Azade-hatır ne demek? | Azade-hatır anlamı nedir? | Azade-hatır

Azade-hatır anlamı nedir?

Azade-hatır ne demek?

Azade-hatır anlamı nedir?

Azade-hatır | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: azade hatir

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Başı dinç, gönlü hoş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Amca oğlu veya kızı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [آسوده خاطر] gönlü rahat, huzurlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Her kayıttan kurtulmuş, serbest, hür. 2. Uzak, Arî, sâlim: Ben, öyle şeylerden Azâdeyim. Azâde-dil = Gönlü bir şeye bağlı olmayan. Azâde-ser = Başında gaile olmayan, serbest, başı bağlı bulunmıyan (c. F. Azâde-gân).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

innocent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آزاده] özgür.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Azad).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. Azâde). Kayıtsız, serbest ve hür olan kimseler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Başı dinç, gönlü hoş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A). Hayattan kurtulmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Başında gailesi olmayan, rahat, gailesiz, başı dinç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «Azâde» den). Her kayıttan uzak oluş, serbestlik, kayıtsız ve tasasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Hürriyetini geri vermek. 2. Serbest bırakmak, salıvermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gönlü kırılmış, hatırı kırılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Hatırda.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [در خاطر] hatırlama. 2.hatırda tutma. derhâtır ettirmek hatırlatmak, akla getirmek. derhâtır eylemek hatırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Canı sıkılmış, gücenmiş, kırgın. Ar. münfail.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HATIR) (i. A. «hutOr» dan if.) (c. havâtır). 1. insanın düşünme ve ezberleme kuvveti, fikir, zihin, akıl, hâfıza kuvveti: O vak’a hatırımdadır. Sen hatırıma getir. Hatırımdan çıktı: Hatırda kalmak, hatıra gelmek. Hatırdan çıkmış = Unutulmuş. 2. Gönül, kalb, dil, his ve duygu kuvveti. Hatırım kaldı = Gücendim. Hatır yapmak = Gönül yapmak. Hatır kırmak = incitmek. 3. Saygı, riayet: Sizin hatırınız İçin. Onun hatırı büyüktür. O adam hatıra bakmaz. Ben hatır için söz söylemem. Hatır saymak. 4. Keyif, hal: Hatır sormak = Hatırınız iyi mi? Hatırı sayılır = Ehemmiyetlice, hayli büyük. Hatır kalmak = Gücenmek, Osm. münfail olmak: Hatırınız kalmasın ama, oğlunuz pek çalışkan değildir. Cem’iyet-i hâtır = İnsanın aklı ve fikri yerinde ve aklın dağınık ve karışık bir halde olmaması. Der-hitır etmek = Hatıra getirmek, hatırlamak. Safl-yı hltır = Kalb huzuru, gönül rahatlığı. Meriyyül-hltır = Hatırı sayılır, sözü geçer. Hatır sormak = Bir hasta veya lohusaya hâline münasip yiyecek ve içecekten bir şey götürmek veya göndermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HATIR)’ (i. A. «hater» den smüş.) (mü. hatîre). 1. Muhataralı, tehlikeli: Tarik-ı hatîr. 2. Büyük, yüksek, Alî, şanlı, mühim: Emr-i hatîr = Yüce emir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sake. respect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memory. sake. influence. consideration. weight. mind. one's feelings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sake. memory. mind. one's feelings. one's sensitivities. influence. consideration. weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خاطر] hatır, gönül.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خطير] tehlikeli. 2.yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Şan ve şeref sahibi. 2.Yüce, ulu. 3.Tehlikeli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Sert şeylerin kesilip parçalanırken çıkardığı sesi anlatır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi), (bk.) Hatır hatır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accommodation paper. accomodation bill. windbill. accomodation bill / note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hStır, Fars. mânden = kalmak). Hatırı kalmış, gücenmiş, Ar. münfail.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hâtır, Fars. nişânden = durmak). Hatırda kalan, hatırda duran: O hal hâl A hâtır-nişânımdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hâtır, Fars. nüvâhten = okşamak). Hatır okşayan, gönlü hoş eden, hatır sayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. hâtır, Fars. şinâhten = tanımak). Hatıra riayet eden, kimsenin hatırını kırmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hatıra riayet ederek, kimsenin hatırını kırmaksızın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hatıra riayet etme, kimsenin gönlünü kırmama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(son a’yı uzatarak söylemek çok büyük hatadır ki, son zamanlarda böyle talâffuz moda olmuştur) (i. A. «hutûr’ dan if. mü) (c. hâtırât). 1. Hatıra gelen şey, fikre doğan şey: Bir hatıra olmak üzere söylüyorum. 2. Hatırda kalmış şey, yâdigâr: Gençliğimin bir hâtırası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commemorative. memory. remembrance. souvenir. relic. heirloom. keepsake. memento. recollection. survival. token.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keepsake. memento. memory. relic. remembrance. souvenir. recollection. reminiscence. rememberance. memoirs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memory. recollection. souvenir. reminiscence. memento. keepsake. rememberance. token. trophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خاطره] hatıra, hatıra gelen. hatıra getirmek; aklına getirmek, düşünmek. hâtıra hutûr etmek; hatırlamak, anımsamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Hatıra gelen, hatırda kalan şey, andaç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diary. journal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memoirs. recollections.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خاطرات] hatıralar. 2.anı kitabı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hâtıra). Hâtıralar, (bk.) HAtıra.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خاطر آزار] gönül inciten, hatır kıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خاطر آزرده] kalbi kırık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Yanlış olarak «hazîre» yerine kullanılır, (bk.) Hazîre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerable. respectable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerable. respectable. some.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anamnesis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recall. recollection. remembrance. reminiscence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remembering. recollecting. recall. recollection. rememberance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hatırda tutmak, unutmamak: O vak’ayı pek güzel hatırlıyorum. Öyle. bir şey söylediğinizi hiç hatırlamıyorum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remember. recall. recollect. call to mind. call up. recapture. recur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recall. recollect. remember. think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to remember. to recall. to recollect. bethink. call to mind / to memory. call up. look back. mind. reminisce. reproduce. think of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be remembered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evocation. reminding. recall. suggestion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evocation. reminder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birinin hatırına getirmek, Osm. der-hâtır ettirmek: Siz hatırlatmasaydınız büsbütün unutacaktım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remind. remind of. bring to mind. recall. bring back. call to mind. conjure up. echo. be evocative of. evoke. invoke. put smb. in mind of. be redolent of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remind. to bring to mind. to remind. to call sth up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to remind. to call attention to. bring back. evoke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hatırı sayılır, sözü geçer, Ar. mer’iyyül-hâtır: Çok hatırlı adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

influential. esteemed. of consequence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Gönlü okşayan, hatırnaz.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Gönül yapan, hoşnut eden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerate. courteous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خاطرشناس] hatırbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hatır gözetme, hatır bilme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. şûrîde = karışık, A. hâtır = hatır). Kafası karışık ve perişan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [شوریده خاطر] gönlü perişan, aklı karışık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gönlünü alma, gönlünü hoş etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Gönül hoşluğu.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bebekler iki yaşına geldiklerinde artık yürüyebilen, düşünebilen, konuşabilen, akıl yürütebilecek tutarlı davranışlar göstermeye başlayan birer minik insan haline gelirler. Bu yaşta insanların isimlerini bilirler, basit şarkıları ezberleyebilirler hatta bir önceki gün ve bir önceki hafta içinde olanları hatırlayabilirler. Ancak tüm bunları zaman içinde unuturlar. Hafızaları bir iki önemli görüntü dışında tamamen silinir.

Bilim insanları geçmiş tecrübelerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anı veya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Bu görüşe göre üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller. Hikaye ve anılarını anlatamıyorlar daha doğrusu hikayenin kurgusunu yapıp kişileri yerlerine oturtma yeteneğine ancak üç yaşından sonra sahip olabiliyorlar. Bu nedenle de üç yaşından önce zaman, yer ve karakter kavramlarını anlayamıyorlar.

Üç yaşından küçükler çok düzgün konuşabildikleri, anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde, tüm olanları bir bütün içinde şekillendiremiyorlar, bunu ilerde anlatabilecek bir hikayeye dönüştürüp hafızaya kaydedemiyorlar. Bir başka deyişle hafızamız, hayatta ne yaptığımızı ve ne yapıldığını kavramaya başladığımız 3 - 4 yaşlarında çalışmaya başlıyor ve daha önce olan olayları hatırlamamız mümkün olmuyor.


Genel Bilgi by