Azal ne demek? | Azal anlamı nedir? | Azal

Azal anlamı nedir?

Azal ne demek?

Azal anlamı nedir?

Azal | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: azal

Türkçe Sözlük

(i A. c.) (m. ezel). Yanılmalar, yanlışlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerikan hanımeli, açalya, (bot). Rhododendron.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir meclis veya heyet üyelerinin hal ve sıfatı: Danıştay Azâlığına tayin olundu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduction. decrease. abatement. reduce. drop. alleviation. attenuation. decline. decrement. degradation. diminution. falling off. falling-away. impairment. let-up. letdown. remission. scale-down. shortening. subsidence. wane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alleviate. fall. letup. recession. decline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrease. reduction. lightening. curtailment. decline. depletion. diminution. letup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Miktarı inmek, eksilmek, tenâkus etmek: İşimiz azaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrease. diminish. lessen. be reduced. scale down. shorten. drop off. abate. de-escalate. decay. decline. dive. dwindle. ease off. fall away. fall off. run short of. sag. run short of smth. shrink. sink. tail. wane. be on the wane. wear away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decline. decrease. diminish. dip. dwindle. ebb. fall. lessen. lower. moderate. shrink. sink. slump. wane. to become less. to lessen. to diminish. to decrease. to decline. to fall. to dwindle. to drop off. to lower. to let up. to abate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to diminish. to lessen. to become less. to be reduced. to be decreased. to decrease. decay. decline. de escalate. fall. fall away. fall off. to be on the fall. fine down. let up. to run low. taper. wane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decrease. to reduce. to diminish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kirlilik düzeyini düşürmek için uygulanan yöntem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abatement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alleviate. deduction. reduction. cut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduction. decrease. lightening. abatement. compression. curtailment. cutback. cutting down. dampening. derogation. diminution. extenuation. minimization. mitigation. paring. reducing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Miktarını indirmek, eksiltmek, Osm. taklîl, tenkîs etmek: Ben tütünü azalttım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make a dent in. decrease. diminish. abate. cut back. lessen. reduce. shorten. minimize. alleviate. appease. attenuate. ax. axe. bate. cut down on. deaden. depress. derogate. detract. dock. fade in. impair. mitigate. put down. retrench. scale down. si.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lessen. to reduce. to lower. to decrease. to deplete. to cut back. to curtail. to to cut down. to relieve. to soothe. to alleviate. to allay. to deaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrement. decrease to. to reduce. to lessen. to diminish. assuage. abate. attenuate. bring down. curtail. cut back. cut down. cut into. decrease. derogate. extenuate. fall. lower. make dent in. mitigate. pare down. retrench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Bazı fazla olan tuz veya baz vasıfları taşıyan madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basal. basic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. jeoloji). Oldukça koyu renkte, bir çeşit yanardağ kültesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basalt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basalt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

MPEG dijital video sıkıştırması, piksellerden oluşan kare alanların sıkıştırılması temeline dayanır. Bazı koşullarda, resimde blok parazit olarak adlandırılan bozulmalar meydana gelebilir. Blok Parazit Azaltma işlemi, parazit bloklarını işleyerek görünmez olmalarını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fazla). Fazlalar. (bk.) Fazla.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غرض آلود] maksatlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geyik yavrusu, genç Ahû. mec. Güzel, sevgili, ürkek genç kız. Çeşm-i gazâl = Ceylan gözü, şiirde sevgilinin gözleri için kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غزال] ceylan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ceylan. 2.Geyik, âhû. 3.Geyik yavrusu. 4.Güzel göz, irigöz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geyik yavrsunun dişisi; dişi, genç Ahû.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Dişi geyik.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Gürültü azaltma teknolojisi küçük, dahili mikrofonlar kullanarak dış gürültüyü algılar ve hoparlör sürücülerine buna eşit ancak azaltıcı karşı sinyal gönderir. Bu, 50-1.000Hz aralığındaki sürekli gürültüyü engeller ve klima, otoban ve uçak kabinlerinden gelen gürültüyü azaltmak için özellikle uygundur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gürültü Azaltma özellikli kulaklıklar, aktif gürültü kontrolü aracılığıyla istenmeyen ortam seslerini azaltır. Ortam gürültüsü %99’a kadar azaltılabilir. Kulaklıkları tıkaç olarak da kullanabilir ve nerede olursanız olun, özellikle de seyahat ederken takıp sessizliğin tadını çıkarabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kuruyup dökülen ağaç yaprakları.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kazâya yol açabilen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مع ذلک] bununla birlikte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah korusun, Allah esirgesin, Allaha sığındık!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

god forbid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

god forbid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معاذ الله] Allah esirgesin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mahfazası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guarded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zili» den if.) (mü. mutazallile). Gölgede bulunan, gölgeli: İki taraftan ağaçlarla mutazallil bir cadde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zulm» den if.) (mü. mutazallime). Kendisine olunan zulüm ve haksızlıktan şikâyet eden.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. nasal

db. genizsil

Genizde oluşan (ses).


Yabancı Kelime by

Teknolojik Terim

Düşük Frekanslı gürültüleri azaltır. Rüzgarlı hava koşullarında çekim yaparken etkilidir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zili» dan masdar). Gölgelenme, gölge altına girme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zulm» den masdar). Zulümden şikâyet etme, sızıldanma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تظلم] sızlanma, yakınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sızlanmak, yakınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Alev gibi parlak yiğit.

İsimler ve Anlamları by