmıştır.

Bir portakalı veya tenis topunu elimizde avcumuzun içine alacak şekilde tutarsak bütün parmakların uçlarının aynı hizada durduğunu görürüz. Aynı şekilde parmaklar yumruk yapacak şekilde katlanırsa hepsinin avuç içine bir hizada değdiği görülür.

Buradan da görülüyor ki parmaklarımız bir şeyi tutabilmek için ideal boyutlara sahiptirler. Evrim teorisyenleri, atalarımızın ağaç dallarına tutunabilmeleri ve dalların üzerlerindeki meyveleri rahatlıkla koparıp alabilmeleri için parmaklarımızın bu şekiller ve boyutlarda geliştiklerini söylüyorlar. Bir de işin pratik bir yönü var. Serçe parmağınızın en uzun parmak olduğunu düşünebiliyor musunuz? Her gün sağa sola çarpıp takılırlardı herhalde. Belki de bir kaç milyon yıl sonra gittikçe küçülecekler ve sonunda dört parmaklı kalacağız.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Anatomi). Kalın barsağın aşağı kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kaşa ve göze sürülen siyah boya, Ar. kûhl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sürmek işi. (bk.) Sürmek. 2. Sürülecek şey. 3. Göz kenarlarına ve kirpiklere sürülen siyah boya. Ar. Kûhl: Sürme çekmek. 4. Kapı kilidinin içeriden el ile sürülen demiri, kapı sürmesi. 5. Masa, dolap ve yazıhanenin çekilerek açılan gözü, çekmece. 6. Ishâl: Karın sürmesi. Çekilerek ve sürülerek açılıp kapanan: Sürme çekmece, sürme kapı. Sürme taşı = Antimon. (Denizcilik) Sürme omurga = Ana omurganın içerisinde hareket eden omurga ki geminin yalpa etmesini önler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driving. drive. continuation. proscription. application. eye liner. kohl. cursor. smear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continuation. transportation. kohl. bolt. silding bar. drawer. till. application. driving. sliding. bunt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drive. sliding. exile. exiling. latch. drawer. smut. continuing. bar. bolt. eye make-up. kohl. rubbing. pushing. pusher. endurance. duration. continuation. slipboard. conduct. driving. fastening. drift. dabbing. plowing. propelling. propulsion. f.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Sürme çekmiş. 2. Sürme çeken, sürme çekici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Göz sürmesinin konduğu küçük kutu veya hokka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Önüne katıp götürmek, koyunları sürmek. 2. Kovalamak, takip etmek: Avı sürmek. 3. Kovmak, uzaklaştırmak: Memleketten sürüldü, 4. Yürütmek, ileri götürmek, kullanmak: Araba sürmek, sapan sürmek, çift sürmek. 5. (Toprağı) işlemek, çift ve sapan kullanmak: Tarlayı sürmek. 6. Geçirmek: Hüküm, zevk, ömür, safâ sürmek 7. Revaç kazandırıp satmak, geçirmek, sarfetmek. Kalp para sürmek. 8. İtmek, yuvarlatmak, öteye iletmek: Şu mangalı beriye sür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Devam etmek, uzatmak: Fırtına üç gün sürdü. Bu güzel havalar böyle sürecek mi? 2. Vakit geçmek. Mektup yazdıktan sonra çok sürmedi, kendisi de geldi. 3. Ishâl olmak: Karnı sürüyor. 4. Bitmek, topraktan çıkmak veya dal budak edinmek: Ekinler sürdü, diktiğimiz fidanlar güzel sürmüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drive. drive out. last. continue. hang over. expatriate. run. apply. wipe on. lay on. rub. roll. spread. banish. bedaub. cast out. daub. endure. exile. expel. herd. lead. ostracize. outlaw. persist. pitchfork. relegate. slip in. smear. steer. stream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. banish. continue. daub. displace. drive. endure. exile. extend. hold. last. lay. persist. proceed. rankle. smear. spread. transport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drive. to drive. to touch. to plow. to exile sb to a place. to put on into circulation. to spread sth on or over sth. to rub sth on sth. to smear sth on sth. to lay sth before sb. to continue. t.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sürme sürmek: Gözlerini sürmelemek. 2. Kapının sürmesini koymak, kilidin içeriden sürülen dilini sürmek: Kapıyı sürmelemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sürme sürülmüş (göz). Gözü sürmeli = mec. riyâkâr. 2. Sürmelenmiş (kapı). 3. Sürülen bir Aleti olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolted. sliding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolted. blackned with kohl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitkilerin özellikle tahılların dokularında yaşıyan ve bitki hastalığına sebep olan mantarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatigue. exhaustion from overwork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nervous breakdown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. zan, kanaat, şüphe; f. sanmak, zannetmek, tahmin etmek; ipucu çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. üstün gelmek, baskın çıkmak, galebe çalmak, hakkından gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. barbunya balığı, tekir balığı, zool. Mullus barbatus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuş ağzına yem vermek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Yumuşak huylu, sakin kimse, soylu, asil.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yumuşak başlı, sakin, asil yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tuzun (Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yığmak, toplamak, kalabalık biriktirmek: İşçi üşürmek. 2. Saldırmak: Düşmana kılıç üşürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «uz» dan). 1. Boyu çok olan: Uzun adam, uzun ağaç, uzun duvar, uzun tarla. 2. Çok süren, devam eden: Uzun müddet, uzun gün, uzun Ömür, uzun yol. 3. Çabuk bitmeyen, tafsilâtlı, mufassal: Uzun iş, uzun söz. 4. Çok, çok vakit: Uzun sürer; uzun söyleme. Uzun uzadıya, uzun uzadiye = Pek tafsilâtlı, Osm. arîz ve amîk. Eli uzun = 1. Muktedir, nüfuzlu. 2. Hırsız. Uzun etmek = 1. Boş yere uzatmak, lüzumsuz olarak çok söylemek. 2. Pek ileriye varmak, ileri iddiada bulunmak. Uzun boylu = Tafsilâtlı. Uzun hayvan = Yılan. Uzun tutmak = Çok sürecek veya pek mufassal ve büyük olacak surette başlamak. Uzun Hava = Türk halk musikisinde usulsüz söylenen parça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. tall. lengthy. extended. prolonged. maxi. far-off. faraway. interminable. prolix. long-. maxi-. macro-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. spindly. tall. tail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baguette. far. great. lengthy. long. tagliatelle. tall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long vehicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broad jump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lanky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

em-dash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long eared.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long lived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable. hardwearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kasetin kayıt süresini iki katına çıkartmak için, kaset hareket hızının yarıya indirilmesi işlemi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kasetin kayıt süresini iki katına çıkartarak, bir 120 dakikalık Video8 PAL kasetine 240 dakika kayıt yapılabilmesini sağlar. MiniDV ve Digital8 için kayıt süresi %50 artar. Yani 60 dakikalık MiniDV kasete, 90 dakika kayıt yapılabilir.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Long Position)

Bir malı, menkul kıymeti veyavadeli işlem sözleşmesini satın almaktır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

ATRAC’in (geleneksel MiniDisc ses sıkıştırması) iki katı ses sıkıştırması sunan ATRAC3 ses sıkıştırma teknolojisini kullanan bu işlev, MO-MD’lerin kayıt ve çalma sürelerini ikiye ya da dörde katlama olanağı sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long acting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lingering. long. perennial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at length. prolix.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highway driver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Sulu yerlerde yaşayan uzun bacaklı kuşlar takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Biraz veya fazlaca uzun, oldukça uzun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lengthily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Kafatasının ön-arka ekseni, yan eksenine göre uzun olan, dolikosefal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

longitudinal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endways endwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Uzun olan şeyin hâli. 2. Bir cismin boyu: Uzunluğuna, boyca, boyuna; zıddı: en.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

length. lengthiness. extent. linear measurement. long.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extent. length. tallness. lengthiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

length. extent. footage. specific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long measure. measure of length.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üzülme, can sıkılma, yorulma, ıztırap. 2. Merak, endişe. 3. Eziyet, ezâ, cefâ, azap: Çok üzüntüyü gerektirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. care. chagrin. damp. dejection. desolation. distress. disturbance. fret. grief. hurt. mopes. regret. sadness. slough. sorrow. strait. trouble. unhappiness. woe. worry. straits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. agitation. care. cross. distress. dumps. gloom. grief. regret. sorrow. stew. trouble. woe. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. annoyance. blue devil. bother. botheration. chagrin. despair. fret. grief. load. mope. sorrow. thorn. tribulation. trouble. vexation. woe. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dark. distressed. hard-pressed. sad. sorry. woebegone. worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggrieved. gloomy. heartbroken. regretful. rueful. sad. upset. worried. unhappy. distressed. sorrowful. distressing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. depressed. doleful. heavy laden. lamentable. unhappy. upset. worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unclouded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Yüz derecesinde olan: Yüzüncü sene, iki yüzüncü, bin yüzüncü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hundredth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on one's account. on account of. owing to. because. because of. because of. owing to. due to. from. of. on account of. seeing. thro. through. thru.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for. from. through. because of. on account of. due to. owing to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the ground that. prima facie. through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by