Aymak ne demek? | Aymak anlamı nedir? | Aymak

Aymak anlamı nedir?

Aymak ne demek?

Aymak anlamı nedir?

Aymak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: aymak

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Üste çıkıp ağmak, yükselmek. 2. Dolaşıp devretmek. 3. Çekilip ayrılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). 1. Derman bırakmamak, dermansız bırakmak. 2. Efsane ve efsunla aldatmak, büyü etmek (terkedilmiş kelime).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn sb off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numerate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vazgeçmek, dönmek, sarfınazar etmek: Ben, o niyetten caydım, pazarlıktan caydı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

change one's mind. swerve. wangle. wangle out of. cry off. back down. back down from. back out. back out of. call back. deflect. depart. go back on. go without. leave. recant. retract. swallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recant. to back out. to go back on. to back out of. to cry off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give up. to withdraw from. to break a promise. recant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tırpancı, harmancı, ot kurutan kimse; argo. nakavt, nakavt eden kuvvetli darbe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Pişmiş sütün üstünde biriken yağlı kısmı: Bir lüle kaymak. 2. Her şeyin en iyi ve seçilmiş kısmı, Ar. zübde, hulâsa, güzîde. 3. Yağmurdan veya bir suyun taşmasından sonra toprağın üzerinde duran özlü ve gübreli ince çamur ki toprağın kuvvetini arttırır: Nil’in taşması bütün Mısır üzerine kalın bir kaymak tabakası bırakır. Kaymak gibi = Pek lezzetli, pek beyaz ve yumuşak. Kaymaktaşı = Pek beyaz mermer. Mermer kaymağı = Tebeşir hulâsası. Kaymakyağı = En iyi tereyağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Parlak ve cilâlı bir şeyin üzerine sürtünerek gitmek veya düşmek: Sabuna basınca kaydı, bir kaya, dağın üzerinden kaya kaya aşağıya kadar indi. 2. Ayak, sâbit olmayan bir şeyin üzerine basıp istemeyerek ve süratle sürtünmek, sürçmek: Ayağım kaydı, az kala düşüyordum. Bu kaldırımda atın ayağı kayar. 3. Bir tarafa meyletmek, eğrilmek, çarpılmak. Göz kaymak = Şaşı olmak. Dil kaymak = Yanılmak, hata etmek. Kaydırmak, cilâlı bir şeyin üzerine sürçmek: Kızak kaymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cream. head. skimmings. slip. slide. glide. skate. ski. glissade. lapse. prolapse. slither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cream. glide. lay. slide. slip. slither. clotted cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cream. clotted cream. the essence. the best part. to slide. to slip. to skid. to ski. glide. glissade. slither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the elite. socialite. upper crust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). (A. kaim = duran, makam = yer). 1. Birinin yerine geçen, yerini tutan, vekil, nâib: Yerine bir kaymakam bırakıp gitti. 2. Bir kazâ (ilçe) idare eden mülkiye memuru: Kazâ kaymakamı, kaymakam tayin edildi. 3. Eskiden yarbay rütbesinin adı. bk. Yarbay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head official of a district.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

official charged with governing a provincial district. lieutenant colonel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vekâlet, vekillik: O işte filân kaymakamlık ediyor. 2. Bir kazânın idaresiyle görevli mülkiye memurunun memuriyeti, hal ve sıfatı: Kaymakamlığı kendisine az görüyor. 3. Yarbay rütbesi: Beş sene kaymakamlık etti. Kıdemli binbaşılardan olduğundan kaymakamlık bekliyor. 4. Bir mülkiye kaymakamının idare ettiği kasaba, ilçe, kazâ: Orası bir kaymakamlıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank / duties of a kaimakam. administrative district within a province. building housing a kaimakam's office. district.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Üstünde kaymak bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaymakla yapılmış, kaymağı olan: Kaymaklı, kadayıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creamy ice-cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. playmaker

sp. oyun kurucu

Karşılaşmada oyuna yön veren oyuncu.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Saymak, tâdâd etmek: Para saymak. 2. Mahsup etmek, hesaba katmak: Sonradan verdiğimi saymıyor musunuz? 3. Kabûl, itibar etmek, o gözle bakmak. 4. Makbûl ve muteber tutmak. 5. Hürmet ve riayet etmek. 6. Ehemmiyet vermek, mühimsemek: O, kimseyi saymaz. 7. Sakınmak, kaçınmak. Önünü, ardını saymak = İhtiyatlı hareket etmek. Hatır saymak = Hürmet etmek. Sövüp saymak = Küfretmek. Hiçe saymak = Mühimsememek, ehemmiyet vermemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

count. enumerate. number. consider. regard as. deem. assume. suppose. respect. honor. honour. account. calculate. class. count down. count in. count off. count up. number off. rank. rate. reckon. reckon as. reckon for. regard. repute. tally. think. t.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consider. count. deem. describe. esteem. figure. hold. number. presume. rank. rate. reckon. regard. revere. treat. to count. to number. to enumerate. to include. to consider. to regard. to rate. to respect. to esteem. to regard as. to suppose. enumerate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

count.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Bir hâdisenin neticelerinden faydalanmak için onu olmuş gibi saymak, farzetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjecture. count. deem. hypothesize. posit. presume. reckon as. reckon for. say. suppose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assume. believe. call. grant. presume. say. suppose. to suppose. to assume. to presume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assume. to suppose. to assume. to hypothesize. posit. postulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. circulate. convey. deploy. diffract. diffuse. disperse. disseminate. dissipate. distribute. divulge. emit. evolve. exhale. extend. exude. fling off. float. give forth. give off. give out. hawk. inspire. noise about. noise abroad. open out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. betray. broadcast. circulate. diffuse. disperse. distribute. drape. emit. exhale. exude. lay. rumour. send. spread. strew. unroll. wrap. to spread. to diffuse. to emit. to radiate. to give sth off. to scatter. to strew. to disseminate. to to spread

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by