Ay’ın Sahibi Kimdir? ne demek? | Ay’ın Sahibi Kimdir? anlamı nedir? | Ay’ın Sahibi Kimdir?

Ay’ın Sahibi Kimdir? anlamı nedir?

Ay’ın Sahibi Kimdir? ne demek?

Ay’ın Sahibi Kimdir? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ayin sahibi kimdir

Genel Bilgi

Bu gün Ay yüzeyine dikilmiş tek bayrak ABD’ye ait. Aya ilk ayak basmanın yanında 1969-1972 yılları arasında 12 ABD’li astronot ay yüzeyinde dolaştılar, toplam 170 saat Ay’da kaldılar. Bu arada sağa sola kilometrelerce yürüyüş yaptılar. Dünyaya dönüşlerinde 400 kilogram kaya ve toprak örneği, 30 bin fotoğraf getirdiler.

Bütün bunlar az şey değil. Onca çalışma, emek, bilgi, para ve risk. Ay için sarf edilen ve katlanılan bunca şeye karşılık Ay’ın ABD’ye ait olması pek mantıksız gelmiyor. Niçin Ay’ı da bir eyaletleri ilan edip bayraklarına bir yıldız daha ilave etmediler? Aslında insanların çoğu tarafından, Neil Armstrong’un aya ilk ayak basığından ve oraya ABD bayrağını dikmesinden beri Ay’ın ABD malı ve toprağı olduğu sanılıyor. Ancak bu bayrak sembolik açıdan bir önem taşıyor ve şimdilik Ay kimseye ait değil.

Sovyet Rusya ile ABD’nin uzaya gitme yarışına başlamaları ile birlikle uzayı sahiplenme konusu da gündeme geldi. Sonunda 1968 yılında, yani Ay’a seyahatten bir yıl önce yapılan uluslararası bir anlaşma ile çözüme ulaşıldı. Ay’ın ve diğer gökcisimlerinin ve uzayın araşlırılması ve kullanılması konusunda belirli kurallar getirildi.

Bu anlaşmaya göre, uzay hiç bir şekilde ve hiç bir ulus tarafından sahiplenilemez. Tüm dünyanın malı olarak kabul edilen Antarktika gibi uzay ve Ay kimseye ait değil veya herkese ait. İsteyen gidebilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

ABD Temsilciler Meclisi’nin salonunun duvarlarında dünyaya ün salmış kanun koyucularından 23 tanesinin mermerden yapılmış kabartma portresi asılıdır. Bunlardan biri de ünlü heykeltraş Joseph Kiselewski tarafından yapılan Kanuni Sultan Süleyman portresidir.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(Yahut onculayın. Aslı: Ancalayın). Öylece, o suretle, o mertebede, o kadar. (Uzağa işaret için olup, yakına mahsus olan «buncalayın» a karşılıktır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ayn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Adet, kanun, usul: Ayîn-i kudemâ üzere = Eskilerin Adetince. 2. Bir mezhebin töreni, ibâdet: Ayîn-i Mecüsî üzere, icrâ-yı Ayîn ederken. Şehrâyîn = Şenlik, donanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk Musikisi’nde tarîkatlere mahsus bir dinî tasavvuf! şekil. En tanınmışı Mevlevi Ayîni’dir ki, Ayîn-i Şerif de denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremony. rite. service. ceremonial. litany. observance. ordinance. ritual. sacrament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liturgy. service. rite. ceremony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the 16th letter of the Hebrew alphabet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rite. religious musical service. ceremony. celebration. office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Ayin is the 16th letter of the Hebrew alphabet. nothingness; in addition, the first emanation of the Sefirtot, Keter, is sometimes described as ayin. 16th letter of the Hebrew alef-beit. the 16th letter of the Hebrew alphabet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آیين] tören. 2.ayin. 3.din.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mevlevî Ayînleri’nde hânendelik yapan okuyucu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Mevlevî Ayîni’ne verilen ad. (bk.) Ayîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ayna, gözgü, Ar. mir’ at. Ayîne-i İskender = İskender’in güya onunla dünyayı seyrettiği söylenen harikulâde bir ayna. İskender’in yanında bulunan bir atlas veya haritadan galat olabilir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آینه] ayna.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ayna mahfazası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eskiden bir büyük adamın giyinirken aynasını tutmakla vazifeli hizmetçi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آیين خوان] ayin okuyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu gün Ay yüzeyine dikilmiş tek bayrak ABD’ye ait. Aya ilk ayak basmanın yanında 1969-1972 yılları arasında 12 ABD’li astronot ay yüzeyinde dolaştılar, toplam 170 saat Ay’da kaldılar. Bu arada sağa sola kilometrelerce yürüyüş yaptılar. Dünyaya dönüşlerinde 400 kilogram kaya ve toprak örneği, 30 bin fotoğraf getirdiler.

Bütün bunlar az şey değil. Onca çalışma, emek, bilgi, para ve risk. Ay için sarf edilen ve katlanılan bunca şeye karşılık Ay’ın ABD’ye ait olması pek mantıksız gelmiyor. Niçin Ay’ı da bir eyaletleri ilan edip bayraklarına bir yıldız daha ilave etmediler? Aslında insanların çoğu tarafından, Neil Armstrong’un aya ilk ayak basığından ve oraya ABD bayrağını dikmesinden beri Ay’ın ABD malı ve toprağı olduğu sanılıyor. Ancak bu bayrak sembolik açıdan bir önem taşıyor ve şimdilik Ay kimseye ait değil.

Sovyet Rusya ile ABD’nin uzaya gitme yarışına başlamaları ile birlikle uzayı sahiplenme konusu da gündeme geldi. Sonunda 1968 yılında, yani Ay’a seyahatten bir yıl önce yapılan uluslararası bir anlaşma ile çözüme ulaşıldı. Ay’ın ve diğer gökcisimlerinin ve uzayın araşlırılması ve kullanılması konusunda belirli kurallar getirildi.

Bu anlaşmaya göre, uzay hiç bir şekilde ve hiç bir ulus tarafından sahiplenilemez. Tüm dünyanın malı olarak kabul edilen Antarktika gibi uzay ve Ay kimseye ait değil veya herkese ait. İsteyen gidebilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Eskiden borçları olanlar Baba Cafer Zindanı’na atılırlardı. Hapsedilen borçlular zindanın tek penceresinden yardım isterler, borçlarını ödemeleri için halka yalvarırlardı. Baba Cafer’den bir borçlu kurtarmak büyük sevap sayılırdı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Mâmur, şenlikli. Bir Oğuz oymağının ve Akkoyunlu hanedanının adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultivated. developed. built up. flourishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

developed. prosperous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rich and prosperous. cultivated. developed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İmar edilmiş, mamur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to improve. to build up. to provide public services for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bayındır olma hali, ümran. Bayındırlık bakanlığı: Memleketin bayındırlığı ile uğraşan bakanlık, nafıa vekâleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prosperity. public works.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

development. public works. development charges. prosperity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. bed = kötü, Ayîn = resm ve Adet). Adeti, Ayîn ve mezhebi kötü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Aslı bunçalayın) 1. Bu kadar, bu miktarda: Bunculayın işin ehemmiyeti yoktur. 2. Böyle, bu tarzda, bu halde. Bunculayın adam (yakın için olup, uzak için olan mukabili onculayındır, eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Canlı TV yayınını duraklatmanıza imkan tanıyan Sony HDD kayıt cihazları sayesinde artık hiçbir anı kaçırmayacaksınız. Yavaş gösterim ve hızlı ileri sarma işlevi dahil olmak üzere kaldığınız yerden itibaren sahneleri farklı hızlarda oynatabilir ve istediğiniz an canlı yayına dönebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live broadcast. live coverage. live program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

—CİLEYİN (e). Teşbih (benzetme) ve temsil beyan eden haller: Oncılayın = Öylece, onun gibi. Buncılayın = Böylece, bunun gibi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داین] alacaklı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Yunan filozofudur (M.Ö. 460-370). Doğa filozoflarının sonuncusu olan Demokritos, Abdera’da doğdu. Mısır’da beş yıl kalan ve Asya’yı baştan başa dolaşan Demokritos, çeşitli bilginlerle, özellikle matematikçilerle dostluk kurduktan sonra Atina’ya dönerek kendisini bütünüyle felsefeye adamıştır

M.Ö. 420’ye doğru Abdera’da kendi felsefe okulunu kurmuştur. Mekanist ve atomcu bir maddeciliğe dayanan felsefesine göre doğa, bölünmez parçacıklar olan atomlardan oluşmuştur ve her şey sürekli hareket eden bu atomların çeşitli biçimlerde bir araya gelmelerinden oluşur; yani “hiçbir şey hiçten doğmaz”.

Demokritos için, atom teorisinin öncüsüdür denebilir. Demokritos’a göre atomların devinimlerinin ardında hiçbir bilinçli “amaç” yoktur. Doğa, tamamen mekanik bir şeydir. Bu her şeyin “rastlantısal” bir biçimde oluştuğu anlamına gelmez, çünkü her şey doğanın değişmez yasalarını izler.

Demokritos, olup biten her şeyin ardında bir doğallık, bir neden olduğunu ileri sürüyordu. Bir keresinde de, Pers ülkesine kral olmaktansa böyle bir doğal neden keşfetmiş olmayı yeğlediğini söylemişti.

Demokritos’a göre atom teorisi algılarımızı da açıklayabiliyordu. Ona göre algılayışımızın nedeni, atomların boşlukta hareket edişleriydi. Ay’ı görmemizin nedeni “Ay’ın atomlarının” gözümüze girmesiydi.

Demokritos, insanlık tarihinin başlangıcını merak etmiş ve insanların önceleri hayvanlarınkine benzer bir yaşam sürdüklerini ileri sürmüştür. Ona göre akıllı bir yaratık olan insanı, buluşlara yönelten zorunluluklardır ve insanlar “ilerleme” sonucu “kültür”e sahip olmuştur.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Harici bir kablolu set üstü kutusuna ihtiyaç duymadan ücretsiz dijital kablolu TV kanallarına erişim sağlayan entegre televizyon yayın tuneri. Ücretsiz yayın, desteklenen operatörlere bağlıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital karasal TV kanal ve radyo yayınlarını alan entegre televizyon yayın tuneri.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Saygı değer kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homeowner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

host. householder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

houseowner. homeowner. owner of a house. householder. house owner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) harman yapma .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Elbette, behemehâl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هر آیينه] mutlaka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Kendi kendisine yetişen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wild. self-sown. volunteer. raised with little or no supervision. self-taught. self-made.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

true believer. man of faith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signatory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. self-possessed. composed. well- disposed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Artık belirli BRAVIA TV’lerde kablolu yayın şebekelerinde kullanılmak üzere, entegre televizyon tuneri bulunmaktadır. Bu da, bir alıcı kutusuna gerek kalmadan, BRAVIA TV’nizi anten girişi aracılığıyla doğrudan kablolu yayın şebekesine bağlayabilmenizi sağlar. Teknik ya da ticari nedenlerle, tümleşik TV tunerlerimiz her ülkedeki yerel kablolu yayın şebekeleri ile uyumlu değildir. Hangi entegre TV tunerin bulunduğunuz yere uygun olduğunu kontrol edin.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Kara Mehmet halk arasında gücüyle ün yapmış bir pehlivandır. Ne kadar güçlü olduğunu ölmek üzereyken başından geçen bir olayla son kez kanıtlamıştır. Kara Mehmet bir semt kahvehanesinde kalp krizi geçirerek ölmüştür. Kriz anında dayandığı dokuz çubuklu demir parmaklığı kağıt gibi birbirinin içine geçirmişti. Çubuklar öylesine iç içe geçmişti ki daha sonra onları demir küskü ile açmak isteyenler başarılı olamadılar.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayıngillerden kerestelik bir orman ağacı (fagus silcatice). Ak gürgen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karı veya kocanın erkek kardeşi. Ahmed’in kaynı = Karısının erkek kardeşi. Fatma’nın kaynı = Kocasının erkek kardeşi. Diğer isimlere katılarak karı koca arasında akrabalık gösterir: Kayınata, kayınpeder = Karı veya kocanın babası. Kaymana, kayınvalide — Karı veya kocanın anası. Kayınbirader = Kayın ile aynı şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in law. beech. in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affiliated through marriage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(akgürgen): Kayıngiller familyasından; kış aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan kayınağacı katranı elde edilir. Kullanıldığı yerler: Müzmin bronşit, verem tedavisinde kullanılır. Diş ağrısını keser. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller giderilir. Kıllar temizlenir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynata, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynata, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father- in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law. maugh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), iki çeneklilerin kozalaklılar takımından büyük orman ağaçlarını içinde toplayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Evlilik akrabalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynata, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father in law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father- in-law. in laws.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynana, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mother-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mother- in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. whatsoever. at random. indiscriminately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لا علی التعيين] gelişigüzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun devirli (plak), dakikada 331/3 devir yapan (büyük plak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Denizde su yüzünde veya su altında, serbest veya bağlı; karada örtülü olarak bulundurulan bomba. Mayın tarlan = Denizde veya karada, mayınlanmış saha. ,

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mine (an explosive. mine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. İng. T.). Bir yeri mayınlı hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEDAIN) (i. A c.) (nr medîne). 1. Medîneler, şehirler, (bk.) Medine (hi. m. coğrafya). Sâsânî imparatorluğunun başkenti olan ünlü tarihî şehir ki, bugün Irak’ta bulunmaktadır. Yun. Ktesifon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. cbeyn» den if.) (mü. mübâyine). 1. Başka türlü olan, diğerlerinden ayrı ve gayri olan, muhalif. 2. Diğerinin aksi ve zıddı olan: Bu sözünüz demin söylediğinize büsbütün mübâyindir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. »beyn» den if.) (mü. mütebâyine). Birbirine zıt olan, birbirinin aksi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live broadcast. live telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Onun gibi, ona göre.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پایين] aşağı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

oyun kâğıdı, iskambil kâğıdı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. broadcasting. radio broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Oyuncuların oynadıkları karakterlerin rollerine bürünerek birleşik bir hikaye yarattıkları oyun türü.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Seçme, muhterem, saygı değer, Fars. güzide, Ar. müntabab, mümtaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dear. reverend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

esteemed. esteemable. dear. estimable adj. reverend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kendisine saygı gösterilen insan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Değerli, saygı duyulan kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. söz, lakırdı, darbımesel, tabir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İhtiyatlı davranmak, sakınmak, düşünceli hareket etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞEHR-AYİN) (i. F„ şehr = şehir, Ayin = tören). Şehrin donatılmasıyle yapılan umumî eğlence, şenlik, donanma.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir gün ikinci Mahmut Mısır Çarşışı’nda halk arasında gezinirken uğradığı bir dükkanda kendisine kahve getiren sevimli bir kahveci çırağını çok sevdi. Hemen o gün saraya alınan çocuk sonradan tarihimizin meşhur Serasker Rıza Paşa’sı olmuştur.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. şiryân). Şiryanlar. (bk.) Şiryân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şiryân). Şiryânlar. (bk.) Şiryân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floating mine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: TâYİN) (i. A.). Er azığı. Tayın bedeli = Bir aylık er azığının karşılığı olan para. Tayın ekmeği = Asker ekmeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAYİN) (i. A. «ayn» dan masdar) (c. tâyînât). 1. Ayırma, tahsis etme: Görüşme için gün tayin etmeli. 2. Bir göreve yerleştirme, Ar. nasb: Bir kaymakamlığa tayin olundu. 3. (Türkçe) (bk.) Tayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ration. loaf of bread issued to a soldier as part of his ration. food allowance. food ration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. designation. assignment. investment. nomination. preferment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. designation. determination. appointment atama. indication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. designation. indication. pointing at. assignation. determination. investiture. moving. nomination. specification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ration allowance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appoint. nominate. post.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appoint. assess. to appoint. to define. to determine. to nominate. assign. commission. constitute. coopt. create. destine. give. name. to compute a period. place. relegate. state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tayın veren, tayin dağıtımına memur adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television broadcast. television broadcasting. telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hırsızcasına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chronicle. annals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

17’nci Yüzyılda yaşadığı öne sürülen ve zalimliğiyle ünlü Bosnalı İbrahim Voyvoda aslında 18 yaşında Rabia adlı bir kızdı. Kimsenin baş edemediği Rabia’nın ölümü biraz acı oldu. Bir çengele asıldı ve halkın gözü önünde ölüme terk edildi...

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publishing. air. edition. publication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcasting. edition. publication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. publication. broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emit. feature. give forth. herald. issue. print. produce. promulgate. publish. put forth. run. telecast. televise. transmit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. release. televise. transmit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publish. to publish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by