Azık ne demek? | Azık anlamı nedir? | Azık

Azık anlamı nedir?

Azık ne demek?

Azık anlamı nedir?

Azık | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: azik

Türkçe Sözlük

yahut AZUK (i.). 1. Yiyecek, yiyinti, yemek, kuvvet, gıda. 2. Zahire, rızk, Ar. mekûlât, yiyecekler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (k kalın okunur). Hoşa giden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provisions. food. bait. viaticum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yemek, gıdalanmak, tagaddi etmek. 2. Zahire tedarik etmek, kuvvet edinmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Muhtaçlara yiyecek veren, aç doyuran, ikram eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hazâkat» ten if.) (mü. hâzıka) (c. huzzak). Mahir, maharetli, ilim veya san’atında, bilhassa tıpta vukuf ve malûmatı tam olan: Tabîb-i hâzık, huzzâk-ı etibbâdan = Tabiblerin en mahirlerinden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حاذق] usta, yetenekli, ehil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. F.) (yanlış tâbir). Hazâkatle, mahirâne. Doktorum pek hâzikane ameliyat yaptı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir yere kakılmak üzere ucu kazılıp sivriltilmiş odun, Ar. veted: Kazık kakmak, kazığa bağlamak. 2. Suyun içinde veya batak ve çürük toprakta bina temeline dayanak olmak üzere sıra ile yere sokulan direklerin her biri: Kazık üzerine bina etmek. 3. Vaktiyle idam için kullanılan şiş ki, suçlunun kıçından sokup başından çıkarırlardı: Kazığa vurmak. 4. mec. Hile, hud’a, dubara, zarar verme: Kazıklamak, kazık atmak. 5. Kazık gibi dimdik şey, donmuş şey: Kazık kesildi, (astronomi) Demirkazık = Küçük Ayı’nın ucundaki sabit kutup yıldızı, arzın kutbu karşısında olduğundan, daima bir yerde gözükür. Sağlamkazık = Delil, güvenilecek, itimat olunacak şey. Kazık kakmak = Yerleşip kalmak. İpten, kazıktan kurtulmuş = CAnî, katil, idama lâyık. Kazık kök — Kazık gibi aşağıya giden bitki kökü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stake. pale. post. picket. ramp. deceit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheat. con. extortionate. picket. pile. post. pricey. ramp. stake. trick. pale. swindle. rip-off. exorbitant. dear. costly. too expensive. pricy. hard. difficult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole. stake. pile. trick. swindle. unreasonably expensive. outrageously high. highway robbery. fraudulent overcharge. overreaching. pale. bad pennyworth. picket. post.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outrageously expensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hilekâr, dubaracı, aldatarak zarar veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swindler. who sells goods at outrageous prices.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rip off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kazığa vurmak, kazık cesasıyle idam etmek. 2. mec. Alışverişte aldatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

do smb. brown. take for a ride. cheat. overcharge. skin. bunco. chisel. clip. fleece. fob. fob smb. off. gouge. have smb. on. jew. nick. put it on. put it over on. rook. sell. soak. sting. stuff smb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bamboozle. cheat. con. do. dupe. fleece. fob. foist. fox. overcharge. soak. to stake off. to stake out. to deceive. to cheat. to have on. to do. to con. to overcharge. to soak. to screw. to fleece. to rip sb off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to enclose with palings. to impale. to swindle. to cheat. mulct. rip off. rook. sell. sting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kazığa oturtulmak. 2. mec. Alışverişte aldatılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay through the nose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cheated. stuck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp) (kazıklı humma teriminde geçer). Kazıklı humma (tetanos) = Kasların sürekli ve ağrılı kasılmalarıyla kendini gösteren ateşli, çok tehlikeli bir hastalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having or made of stakes. poles or piles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tetanus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lüzûk» tan if.) (mü. lâzıka). Yapışan, yapışkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zayaka» dan im.). Dar yer, sıkıntılı yer, Fars. tengnâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: NâZÜK) (i. F.). 1. ince 2. Güzel, zarif, kaba olmayan. 3. Terbiyeli, sözü ve muamelesi düzgün, herkese iltifat ve zarafetle muamele eden: Pek nâzik adamdır. Nâzik-edâ = Tavır ve hâli nâzik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polite. courteous. gentle. kind. affable. obliging. delicate. attentive. brittle. civil. civil-spoken. civilized. complaisant. considerate. dainty. debonair. debonaire. decent. distingue. douce. eggshell. exquisite. fair. genteel. gracious. kid-glove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attentive. brittle. civil. courteous. decent. delicate. diplomatic. fragile. genial. genteel. gentle. graceful. gracious. kind. nice. polite. suave. sugary. tactful. thoughtful. ticklish. tricky. urbane. refined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

courteous. fragile. polite. of delicate build. delicate which calls for finesse. bland. chivalrous. civil. civilized. considerate. critical. cultivated. dainty. decent. delicate. gallant. gentle. graceful. gracious. kind. mannerly. pol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نازک] ince. 2.kibar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.İnce, narin. 2.Terbiyeli, saygılı. 3.Güzel zarif.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Nâzik endamlı, güzel vücutlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Naziklikle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نازکانه] kibarca, nazikçe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kindly. lightly. gently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

politely. polite. courteously. courteous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become polite. to become courteous. to become delicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. incelik, dikkat, nârinlik. 2. Güzellik, letafet, kabalık zıddı. 3. Zarafetle iltifat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

politeness. courteousness. polite act.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rızk» dan if.). Rızık veren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رازق] rızık veren Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Bir üzüm cinsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pity. shame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shame. a pity. a shame. what a pity!. what a shame!. pity. alas!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pity. shame. so much the worse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by